Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

İlişkilerden Kaçmak

Katılım
10 Mar 2021
Mesajlar
155
Tepki puanı
311
Puanları
91
Herkese merhaba. Uzun süredir insanlarla arama keskin sınırlar koyan bir insanım. Hem normal arkadaş olsun, hem de kadın-erkek ilişkisi olsun, insanlardan kendimi uzak tutmaya çalışıyorum. Normal bir arkadaşım olduğu zaman eğer bana bir yararı varsa yakınımda tutuyorum, bana bir yarar sağlamıyorsa ve konuşmalarımız, hareketlerimiz artık birbirimizle uyuşmuyorsa direkt olarak hayatımdan siliyorum. Ve çorap değiştirir gibi arkadaş değiştiriyorum özellikle son günlerde. Ve bu durum canımı sıkıyor. Herhangi biri ile uzun bir arkadaşlığım neredeyse hiç yok.

Kadın-erkek ilişkileri ayrı bir konu bence. 21 yaşına geldim ve şu anda bir tane bile kız arkadaşım olmadı. Neverfap'e başlamadan önce normal arkadaş olarak kızlarla konuşuyordum ancak şu an o da yok. Çünkü kızlara zerre güvenim yok. Kızlarla kötü olaylar yaşadığım için güvenemiyorum. Bazı örnekler vereyim:

*15 yaşındayken tatile gittiğimiz otelde yaklaşık 22-23 yaşlarında bir kız ile oyun oynarken bana: "Gel, sessiz bir yere geçelim" dedi. Ve o anda o kadar utandım ki, kendimi kötü hissettim.

*Okulda, toplu taşımada sürekli kadın tacizine maruz kaldım. Mesela toplu taşımada ayakta giderken, bir kadın geldi ve kalçasını dayamaya çalıştı bana. Yanımda da bir adam vardı ve kadının o hareketini fark edince sinsi sinsi gülmeye başladı. Okuldan örnek vermek gerekirse, lisedeyken okulun itiraf gruplarında benimle ilgili "Şu çocuğu tanıyan var mı?" diye mesaj geliyordu. Normal arkadaş olarak konuştuğum kızlar benimle çıkma düşüncesindeydi. Bir keresinde de lisedeyken üst dönemden iki tane kız beni taciz etmeye başlamıştı. Hatta o iki kızdan biri bana "Aynı yaşta olsaydık kesin seni öperdim" gibi bir cümle kurdu .

*Yakın zamanda yaşanan bir örnek vereyim. Okulun spor kulübüne katıldım ve hoca da herkes birbiri ile tanışacak dedi. Sonra ise bir kıza denk geldim ve konuşmaya başladık. Ben konuşma esnasında biraz dalga geçtim ve hemen naz yapmaya başladı kız. Sonra ise kızı kendimden soğutmak için ters davranmak zorunda kaldım.

Yani insanlarla olan bu iletişimim tamamen tetikte olma, çıkarım olduğu sürece devam ettirme ve çıkarım bittiği anda iletişimi koparma üzerine kurulu. Paranoyak bir sistem üzerine kurulu insanlarla iletişimim, özellikle de kızlar konusunda. Ben inançlı bir insanım ve dinimin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum ama kız konusunda tereddütler de yaşıyorum. Hem normal arkadaşlarımla hem kızlarla iletişim konusunda ne yapmalıyım?
 

Dopamin

Üst Düzey Samuray
Moderatör
Katılım
15 May 2021
Mesajlar
398
Tepki puanı
749
Puanları
160
Yaşadıklarını okudum. Bu konudaki özgüvenini ve iletişim tekniklerini geliştirerek işe başlayabilirsin. Genel olarak bir güvensizlik ve zaman içerisinde kazanılan önyargılar var. Burada bir tercih yapman gerek.

1-Hayatında uzun bir süre daha kızlarla sevgili olmayacaksın ve kaçacaksın.
(hmm. zor.)

2-Kızlarla olan ilişkini düzelteceksin ve bir sevgilin olacak (Olursa ne güzel olur :) ). Aynı zamanda da dışarıda bir tehdit unsuru olduğunda da sınırlarını önceden belirlemiş olacaksın. Psikolojik olarak da kendini korumayı öğreneceksin. Çünkü kolayca etkileniyorsun dostum, sadece bu konuda böyle. Neden düzeltemeyesin ki?

Ben olsam 2’yi seçerdim. Ne kadar kaçarsak kaçalım bir şeyin eksikliğini eninde sonunda hissederiz. Şimdi kişisel görüşümü paylaşmak isterim ancak her zaman bir psikoloğa gitmen en iyisi olur. Çünkü çocukluk döneminden beri bu güvensizlik gelişmiş ve etkileri hala devam ediyor. Eğer bu bir soruna sebep olduysa ve kendince ciddiyse psikolog yardımı çok daha zahmetsiz ve etkili olur. Geçici olarak tavsiyem:

Bilişsel davranışçı terapi hakkında detaylı bir araştırma yap. Yabancı dilin iyiyse İngilizce kaynaklar en iyisidir. Burada amacın terapi olmamalı çünkü bu istenmeyen sorunlara sebep olabilir, kızlar konusunda özgüven düşüklüğü artabilir. Travmalar hatırlanabilir. O yüzden sadece terapistin danışana verdiği ödevlendirmelerden uygun olanı yapmayı dene. Eğer ilk yapışında zorlanırsan bırak ve yardım al. Tabi kendi kendini iyileştirebilir misin orasını bilemem, ancak psikoloğun yardımcı olması daha hızlı sonuç verir buna eminim. Psikoloğa kendi sorununu analiz etmiş, üzerinde çalışmış şekilde gitmen iyi olur. Gittiğin anda ona kendini iyi bir şekilde ifade edersen gereken şeyleri o yapacaktır.

Eğer kolayca alışırsan ve analizin sonucu bunun aslında bir takıntı (vs.) olduğunu fark edersen kişisel gelişime yönel. Kızlarla ilişkiler hakkında araştırmalar yap. Erkekadam sitesindeki yazılar arasında birkaç tane görmüştüm. Bununla yetinme, baya yut o konuyu. Gerisine kendin karar vereceksindir. Verebileceğim tavsiye bu. Bence bir seans bile olsa bir seans alman iyi olur. Devam edemesen bile sendeki problemin ne olduğu kesinleşir. Bence problem de yok, sadece çok takıyorsun. Kendine güvenmen ve farkındalık kazanman çözecektir. Sadece en ciddi senaryoyu ele aldım. Başarılar dostum.


ek bilgi: Bu ödevlerde genelde gidip kızla konuşursun vs. Öyle bir sistemi var. O yüzden böyle basit ve günlük şeylerden seçmelisin. Alışılmışın dışında bir şeyi uygulamaman en iyisi olur.
 

Senharikabirisin

Uranüs Yolcusu
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
268
Tepki puanı
361
Puanları
111
Geçmiş olsun tacize uğramana üzüldüm neyseki ağır şeyler değil. Eminim çok kötü hissetmişsindir ama daha kötüleri var biliyorsun. Arkadaş seçiminde titiz davran. Ahlaklı olanlarla yoluna devam et. Eminim iyiler vardır, kusursuz dost arayan dostsuz kalır. Çıkarcılık iyi bir şey degil. Kendini iyi hissedebilirsin ama belki arkadaşların kırılıyordur. Bence iyi olanlara şans ver. Kaçarak bir yere varamazsın. İnsanlarla bir arada yaşamak zorundayız. Kendini koru, tavrını koru, sınırlarını çiz. Eğer sınır koymayı öğrenirsen kızlar da böyle şeylere cesaret edemezler. (Sınır koymakla ilgili videolar izleyebilirsin) sinir koymak demek senin yaptığın gibi ilişkiyi kesmek değil kendi çıkarına uygun bir şekilde devam etmekle alakalı.) Mesela kız sana dokundu elini omzuna attı. O sırada net bir şekilde bana dokunmadan rahatsız oluyorum demelisin. Bu taciz etmek oluyor yalnız de sinirli bir şekilde. Korksun bir daha dokunamaz. Bunu her seferinde yap sınırını bilsinler.
 
Son düzenleme:

Richard Winters

Deneyimli Üye
Katılım
15 Şub 2021
Mesajlar
210
Tepki puanı
479
Puanları
120
Herkese merhaba. Uzun süredir insanlarla arama keskin sınırlar koyan bir insanım. Hem normal arkadaş olsun, hem de kadın-erkek ilişkisi olsun, insanlardan kendimi uzak tutmaya çalışıyorum. Normal bir arkadaşım olduğu zaman eğer bana bir yararı varsa yakınımda tutuyorum, bana bir yarar sağlamıyorsa ve konuşmalarımız, hareketlerimiz artık birbirimizle uyuşmuyorsa direkt olarak hayatımdan siliyorum. Ve çorap değiştirir gibi arkadaş değiştiriyorum özellikle son günlerde. Ve bu durum canımı sıkıyor. Herhangi biri ile uzun bir arkadaşlığım neredeyse hiç yok.

Kadın-erkek ilişkileri ayrı bir konu bence. 21 yaşına geldim ve şu anda bir tane bile kız arkadaşım olmadı. Neverfap'e başlamadan önce normal arkadaş olarak kızlarla konuşuyordum ancak şu an o da yok. Çünkü kızlara zerre güvenim yok. Kızlarla kötü olaylar yaşadığım için güvenemiyorum. Bazı örnekler vereyim:

*15 yaşındayken tatile gittiğimiz otelde yaklaşık 22-23 yaşlarında bir kız ile oyun oynarken bana: "Gel, sessiz bir yere geçelim" dedi. Ve o anda o kadar utandım ki, kendimi kötü hissettim.

*Okulda, toplu taşımada sürekli kadın tacizine maruz kaldım. Mesela toplu taşımada ayakta giderken, bir kadın geldi ve kalçasını dayamaya çalıştı bana. Yanımda da bir adam vardı ve kadının o hareketini fark edince sinsi sinsi gülmeye başladı. Okuldan örnek vermek gerekirse, lisedeyken okulun itiraf gruplarında benimle ilgili "Şu çocuğu tanıyan var mı?" diye mesaj geliyordu. Normal arkadaş olarak konuştuğum kızlar benimle çıkma düşüncesindeydi. Bir keresinde de lisedeyken üst dönemden iki tane kız beni taciz etmeye başlamıştı. Hatta o iki kızdan biri bana "Aynı yaşta olsaydık kesin seni öperdim" gibi bir cümle kurdu .

*Yakın zamanda yaşanan bir örnek vereyim. Okulun spor kulübüne katıldım ve hoca da herkes birbiri ile tanışacak dedi. Sonra ise bir kıza denk geldim ve konuşmaya başladık. Ben konuşma esnasında biraz dalga geçtim ve hemen naz yapmaya başladı kız. Sonra ise kızı kendimden soğutmak için ters davranmak zorunda kaldım.

Yani insanlarla olan bu iletişimim tamamen tetikte olma, çıkarım olduğu sürece devam ettirme ve çıkarım bittiği anda iletişimi koparma üzerine kurulu. Paranoyak bir sistem üzerine kurulu insanlarla iletişimim, özellikle de kızlar konusunda. Ben inançlı bir insanım ve dinimin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum ama kız konusunda tereddütler de yaşıyorum. Hem normal arkadaşlarımla hem kızlarla iletişim konusunda ne yapmalıyım?
Sana günde 3 tok karna Kırmızı Hap Öneriyorum Erkekadam.org sitesini en alttan en üste oku kadın erkek ilişkileri ve kişisel gelişim konusunda yardımcı olucaktır
 

Nirvana

Ay Yolcusu
Katılım
6 Kas 2020
Mesajlar
25
Tepki puanı
56
Puanları
16
Yazdıklarından anladığım kadarıyla sen normalden daha yakışıklı bir kardeşimizsin o yüzden kızların tacizine maruz kalmışsın Türkiye de insanlar sadece kadınların tacize tecavüze uğradığını sanıyor ama durum öyle değil ben de lisede ki erkeklere göre daha uzun ve yakışıklı biriydim. Kızlar çok ilgi gösteriyordu ama bi yerde( servis, sınıf, mahalle) uzun süre kalamıyordum çünkü kızlar beni saplantı haline getiriyordu. Hatta hala bu yüzden TSSB (travma sonrası stres bozukluğu) yaşadığım zamanlar oluyor.

Mesela kızın biri beni lisede saplantı haline getirmişti 3 sene ciddi anlamda kurtulmaya çalıştım. Beni sürekli sosyal medya, telefondan, okulda fiziksel sözlü olarak taciz etti en sonunda yoğun sözlü küfür sonrası uzaklaştırdım. O yüzden seni anlıyorum. Bu yüzden galiba sende benim gibi soğuk ve ilişkilerde hep mesafeli olmaya çalışıyorsun.

Galiba senin dini vesvese dediğimiz bir takıntın günah işleme gibi bir korkunda olabilir. Çünkü bir erkek olarak kadınların davetkar tavırlarından bu kadar kötü etkilenmende normal değil senin yerinde kim olsa tam tersi zevk mutluluk da duyabilir.
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
546
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Herkese merhaba. Uzun süredir insanlarla arama keskin sınırlar koyan bir insanım. Hem normal arkadaş olsun, hem de kadın-erkek ilişkisi olsun, insanlardan kendimi uzak tutmaya çalışıyorum. Normal bir arkadaşım olduğu zaman eğer bana bir yararı varsa yakınımda tutuyorum, bana bir yarar sağlamıyorsa ve konuşmalarımız, hareketlerimiz artık birbirimizle uyuşmuyorsa direkt olarak hayatımdan siliyorum. Ve çorap değiştirir gibi arkadaş değiştiriyorum özellikle son günlerde. Ve bu durum canımı sıkıyor. Herhangi biri ile uzun bir arkadaşlığım neredeyse hiç yok.

Kadın-erkek ilişkileri ayrı bir konu bence. 21 yaşına geldim ve şu anda bir tane bile kız arkadaşım olmadı. Neverfap'e başlamadan önce normal arkadaş olarak kızlarla konuşuyordum ancak şu an o da yok. Çünkü kızlara zerre güvenim yok. Kızlarla kötü olaylar yaşadığım için güvenemiyorum. Bazı örnekler vereyim:

*15 yaşındayken tatile gittiğimiz otelde yaklaşık 22-23 yaşlarında bir kız ile oyun oynarken bana: "Gel, sessiz bir yere geçelim" dedi. Ve o anda o kadar utandım ki, kendimi kötü hissettim.

*Okulda, toplu taşımada sürekli kadın tacizine maruz kaldım. Mesela toplu taşımada ayakta giderken, bir kadın geldi ve kalçasını dayamaya çalıştı bana. Yanımda da bir adam vardı ve kadının o hareketini fark edince sinsi sinsi gülmeye başladı. Okuldan örnek vermek gerekirse, lisedeyken okulun itiraf gruplarında benimle ilgili "Şu çocuğu tanıyan var mı?" diye mesaj geliyordu. Normal arkadaş olarak konuştuğum kızlar benimle çıkma düşüncesindeydi. Bir keresinde de lisedeyken üst dönemden iki tane kız beni taciz etmeye başlamıştı. Hatta o iki kızdan biri bana "Aynı yaşta olsaydık kesin seni öperdim" gibi bir cümle kurdu .

*Yakın zamanda yaşanan bir örnek vereyim. Okulun spor kulübüne katıldım ve hoca da herkes birbiri ile tanışacak dedi. Sonra ise bir kıza denk geldim ve konuşmaya başladık. Ben konuşma esnasında biraz dalga geçtim ve hemen naz yapmaya başladı kız. Sonra ise kızı kendimden soğutmak için ters davranmak zorunda kaldım.

Yani insanlarla olan bu iletişimim tamamen tetikte olma, çıkarım olduğu sürece devam ettirme ve çıkarım bittiği anda iletişimi koparma üzerine kurulu. Paranoyak bir sistem üzerine kurulu insanlarla iletişimim, özellikle de kızlar konusunda. Ben inançlı bir insanım ve dinimin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum ama kız konusunda tereddütler de yaşıyorum. Hem normal arkadaşlarımla hem kızlarla iletişim konusunda ne yapmalıyım?
Bu insanlar hocam , hayatı sadece kendileri yaşıyor zannediyorlar. Yaptıklarından sadece kendileri sorumlu diye düşünüyorlar. Algılarımıza ,düşüncelerimize , fikirlerimize tecavüz ettikilerinin farkında değiller. Benimde kızlar değil ama genel anlamda insanlara karşı bir önyargım var. Düşünsene her an kötülük kol eziyor, herkes hilekâr , kötülük yapıyor. Böyle bir ortamda yetişen bizler, nasıl insanlara güveneceğiz? Sen daha da ileri durumlar yaşamışsın . Umarım fiziksel anlamda sıkıntıların olmaz. Dopamin Canavarı kardeşimin dediği tavsiyeler güzeldi onları uygulayabilirsin. Oğuz Atay'dan bir söz ile bitiriyorum;
"Birinin çektiği sıkıntı için toplumsal bir hüzün duyulması gerekmez miydi?"
 
Katılım
10 Mar 2021
Mesajlar
155
Tepki puanı
311
Puanları
91
Galiba senin dini vesvese dediğimiz bir takıntın günah işleme gibi bir korkunda olabilir. Çünkü bir erkek olarak kadınların davetkar tavırlarından bu kadar kötü etkilenmende normal değil senin yerinde kim olsa tam tersi zevk mutluluk da duyabilir.
Evet, dini olarak kurallara bağlı kalmaya çalışıyorum. Bu da bir etken. Ama dediğim gibi, böyle şeylere maruz kalmak iyi değil.
 

bekodsi

Ay Yolcusu
Katılım
26 May 2021
Mesajlar
50
Tepki puanı
76
Puanları
21
Sevgili dostum burada insanların neverfap ile ilgili yapılan yorumlarını dinlemeni fakat neverfap dışı senin gibi inançlı birinin bu tutumuna "hmm zor" diye cevap verenleri hiç kâle almamanı öneriyorum.Dünya elbette bir sınav hayatıdır.Bende senin gibi bir süredir kendimi dine imana ve inanca atamış biriyim,geçmişimde hiç böyle bir değildim ve maalesef günahkar bir hayatım oldu.Şimdi çok şükür çok mutlu ve huzurluyum.Yaşadığın bu durumu çok iyi anlıyorum ve kendini imana inanca adamanın ve daima sabırlı olmanın , helalinde ve nasibinde ne varsa onu beklemeni sana tabiikide tavsiye edebilirim.Dünyevi hayatın kandırmacalarına,anlık heva ve heveslerine kanmak bizlere birşey kazandırmayacağı gibi aksine bize hem bu dünyevi sınav hayatında ,hemde ahirette bize zarar verecektir.Dostlar konusuna gelecek olursak inan bana bu zamana kadar bir sürü yakın dostum oldu fakat hiçbiri için iyiki dostum olmuş diyemem çünkü insanlar gerçekten çok zalim ve verilen sevginin karşılığını vermeyi beceremiyor.Herkesin gözünü o kadar dünyevi mala sahip olma,para pul şan şöhret sahibi olma arzusu girmişki insan böyle bir hayatta kimseye güvenemiyor ve şeytana uyduğu anda ona değer veren herkesi kırabilir ve üzebilir.Dost olarak allah hepimize yeter,sabırla ve ibadet ile kalmanı temenni ederim ve tavsiyem kimseye duyguları belli etme ve gerçek niyetini kimse bilmesin...
 
Son düzenleme:

Nirvana

Ay Yolcusu
Katılım
6 Kas 2020
Mesajlar
25
Tepki puanı
56
Puanları
16
Evet, dini olarak kurallara bağlı kalmaya çalışıyorum. Bu da bir etken. Ama dediğim gibi, böyle şeylere maruz kalmak iyi değil.

İyi değil tabi fakat senin bu anlattığın anılar sende güven duygusunu kıracak kadar derin etkiler bıracak şeyler değil bunlar benim başıma gelse inan hiç umrumda olmaz yani senin farklı alıngan bir tavrın var. Veya daha ağır şeyler yaşamış sındır onu yazmamış olabilirsin. Biraz hepimiizde olduğu gibi takıntıların olduğunu düşünüyorum.
 

Alper Bahçebaşı

Venüs Yolcusu
Katılım
30 Eki 2021
Mesajlar
85
Tepki puanı
89
Puanları
24
Herkese merhaba. Uzun süredir insanlarla arama keskin sınırlar koyan bir insanım. Hem normal arkadaş olsun, hem de kadın-erkek ilişkisi olsun, insanlardan kendimi uzak tutmaya çalışıyorum. Normal bir arkadaşım olduğu zaman eğer bana bir yararı varsa yakınımda tutuyorum, bana bir yarar sağlamıyorsa ve konuşmalarımız, hareketlerimiz artık birbirimizle uyuşmuyorsa direkt olarak hayatımdan siliyorum. Ve çorap değiştirir gibi arkadaş değiştiriyorum özellikle son günlerde. Ve bu durum canımı sıkıyor. Herhangi biri ile uzun bir arkadaşlığım neredeyse hiç yok.

Kadın-erkek ilişkileri ayrı bir konu bence. 21 yaşına geldim ve şu anda bir tane bile kız arkadaşım olmadı. Neverfap'e başlamadan önce normal arkadaş olarak kızlarla konuşuyordum ancak şu an o da yok. Çünkü kızlara zerre güvenim yok. Kızlarla kötü olaylar yaşadığım için güvenemiyorum. Bazı örnekler vereyim:

*15 yaşındayken tatile gittiğimiz otelde yaklaşık 22-23 yaşlarında bir kız ile oyun oynarken bana: "Gel, sessiz bir yere geçelim" dedi. Ve o anda o kadar utandım ki, kendimi kötü hissettim.

*Okulda, toplu taşımada sürekli kadın tacizine maruz kaldım. Mesela toplu taşımada ayakta giderken, bir kadın geldi ve kalçasını dayamaya çalıştı bana. Yanımda da bir adam vardı ve kadının o hareketini fark edince sinsi sinsi gülmeye başladı. Okuldan örnek vermek gerekirse, lisedeyken okulun itiraf gruplarında benimle ilgili "Şu çocuğu tanıyan var mı?" diye mesaj geliyordu. Normal arkadaş olarak konuştuğum kızlar benimle çıkma düşüncesindeydi. Bir keresinde de lisedeyken üst dönemden iki tane kız beni taciz etmeye başlamıştı. Hatta o iki kızdan biri bana "Aynı yaşta olsaydık kesin seni öperdim" gibi bir cümle kurdu .

*Yakın zamanda yaşanan bir örnek vereyim. Okulun spor kulübüne katıldım ve hoca da herkes birbiri ile tanışacak dedi. Sonra ise bir kıza denk geldim ve konuşmaya başladık. Ben konuşma esnasında biraz dalga geçtim ve hemen naz yapmaya başladı kız. Sonra ise kızı kendimden soğutmak için ters davranmak zorunda kaldım.

Yani insanlarla olan bu iletişimim tamamen tetikte olma, çıkarım olduğu sürece devam ettirme ve çıkarım bittiği anda iletişimi koparma üzerine kurulu. Paranoyak bir sistem üzerine kurulu insanlarla iletişimim, özellikle de kızlar konusunda. Ben inançlı bir insanım ve dinimin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum ama kız konusunda tereddütler de yaşıyorum. Hem normal arkadaşlarımla hem kızlarla iletişim konusunda ne yapmalıyım?
Çok mu yagşıglısın abi beni niye bulmuyor kızlar yüzüme bile bakmıyorlar. Çıkma teklif etsem reddedecekler edecekler beni.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

Alper Bahçebaşı

Venüs Yolcusu
Katılım
30 Eki 2021
Mesajlar
85
Tepki puanı
89
Puanları
24
Evet, dini olarak kurallara bağlı kalmaya çalışıyorum. Bu da bir etken. Ama dediğim gibi, böyle şeylere maruz kalmak iyi değil.
Ben de öyle sınıftakiler dinden uzak çoğu benim görüşlerimden rahatsız olabilirler.

Kız işleri boş. Biraz gözlem yaptım. Artık hepsi gözüme iğrenç geliyor.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

SDG

Jüpiter Yolcusu
Katılım
23 Kas 2020
Mesajlar
162
Tepki puanı
260
Puanları
84
Kızlar konusunda senin mahremiyetine ve özel alanına saygı duymayanlara denk gelmişsin, tacizleri çok sinirbozucu olmalı. Önyargı hissetmen normal. Ama bütün kızları aynı önyargıyla değerlendirmen sağlıklı olmaz,yediğim elmadan kurt çıktı, bir daha ağzıma elma koymayacağım demek gibi olur bu, insanlar çeşit çeşittir. Senin kültür çevrene yakın, hayat görüşlerinizin uyduğu bir kızla sağlıklı bir ilişki yürütebilirsin.

Arkadaş konusunda da kendine yarar sağlayanı yanında tutma, sağladığı yarar bitince yanından uzaklaştırma gibi bir denklemden bahsettin. Üni de not vereni yanında tutup vermeyince yanından uzaklaştırmak gibi mi, nasıl bir yarar arıyorsun? Belki de tam kafa yapına uygun arkadaşlara denk gelmemişsindir ya da yanından uzaklaştırdıklarında belli bir ortak nokta vardır, mahremiyetine saygı göstermemek gibi
 
Katılım
10 Mar 2021
Mesajlar
155
Tepki puanı
311
Puanları
91
Kızlar konusunda senin mahremiyetine ve özel alanına saygı duymayanlara denk gelmişsin, tacizleri çok sinirbozucu olmalı. Önyargı hissetmen normal. Ama bütün kızları aynı önyargıyla değerlendirmen sağlıklı olmaz,yediğim elmadan kurt çıktı, bir daha ağzıma elma koymayacağım demek gibi olur bu, insanlar çeşit çeşittir. Senin kültür çevrene yakın, hayat görüşlerinizin uyduğu bir kızla sağlıklı bir ilişki yürütebilirsin.

Arkadaş konusunda da kendine yarar sağlayanı yanında tutma, sağladığı yarar bitince yanından uzaklaştırma gibi bir denklemden bahsettin. Üni de not vereni yanında tutup vermeyince yanından uzaklaştırmak gibi mi, nasıl bir yarar arıyorsun? Belki de tam kafa yapına uygun arkadaşlara denk gelmemişsindir ya da yanından uzaklaştırdıklarında belli bir ortak nokta vardır, mahremiyetine saygı göstermemek gibi
Arkadaş konusunda, önceden arkadaşlarım benimle çok alay etti ve genelde de sessiz bir tip olduğumdan dolayı dışlandım. Bu yüzden de genellikle insanları yanıma yaklaştırmıyorum. Şu anda farklı bir etmen olarak okuduğum bölüm de var. Şu an okuduğum bölümü sevmiyorum ve sabırsızlıkla mezun olmayı bekliyorum. Çünkü 1.5 senem kaldı ve mezun olduğumda bölümümle ilgili bir işte çalışmak istemiyorum. Bölüme bir aidiyet hissetmediğimden bölümümdeki insanlarla iletişimim az. Konuşursam da yüzeysel konuşmalar yapıyorum.

Kızlar konusuna gelirsem, evet. Tacizleri gerçekten can sıkıcı. Ama bunları düşünmek artık saçma geliyor. Bu yazıyı yazdıktan sonra düşündüm. Fark ettim ki gerçekten kızlara karşı önyargıyla ve keskin sınırlarla hareket ediyorum. Bu yüzden daha rahat davranmalıyım diye düşünüyorum. Ancak, kızlarla sürekli ilişki içinde olamam. Normal bir arkadaşım gibi bir kız da yok etrafımda. Onunla nasıl iletişimimi sürdüreceğim? Çünkü önceden bir sürü normal kız arkadaşım vardı. Sonra meriçlik yapıp arkadaşlarımdan birine hoşlandım ve yanında durdum. Gidip açılayım vb. olmadı. Sonra o kızın başkalarıyla görüştüğünü öğrendiğimde bütün kızlarla bağımı kopardım. Bu olay neredeyse 3-4 yıl önce oldu. Ve bu “Kadınlardan uzak dur. Onlar birer canavar” zihniyetinden kurtulamadım.

Sence bu zihniyetten kurtulmak için ne yapmalıyım?
 

Targetlock

Deneyimli Üye
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
455
Tepki puanı
601
Puanları
160
Arkadaş konusunda, önceden arkadaşlarım benimle çok alay etti ve genelde de sessiz bir tip olduğumdan dolayı dışlandım. Bu yüzden de genellikle insanları yanıma yaklaştırmıyorum. Şu anda farklı bir etmen olarak okuduğum bölüm de var. Şu an okuduğum bölümü sevmiyorum ve sabırsızlıkla mezun olmayı bekliyorum. Çünkü 1.5 senem kaldı ve mezun olduğumda bölümümle ilgili bir işte çalışmak istemiyorum. Bölüme bir aidiyet hissetmediğimden bölümümdeki insanlarla iletişimim az. Konuşursam da yüzeysel konuşmalar yapıyorum.

Kızlar konusuna gelirsem, evet. Tacizleri gerçekten can sıkıcı. Ama bunları düşünmek artık saçma geliyor. Bu yazıyı yazdıktan sonra düşündüm. Fark ettim ki gerçekten kızlara karşı önyargıyla ve keskin sınırlarla hareket ediyorum. Bu yüzden daha rahat davranmalıyım diye düşünüyorum. Ancak, kızlarla sürekli ilişki içinde olamam. Normal bir arkadaşım gibi bir kız da yok etrafımda. Onunla nasıl iletişimimi sürdüreceğim? Çünkü önceden bir sürü normal kız arkadaşım vardı. Sonra meriçlik yapıp arkadaşlarımdan birine hoşlandım ve yanında durdum. Gidip açılayım vb. olmadı. Sonra o kızın başkalarıyla görüştüğünü öğrendiğimde bütün kızlarla bağımı kopardım. Bu olay neredeyse 3-4 yıl önce oldu. Ve bu “Kadınlardan uzak dur. Onlar birer canavar” zihniyetinden kurtulamadım.

Sence bu zihniyetten kurtulmak için ne yapmalıyım?
Hah. Tam da bunu diyordum. Senin Çin Seddi örme sebebin tekrarlanan durumda ne yapacağını bilememendir.
Sorun sende mi hayır. Bunu da biliyorsun. Kızlar canavar neden ?
Bilmiyorsun tam olarak. Bilmediğin şeyle yüz yüze gelmekte de sığınmayı kaçmayı seçmiş haldesin. Bu sana konfor getirir bir süreye kadar. Yapman gereken bu olaylarla yüzyüze gelince nasıl tepki vereceğini öğrenmek.
Bunun için önce kendini tanımalı ve farkındalığını erişmelisin. Verdiğin tepkiler işe yarayan taklitlerden öte senin özünü yansıtmalıdır. Gerek beden dili gerek sözlü olarak zaten yansıtırsın. Bu durumlarla yüz yüze gel.
Kendini tanıma konusunda ise bir A4 e sevdiğin yönlerin sevmediğin yönlerin vs vs demeyeceğim. İçinde bir ses var ya hani. Herhangi bir durumda ilk tepkiyi mikrosaniyeyle süzüp anlayıp hemencecik veren o ses. İşte o sesin önündeki engelleri kaldır ve bırak o ses kendini ifade etsin.
Çocukken ifade ederdi çünkü.


Çocuklukta yaptığımız her şey doğruydu demiyorum. Sen büyüdükçe çok yönlü gelişmiş bir canlı olarak o sesin niteliklerini geliştirmen gerekirken susmayı öğretme diye söyledim.
Doğru olduğunu bildiğin şeyleri uygularkenki rahatlığını düşün. Kendini ifade etmek böyle bir şey. İfade ettiğin şeyler yanlış da olabilir. O zaman da aklınla düzeltirsin. Ama o sese ceza kesip susturmazsın.
Bu şekilde hayatını yaşama oranın %100

Bir ilişkiden bir sınavdan bir olaydan kaçmam çok da mümkün olmaz çünkü kendini ifade ederek yaptığın seçimlerdir.
Ha o seçimler zor olur yorulursun dinlenirsin bir müddet ara vermek zorunda kalabilirsin ama bu kaçmak değildir. Yaşam senin yaşamınsa hedeflerin hep beyninin arka planında RAM yer.

Bu zihniyetten kurtulmak diye tanımladığın şeyin ilacı bu. Bu genel bir yazı ve genel bir reçete oldu. Sen olaylara uyarlarsın ama. Bir başka zaman da erkeklerle konuşmak istemiyorum annemle kavga ettim nefret ettim o bir canavar. Üst komşum bir canavar. Yumurtanın beyazı iyi de sarısı tam bir canavar dememiş olursun.

Ha bazen gerçekten de canavarlar çıkar. Ama bir canavarla baş etmeyi de öğrenmiş olman gerekir. Mesela her erkeğin zihninin altında bir yerlerde
"İyi dövüşebilsem biraz daha rahat hissedebilirim. Herkesi döveceğim demiyorum ama kaçınılmaz tehlikede ezilen taraf da olmayacağım." gibi bir şey geçiyordur.

Dövüşmeyi öğrenirsen normal halinle karşılasacağın kavgaların çoğuyla artık karşılaşmazsın. Karşılaşsan da sorun değil. Ama dövüşmeyi bilen kendini sözel olarak daha iyi ifade eder. Her şey o sesle alakalı. O sese doğruyu öğreten nereye gitmesini söyleyen bir anayasa var. Süreçlerdeki hatalarla karşılaşan ve avantaja çevirmeye çalışan stratejiler kuran bir akıl da var. Senin diğer insani durumları anlaman için gelişmiş duyguların da var. Sevgin de varrr
Bol şans
 

elvas

Venüs Yolcusu
Katılım
9 Ağu 2020
Mesajlar
89
Tepki puanı
91
Puanları
24
Çocukluk zamanında ben çok dislandim dalga geçtiler orselendim çok sıkıntı yaşadım. Bu gibi travmalar insanda ileride bir önyargı yaratabilir.Erkekler konusunda ve kadınlar konusunda bu önyargını aşmak istiyorsan öncelikle erkeklerin ve kadınların düşünce sistemini öğrenmen gerekiyor.Birincisi erkeklerin hiyerarşik bir yapısı var bu hiyerarşik yapıda üstte olursan herkes sana saygı duyar.Bir kaç kişi kıskanç olduğu için sana *ok atıp seni küçük düşürmek isteyebilir.Bunlar normaldir.Sana *ok atıp kendisini yükseltmeye çalışacak tipler çok olacak bunları aşmanın tek bir yolu var o da kendi özgüvenini yüksek tutman ve bu tarz durumlarda nasıl davranman gerektiğini bilmen.İnsanlara güvenmemek diye bir sıkıntı olmaması lazım.İnsanlar ilişkilerini güven üstüne inşa eder.Zaten güvenini yıkan birisi olursa onunla arkadaşlığını sona erdirip yoluna devam edebilirsin.Ya da uzun süreli arkadaşlık kurduğun varsa güven zedeleyen hareketlerde bulunursa bunu acip o an konuşman lazım.Kadinlar konusuna gelirsek kadınlar ergenlik başından 30 yaşlarına kadar heyecan ararlar.Belli ki seni taciz eden kadınlar seninle heyecan yaşamak istemişler.Bu tasvip ettiğim bir konu değil bende zamanında yaşadım bu konuyu.Hos bir durum değil.Kadin zihni erkek gibi çalışmaz.Kac yaşındasın bilmiyorum ama eğer 23 yaşında falansan zaten bu yılları kadınların peşinde harcamaman lazım.Once kendini yükseltmen kendini yüksek değerli bir erkek yapman lazım.Sen yüksek değerli bir erkek olduktan sonra zaten kadınlar sana yaklaşacak.Hipergami dediğimiz kavramdan ötürü bu böyledir.Bunu daha net algılamak için erkekadam sitesi veya YouTube üstünde dr. redpill kanalını dinleyebilirsin.Cunku anladığım kadarıyla beta diye tabir edilen bir zihin setine sahipsin sıkıntın biraz bundan kaynaklanıyor.Bunu aşmak için bu iki siteye bakabilirsin.Erkeklerle olan sıkıntımı ben zamaninda beni dışlayan iki üç kişiyi döverek halletmistim ama tabi bunu kimseye önermem.O zaman ergendim.Kadinlar konusunda da bu erkekadam sitesi ile gerçeği anladım ve kavradım.Biraz karışmış olabilir ama umarım anlatabilmişimdir.
 

ThewayIgo

Yeni Fapstronot
Katılım
24 Tem 2021
Mesajlar
11
Tepki puanı
19
Puanları
4
Herkese merhaba. Uzun süredir insanlarla arama keskin sınırlar koyan bir insanım. Hem normal arkadaş olsun, hem de kadın-erkek ilişkisi olsun, insanlardan kendimi uzak tutmaya çalışıyorum. Normal bir arkadaşım olduğu zaman eğer bana bir yararı varsa yakınımda tutuyorum, bana bir yarar sağlamıyorsa ve konuşmalarımız, hareketlerimiz artık birbirimizle uyuşmuyorsa direkt olarak hayatımdan siliyorum. Ve çorap değiştirir gibi arkadaş değiştiriyorum özellikle son günlerde. Ve bu durum canımı sıkıyor. Herhangi biri ile uzun bir arkadaşlığım neredeyse hiç yok.

Kadın-erkek ilişkileri ayrı bir konu bence. 21 yaşına geldim ve şu anda bir tane bile kız arkadaşım olmadı. Neverfap'e başlamadan önce normal arkadaş olarak kızlarla konuşuyordum ancak şu an o da yok. Çünkü kızlara zerre güvenim yok. Kızlarla kötü olaylar yaşadığım için güvenemiyorum. Bazı örnekler vereyim:

*15 yaşındayken tatile gittiğimiz otelde yaklaşık 22-23 yaşlarında bir kız ile oyun oynarken bana: "Gel, sessiz bir yere geçelim" dedi. Ve o anda o kadar utandım ki, kendimi kötü hissettim.

*Okulda, toplu taşımada sürekli kadın tacizine maruz kaldım. Mesela toplu taşımada ayakta giderken, bir kadın geldi ve kalçasını dayamaya çalıştı bana. Yanımda da bir adam vardı ve kadının o hareketini fark edince sinsi sinsi gülmeye başladı. Okuldan örnek vermek gerekirse, lisedeyken okulun itiraf gruplarında benimle ilgili "Şu çocuğu tanıyan var mı?" diye mesaj geliyordu. Normal arkadaş olarak konuştuğum kızlar benimle çıkma düşüncesindeydi. Bir keresinde de lisedeyken üst dönemden iki tane kız beni taciz etmeye başlamıştı. Hatta o iki kızdan biri bana "Aynı yaşta olsaydık kesin seni öperdim" gibi bir cümle kurdu .

*Yakın zamanda yaşanan bir örnek vereyim. Okulun spor kulübüne katıldım ve hoca da herkes birbiri ile tanışacak dedi. Sonra ise bir kıza denk geldim ve konuşmaya başladık. Ben konuşma esnasında biraz dalga geçtim ve hemen naz yapmaya başladı kız. Sonra ise kızı kendimden soğutmak için ters davranmak zorunda kaldım.

Yani insanlarla olan bu iletişimim tamamen tetikte olma, çıkarım olduğu sürece devam ettirme ve çıkarım bittiği anda iletişimi koparma üzerine kurulu. Paranoyak bir sistem üzerine kurulu insanlarla iletişimim, özellikle de kızlar konusunda. Ben inançlı bir insanım ve dinimin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum ama kız konusunda tereddütler de yaşıyorum. Hem normal arkadaşlarımla hem kızlarla iletişim konusunda ne yapmalıyım?
Dostum merhaba, insan nefsinin ekstrem derecede sınandığı bir zamandayız. Sorun sen de değil, güven bana. Psikolog gibi bir şeye de ihtiyacın yok. İslam ideolojisinde sabretmek çok üstün vasıftır ve eğer şu ana kadar hata işlemediysen, bu senin için ödülü olacak bir eylemdir. Ama sen şeytana tapmıyorsun diye dünya güllük gülistanlık olmuyor. Şeytana hizmet edenler ve nefislerine köle olanlar her zaman olacaktır. Bardağa dolu tarafından bakmayı öğrenmen ve bunu pratiğe dökmen gerekiyor. Sana Yusuf suresini tavsiye ediyorum, hazreti Yusuf'un hayatından ve kıssasından ders çıkarmak gerekiyor eğer amacın gerçekten de İslamsa. Hata yapmak bize mahsustur ama isteyerek yapılan şey hata değil artık tercih olur. Bu da bağımlılığın temelidir. Kaynağını şu an hatırlayamadığım bir hadiste, dünya bozuldu diyenin kendisi bozulmuştur diye buyuruyor Muhammed sav. Bu yüzden kendi pencereni temiz tut. Dünya öyle bildiğimiz gibi dr bozulmuş değil. Sen iyi olduğuna ve ahlaklı olduğuna kanaat getiriyorsan, o halde bu insanlar bir hayli vardır aslında. Gerçek erkek ve kadınlık, Allah'a itaatle olur dostum. Bu fikirlerim senin ideolojini belirtmenden dolayı söylendi. Allah ferahlık ve sıhhat versin kalbine.
 

ThewayIgo

Yeni Fapstronot
Katılım
24 Tem 2021
Mesajlar
11
Tepki puanı
19
Puanları
4

SABIR​

SABIR, acıya katlanma, sıkıntı ve meşakkatlere karşı soğukkanlılıkla mukavemet etme, aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etme.
Sabır
ruhun bir melekesidir, güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Allah'ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşrû olmayan istek ve arzularına mukavemet edebilmek, hayatta elde olmadan başa gelen ve insana büyük elem ve keder veren bela ve musîbetlere karşı koyabilmek ve bunların üstesinden gelebilmek için sabırlı olmak ve sabretmeye alışmak lazımdır.
Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı bu güzel özelliktir. Her türlü rezaletin sebebi sabırsızlık veya gerektiği kadar sabır gösterememektir. Sabır her faziletin üstünde bir değer taşır. "Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir." (Bakara, 2/153, 155).
Sabrın sonu selamettir, başarıdır. Sabır acıdır. Fakat sonucu tatlıdır. Hz. Peygamber (s.a.s);
"Sabreden başarıya ulaşır." (Müsned, 1/307);
"Sabır başarının anahtarıdır." (Acluni, Keşfü’l-Hafa, 2/21);
"Sabır bir ışıktır." (Müslim, Taharet 1);
"Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir." (Gazalî, İhya: 4/61);
"Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende birçok hayır vardır." (Müsned, 1/307)
buyurarak sabrın faziletini anlatmıştır.
Hz. Peygamber (s.a.s); "Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür." (Buhârî, Cenâiz, 32) sözüyle bir felaketle ilk karşılaştığı zamandaki sabrın önemini vurgulamıştır. Sabretmek, mahkûmiyete, meskenete ve zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına gelmez.Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caîz değildir. Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsanan kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir. Rasulullah (s.a.s); "Ya Rabbi! Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım." (Buhari, Cihad, 25) diye dua etmiştir.
Bazı sıkıntılar vardır ki, kulun irade ve gücünü aşar. Böyle felaketler başa geldiği zaman heyecana kapılmadan ve şikayet etmeden takdir-i ilâhiye razı olup sabretmek müminlerin özelliklerindendir. Nitekim Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerimde sabr-ı cemili (güzel sabır) emretmektedir. (Yusuf, 12/18). Rasulullah (s.a.s) Sabr-ı cemil şikayet edilmeyen sabırdır" buyurmuştur. Aslında elden bir şey geldiği zamanlarda sabırsızlık gelmediği zamanlarda sabırsızlık göstermenin bir faydası yoktur ve lüzumsuz bir harekettir.
Kur'ân-ı Kerim'in yetmişten fazla ayetinde zikredilen sabır, insan tabiatına aykırı olan zorunlu hallere uymak ve güçlüklere karşı koymak demektir. Sabrın gâyesi, beklenmedik olaylar, içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermektir. Allah Teâlâ sabredenlere mükâfatını hesapsızca vereceğini müjdelemiş ve onları övmüştür.
Mü'minler, çoğu zaman sırf inandıkları için Allah düşmanlarının zulüm ve kötülüklerine hedef olurlar; çeşitli işkencelere uğrar, onlarla savaşmak zorunda kalırlar. İşte bu durumda sabır, mü'minin güç kaynağı, imanının koruyucusudur. Hz. Musâ'ya inananlara Firavun eziyet etmek isteyince onlar:
"Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür." (Araf 7/126)
diye duâ etmişlerdi. Sevgili Peygamberimiz ve ilk Müslümanların, yapılan işkence ve eziyetlere nasıl sabır ve tahammül gösterdikleri bilinen bir husustur.
İbadetlerin nefsimize ağır gelen yönleri de sabırla hafifler. Böylece huzur içinde günde beş vakit namaz kılar, sıcak yaz günlerinde hiç bir sıkıntı duymadan oruç tutarız. Diğer ibadetler ve ahlâkî davranışlarda böyledir. Aşağıdaki âyetler bunu göstermektedir:
"Her kim sabreder ve suç bağışlarsa, bu hareket arzu edilen en iyi işlerdendir." (Şurâ, 42/43);
"İçinizden mücahitleri ve sabredenleri belirtelim diye sizleri mutlaka imtihan ederiz. Haberlerinizi de denetleriz." (Muhammed, 47/31).
Çoğu zaman insan nefsine uyar; Allah Teâlâ'nın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak ona zor gelir, nefse hoş gelen fena arzularını tatmin etmek ister, iyilik ve faziletlerden kaçınır. Meselâ; cebindeki parasını eğlence ve zevkleri için harcamak, bir yoksula vermekten daha hoş gelir. Bir çocuk için oyun oynamak, ders çalışmaktan daha ilgi çekici görünür. Gezip tozmak, çalışıp kazanmaya tercih edilir.
İşte bu durumda, insanın, kendisine zor gelse bile, iyi olanı, faydalı olanı seçmesi, sabır ve tahammülle onu yerine getirmeye çalışması çok güzel bir davranıştır.
Ayrıca insanlar hayat boyunca, bolluk veya yokluk içinde kalabilir, sağlıklı iken hastalanır, sel, deprem, yangın gibi felâketlerle karşılaşabilir; bütün bu durumlarda insanın en büyük dayanağı sabırdır. Aksine davranış, insanı Allah Teâlâ'ya isyana ve nankörlüğe sürükler. Cenab-ı Hak bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Doğrusu kim Allah'tan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse; muhakkak ki Allah iyilik edenlerin mükafatı boşa çıkarmaz." (Yusuf, 12/90).
Peygamberler sabrın en büyük örnekleridir. Çünkü onlar bütün güçlükleri sabırla karşılamışlardır. Dileğimiz Allah (c.c.)'ın bizi, "belâlarına çok sabreden ve nimetlerine çok şükreden" kullarından eylemesi olmalıdır (İbrahim, 14/5).
Sabrın sonu selâmettir. Sabır, iman ve ibadetin, ilim ve hikmetin, kısaca bütün faziletlerin başıdır. Sabırlı insan iyi insandır. İyi işler yapıp birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin kurtuluşa ereceklerini Allah Teâlâ haber vermiştir. Sabır zafere giden yoldur (Asr, 103/1-3).
Peygamber Efendimiz;
"Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hak sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiçbir kimseye verilmemiştir." (Tirmizi, Birr, 76).
"Hoşlanmadığın şeye sabretmende büyük fayda vardır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 307) buyurmuştur.
Ayrıca Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
"Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele." (Bakara, 2/ 155).
Bu ve benzeri âyetlerden Allah Teâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve bu imtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz.
Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız: "Sabırla koruk, helva olur." demişlerdir.
Hz. Peygamber şöyle buyuruyor:
"Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır." (Riyâzüs-Sâlihin, 1, 54).
Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Allahın dinini tebliğ ederken hepsi çeşitli sıkıntılara uğramış, kendilerine eziyet edilmiş, yurtlarından çıkarılmış. Hükümdarlar tarafından zindana atılmış ama onlar daima sabretmişlerdi. Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Rasulullahın hayatı ise baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her Müslümana düşen görev, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allah'tan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır.
(İ. A.)
 

Black Rose

Üst Düzey Moderatör
Üst Düzey Moderatör
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
639
Tepki puanı
1,580
Puanları
160

SABIR​

SABIR, acıya katlanma, sıkıntı ve meşakkatlere karşı soğukkanlılıkla mukavemet etme, aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etme.
Sabır
ruhun bir melekesidir, güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Allah'ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşrû olmayan istek ve arzularına mukavemet edebilmek, hayatta elde olmadan başa gelen ve insana büyük elem ve keder veren bela ve musîbetlere karşı koyabilmek ve bunların üstesinden gelebilmek için sabırlı olmak ve sabretmeye alışmak lazımdır.
Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı bu güzel özelliktir. Her türlü rezaletin sebebi sabırsızlık veya gerektiği kadar sabır gösterememektir. Sabır her faziletin üstünde bir değer taşır. "Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir." (Bakara, 2/153, 155).
Sabrın sonu selamettir, başarıdır. Sabır acıdır. Fakat sonucu tatlıdır. Hz. Peygamber (s.a.s);
"Sabreden başarıya ulaşır." (Müsned, 1/307);
"Sabır başarının anahtarıdır." (Acluni, Keşfü’l-Hafa, 2/21);
"Sabır bir ışıktır." (Müslim, Taharet 1);
"Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir." (Gazalî, İhya: 4/61);
"Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende birçok hayır vardır." (Müsned, 1/307)
buyurarak sabrın faziletini anlatmıştır.
Hz. Peygamber (s.a.s); "Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür." (Buhârî, Cenâiz, 32) sözüyle bir felaketle ilk karşılaştığı zamandaki sabrın önemini vurgulamıştır. Sabretmek, mahkûmiyete, meskenete ve zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına gelmez.Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caîz değildir. Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsanan kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir. Rasulullah (s.a.s); "Ya Rabbi! Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım." (Buhari, Cihad, 25) diye dua etmiştir.
Bazı sıkıntılar vardır ki, kulun irade ve gücünü aşar. Böyle felaketler başa geldiği zaman heyecana kapılmadan ve şikayet etmeden takdir-i ilâhiye razı olup sabretmek müminlerin özelliklerindendir. Nitekim Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerimde sabr-ı cemili (güzel sabır) emretmektedir. (Yusuf, 12/18). Rasulullah (s.a.s) Sabr-ı cemil şikayet edilmeyen sabırdır" buyurmuştur. Aslında elden bir şey geldiği zamanlarda sabırsızlık gelmediği zamanlarda sabırsızlık göstermenin bir faydası yoktur ve lüzumsuz bir harekettir.
Kur'ân-ı Kerim'in yetmişten fazla ayetinde zikredilen sabır, insan tabiatına aykırı olan zorunlu hallere uymak ve güçlüklere karşı koymak demektir. Sabrın gâyesi, beklenmedik olaylar, içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermektir. Allah Teâlâ sabredenlere mükâfatını hesapsızca vereceğini müjdelemiş ve onları övmüştür.
Mü'minler, çoğu zaman sırf inandıkları için Allah düşmanlarının zulüm ve kötülüklerine hedef olurlar; çeşitli işkencelere uğrar, onlarla savaşmak zorunda kalırlar. İşte bu durumda sabır, mü'minin güç kaynağı, imanının koruyucusudur. Hz. Musâ'ya inananlara Firavun eziyet etmek isteyince onlar:
"Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür." (Araf 7/126)
diye duâ etmişlerdi. Sevgili Peygamberimiz ve ilk Müslümanların, yapılan işkence ve eziyetlere nasıl sabır ve tahammül gösterdikleri bilinen bir husustur.
İbadetlerin nefsimize ağır gelen yönleri de sabırla hafifler. Böylece huzur içinde günde beş vakit namaz kılar, sıcak yaz günlerinde hiç bir sıkıntı duymadan oruç tutarız. Diğer ibadetler ve ahlâkî davranışlarda böyledir. Aşağıdaki âyetler bunu göstermektedir:
"Her kim sabreder ve suç bağışlarsa, bu hareket arzu edilen en iyi işlerdendir." (Şurâ, 42/43);
"İçinizden mücahitleri ve sabredenleri belirtelim diye sizleri mutlaka imtihan ederiz. Haberlerinizi de denetleriz." (Muhammed, 47/31).
Çoğu zaman insan nefsine uyar; Allah Teâlâ'nın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak ona zor gelir, nefse hoş gelen fena arzularını tatmin etmek ister, iyilik ve faziletlerden kaçınır. Meselâ; cebindeki parasını eğlence ve zevkleri için harcamak, bir yoksula vermekten daha hoş gelir. Bir çocuk için oyun oynamak, ders çalışmaktan daha ilgi çekici görünür. Gezip tozmak, çalışıp kazanmaya tercih edilir.
İşte bu durumda, insanın, kendisine zor gelse bile, iyi olanı, faydalı olanı seçmesi, sabır ve tahammülle onu yerine getirmeye çalışması çok güzel bir davranıştır.
Ayrıca insanlar hayat boyunca, bolluk veya yokluk içinde kalabilir, sağlıklı iken hastalanır, sel, deprem, yangın gibi felâketlerle karşılaşabilir; bütün bu durumlarda insanın en büyük dayanağı sabırdır. Aksine davranış, insanı Allah Teâlâ'ya isyana ve nankörlüğe sürükler. Cenab-ı Hak bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Doğrusu kim Allah'tan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse; muhakkak ki Allah iyilik edenlerin mükafatı boşa çıkarmaz." (Yusuf, 12/90).
Peygamberler sabrın en büyük örnekleridir. Çünkü onlar bütün güçlükleri sabırla karşılamışlardır. Dileğimiz Allah (c.c.)'ın bizi, "belâlarına çok sabreden ve nimetlerine çok şükreden" kullarından eylemesi olmalıdır (İbrahim, 14/5).
Sabrın sonu selâmettir. Sabır, iman ve ibadetin, ilim ve hikmetin, kısaca bütün faziletlerin başıdır. Sabırlı insan iyi insandır. İyi işler yapıp birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin kurtuluşa ereceklerini Allah Teâlâ haber vermiştir. Sabır zafere giden yoldur (Asr, 103/1-3).
Peygamber Efendimiz;
"Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hak sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiçbir kimseye verilmemiştir." (Tirmizi, Birr, 76).
"Hoşlanmadığın şeye sabretmende büyük fayda vardır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 307) buyurmuştur.
Ayrıca Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
"Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele." (Bakara, 2/ 155).
Bu ve benzeri âyetlerden Allah Teâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve bu imtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz.
Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız: "Sabırla koruk, helva olur." demişlerdir.
Hz. Peygamber şöyle buyuruyor:
"Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır." (Riyâzüs-Sâlihin, 1, 54).
Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Allahın dinini tebliğ ederken hepsi çeşitli sıkıntılara uğramış, kendilerine eziyet edilmiş, yurtlarından çıkarılmış. Hükümdarlar tarafından zindana atılmış ama onlar daima sabretmişlerdi. Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Rasulullahın hayatı ise baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her Müslümana düşen görev, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allah'tan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır.
(İ. A.)
Bilgiler ve verdiğin mesaj çok güzel. Yanlış anlaşılmasın fakat forumda bu tarz mesajlar atılmasını uygun bulmuyoruz. Malum bir çok kişi bu bataklık içerisinde. Herkese hitap edebilmek amacıyla veya konuların direk dine bağlanmaması için önceden bu kararı almıştık. Yanlış anlaşılmamasını umuyorum.

Lütfen benzer (toplu hadis, ayet veya fıkıh kitaplarından) mesajlar yazmayın. Koymadan fikrinizi rahatça belirtebilirsiniz.
 

SDG

Jüpiter Yolcusu
Katılım
23 Kas 2020
Mesajlar
162
Tepki puanı
260
Puanları
84
Arkadaş konusunda, önceden arkadaşlarım benimle çok alay etti ve genelde de sessiz bir tip olduğumdan dolayı dışlandım. Bu yüzden de genellikle insanları yanıma yaklaştırmıyorum. Şu anda farklı bir etmen olarak okuduğum bölüm de var. Şu an okuduğum bölümü sevmiyorum ve sabırsızlıkla mezun olmayı bekliyorum. Çünkü 1.5 senem kaldı ve mezun olduğumda bölümümle ilgili bir işte çalışmak istemiyorum. Bölüme bir aidiyet hissetmediğimden bölümümdeki insanlarla iletişimim az. Konuşursam da yüzeysel konuşmalar yapıyorum.

Kızlar konusuna gelirsem, evet. Tacizleri gerçekten can sıkıcı. Ama bunları düşünmek artık saçma geliyor. Bu yazıyı yazdıktan sonra düşündüm. Fark ettim ki gerçekten kızlara karşı önyargıyla ve keskin sınırlarla hareket ediyorum. Bu yüzden daha rahat davranmalıyım diye düşünüyorum. Ancak, kızlarla sürekli ilişki içinde olamam. Normal bir arkadaşım gibi bir kız da yok etrafımda. Onunla nasıl iletişimimi sürdüreceğim? Çünkü önceden bir sürü normal kız arkadaşım vardı. Sonra meriçlik yapıp arkadaşlarımdan birine hoşlandım ve yanında durdum. Gidip açılayım vb. olmadı. Sonra o kızın başkalarıyla görüştüğünü öğrendiğimde bütün kızlarla bağımı kopardım. Bu olay neredeyse 3-4 yıl önce oldu. Ve bu “Kadınlardan uzak dur. Onlar birer canavar” zihniyetinden kurtulamadım.

Sence bu zihniyetten kurtulmak için ne yapmalıyım?
Bu zihniyetten kurtulmak için ne yapabilirsin.. İlk adımı attın bence, insanlarla paylaşıp üstünden ağırlığın bir kısmını attın, düşünce yapın konusunda iç muhakeme yapıp bir farkındalık edindin.
İnsanların/kızların yanına yaklaşmaktan çekineceği kadar ketum bir insan olma, bir de bahsettiğin 3-4 yıl önce olan olayı kafanda tutuyorsan tutma. Olmuşla ölmüşe çare yok, pişmanlığa da gerek yok, zararsız bir tecrüben olmuş oldu, belki de hayırlısı buydu .

üni ortamı seni çok sarmamış anladığım kadarıyla, gene de az çok bir çevre edinmek istiyorsan bu genelde vaktini en çok geçirdiğin yerde mümkün olur.

Üni sınıfından olmasın diyorsan şey yapabilirsin bizde kendi fakültemiz haricindeki diğer bazı fakültelerde 3 seçmeli ders alma hakkımız vardı. Fotoğrafçılık, saz çalma, origami, arkeolojiye giriş, arıcılık vb dersleri alan çok insan oldu sınıftan, devlet üniversitesinden bahsediyorum bu arada. Böyle bir şey mümkünse senin ünide de, sıfırdan yeni ortam inşa etmiş olursun. Topluluklara/kulüplere katılmak da sıfırdan bir ortam kurmanı sağlayabilir.

Önceki olumsuz tecrübelerinin ilişkilerini sekteye uğratmamasını istiyorsan en profesyonel ve görece kesin çözüm psikoloğa gitmek olur. Aklıma bunlar geldi
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst