Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Mücadele Günlüğüm

unknown666

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
75
Tepki puanı
105
Puanları
39
hocam selamlar md için özel olarak uygulayıp faydasını gördüğün bir şey oldu mu?
 

unknown666

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
75
Tepki puanı
105
Puanları
39
Bu konu aslında biraz uzun, o yüzden kendi tecrübelerim üzerinden anlatayım. Bunun bilimsel bir dayanağı yok; tamamen gözlemlerime dayanıyor. Yazının içinde senin sorunun cevabını da bulacaksın.


Her şeyden önce kararlı bir zihin gerekiyor. Dürtü mutlaka gelecek — gelmeme ihtimali yok. Ama geldiğinde, ne kadar zor olursa olsun, hatta ağlayacak ya da kendine zarar verecek seviyeye gelsen bile bunu yapmaman gerekiyor. Eğer gerçekten kararlıysan, süreç böyle ilerliyor. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum; bu seviyeye gelmek zaman istiyor. O zamana kadar da çabalamaya devam etmek gerekiyor.


Gelelim maladaptive daydreaming (MD) ve PMO arasındaki bağlantıya. Bana göre bu ikisi aynı anda bırakılmalı, çünkü birbirini destekleyen bağımlılıklar. İkisi de beyinde benzer bölgeleri tetikliyor. Örneğin PMO’yu bırakmaya çalışırken MD yaptığında, MD bittikten sonra gerçek hayata döndüğünde o his yarım kalmış gibi oluyor ve daha fazlasını istiyorsun. Bu da seni tekrar PMO’ya yönlendiriyor. Ya da tam tersi. Bunu defalarca denedim ve her seferinde aynı sonucu aldım.


Müzik konusu da önemli. Bir süreliğine müziği hayatından çıkarmak gerekiyor. Eğer bir şey dinlemek istiyorsan, dizi veya podcast açabilirsin. Ben genelde daha önce izlediğim dizileri arka planda ses olsun diye açıyorum.


Dizi ve filmler de dikkat edilmesi gereken bir nokta. İçlerindeki senaryolar seni tetikleyip doğrudan MD’ye sürükleyebilir. Bu yüzden komedi türüne yönelmek daha iyi olabilir. Hatta mümkünse komedi dışındaki içerikleri bir süre tamamen kesmek daha sağlıklı olur.


Sosyal medyada karşılaştığın dizi kesitleri gibi içerikleri de “ilgilenmiyorum” diyerek geçmek önemli.


Yolda yürürken kurulan hayaller de bir tetikleyici olabiliyor. Ben İslam dinine inanıyorum; bu yüzden dua ve zikirle meşgul olmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı inançlara sahip olanlar da kendi yöntemlerini geliştirebilir.


Toplu taşımada en iyi seçenek telefondan kitap okumak. Açık alanlardaysan tabela okumak gibi basit şeylerle zihnini meşgul edebilirsin. Alternatif olarak sosyal medyada vakit geçirmek de bir seçenek olabilir, ama dikkatli kullanmak şartıyla.


Bunlar benim kendimde gözlemlediğim şeyler ve bulduğum çözümler. Uygulama kısmında ise en başta söylediğim kararlılık henüz tam oturmadığı için genelde 3–5 gün devam edip sonra bırakıyorum. Bir de şunu eklemek istiyorum: İlk zamanlarda kendini yıpratmamak çok önemli. Yani bir gün önce 4 saat MD yapmış, 5 kez PMO yapmış biri ertesi gün spor, kitap, sağlıklı beslenme gibi her şeyi bir anda mükemmel yapamaz. Bir günde 360 derece değişim mümkün değil.


Özetle: En önemlisi kararlı bir zihin. Bunun yanında PMO ve MD’yi aynı anda bırakmak, müziği bir süre kesmek ve diğer bahsettiğim önlemleri uygulamak süreci daha sağlıklı hale getiriyor.
Çok teşekkürler hocam. Başarılar.
 

Desert eagle

Yeni Fapstronot
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
22
Tepki puanı
28
Puanları
34
Uyarı: Bu yazıda çocukluğumdan bugüne kadar yaşadıklarımı anlattım. Oldukça uzun bir metin oldu. Okuyup okumamak size kalmış. İçimi biraz döktüm; vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.

Çocukluk yıllarımda aile içinde sürekli ağlayan biriydim. Ailemin bana karşı tavrı, sanki hiçbir şey başaramazmışım gibiydi; bana o özgüveni hiçbir zaman vermediler. Arkadaş çevrem ise mahalleden 4-5 kişiden oluşuyordu, aramız iyiydi. İçlerinde kızlar da vardı.

Zamanla bu bağlar koptu. Şu an o arkadaşların hiçbiriyle görüşmüyorum.

İlkokul yıllarımda ailemin bana karşı davranışları ve tavırları aynı şekilde devam etti. Okulda sınıf arkadaşlarımla konuşuyordum ama hiçbirine “arkadaşım” diyemedim; aramızda samimiyet yoktu. Genelde grupların dışında kalıyordum. Dışlanmıyordum ama grubun içinde de değildim; sadece orada bulunan biriydim. Kızlarla iletişimim ise yoktu, utanıyor ve çekiniyordum.

Ortaokul Yıllarım

Burası benim için biraz daha derin bir dönem; çünkü birçok şeyin başlangıcı burada oldu.

5. sınıf:
İlk senemdi ve gerçekten çok kötü, sorunlu bir sınıftaydım. Sınıf o kadar sıkıntılıydı ki sonunda dağıttılar.

6. sınıf:
Başka bir sınıfa geçtim. İlk başlarda alışamadım ama zamanla alıştım. Sınıf ortamı ilkokuldaki gibiydi; selamlaşır, konuşurdum ama yine de ortama tam olarak dahil edilmezdim. İkinci dönemde bir kıza aşık oldum. Ona açıldım ama bunu bir not yazarak yaptım. Şimdi bakınca bunun biraz “yıkıkça” olduğunu fark ediyorum. Red yedim.

Tam o dönemlerde maladaptive daydreaming başladı. Telefonum vardı; kulaklığı takıp uzun uzun hayal kuruyordum. O zamanlar bunun yanlış ya da zararlı olabileceğinin farkında değildim. Bu şekilde devam etti. Kızla artık konuşmuyordum. O dönemde çok samimi olmasak da 4 kişilik bir arkadaş grubum oluştu. Ama grubun içinde hep ilk vazgeçilecek kişi olduğumu hissediyordum. İsimlerini x, y ve z olarak belirteyim.

7. sınıf:
Bu dönemde artık kendime biraz daha bakmaya başlamıştım. Saçıma şekil veriyor, dış görünüşüme dikkat ediyordum ve bu fark edilmeye başlamıştı. O kızdan vazgeçmiştim.

Ama bir gün bahsettiğim arkadaş grubundan x, bana o kızın bana haksızlık ettiğini ve belki bir şansım olabileceğini söylemiş. X de gelip bunu bana anlattı. İçimde yeniden bir umut doğdu. Ben de X’e gidip hâlâ ondan hoşlandığımı söylemesini istedim. Sonuç yine aynı oldu: tekrar red yedim.

Bu dönemde arkadaşlarım kendi aralarında pmo hakkında konuşuyorlardı; nasıl yapıldığı gibi şeyler. Ben de merak edip evde denedim. İlk denediğimde korkmuştum çünkü his çok yabancıydı, daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Sonra merakla tekrar denedim ve bir nevi o “zehri” almış oldum.

Aynı zamanda bu dönemde aşırı derecede oyun oynuyordum. Hayatım neredeyse şu üç şey etrafında dönüyordu: pmo, md ve oyun. Ama pmo henüz çok yoğun değildi, yine de hayatımda yer almaya başlamıştı.

8. sınıf:
Kızla hiç iletişim kurmuyorduk. Arkadaş grubumla daha samimi olmuştum ama yine de tam anlamıyla iç içe değildik. X genelde sürekli bir rekabet içindeydi, Y çoğunlukla beni kötüleyen tavırlar sergiliyordu (özellikle dış görünüşüm üzerinden), Z için ise hiçbir zaman öncelik değildim.

Bir gün arkadaş grubum ve o kızın da olduğu kalabalık bir grupla sinemaya gideceklerdi. Ama beni istememişler. Z beni arayıp direkt “gelmiyorsun” dedi. Bu durum beni çok kırdı. Yine hayallere sığındım çünkü başka yapacak bir şeyim yoktu. Sonrasında konuyu kapattım. X ve Y de ben gitmiyorum diye gitmemişti.

Artık liseye geçecektik. Sınava girdik, tercihler yapıldı. Yaz tatilinde ben o kıza tekrar yazdım. Dışarıdan bakınca bu bir saplantı gibi görünebilir ama o zaman da şimdi de kötü bir niyetim yoktu; tamamen iyi niyetliydim.

Yine red yedim. Ama bu sefer “arkadaş olalım” dedi. Ben de kabul ettim ve konuşmaya başladık. Tesadüfen aynı okula ve hatta aynı sınıfa düştük.

Lise 1

Bu dönemde o kızın dışında X ve Z ile de aynı lisedeydik. Y ise farklı bir liseye gitmişti ama aynı mahallede olduğumuz için hâlâ konuşuyorduk. X ile bir süre sonra grupça küstük; çünkü yanlış davranmıştı.

O kızla aynı sınıftaydık. Yazın kurduğumuz arkadaşlığa rağmen yüz yüze gelince hiç konuşamadım. Sanki dilim bağlanıyordu. Zaten kendi içimde o defteri tamamen kapatmıştım.

Bu dönemde md yapmaya devam ediyordum. PMO ise nadir oluyordu; bağımlılık seviyesinde değildi ama yine de hayatımdaydı. MD olmadan duramıyordum ve yine oyun oynuyordum.

İlk dönemin sonlarına doğru sınıftan başka bir kız bana çıkma teklifi etti. Aslında düşünmemi gerektirecek bir durum yoktu ama yine de 2 hafta bekledim ve Instagram’dan yazdım. Sonrasında sevgili olduk. Ama ilginç bir durum vardı: Aynı sınıfta olmamıza rağmen yanına gidip konuşamıyordum.

O sırada pandemi başlayacaktı ve okullar tatil olacaktı. Tatilden hemen önce bir gün yanına gidip konuşmaya başladım. Toplamda 6 ay sevgili olduk. Yaz aylarında, memleketteyken bana bir konuda trip attı (haklıydı). Ama ben bir anda, ani bir kararla ayrıldım. Her şey iyi giderken bunu neden yaptığımı hâlâ bilmiyorum.

Arkadaş çevresi açısından ise bu dönem oldukça iyiydi. İlkokul ve ortaokuldaki arkadaşlıklarıma göre çok daha farklıydı. Benim de değişmemle birlikte insanlarla daha iyi iletişim kurabiliyordum.

Bir gün anneme şaka karışık “sevgilim var” demiştim. O da “seni kandırmışlardır” gibi şeyler söyleyerek küçümsedi. Tavrı hep bu şekildeydi; bana inanmıyordu.

Lise 2

Bu dönem, zaten tüm Türkiye için benzer geçti ve benim için de öyleydi. MD, PMO ve oyunlarla geçen bir dönemdi. Çok fazla detay hatırlamıyorum. Şartlar el verdiği sürece arkadaş grubuyla buluşuyor, vakit geçiriyorduk.

Bu döneme dair ekstra bir konudan bahsetmek istiyorum. 8, 9 ve 10. sınıflarda ailem ve akrabalarım bana sürekli bir işte çalışmam gerektiğini söylüyorlardı. Ama bir yandan da çalışmama çok sıcak bakmıyorlardı. Bunun neden böyle olduğunu ileride anlatacağım.

Annem bir yandan “günlük bir işte çalış” diyordu ama ben reşit değildim. “Ben seni çalıştıracağım” diyordu ama aynı zamanda sanki ben çalışmak istemiyormuşum, tembellik yapıyormuşum gibi davranıyordu. Akrabalar da benzer şekildeydi.

Babam ise bu dönemlerde tam tersini söylüyordu: “Gez, tatil yap; bu zamanlar bir daha gelmez.” Bu detayı aklınızda tutun

Lise 3

Bu dönem benim hayatımdaki iki “prime” dönemden biri diyebilirim. O zamanlar nofap gibi şeyleri çok bilmiyordum; sadece kendi halimde takılıyordum. Sınıflar karışmıştı, yeni insanlar gelmişti ve yavaş yavaş kaynaşmaya başlamıştık.

Sınıftan bir çocuk kickboksa gittiğini söylemişti. Ben de zaten bir spora başlamayı düşünüyordum. Bana “gel antrenmanı izle” dedi ama ben direkt antrenmana katıldım. Kasım ayıydı. Spora başlamamla birlikte kilo vermeye başladım, postürüm düzeldi; genel olarak iyi bir hale gelmiştim.

Bu dönemde PMO’dan oldukça uzak olduğumu düşünüyorum. Bilinçli bir uzak durma değildi; aklıma gelmiyordu. Arada yapıyor muydum, hiç yapmıyor muydum tam hatırlamıyorum ama hayatımda çok büyük bir yer kaplamıyordu. Buna karşılık MD hâlâ yoğundu.

Sınıftaki ve diğer sınıflardaki kızlardan iltifatlar alıyordum. Üstelik bunlar gerçekten güzel kızlardı. O dönem maske zorunluydu. Bir gün maskemi yemek yerken çıkarmıştım. Bir kız arkadaşımın verdiği tepki hâlâ aklımda: şaşırdı, gözleri açıldı ve “Oha, sen baya yakışıklıymışsın” dedi. Ben de şok olmuştum; kabullenemesem de teşekkür etmiştim. Sonrasında o kız ara ara “yakışıklısın, karizmasın” gibi iltifatlar etmeye devam etti.

Bir erkek arkadaşım da maskeyi çıkardığımda iyi göründüğümü söylemişti. Daha sonra sınıftan samimi olduğumuz bir kıza da sormuşlardı; maskeyi çıkarınca o da aynı şekilde şaşırmış ve yakışıklı olduğumu söylemişti.

3 farklı arkadaş grubum vardı ve hepsiyle iyi anlaşıyordum. Gayet eğlenceli ve güzel bir dönemdi.

Sadece bir tane başarısız flört denemem oldu; bunda da çoğunlukla hata bendeydi. Hâlâ utangaçlığımı tam atamamıştım, özellikle sevgili ve flört konularında zorlanıyordum.

Dönem sonuna doğru başka bir yere taşındık. Yaz tatilinde bir işte çalışmaya başladım. Aynı zamanda arkadaşlarımla görüşüyor ve spora devam ediyordum. Yaz tatili gerçekten çok iyi geçiyordu. Ancak tatil biterken ailem garip davranmaya başladı. “O işten çık, okulun başlıyor, o iş seni kurtarmaz” gibi şeyler söylüyorlardı. Sanki para kazanmaya başlarsam okuldan uzaklaşırım diye düşünüyorlardı. Zaten işten çıkacaktım ama tavırları bana garip gelmişti.

12. sınıf

İşten çıktım ve okul başladı ama bir önceki seneden eser yoktu. Sınav yılıydı ve herkes tamamen buna odaklanmıştı. Birçok kişi okulu açığa almıştı. İlk 2 aydan sonra okulun bir anlamı kalmamış gibiydi. Ben de çoğunlukla gitmemeye başladım. Okul uzaktı ve eskisi gibi değildi. Evde de çoğunlukla yalnızdım. Sporu da bırakmıştım. Bu benim için bir çöküş sürecinin başlangıcıydı.

Aralık ayında spora tekrar başladım. Şubat ayında ara tatil vardı, üstüne deprem oldu ve tatil uzadı. Bu süreçte arkadaşlarımla olan bağlarım zayıfladı. Küslük yoktu ama artık arayıp sormuyorduk birbirimizi.

Ben ise PMO ve MD’nin içine iyice batmış durumdaydım. Zihinsel olarak iyi değildim. Okulun uzaklığını bahane ederek okulu açığa aldım.

6 Haziran 2023’e kadar bu bağımlılık döngüsünün içindeydim. Bu süreçteki tek iyi şey spor yapıyor olmamdı. Araştırmalar yapıyordum ama genel durumum kötüydü. O gün bir sinir krizi geçirip kulaklığımı kırmıştım.

Sonrasında yaz tatilinde spora daha çok ağırlık verdim. Salonu değiştirdim ve daha profesyonel düşünen bir hocayla çalışmaya başladım. Kilo verdim, çift antrenmanlar yapıyordum. Aynı zamanda lisedeki arkadaşlarımla tekrar görüşmeye başladım; özellikle 2 kız ve 2 erkekten oluşan bir grupla.

Üniversiteyi mezuna bırakmaya karar verdim çünkü sıralamam çok kötüydü. Bu dönemde de arkadaşlarımdan iltifatlar almaya devam ediyordum; özellikle fiziğimle ilgili.

Sporda daha profesyonel düşünmeye başlamıştım ama bir sağlık sorunu nedeniyle lisans alamadım. Bu beni çok kötü etkiledi. Yaklaşık 70 gün civarında ciddi bir kırılma yaşadım. Ama sonra başka bir doktora göründüm ve bir sorun olmadığını söyledi. Bu bana yeniden umut verdi ve tekrar aynı şevkle devam etmeye çalıştım.

Yine de bir şeyler tam olarak yolunda gitmiyordu; sanki bir döngünün içindeydim. Ama verdiğim emeğin karşılığı olarak yaklaşık 6 ay iyi bir hayat yaşadım. Maça çıktım, kaybettim ama benim için bu bile bir başarıydı. Ders vermeye başladım. Bunları yaptığımda henüz 18 yaşındaydım.

Mezun Senem

Maça çıkmam ve ders vermem gibi gelişmeler aslında 2023 Aralık ayında oldu. Ama bu süreçte ailemden manevi olarak hiç destek görmedim. Tam tersine, her aşamada köstek oldular. Kilo verirken sürekli “ye, ye” diye baskı yapıyorlardı. Maça hazırlanırken “seni döverler, vazgeç” diyorlardı. İşe girdiğimde ise “seni kullanıyorlar, üzerinden para kazanıyorlar” gibi şeyler söylüyorlardı. Yani beni beceriksiz, kendini kullandıran biri gibi görüyorlardı. Bunun nedenini bilmiyorum ama gerçekten öyle biri değilim.

2024 Mart ayında bir aile büyüğümüz geldi ve yaptığım işin iyi olmadığını söyleyip durdu. Zaten psikolojik olarak iyi değildim, bir de bağımlılıklarım vardı. Onun da etkisiyle dayanamadım ve işten istifa ettim. Bu benim hayatımdaki en büyük hatalardan biriydi. Çünkü haftada 4 gün çalışıyordum, saatlerim akşam 7 ile 11 arasındaydı ve maaşı da gayet iyiydi. Buna rağmen bıraktım ve o noktadan sonra ciddi bir düşüş başladı.

2023 yazında evde herkes çalışıyordu ve ev işlerini ben üstlenmiştim. Bu yüzden evdekiler iyice kendini salmıştı; her şeyi ben yapıyordum. Spor artık eskisi gibi zevk vermiyordu. Sınava çalışamıyordum, bağımlılıklarım devam ediyordu. Sınava girdim. Yazın bir maç daha yaptım ama sağlık sorununu bahane ederek çekildim; aslında öyle bir sorun yoktu.

Üniversite başladı ama ben hâlâ bağımlılıklarla mücadele ediyordum. Okula tam adapte olamadım. İlk dönem bir şekilde geçti.

2025 Ocak’tan itibaren

İkinci dönem neredeyse hiç okula gitmiyordum. Maça çıktım; ilk maçı kazandım ama ikinci maçta çok ağır bir şekilde kaybettim. Sonrasında okul takımına girmek istedim ama hoca bana karşı olumsuz davrandı ve takıma almadı. Bu da beni iyice okuldan soğuttu. Üstüne kulağım kırıldı, burnum kırıldı derken okul yaz tatiline girdi.

Bu süreçte bağımlılıklarım devam ediyordu. Bir ara 16 gün uzak durdum ve maça çıktım. Ardından kafa dinlemek için memlekete gittim; orada da yaklaşık 20 gün uzak kalabildim. Geri döndüm, okul başladı. Büyük umutlarla başlamıştım. İlk 2 hafta gerçekten çok iyiydi. Grup ödevi için birkaç kişiyle ekip kurdum, içinde kızlar da vardı. Okul takımına da alınmıştım. Ama bu iyi gidiş uzun sürmedi, tekrar bozdum.

Kasım ayında bir maça daha çıktım ama bağımlılıkların etkisiyle kazanabileceğim bir maçı kaybettim. Bu olay bende bir şeyleri kopardı. Sporu bırakma kararı aldım ve bıraktım.

2026

Sporu bıraktım ama bağımlılıklarla mücadelem devam ediyor. Ramazan ayında Kur’an mealini okudum. Yaklaşık 15 gün boyunca bağımlılıklardan uzak durabildim. Maneviyatımı güçlendirmeye çalışıyorum, namazlarımı kılmaya gayret ediyorum.

Eski arkadaşlarımdan aktif olarak sadece 1 kişiyle konuşuyorum; o da genelde telefonda. Ortaokul grubumuz dağıldı ama Y ve Z ile ara ara buluşuyoruz. Y eskiden beni sürekli küçümserdi, her konuda aşağılamaya çalışırdı. Şimdi ise yaptıklarıma ve fiziksel görünüşüme bakarak bana karşı bir özenme hali var gibi; konuşmalarından hafif bir kıskançlık hissediyorum. Bu yüzden ona karşı mesafeliyim. Z ise benim için en iyi arkadaşım diyebilirim. İlk zamanlar çok samimi değildik ama yıllar geçtikçe en yakın biz olduk.

Daha önce bahsettiğim 2 kız ve 2 erkekten oluşan arkadaş grubumuz da dağıldı. Benimle alakalı değildi; aralarında sorunlar oldu, küslükler yaşandı ve zamanla tamamen koptu.

Şu an yeni bir arkadaşım yok, aktif bir sosyal ortamım da yok. Ailemle aram çok kötü değil ama iyi de değil; arada bir mesafe var.

Ailem çalışmamı bekliyor, ben de istiyorum. Part-time bir iş bulmak istiyorum ama piyasa çok kötü ve hiçbir yerde iş bulamıyorum. Bu yüzden genelde evdeyim.

Hayatım bu şekilde inişli çıkışlı geçti ve hâlâ mücadele ediyorum. Bunları anlatmak istedim. Çok uzun oldu, okunur mu bilmiyorum ama yazmak beni rahatlattı. Okuyan ve zaman ayıran herkese teşekkür ederim.
 

unknown666

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
75
Tepki puanı
105
Puanları
39
Uyarı: Bunlar tamamen benim düşüncelerim. Bilimsel bir tarafı yok, %100 doğru olmayabilir.
Maladaptive daydreaming ve “manifest etmek” hakkında konuşmak istiyorum.

Bu alışkanlığa ortaokul 2. sınıfta, bir kızdan red yedikten sonra başladım. O zamanlar daha masumdu. Aslında çocukken de oyuncaklarımı konuştururdum; bunun bir bağlantısı var mı bilmiyorum.

Bir dönem, MD (maladaptive daydreaming) sırasında kurduğum hayallerin aynısı ya da çok benzeri gerçekleşti. Bu yüzden uzun süre bırakmadım. Ama sonrasında aynı şeyler olmadı. Çünkü hem fiziksel olarak yeterince çaba sarf etmiyordum hem de hayallerim çok dağınıktı.

Bence burada önemli olan şu: Kurduğun hayaller için ne kadar çabalıyorsun? “Manifest” dediğimiz şey bence gerçek; bunu kendi hayatımda test ettim. Zaten elit sporcuların da söylediği en önemli şeylerden biri bu: İşin fiziksel kısmını hakkıyla yaptıktan sonra, zihinsel olarak da hazırlanmak.

Benim deneyimim şöyle oldu: Kazandığım bir maçta yapacağım kombinasyondan, yaşayacağım sevince kadar her şeyi önceden hayal ettim ve gerçekten hepsi oldu, istisnasız.

Peki bunun maladaptive daydreaming ile bağlantısı ne? Uzun süre antrenörlük yaptığımı ve maçlara çıktığımı hayal ediyordum. Ama bu sıradan bir hayal değildi; resmen yaşıyordum. Kulaklığı takıyordum ve o andan itibaren odada bir antrenördüm, öğrencilerim vardı, hayali dövüşler yapıyordum… Her şey çok gerçek gibiydi. Sonrasında, yaklaşık 6-12 ay içinde bu hayal ettiklerimin çoğu tek tek gerçekleşti. MD’yi ve PMO’yu bıraktığım dönemde bile ara ara, toplu taşımada vs. hayal kurmaya devam ediyordum.

Tabii ki her şeyi sadece hayale bağlayamayız. Yeterince emek verip, bir de olmuş gibi hayal ederseniz bazı şeyler gerçekleşebiliyor. Buna “manifest” deniyor. İslam’daki karşılığı nedir tam bilmiyorum, onu da araştıracağım.

Özetle, bence maladaptive daydreaming ile hayalleri gerçekleştirmek arasında bir bağlantı olabilir; ama bu sadece hayal kurmakla değil, yaptığınız işe fiziksel olarak ciddi çaba göstermekle mümkün.

Son olarak bir tavsiye: Bunun kesinliği yok, kimsenin doğrusuna karşı çıkmak istemem. Ama gerçekten bir şey için çabalıyorsanız ya da nasıl bir hayat istediğinizi biliyorsanız, gece yatmadan önce kısa bir süre bunu hayal edin. Eğer o hayaller için emek verirseniz, gerçekleşme ihtimalinin arttığına inanıyorum

Dediğin şeyler çok ilginç geldi bana bende de tam tersi , genelde bir olay yaşanmadan önce o olayla ilgili kafamda senaryolar yazıp karakterleri oynatıp kafamda hayalini kurarım ve o hayalini kurduğum şeyler asla gerçekleşmez. Gerçekleşeceği çok bariz kesin şeyler olsa bile gerçekleşmez mesela.

Hatta komik gelebilir ama başıma kötü bir şey gelebilecek olaylar için bir sürü senaryo yazıp kafamda oynatırım ve o senaryoların hiçbiri gerçekleşmez. Ben de kötü bir şey yaşamadan ucuz atlatırım. Başıma iyi bir şey geleceğini düşündüğüm olaylar içinse asla hayal kurmam ki o olaylar yaşanabilsin diye.

Böyle garip hurafe bir inanış oluştu bende ama o kadar çok tecrübe ettim ve o kadar çok haklı çıktım ki artık kurtulamıyorum. Belki de ben hayallerimin gerçekleşmediği senaryolara odaklanıyorumdur sadece.
 

unknown666

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
75
Tepki puanı
105
Puanları
39
Başkalarına ait senin de tanık olduğun utanç verici anıları hatırlamaya çalış. Hatırladıkça hepsini nasıl da unuttuğunu ve ne kadar zamandır aklına gelmediğini fark edeceksin. Diğer insanlar da aynen böyle senin çok utandığın bir şeye tanık olmuş olsalar da hatırlamıyorlar bile. Akıllarına gelmeyeli belki yıllar olmuştur.
 

Desert eagle

Yeni Fapstronot
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
22
Tepki puanı
28
Puanları
34
Bu yılın başında aklıma gelenleri yazarak bir liste hazırlamıştım. Şimdi onu tekrar buldum ve buraya da eklemek istiyorum. Liste oldukça kapsamlı; bu yüzden 3 aylık kısa bir plan değil. Daha çok denemek ve yapmak istediğim şeylerden oluşuyor. Zamanla bazılarını yavaş yavaş hayatıma katmayı planlıyorum. Liste zaman içinde değişebilir; yeni şeyler eklenebilir, bazıları çıkarılabilir ya da şekil değiştirebilir.

KATEGORİMADDELER
BAĞIMLILIKLARMDY’i bırakmak,PMO’yu bırakmak,Sosyal medyayı bırakmak,Arka planda ses açmayı bırakmak
HOBİLERYüzme,Spinning,Tenis,Buz pateni,Kart ve masa oyunları,Poligon,Paraşütle atlama,Balık tutmak,Hikayeli oyunlar,
At binmek,Oyunculuk,Bitki yetiştirmek,Lego ve puzzle,Resim çizmek,Yemek yapmak,Satranç
ETKİNLİKLERMüzeye gitmek,Sergiye gitmek,Tiyatroya gitmek,Konsere gitmek,Farklı etkinliklere katılmak,Stadyumda spor izlemek,Gezilecek farklı yerler ve mekanlar
KİŞİSEL GELİŞİMSosyal ve duygusal beceriler (stres yönetimi, iletişim vb.),Genel kültür (tarih, coğrafya, edebiyat),İlgi alanları (araba, motor, silah, kılıç, bıçak),Dinini tanımak,Kişisel bakım,İngilizce öğrenmek,Bilişsel rezervi geliştirmek,Nefes egzersizleri,Spor bilgisi (futbol, basketbol, voleybol)
ORTAYA KARIŞIKFilm maratonu,Dizi maratonu,Evdeki kitapları bitirmek,Hamam ve masaj,Uzun yürüyüş,Ehliyet almak (araba & motor),Kurslara katılmak (online/yüz yüze),Dijital detoks
AKADEMİK & KARİYERPart-time iş / staj,CV hazırlama,Belge ve sertifikalar
 

unknown666

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
75
Tepki puanı
105
Puanları
39
Dostum umarım kısa zamanda atlatırsın.
Sorunların fiziksel mi ruhsal mı ikisi birlikte mi bilmiyorum ama ben de böyle sorunları sık sık yaşıyorum ve en sonkinin ne kadar uzun sürdüğünü sen de günlüğümden görmüşsündür heralde.
Sorunlarla baş etmede çok yetenekli değilim ama şunu söyleyebilirim ki çoğu zaman dışarı çıkıp sosyalleşmeye başladığımda birçok derdimi unutuyorum.
Bu sefer de çok etkili oldu birkaç arkadaşımla görüştüm bir akrabamla görüştüm filan derken bir baktım bazı dertlerimi unutmuşum bile.
Kendimizle baş başa kaldığımız zaman sanki özellikle fiziksel semptomlar varsa sıkıntı kafada çok büyümeye başlıyor ve bambaşka bir hal alıyor. Ruhsal sıkıntılar da böyleler bence.
Biraz dışarıyla konuşmak insanlara yardımcı olmak işine yarayabilir böylece biraz kendi sorunlarını unutursun.
Dediklerinde kesinlikle haklısın insanlara detaylıca anlatsan bile anlamıyorlar çünkü böyle, dışarıdan herkesin hayatı tozpembe gözüküyor.
Bu durumda sana şefkatle yaklaşanlar bile belli bir noktaya kadar böyleler ama sonrasında tahammülleri olmuyor.
Bence insan kendisine karşı da böyle olmalı. Fazla suçlamak zaten çok kötü bir şey ama fazla şefkat de insanın kıvranıp durmasına yol açıyor. Bir süreden sonra diğerleri gibi bazı şeyleri görmezden gelip devam etmek lazım. Anı yaşamaya odaklanıyorum fiziksel sorunlarıma çok ehemmiyet vermemeye başladım ve ruhsal sorunlarımın da azaldığını fark ettim.
Umarım sana da faydası olur. Emin ol sıkıntılı günlerde ufak ufak gayretlerle birçok şeyi atlatabilecek güçteyiz.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst