Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna İnceleme:

Defkhan5960

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
49
Tepki puanı
87
Puanları
24
Yaş
20
Konum
Tokat
Herkesin diline pelesenk olmuş o kitap. Bende çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Kitabı iki defa okudum. İkince okumamda kitabı daha iyi ve etraflıca anladım. Bir kitaptan beklentim onu okuduktan sonra aynı hayata devam edememek, hayatımın devam eden anlarında o kitaptan cümleler ,alıntılar veyahut o kitaplardaki karakterlerin hislerini hatırlamak . Bu kitap bende tam olarak bu hissi sağladı. Kitaptan önceki benle sonraki ben aynı değil. Kitaptan kısaca bahsedelim; Sabahattin Ali çok sevdiği hikâye içinde hikâye tekniğini burada da kullanıyor ve bence romana güzellik katmış. Kitaptaki ilk insanın olduğu bölümler sıkıcı gelebilir. Kitabın başında ana karakter Raif efendinin yaşlı halini görüyoruz. Sabahattin Ali’nin başta dediği gibi; ” Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendimize sorarız: “Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?”. Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkûm birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç âlemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz” Raif Efendi hiçbir özelliği olmayan, suskun, sakin, fazla konuşmayan, robot gibi bir adam. Böyle bir insanın hayatının önceki zamanlarında bir şeyler yaşadığı düşünmek zor gelebilir. Kitabın sonraki anlarında anlatılan Raif Efendi ile baştaki Raif Efendi arasında gerçekten bir uçurum var. Hatta bana insanın böyle bir değişim geçirmesi imkânsız gibi geldi. Raif efendi önceki hayatında yaşadığı bu şeyleri içinde tutamamış. Anlatacak, güvenecek, “inanacak” kimse olmadığı için bunları bir deftere yazıyor. Kitabın asıl kısmı ilk karakterin bu defteri alıp okumasıyla başlıyor. Eski Rafi Efendi kendi halinde, hayalleri gerçeklere tercih eden, kendi içinde yaşayan, insanları tanımamış onlara karşı hep önyargılı olmuş birisi. Babasının baskısıyla Almanya’ya sabunculuk işini öğrenmeye gidiyor . Orda ilk günler gene hayal dünyasından çıkamıyor. Avrupa bir hayal gibi kalmış şimdi ise içinde. Hemen gezip bitirdiğinde şaşırıyor. “Bu muymuş Avrupa dedikleri” diye düşünüyor. Sonrasında babasına verdiği sözü tutmak için sabunculuk öğrenmeye başlıyor ama çok ciddi bir şekilde yapamıyor . Almanca öğreniyor, kitaplar okuyor. Sonra bir gün hayatının o kritik anını yaşıyor. Bir resim sergisine gidiyor .Aslında karakter buraya gitmeyi istemiyor, hayatını düzenlemek diğer insanlar gibi olmaya karar veriyor. Ama içeri giriyor. Gördüğü “Kürk Mantolu Madonna” tablosuna takılı kalıyor aşırı derecede beğeniyor . Sonraları her gün gidip uzun uzun bu tabloyu seyrediyor. Tablodaki kişi kendisini çizdiği için böyle bir insanın olacağını düşünmüyor bile. Hatta bir gün onunla konuşuyor ama yanında olan kişinin o olduğunun farkına varmıyor. Sonra gene vazgeçiyor işleri yoluna koymaya , işini öğrenmeye , sonra gidip babasının orda sıradan işlerine yönelip ,sıradan bir hayat sürmek istiyor , dertsiz tasasız… Ama bir gün tablodaki kişinin kendisini görüyor sarhoş olduğundan fark edemiyor . Hayal kurduğunu sanıyor. Sonrasında farkında olmadan aynı sokağa gidiyor . Ve onu görüyor takip edip Atlantik adlı bir pavyonda çalıştığını görüyor. Tabiiki de böyle bir kadının böyle bir yerde çalışması ona garip gelse de içeri giriyor . o Kadın Marie Puder onun masasına geliyor ve ahbaplığa başlıyorlar. Maria Puder hayatında her türlü erkeği görmüş onların hepsinin sevgiye ,arkadaşlığa değil de vücuda tutkuya, arzuya taptığını fark etmiş. Hatta en saygılı işlerde çalışanların bile böyle bir arzuya karşı koyamadığını görmüş. Kimseye inanamayacak durumda hiç kimsenin gerçekten sevebildiğini düşünmemiş , inanamamış . Ama bir ümidi var böyle bir insanın bulunduğuna dair bir ümidi var. Rafi efendi ile Maria birbirine zıt karakterle ama aynı sonuca varmışlar. Bir içine kapanık hayal dünyasında yaşıyor. Diğer dışa dönük ,sosyal . Biri görüp geçirip insanlara güvenmiyor ,diğeri hiç görmeden. Aşın birbirini tamamlayan iki insanın mı yoksa birbiriyle benzer iki kişinin mi yaşadığı bir olay olduğu sorgulanıyor. Maria baştan Raif efendiye onu sevmediğini söylüyor ama arkadaş olabileceklerini söylüyor. Raif efendinin onu sevdiğinin farkında ama ondan inanç kalmamış. Sonraları birçok şeyler konuşuyorlar, tartışıyorlar ikisi de arkadaşlıktan memnun bir nokta ileriye götürmüyorlar bu ilişkiyi. Ama bir yılbaşı gecesi bu iş bozuluyor. Arkadaşlıktan diğer adıma geçmeye çalışıyorlar ama maalesef Maria Puder bu hisse gene kavuşamadığını fark ediyor. Artık arkadaşlığa bile devam edemeyeceklerini söylüyor. Raif efendi tek kelime ile yıkılıyor kendini sokaklara vuruyor . Hayal dünyasında bir çok şeyler kuruyor . Bu şekilde birkaç gün geziniyor .Ardından Maria’nın hasta olduğunu öğreniyor. Belki de bu hastalık olmasa roman burada biterdi ama yazar hastalığı iyi kullanıyor ve anlatıyor. Hasta bir insana gösterilen bir ilginin, alakanın ,,merhametin sahtesi olmaz. İşte burada Maria Puder artık Raif Efendi’ye inanmaya başlıyor. Hastane’nin önünde bir gün bekliyor ardından işi gücü bırakıp onunla ilgileniyor. Maria onu sevmeye başlıyor. Ardından babasının ölüm haberi geliyor. Rafi efendi bu duruma değil de Maria’dan ayrılacağına üzülüyor. Bu andan itibaren bir daha ondan haber alamıyor . Mektuplar yazıyor , ama ona mektup gelmiyor. Çok farklı bir hayata sahip olabilecekken onun ihanet ettiğini düşünüyor. Bu düşünce Raif efendiden inancı alıyor .”O bana ihanet ettiyse kim etmez ki ” diye düşünüyor. Maria Puder'in aslında ona ihanet etmediğini öğrendiğinde ise yıkılıyor kısa süre sonrada ölüyor.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum . Erkek-kadın ilişkileri ,otorite, sevgi ,aşk ,merhamet ,güven ,inanç meseleleri çok güzel işlenmiş.

NOT: Yazı çalıntı değildir. Tamamen bana aittir.
 
Son düzenleme:

Qanper

Yeni Fapstronot
Katılım
3 Nis 2021
Mesajlar
16
Tepki puanı
19
Puanları
4
Hayatımda 2 kere ağladım biride bu kitabın sonuna. Çok etkileyici bir kitap kesinlikle okunmalı
 

Defkhan5960

Venüs Yolcusu
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
49
Tepki puanı
87
Puanları
24
Yaş
20
Konum
Tokat
Gerçekten işleniş bakımından çok iyi . Kendimizden bir şeyler buluyoruz. Okurken ya evet bende böyle şeyler hissediyorum diyebiliyorsun. Özellikle inanç üzerine yaptığı eleştiri harika . İnsanlar olarak diğer insanların umutlarını hayallerini çalıyoruz haberimiz yok.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst