Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

That Sugar | Belgesel İncelemesi:

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Günde 40 çay kaşığı şekeri yer misiniz? Çok mu fazla geldi? İnsanların birçoğu bunu yapıyor. Bu yazımda “That Sugar” belgeselinden yaptığım çıkarımları size aktarmaya çalışacağım. Bildiğiniz gibi Oyun-2 | İşlenmiş Şeker devam ediyor. Bacon’un dediği gibi; “Bilgi Güçtür.” Öğrenmeye ve bilinçlenemeye ihtiyacımız var. Filmi 2.defa izlediğimi belirtmek istiyorum.

Hangi Şeker?

40 çay kaşığı kime söylesek böyle bir şeyi yaptığını inkâr edecektir. “Günde 40 çay kaşığı şeker mi yiyorum? Hadi oradan!” diyecektir. Bu, şekerin ne olduğunun bilinmediği gerçeğini yüzlere vuruyor. Şeker sadece şeker değil; sakaroz, laktoz, glikoz(babaları), yüksek fruktozlu şeker şurubu, glikoz şurubu… (böyle 100’e kadar gider) Bunların hepsi şeker ve farklı işlevleri var. Buradaki en tehlikeli tür; früktozdur. Doğada nadir bulunuyordu ve hiçbir zaman işimize tam anlamıyla yaramadı. Glikoz yaşamamız için gerekli ama früktoz vücut tarafından anlaşılamıyor. O yüzden direk yağa dönüştürülüyor.

İnişli Çıkışlı Ruh Halleri?

Cahiller tarafından bu asla anlaşılmıyor. Bunu bilmeyen insana anlatmak o kadar zor ki! Şekerin insanın hayatına direk sirayet edebileceğini kabul etmek istemiyor (bırakmak zorunda kalacak yoksa). Sağlık risklerini geçtik (gut, Tip2 Diyabet, kalp krizi). Peki psikolojik etki ne olacak? Şeker vücuda hızlı girip hızlı çıkar ve vücudu kandırır. 45 dakika 1 saatlik büyük bir mutluluk durumu oluşur. Enerjik olursunuz, her şeyi yapabilecek güçte hissedersiniz. Sonra akşam ben neden hayatın amacını, neden var olduğumu, ölmek istediğimi anlamlandıramıyorum! Beyin burada büyük bir kandırmacaya gelir. “Şeker yedim mutlu oldum, o zaman şeker beni mutlu ediyor.” Hadi ama beyin bu kadar salak olamazsın! Neden akşamki ruh haline şekerin neden olduğu gerçeğini göremiyor? Çünkü şekerin yararsız ve bu ruh haline sebep olabileceği gerçeğini kabul edemiyor. O hala mutlu ettiğini düşünüyor. O anlık zevki umursuyor ama o zevk sahte bir zevk. Hem mutlu ettiği gerçeğini reddetmeli hem de zararlı olduğunu; bu beyin için bile çok zor. Akşamki ruh halinde adrenalinin dürtmesiyle beyin bir duruyor;” Beyler çocuk üzgün, var mı orda mutlu edecek bir şey?” Vücut itiraz etse de ne çare! Beynin diğer kısımları olayı direk çakıyor.” Hocam şeker vardı, sabah mutlu etmişti, diyor.” Yeniden mutlu olduğunuzu sanıyorsunuz ama olay devam ettikçe mutluluk anları kısalmaya başlıyor, üzgün anlar ise artmaya. Vücudun früktoza tepkisi bir zehir gözünde olduğundan ona tolerans geliştiriyor. Aynı etki için yüksek oran gerekiyor ve hayatın daha iyi olması beklenirken, lanet bir çukura doğru gidiliyor.

Belgeselde, bu konu meyve suyu örneği ile çok güzel pekiştiriliyor. Bir oturuşta kaç elma yersiniz? En fazla 2 ve tok hissedersiniz. Bir elmada 3 çay kaşığı şeker var. Yani 6 çay kaşığı şeker yiyorsunuz. Mesele bu değil ama, elma vücuda lif ve diğer vitamin ve minareller ile giriyor. İnsülin yavaşça artıyor, yani yavaş bir şekilde ortalama bir keyife varıyorsunuz. Ardından yavaş bir şekilde çekiliyor, siz hissetmiyorsunuz bile. Biyolojik boyutta oluyor bitiyor. Bir bardak elma suyunda kaç tane elma var (%100 elma suyunu kastediyorum, diğer ekstra şekerlileri mevzu bahsetmeye bile gerek yok). 4 tane var. Ama çok şükürler olsun ki içindeki lif, minarel ve vitaminleri ayırdık(!) Böylece pat diye girdi şeker, pat diye çıktı. Neden kalbim acıyor, neden mutsuzum? Buradaki ilginç olan şudur; meyve suyu içtiğinizde ağzınızda ve beyninizde bir şey hissedersiniz. İçinize girdiğini anlarsınız. Hatta çekildiğinde mutsuz olduğunuzu da anlarsınız. Bunu şekerin yaptığı görmek için ise okumak, öğrenmek ve dinlemek gerektir.



Reklamlar?

EN TATLI SABAHLAR ÇOKOKREMLE BAŞLAR ÇOKOKREM! Evet ailecek masaya oturduk ve neşeyle çokoremimizi ekmeğimizin üstüne sürüyoruz. Herkes bir neşede, herkes çok mutlu. Babam oradan diyor, “oğlum uzat şu çokokremi , az daha mutlu olayım”. Böyle bir kahvaltı sofrası asla oluşmadı, oluşsa bile inanın bunu çokorem değil siz yaptınız. Burada televizyondaki gibi şöyle bir kesit geçelim REKLAMMLAARR! Beyninizin yıkanmasına hazır mısınız? Mutlu bir aile tablosu, mutlu insanlar ve oradan yakın bir çekim. Çokokrem yiyen bir çocuk, neşeyle gülüyor. Bu neyi ima ediyor? Reklamların temel amacı ürünü tanıtmaktır, dayatmak değil. Burada bir dayatma vardır. Yeni bir ürün tanıttık değil, “bak bu ürün seni mutlu edecek” sözü vardır. Neden bir meyve, sebze reklamı göremiyoruz? Neden sağlıklı ürünlerin reklamları kamu spotu şeklinde veriliyor. Ama yapmayın be! Bu reklamdan etkilenip, ben şekerli ürün yiyeceğim? Hadi yürü git işine! Vee Güven yanılgısı! Ayrı bir başlığı hakkeden bir kavram.

Şeker bir bağımlılık yapıcı maddedir, bu artık bilinen bir gerçek. Şimdi size harbi soruyorum; “Bir tane sigaranın sizi bağımlı edebileceğine inanıyor musunuz?” Yani şunu sormak istiyorum, bir sigara içtiğinizde sigara bağımlısı olacak kadar ileri gidebileceğinize inanıyor musunuz? Bu soruyu bende düşündüm ve ilginç bir şekilde ‘hayır’ cevabını verdim. Hayatımda hiç sigara kullanmadım ve bağımlı edebileceğini düşünmüyorum ama olanlar tam olarak bu güven yanılgısı ile oluyor. Şeker de aynı kefede! “Bağımlı olacağım! Kim..! Ben...! Peh...! Yürü git oğlum biz delikanlı adamız. Ver oradan bir sigara abine.” Ve çoktan bağımlı oldu bile. Şekerin ise bu denli büyük bir etki yaptığı kimse tarafından kabul edilemiyor, düşünün ki sigara hakkında müthiş bir bilgi topluluğu varken yapılamıyor. Şeker de nasıl yapılsın?



‘Her giden kalandan bir parça götürür’ derler. O zaman şeker yiyenler olarak bu gemiyi terk etme zamanı geldi. Kalanların kafalarında ancak bu şekilde bir soru işareti bırakabiliriz. Kafalarını kaldırıp aslında bir köle olduklarını ancak böyle görebilirler, lafla bu konu özelinde asla peynir gemisi yürümeyecek. Yapmamız ve göstermemi lazım!
Belgeseli herkese tavsiye ediyorum bu anlamda yapılmış ikna edici bir belgesel .

Forumda bir ölü toprağı var. Bu yazıyı yazmayı aşırı derecede aceleye getirdim. Normalde sınavlarım ve başka yazılar üstünde çalışmalarım var. Yazının kusurlarına bakılmasın ve bildirilsin. Eleştirilere her daim açığız. İyi günler diliyorum!


That Sugar IMDB Sayfası:

thatsugarfilm2.jpg
 

None

Emekli Moderatör
Katılım
30 Ağu 2020
Mesajlar
459
Tepki puanı
863
Puanları
160
İncelemelerde kalite git gide daha da artıyor sanki,sınavlarına rağmen bu güzel incelemeye emek verip foruma kattığın için teşekkürler
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
İncelemelerde kalite git gide daha da artıyor sanki,sınavlarına rağmen bu güzel incelemeye emek verip foruma kattığın için teşekkürler
Güzel sözleriniz için teşekkürler hocam.😊 Gelişimi kendi açımdan görmek zor oluyor , bu tip eleştiriler gelişimi görmemi sağlıyor . Aslında bu yazıyı yazmayacaktim ama forumdaki ölü toprağından dolayı yazmak istedim. Kusurumuz varsa affola.
 

Juniper

Mars Yolcusu
Katılım
19 Tem 2021
Mesajlar
84
Tepki puanı
147
Puanları
43
Web Sitesi
1000kitap.com
Günde 40 çay kaşığı şekeri yer misiniz? Çok mu fazla geldi? İnsanların birçoğu bunu yapıyor. Bu yazımda “That Sugar” belgeselinden yaptığım çıkarımları size aktarmaya çalışacağım. Bildiğiniz gibi Oyun-2 | İşlenmiş Şeker devam ediyor. Bacon’un dediği gibi; “Bilgi Güçtür.” Öğrenmeye ve bilinçlenemeye ihtiyacımız var. Filmi 2.defa izlediğimi belirtmek istiyorum.

Hangi Şeker?

40 çay kaşığı kime söylesek böyle bir şeyi yaptığını inkâr edecektir. “Günde 40 çay kaşığı şeker mi yiyorum? Hadi oradan!” diyecektir. Bu, şekerin ne olduğunun bilinmediği gerçeğini yüzlere vuruyor. Şeker sadece şeker değil; sakaroz, laktoz, glikoz(babaları), yüksek fruktozlu şeker şurubu, glikoz şurubu… (böyle 100’e kadar gider) Bunların hepsi şeker ve farklı işlevleri var. Buradaki en tehlikeli tür; früktozdur. Doğada nadir bulunuyordu ve hiçbir zaman işimize tam anlamıyla yaramadı. Glikoz yaşamamız için gerekli ama früktoz vücut tarafından anlaşılamıyor. O yüzden direk yağa dönüştürülüyor.

İnişli Çıkışlı Ruh Halleri?

Cahiller tarafından bu asla anlaşılmıyor. Bunu bilmeyen insana anlatmak o kadar zor ki! Şekerin insanın hayatına direk sirayet edebileceğini kabul etmek istemiyor (bırakmak zorunda kalacak yoksa). Sağlık risklerini geçtik (gut, Tip2 Diyabet, kalp krizi). Peki psikolojik etki ne olacak? Şeker vücuda hızlı girip hızlı çıkar ve vücudu kandırır. 45 dakika 1 saatlik büyük bir mutluluk durumu oluşur. Enerjik olursunuz, her şeyi yapabilecek güçte hissedersiniz. Sonra akşam ben neden hayatın amacını, neden var olduğumu, ölmek istediğimi anlamlandıramıyorum! Beyin burada büyük bir kandırmacaya gelir. “Şeker yedim mutlu oldum, o zaman şeker beni mutlu ediyor.” Hadi ama beyin bu kadar salak olamazsın! Neden akşamki ruh haline şekerin neden olduğu gerçeğini göremiyor? Çünkü şekerin yararsız ve bu ruh haline sebep olabileceği gerçeğini kabul edemiyor. O hala mutlu ettiğini düşünüyor. O anlık zevki umursuyor ama o zevk sahte bir zevk. Hem mutlu ettiği gerçeğini reddetmeli hem de zararlı olduğunu; bu beyin için bile çok zor. Akşamki ruh halinde adrenalinin dürtmesiyle beyin bir duruyor;” Beyler çocuk üzgün, var mı orda mutlu edecek bir şey?” Vücut itiraz etse de ne çare! Beynin diğer kısımları olayı direk çakıyor.” Hocam şeker vardı, sabah mutlu etmişti, diyor.” Yeniden mutlu olduğunuzu sanıyorsunuz ama olay devam ettikçe mutluluk anları kısalmaya başlıyor, üzgün anlar ise artmaya. Vücudun früktoza tepkisi bir zehir gözünde olduğundan ona tolerans geliştiriyor. Aynı etki için yüksek oran gerekiyor ve hayatın daha iyi olması beklenirken, lanet bir çukura doğru gidiliyor.

Belgeselde, bu konu meyve suyu örneği ile çok güzel pekiştiriliyor. Bir oturuşta kaç elma yersiniz? En fazla 2 ve tok hissedersiniz. Bir elmada 3 çay kaşığı şeker var. Yani 6 çay kaşığı şeker yiyorsunuz. Mesele bu değil ama, elma vücuda lif ve diğer vitamin ve minareller ile giriyor. İnsülin yavaşça artıyor, yani yavaş bir şekilde ortalama bir keyife varıyorsunuz. Ardından yavaş bir şekilde çekiliyor, siz hissetmiyorsunuz bile. Biyolojik boyutta oluyor bitiyor. Bir bardak elma suyunda kaç tane elma var (%100 elma suyunu kastediyorum, diğer ekstra şekerlileri mevzu bahsetmeye bile gerek yok). 4 tane var. Ama çok şükürler olsun ki içindeki lif, minarel ve vitaminleri ayırdık(!) Böylece pat diye girdi şeker, pat diye çıktı. Neden kalbim acıyor, neden mutsuzum? Buradaki ilginç olan şudur; meyve suyu içtiğinizde ağzınızda ve beyninizde bir şey hissedersiniz. İçinize girdiğini anlarsınız. Hatta çekildiğinde mutsuz olduğunuzu da anlarsınız. Bunu şekerin yaptığı görmek için ise okumak, öğrenmek ve dinlemek gerektir.



Reklamlar?

EN TATLI SABAHLAR ÇOKOKREMLE BAŞLAR ÇOKOKREM! Evet ailecek masaya oturduk ve neşeyle çokoremimizi ekmeğimizin üstüne sürüyoruz. Herkes bir neşede, herkes çok mutlu. Babam oradan diyor, “oğlum uzat şu çokokremi , az daha mutlu olayım”. Böyle bir kahvaltı sofrası asla oluşmadı, oluşsa bile inanın bunu çokorem değil siz yaptınız. Burada televizyondaki gibi şöyle bir kesit geçelim REKLAMMLAARR! Beyninizin yıkanmasına hazır mısınız? Mutlu bir aile tablosu, mutlu insanlar ve oradan yakın bir çekim. Çokokrem yiyen bir çocuk, neşeyle gülüyor. Bu neyi ima ediyor? Reklamların temel amacı ürünü tanıtmaktır, dayatmak değil. Burada bir dayatma vardır. Yeni bir ürün tanıttık değil, “bak bu ürün seni mutlu edecek” sözü vardır. Neden bir meyve, sebze reklamı göremiyoruz? Neden sağlıklı ürünlerin reklamları kamu spotu şeklinde veriliyor. Ama yapmayın be! Bu reklamdan etkilenip, ben şekerli ürün yiyeceğim? Hadi yürü git işine! Vee Güven yanılgısı! Ayrı bir başlığı hakkeden bir kavram.

Şeker bir bağımlılık yapıcı maddedir, bu artık bilinen bir gerçek. Şimdi size harbi soruyorum; “Bir tane sigaranın sizi bağımlı edebileceğine inanıyor musunuz?” Yani şunu sormak istiyorum, bir sigara içtiğinizde sigara bağımlısı olacak kadar ileri gidebileceğinize inanıyor musunuz? Bu soruyu bende düşündüm ve ilginç bir şekilde ‘hayır’ cevabını verdim. Hayatımda hiç sigara kullanmadım ve bağımlı edebileceğini düşünmüyorum ama olanlar tam olarak bu güven yanılgısı ile oluyor. Şeker de aynı kefede! “Bağımlı olacağım! Kim..! Ben...! Peh...! Yürü git oğlum biz delikanlı adamız. Ver oradan bir sigara abine.” Ve çoktan bağımlı oldu bile. Şekerin ise bu denli büyük bir etki yaptığı kimse tarafından kabul edilemiyor, düşünün ki sigara hakkında müthiş bir bilgi topluluğu varken yapılamıyor. Şeker de nasıl yapılsın?



‘Her giden kalandan bir parça götürür’ derler. O zaman şeker yiyenler olarak bu gemiyi terk etme zamanı geldi. Kalanların kafalarında ancak bu şekilde bir soru işareti bırakabiliriz. Kafalarını kaldırıp aslında bir köle olduklarını ancak böyle görebilirler, lafla bu konu özelinde asla peynir gemisi yürümeyecek. Yapmamız ve göstermemi lazım!
Belgeseli herkese tavsiye ediyorum bu anlamda yapılmış ikna edici bir belgesel .

Forumda bir ölü toprağı var. Bu yazıyı yazmayı aşırı derecede aceleye getirdim. Normalde sınavlarım ve başka yazılar üstünde çalışmalarım var. Yazının kusurlarına bakılmasın ve bildirilsin. Eleştirilere her daim açığız. İyi günler diliyorum!


That Sugar IMDB Sayfası:

thatsugarfilm2.jpg
Gerçekten şirketler, şekerlerin daha çok dopamin salgilatmasi için reklamlarını bu yönde düzenliyorlar. Çünkü düzen böyle adamın para umrunda, milyonlarca insanın sağlığı değil. Ama insanlarda da biraz sorun var çünkü okumuyorlar ve okuduklarında ise bilgiyi salt gerçekmiş gibi saklıyorlar.halbuki bilgi üzerinde düşünüp doğru olup olmadığını test etmek(tabii her bilginin test edilmesi zorlu olur, bazı bilgiler direkt kabul edilir ve ö bilgiye göre yaşadığımızda istediğimiz sonuçları elde ediyorsak bilgiyi uygulamaya devam ederiz) lazımdır. Bu yüzden endüstriyel şekerlerden uzak durup test edicem. Emeğin için teşekkürler
 

izleyici1

Jüpiter Yolcusu
Katılım
13 Tem 2020
Mesajlar
178
Tepki puanı
271
Puanları
84
allah razı olsun hocam güzel bir paylaşım
fakat konu biraz daha uzun ve detaylı olmalı
bende nofapta 90 güne ulaşabilirsem
şeker bağımlılığı sağlıklı gıda üzerine konu hazırlıyacam inşaallah

5 seneden fazla uzun süredir şekeri bıraktım
şuan şeker kelimesinden bile iğreniyorum
böyle zevksizlik olmaz diyorum
arada bir bim den çikolata alıyorum şekersiz veya bitter
ama onuda bırakmayı planlıyorum

diş hijyenimi kaybettim şuan ön dişlerim sallanıyor
sadece diş sağlığı için bile bu şeker çay çikolata bırakılmalı

kardeşim the sugar belgeselinden sonra 20 kilodan fazla verdi
hele bu kola hazır meyve suları direk yağ olarak vücuda depolanıyor
obez olmaya değmez
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Gerçekten şirketler, şekerlerin daha çok dopamin salgilatmasi için reklamlarını bu yönde düzenliyorlar. Çünkü düzen böyle adamın para umrunda, milyonlarca insanın sağlığı değil. Ama insanlarda da biraz sorun var çünkü okumuyorlar ve okuduklarında ise bilgiyi salt gerçekmiş gibi saklıyorlar.halbuki bilgi üzerinde düşünüp doğru olup olmadığını test etmek(tabii her bilginin test edilmesi zorlu olur, bazı bilgiler direkt kabul edilir ve ö bilgiye göre yaşadığımızda istediğimiz sonuçları elde ediyorsak bilgiyi uygulamaya devam ederiz) lazımdır. Bu yüzden endüstriyel şekerlerden uzak durup test edicem. Emeğin için teşekkürler
Çok teşekkürler hocam .😊
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
allah razı olsun hocam güzel bir paylaşım
fakat konu biraz daha uzun ve detaylı olmalı
bende nofapta 90 güne ulaşabilirsem
şeker bağımlılığı sağlıklı gıda üzerine konu hazırlıyacam inşaallah

5 seneden fazla uzun süredir şekeri bıraktım
şuan şeker kelimesinden bile iğreniyorum
böyle zevksizlik olmaz diyorum
arada bir bim den çikolata alıyorum şekersiz veya bitter
ama onuda bırakmayı planlıyorum

diş hijyenimi kaybettim şuan ön dişlerim sallanıyor
sadece diş sağlığı için bile bu şeker çay çikolata bırakılmalı

kardeşim the sugar belgeselinden sonra 20 kilodan fazla verdi
hele bu kola hazır meyve suları direk yağ olarak vücuda depolanıyor
obez olmaya değmez
Yazıyı acele yazdım o yüzden basit kaldı. Belki detaylandiririm . 20 kilo gerçekten iyi bir sayı , belgeselin ne kadar iyi ve anlaşılır anlattığınin kanıtı . İnşallah en yakın zamanda sizden de bir yazı bekliyoruz.
 

Targetlock

Deneyimli Üye
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
455
Tepki puanı
601
Puanları
160
Şekeri de hayatından çıkaranlar tembelliklerinden , yapmaları gereken şeylerden kaçtıklarından dolayı çektiği gereksiz acıyı bastırmak için nereye kaçacaklar ?
Bu sorunun cevabı kuvvetle muhtemel bir sonraki bağımlılık durağıdır.

Sonuç olarak kendi belirledikleri sorumlulukları yerine getirme konusunda duyarlı kimseler bana göre bağımlılıklardan daha rahat kurtuluyor.
Şeker de bu semptomlardan birisidir.
Belgeseli birkaç yıl önce izlemiştim. Güzel belgesel.
Yazı da bir o kadar güzel olmuş. Dahasını yapman için cesaretlendirilmeyi hak edenlerdensin.
Tebrik ederim.
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Şekeri de hayatından çıkaranlar tembelliklerinden , yapmaları gereken şeylerden kaçtıklarından dolayı çektiği gereksiz acıyı bastırmak için nereye kaçacaklar ?
Bu sorunun cevabı kuvvetle muhtemel bir sonraki bağımlılık durağıdır.

Sonuç olarak kendi belirledikleri sorumlulukları yerine getirme konusunda duyarlı kimseler bana göre bağımlılıklardan daha rahat kurtuluyor.
Şeker de bu semptomlardan birisidir.
Belgeseli birkaç yıl önce izlemiştim. Güzel belgesel.
Yazı da bir o kadar güzel olmuş. Dahasını yapman için cesaretlendirilmeyi hak edenlerdensin.
Tebrik ederim.
Aslında ilk cümlenize ithafen şunu söyleyebilirim ; bilinçlenmekten ve bir müddet şekerden uzak durduktan sonra kontrol kaybı olmaksızın arada sırada şekerli ürün yemeyi sakıncalı görmüyorum. Ev yapımı kek olur, çikolata olur. Ara sıra yenebilir ama bu yemek stilini değiştirdikten ve bilinçlendikten sonra yapılmalı. Aslında sıralama şöyle ; bakış açısı(kandırıldığınızı anlamak) , irade, disiplin... Ben şu anda şöyle bir sıkıntı çekiyorum; tamam şekeri bıraktım ama yerine ne koyacağız, öğle vakitlerinde şekerli ürün tükettiğim oluyordu, beyin yeni bir şey istiyor yoksa eskiyi yapmak için beni zorlayacak. Yoksa dediğiniz gibi yeni bir bağımlılık durağı sıkıntı. Güzel sözleriniz için teşekkürler :)
 

IHG

Venüs Yolcusu
Yardımcı Moderatör
Katılım
31 Tem 2021
Mesajlar
80
Tepki puanı
113
Puanları
39
Ah şeker bu kadar zararlı olduğunu bilseydim severmiydim seni ;) paylaşımın gerçekten çok faydalı tessekurler.
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Zararlı değildim , işlediler beni .Aldılar arkadaşlarım lifle vitaminleri yanımdan , bende çıkardım hıncımı insanlardan. 😂😂

Çok teşekkür ediyorum .
 

Tırnovalı

Merkür Yolcusu
Katılım
12 Kas 2021
Mesajlar
81
Tepki puanı
173
Puanları
48
Konusu gelmişken bir şey sorayım. Şeker bağımlısı olduğumu söyleyemem. Tatlıyı çok severim ama bırakmak da çok koymuyor. Ancak sorum şu; irade kapasitemiz belli. İrade yorgunluğu diye bir şey var. Bunu sadece nofapa ayırsam, şekeri şimdilik sorun yapmasam mı daha iyi yoksa şekeri de bırakmak nofapa yardımcı olur mu? Ne dersiniz. (İrademi şeker yememek için değil annemin ısrarlarına karşı koymak için harcıyorum.😄)
 
Son düzenleme:

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
545
Tepki puanı
1,256
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Konusu gelmişken bir şey sorayım. Şeker bağımlısı olduğumu söyleyemem. Tatlıyı çok severim ama bırakmak da çok koymuyor. Ancak sorum şu; irade kapasitemiz belli. İrade yorgunluğu diye bir şey var. Bunu sadece nofapa ayırsam, şekeri şimdilik sorun yapmasam mı daha iyi yoksa şekeri de bırakmak nofapa yardımcı olur mu? Ne dersiniz.
Hocam bu noktada tüm şekerli ürünleri bırakma istersen , bazılarına izin ver hayatına tam anlamıyla zararlı değilse . Şeker bağımlısı değilsen bence yiyebilirsin ama paketli ürünlerden olabildiğince uzak dur , gene de bazen yiyebilirsin . Mesele kontrol kaçmasın.
Bende kaçtığı için komple bırakıyorum bir müddet sonra bende yiyeceğim.
 
Son düzenleme:
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst