Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Diriyken Ölü Gibi Yaşamak

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
Hepinize hayırlı akşamlar beyler biraz sohbet edelim dedim. Konu amacına uygun yaşayamamam.Beyler son 3-4 aydır bi boşvermişlik var be.Eskiden olsa birşeyler yapmaya çalışır,pmo ile savaşır,her daim umudumu diri tutmaya çalışırdım.Son zamanlarda solmuş bir çiçek gibiyim.Hayat amacımı biliyorum,hayat ne için yaşanır,ne için ölünür ,bunları biliyorum.Ama başta da dedim ya bir boşvermişlik var be.Kendimi iyice bu illete teslim ettim maalesef.Şöyle günüme bir bakıyorum.Uyan bir parti pmo at 2-3 saat boyunca beynin uyşsun bir dizi veya film izle,biraz mobil oyun ve yatmadan önce son defa bir pmo daha yine beynin uyuşsun ve uyu.Döngü bu ya şöyle bir bakıyorum yaşadığım hayata, diyorum ki ahırdaki inek bile senden daha faydalı en azından etinden,sütünden faydalanıyoruz sen neişe yarıyorsun? diyorum kendi kendime.Herşey bitmiş,bir daha düzelmiycekmiş gibi hareket ediyorum. En çok koyanlardan biride ne biliyor musunuz? iki yüzlü bir hayat yaşamam, ailem,akrabalarım,tanıdıklarım beni gerçekten çok severler ve bunuda belli ederler.Ama asla beni böyle biri olarak tanımıyorlar.Beni ahlaklı,onurlu,karı kız ayağı olmayan,belirli bir omurgası olan bir olarak tanıyorlar.Ben ise tam tersi ve bu beni diriyken ölü hale çeviriyor. Onlara yaptığım bu iki yüzlülük,ihanet bana çok koyuyor.Biliyorum birçoğunuz bu yazıyı sonuna kadar okumayacak bile,okusa yazmayacak bile ama olsun mesele içimi dökmek.Süreciniz daim olsun
 

Stoic Legionnaire

Ay Yolcusu
Katılım
1 Tem 2022
Mesajlar
39
Tepki puanı
41
Puanları
21
Yaş
22
Konum
İzmir
Merhaba, uzun süredir forumda üyeliğim vardı ama pasiftim, bu yazını okuyunca cevap yazmak istedim.

Ben de senin gibi ikili bir hayat yaşıyorum. Çevremde beni onurlu, hedeflerine koşan ve saygılı biri olarak bilirler. Gerçekten karakterim düzgündür ama yaptıklarım değil, boş şeyler yapıyorum. Kaliteli bir liseye gitmeme rağmen vizyonsuz olduğum için bir faydası olmadı, liseden mezun olalı 3,5 yıl oldu; hâlâ boşluk ve anlamsızlık denizinde yüzüyorum.

Vizyonum olmadı çünkü hayâl kurmadım. Hayâl kurmadım çünkü istemedim, istemedim çünkü kendimi uyuşturdum. YouTube'da belki rastlamışsındır "sıkılmanın önemi" tarzı videolara. Bu önemi ben yaşayarak anladım. Zamanında sıkılsaydım, hayatımı değiştirmek için adımlar atmak isterdim, bunun için hayâller kurardım. O hayâller vizyona dönüşürdü, o vizyonla tutarlı ve sağlam hedefler yapıp onları uygulanabilir bir plana aktarıp gerçekleştirirdim. Ama hiçbiri olmadı çünkü hiç sıkılmadım; kendimi PMO, oyun, müzik, dizi-film, televizyonla uyuşturdum. Sağlıklı beslenmedim çünkü kendimi abur cuburla besledim. Sağlıklı gelişemedim çünkü geceleri 3'de yatıp sabahları 11'de kalktım. Ya da sırf biraz daha fazla oyun oynamak için çok daha az uyudum.

Sanki 5 yıl beni bir başkası yönetmiş gibi hissediyorum. Verdiğim kararları sanki başka birisi alıp uygulamış, ben sadece bu gözlerden izlemişim gibi. Şimdi kontrol bana verilmiş gibi.

Sen de böyle düşün. Geçmişi kontrol edemeyiz, ki iyi ki edemeyiz çünkü edebilsek düşünsene, o kadar dert arasında bir de geçmişe gidip hatalarımızı düzeltme sorumluluğumuz olacaktı.

"Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır." - Marcus Aurelius

Belki saatlerce yazabilirim ama son olarak ölümden bahsedeyim. Ölümden kaçış yok ama en azından ona dair hissettiğimiz korkuyu en aza indirebiliriz. Bunu nasıl mı yaparız? Ölüme en yakın şekilde yaşayarak. Bu ne demek? Odanın bir köşesinde, yatağa bağımlı yaşamak mı? Hayır, dünyevi zevklerden kendimizi arındırarak. İrademizi geliştirerek... Diğer insanlar bizim ne kadar önümüzde olursa olsun, ne kadar zengin olurlarsa olsunlar; ölümden en az korkan adam kadar kimse zengin değildir.

Eğer hiçbir amaç hissetmiyorsan şu an hayatta, bari ölüm korkunu en aza indirmeyi amaç edin. Zevklerden arınıp neredeyse bir ölü gibi yaşamaya başladığında, bu hayata neden geldiğini anlayabilirsin belki de. O an zaten tüm kötü alışkanlıklar geride kalmış olur, kalan ömründe de o amaç için yaşarsın.

Bu arada sana sesleniyor gibi yazdım ama hem sana yazıyorum hem kendime. Beraber başaracağız.

"İnsan hazdan üstün olduğu gün, acıdan da üstün olacaktır." - Seneca

45-facts-about-the-roman-empire-1719325683.jpg
 

oldschool

Merkür Yolcusu
Meydan Okuma Rozeti
Katılım
30 Eyl 2022
Mesajlar
96
Tepki puanı
190
Puanları
48
Aslında yazdığın bu yazıda hepimizden bir parça var sevgili dostum. Uzun yıllardır savaşın içindeyim bazen yendim bazen yenildim. Ama ben bir yola çıkarken hep şunu biliyorum "ölmediğin sürece tekrar baştan başlayabilirsin". Hayat senden umudunu kesmemiş sana bir nefes bir gün daha verilmiş işte. Bunu sen hak ederek kazanmadın dostum bu sana verildi. Belki bir nedeni vardır.

Eğer sabah uykudan uyanabiliyorsan gözlerini açabildiysen, sana bir şans daha verilmiş demektir. Ondadn sonrası bizim kendi kendimize verdiğimizz kararlar zincirinden ibaret.

Bizimle samimi duygularını paylaştığın için teşekkürler.
 

skywalker

Mars Yolcusu
Katılım
28 Eki 2021
Mesajlar
59
Tepki puanı
129
Puanları
43
Hepinize hayırlı akşamlar beyler biraz sohbet edelim dedim. Konu amacına uygun yaşayamamam.Beyler son 3-4 aydır bi boşvermişlik var be.Eskiden olsa birşeyler yapmaya çalışır,pmo ile savaşır,her daim umudumu diri tutmaya çalışırdım.Son zamanlarda solmuş bir çiçek gibiyim.Hayat amacımı biliyorum,hayat ne için yaşanır,ne için ölünür ,bunları biliyorum.Ama başta da dedim ya bir boşvermişlik var be.Kendimi iyice bu illete teslim ettim maalesef.Şöyle günüme bir bakıyorum.Uyan bir parti pmo at 2-3 saat boyunca beynin uyşsun bir dizi veya film izle,biraz mobil oyun ve yatmadan önce son defa bir pmo daha yine beynin uyuşsun ve uyu.Döngü bu ya şöyle bir bakıyorum yaşadığım hayata, diyorum ki ahırdaki inek bile senden daha faydalı en azından etinden,sütünden faydalanıyoruz sen neişe yarıyorsun? diyorum kendi kendime.Herşey bitmiş,bir daha düzelmiycekmiş gibi hareket ediyorum. En çok koyanlardan biride ne biliyor musunuz? iki yüzlü bir hayat yaşamam, ailem,akrabalarım,tanıdıklarım beni gerçekten çok severler ve bunuda belli ederler.Ama asla beni böyle biri olarak tanımıyorlar.Beni ahlaklı,onurlu,karı kız ayağı olmayan,belirli bir omurgası olan bir olarak tanıyorlar.Ben ise tam tersi ve bu beni diriyken ölü hale çeviriyor. Onlara yaptığım bu iki yüzlülük,ihanet bana çok koyuyor.Biliyorum birçoğunuz bu yazıyı sonuna kadar okumayacak bile,okusa yazmayacak bile ama olsun mesele içimi dökmek.Süreciniz daim olsun
Bu bosvermislik hissi gercekten cok kotu, bazen kendimde de hissediyorum fakat boyle durumlarda bence bi durup silkelenmek, sorgulamak lazim. Hayat Kolay degil gercekten ama bizim yerimizde olmak icin de canini vericek insanlar var bu dunyada, bir cok ayricaliga sahibiz fakat hakkini vererek yasamiyoruz. Insanlarin dusuncelerine, dediklerine takila takila zaman olduruyoruz. Cozumun ne oldugunu bilmiyorum fakat Tek bildigim sey ne olursa olsun devam etmemiz, sabir etmemiz gerekiyor.
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
Merhaba, uzun süredir forumda üyeliğim vardı ama pasiftim, bu yazını okuyunca cevap yazmak istedim.

Ben de senin gibi ikili bir hayat yaşıyorum. Çevremde beni onurlu, hedeflerine koşan ve saygılı biri olarak bilirler. Gerçekten karakterim düzgündür ama yaptıklarım değil, boş şeyler yapıyorum. Kaliteli bir liseye gitmeme rağmen vizyonsuz olduğum için bir faydası olmadı, liseden mezun olalı 3,5 yıl oldu; hâlâ boşluk ve anlamsızlık denizinde yüzüyorum.

Vizyonum olmadı çünkü hayâl kurmadım. Hayâl kurmadım çünkü istemedim, istemedim çünkü kendimi uyuşturdum. YouTube'da belki rastlamışsındır "sıkılmanın önemi" tarzı videolara. Bu önemi ben yaşayarak anladım. Zamanında sıkılsaydım, hayatımı değiştirmek için adımlar atmak isterdim, bunun için hayâller kurardım. O hayâller vizyona dönüşürdü, o vizyonla tutarlı ve sağlam hedefler yapıp onları uygulanabilir bir plana aktarıp gerçekleştirirdim. Ama hiçbiri olmadı çünkü hiç sıkılmadım; kendimi PMO, oyun, müzik, dizi-film, televizyonla uyuşturdum. Sağlıklı beslenmedim çünkü kendimi abur cuburla besledim. Sağlıklı gelişemedim çünkü geceleri 3'de yatıp sabahları 11'de kalktım. Ya da sırf biraz daha fazla oyun oynamak için çok daha az uyudum.

Sanki 5 yıl beni bir başkası yönetmiş gibi hissediyorum. Verdiğim kararları sanki başka birisi alıp uygulamış, ben sadece bu gözlerden izlemişim gibi. Şimdi kontrol bana verilmiş gibi.

Sen de böyle düşün. Geçmişi kontrol edemeyiz, ki iyi ki edemeyiz çünkü edebilsek düşünsene, o kadar dert arasında bir de geçmişe gidip hatalarımızı düzeltme sorumluluğumuz olacaktı.



Belki saatlerce yazabilirim ama son olarak ölümden bahsedeyim. Ölümden kaçış yok ama en azından ona dair hissettiğimiz korkuyu en aza indirebiliriz. Bunu nasıl mı yaparız? Ölüme en yakın şekilde yaşayarak. Bu ne demek? Odanın bir köşesinde, yatağa bağımlı yaşamak mı? Hayır, dünyevi zevklerden kendimizi arındırarak. İrademizi geliştirerek... Diğer insanlar bizim ne kadar önümüzde olursa olsun, ne kadar zengin olurlarsa olsunlar; ölümden en az korkan adam kadar kimse zengin değildir.

Eğer hiçbir amaç hissetmiyorsan şu an hayatta, bari ölüm korkunu en aza indirmeyi amaç edin. Zevklerden arınıp neredeyse bir ölü gibi yaşamaya başladığında, bu hayata neden geldiğini anlayabilirsin belki de. O an zaten tüm kötü alışkanlıklar geride kalmış olur, kalan ömründe de o amaç için yaşarsın.

Bu arada sana sesleniyor gibi yazdım ama hem sana yazıyorum hem kendime. Beraber başaracağız.



Ekli dosyayı görüntüle 2124
Çok benzer hayatlarımız var.Bende liseden mezun olalı 4 yıl oldu.Bende gece 2 civarı uyuyup 11-12 gibi kalkan biriyim.Ölüm meselesine bende şöyle düşünüyorum ölüm bir hakikat nasıl 2+2=4 ediyorsa (hatta ondan daha kesin) bir gün öleceğimiz kesin.Aslında mesele yaşamak yani madem şu hayatta tek atımlık kurşunumuz var hedefi tam 12'den vurmalıyız o zaman yani adam gibi yaşamalıyız bir dava uğruna yaşamalıyız ki ölümümüzün bir anlamı olsun...
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
Aslında yazdığın bu yazıda hepimizden bir parça var sevgili dostum. Uzun yıllardır savaşın içindeyim bazen yendim bazen yenildim. Ama ben bir yola çıkarken hep şunu biliyorum "ölmediğin sürece tekrar baştan başlayabilirsin". Hayat senden umudunu kesmemiş sana bir nefes bir gün daha verilmiş işte. Bunu sen hak ederek kazanmadın dostum bu sana verildi. Belki bir nedeni vardır.

Eğer sabah uykudan uyanabiliyorsan gözlerini açabildiysen, sana bir şans daha verilmiş demektir. Ondadn sonrası bizim kendi kendimize verdiğimizz kararlar zincirinden ibaret.

Bizimle samimi duygularını paylaştığın için teşekkürler
Mesele de bu ya zaten hataların dönüşü olabildiğini kavramak ve gününü en iyi şekilde geçirmek ne düne sahibiz ne de geleceğe sahip olduğumuz tek şey şimdiki zamanımızdır
 

Stoic Legionnaire

Ay Yolcusu
Katılım
1 Tem 2022
Mesajlar
39
Tepki puanı
41
Puanları
21
Yaş
22
Konum
İzmir
Çok benzer hayatlarımız var.Bende liseden mezun olalı 4 yıl oldu.Bende gece 2 civarı uyuyup 11-12 gibi kalkan biriyim.Ölüm meselesine bende şöyle düşünüyorum ölüm bir hakikat nasıl 2+2=4 ediyorsa (hatta ondan daha kesin) bir gün öleceğimiz kesin.Aslında mesele yaşamak yani madem şu hayatta tek atımlık kurşunumuz var hedefi tam 12'den vurmalıyız o zaman yani adam gibi yaşamalıyız bir dava uğruna yaşamalıyız ki ölümümüzün bir anlamı olsun...
"Hayatın tadını çıkar." cümlesinden ne anlıyorsun? İnsanlar bu hayata zevk, şamata, eğlence, cinsel ilişki vb. için gönderildiklerini düşünüyorlar herhalde ki böyle bir söz çıkmış ortaya. Halbuki temel olarak 2 amacımız var; hayatta kalmak ve üremek. Ve biz bilinçli olduğumuz için üremek opsiyonel, yani üremeden de sağlıklı bir hayat yaşayabiliriz. Geriye tek amaç kalıyor, hayatta kalmak. Ama insanız, düz salt hayatta kalmak bizi kesmiyor. İşte orada 3. bir amaç gerekiyor, ben de buna "Gelişim" diyorum. Bu hayatta en zevkli şey orgazmdır, ikincisi ise gelişimdir bana göre. Orgazmı biliyoruz ne işe yaradığını :D bizi üremek için motive eden his, bunu geçelim. İkincisi, işte gelişim hissi, oraya yoğunlaşmamız gerek. Oraya yoğunlaştık mı, bu hayatta ölene dek bu üstümüzdeki boş vermişliği atacağız, inanıyorum.

Bu arada çok ukala gibi yazmışım şimdi fark ettim :D kusura bakma, düz konuşayım en iyisi. Nasılsın?
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
Bu bosvermislik hissi gercekten cok kotu, bazen kendimde de hissediyorum fakat boyle durumlarda bence bi durup silkelenmek, sorgulamak lazim. Hayat Kolay degil gercekten ama bizim yerimizde olmak icin de canini vericek insanlar var bu dunyada, bir cok ayricaliga sahibiz fakat hakkini vererek yasamiyoruz. Insanlarin dusuncelerine, dediklerine takila takila zaman olduruyoruz. Cozumun ne oldugunu bilmiyorum fakat Tek bildigim sey ne olursa olsun devam etmemiz, sabir etmemiz gerekiyor.
Bu bağımlılığın en kötü taraflarından biriside "sorgulamayı bıraktırması" bir problemle veya kendisiyle ilgili bir sıkıntıyla karşılaştığında sağlıklı bir insan düşünür,problemi inceler,çözümleri araştırır ve sonunda yola koyulur.Biz ise ne yapıyoruz? Pmo'ya sığınıyoruz bu da sadece daha fazla kafamızı kuma gömmemize sebep oluyor.Bence ilk önce pmo'yu bırakmamız lazım.Düşünsenize bir şehir bombalanıyor şehir harap oluyor ve bizler bu bombalama devam ederken şehir inşasına koyuluyoruz ama yaptıklarımız tekrardan mahvoluyor.Önce bombardımanı yani pmo'yu durdurmalıyız bence
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
"Hayatın tadını çıkar." cümlesinden ne anlıyorsun? İnsanlar bu hayata zevk, şamata, eğlence, cinsel ilişki vb. için gönderildiklerini düşünüyorlar herhalde ki böyle bir söz çıkmış ortaya. Halbuki temel olarak 2 amacımız var; hayatta kalmak ve üremek. Ve biz bilinçli olduğumuz için üremek opsiyonel, yani üremeden de sağlıklı bir hayat yaşayabiliriz. Geriye tek amaç kalıyor, hayatta kalmak. Ama insanız, düz salt hayatta kalmak bizi kesmiyor. İşte orada 3. bir amaç gerekiyor, ben de buna "Gelişim" diyorum. Bu hayatta en zevkli şey orgazmdır, ikincisi ise gelişimdir bana göre. Orgazmı biliyoruz ne işe yaradığını :D bizi üremek için motive eden his, bunu geçelim. İkincisi, işte gelişim hissi, oraya yoğunlaşmamız gerek. Oraya yoğunlaştık mı, bu hayatta ölene dek bu üstümüzdeki boş vermişliği atacağız, inanıyorum.

Bu arada çok ukala gibi yazmışım şimdi fark ettim :D kusura bakma, düz konuşayım en iyisi. Nasılsın?
Ya gelişimi temellendirmek lazım ama yani tek bir alan,davaya odaklanmak lazım diye düşünüyorum.Uğraşıyorum sen napıyon nasılsın süreç nasıl gidiyor
 

Stoic Legionnaire

Ay Yolcusu
Katılım
1 Tem 2022
Mesajlar
39
Tepki puanı
41
Puanları
21
Yaş
22
Konum
İzmir
Ya gelişimi temellendirmek lazım ama yani tek bir alan,davaya odaklanmak lazım diye düşünüyorum.Uğraşıyorum sen napıyon nasılsın süreç nasıl gidiyor
Sağ ol iyiyim, "Şükretmek Bizi Nasıl Etkiler?|Sinan Canan ile Açık Beyin" videosunu izliyordum bir yandan. Günün çoğu zamanında "ya ne ara geçti bu kadar zaman" diyorum, bunu aşabilmenin yolu var mıdır? Durup dururken aklıma geliyor, üzülüyorum. "Ulan ne ara 22 oldum, daha 18'i dün gibi hatırlıyorum." diyorum. Bence bunun sebebi de boşluk. Yani düşünsene, beyni bir bilgisayar gibi düşün. Her gece anıları kaydediyor. Bakıyor güne; PMO + oyun. Yeni bilgi var mı, yok. Öbür gün aynı, öbür gün aynı. Hadi diyelim 15 günde 1 kayda değer gün yaşadın, yılda yaklaşık 24 gün yaptı. 1 yıl geçip gidiyor, sonra diyoruz ki "1 ay gibi geçti." sebebi bu işte, boşluk. Sence?

 
Katılım
10 Mar 2021
Mesajlar
390
Tepki puanı
884
Puanları
160
Hepinize hayırlı akşamlar beyler biraz sohbet edelim dedim. Konu amacına uygun yaşayamamam.Beyler son 3-4 aydır bi boşvermişlik var be.Eskiden olsa birşeyler yapmaya çalışır,pmo ile savaşır,her daim umudumu diri tutmaya çalışırdım.Son zamanlarda solmuş bir çiçek gibiyim.Hayat amacımı biliyorum,hayat ne için yaşanır,ne için ölünür ,bunları biliyorum.Ama başta da dedim ya bir boşvermişlik var be.Kendimi iyice bu illete teslim ettim maalesef.Şöyle günüme bir bakıyorum.Uyan bir parti pmo at 2-3 saat boyunca beynin uyşsun bir dizi veya film izle,biraz mobil oyun ve yatmadan önce son defa bir pmo daha yine beynin uyuşsun ve uyu.Döngü bu ya şöyle bir bakıyorum yaşadığım hayata, diyorum ki ahırdaki inek bile senden daha faydalı en azından etinden,sütünden faydalanıyoruz sen neişe yarıyorsun? diyorum kendi kendime.Herşey bitmiş,bir daha düzelmiycekmiş gibi hareket ediyorum. En çok koyanlardan biride ne biliyor musunuz? iki yüzlü bir hayat yaşamam, ailem,akrabalarım,tanıdıklarım beni gerçekten çok severler ve bunuda belli ederler.Ama asla beni böyle biri olarak tanımıyorlar.Beni ahlaklı,onurlu,karı kız ayağı olmayan,belirli bir omurgası olan bir olarak tanıyorlar.Ben ise tam tersi ve bu beni diriyken ölü hale çeviriyor. Onlara yaptığım bu iki yüzlülük,ihanet bana çok koyuyor.Biliyorum birçoğunuz bu yazıyı sonuna kadar okumayacak bile,okusa yazmayacak bile ama olsun mesele içimi dökmek.Süreciniz daim olsun
Açıkçası son bir iki haftadır senin hissettiklerin gibi hissediyorum. Bir bosvermislik ve amaçsızlık hakim oldu. Bunun en buyuk sebebi işimden ayrilmak oldu. Belki fevri davrandim, belki cok duygusalim ama aldigim karardan da pisman degilim. Cunku calistigim yerde - ki o calistigim yerde daha bir ay bile olmamisti calismaya başlayalı - mobbing yapıldı. Ben de huzurlu olmadigim yerde calismam diyip ayrildim işten. Simdi ise evde boş boş oturuyorum ve ne yapmam gerektigini düşünüyorum.

Askere gitmek geldi ilk olarak aklıma ama askere gitmek benim icin son durak olur diye düşündüm hep. İntihar dusuncelerimi epik bir kılıf ile örtmek anlamına gelecekti benim için. Daha once de böyle düşündüm ama askere gidemedim. Belki de Allah intihar etmemi istemiyor ve önümü kapattı. Belki Allah'ın benden istediği savaşmam ve bir şeyleri başarmamı istemesidir. Ancak ne yapacağımı bilemiyorum o ayrı mesele.

Elimde bir mesleğim var her ne kadar az da çalışmış olsam da. Meslek degistirme fikri aklıma geliyor ancak ne meslek yapmak sorusundan tut, ne kadar zaman kaybettirecek sorusuna kadar birçok soru oluşuyor. Elimdeki malzemeyi en verimli şekilde kullanmam gerekecek.

Bu yazdıklarim da kendi iç dokmem ve bundan da ders cikarabilirsin diye düşünüyorum. Boşvermişlik hissi kesinlikle amaçsızlık ve hedefsizlikten kaynaklanan bir durum. Maddi ve manevi iki farkli hedefin olsun. O iki hedef seni olmak istedigin en iyi versiyonuna dönüştürsün.​
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
Sağ ol iyiyim, "Şükretmek Bizi Nasıl Etkiler?|Sinan Canan ile Açık Beyin" videosunu izliyordum bir yandan. Günün çoğu zamanında "ya ne ara geçti bu kadar zaman" diyorum, bunu aşabilmenin yolu var mıdır? Durup dururken aklıma geliyor, üzülüyorum. "Ulan ne ara 22 oldum, daha 18'i dün gibi hatırlıyorum." diyorum. Bence bunun sebebi de boşluk. Yani düşünsene, beyni bir bilgisayar gibi düşün. Her gece anıları kaydediyor. Bakıyor güne; PMO + oyun. Yeni bilgi var mı, yok. Öbür gün aynı, öbür gün aynı. Hadi diyelim 15 günde 1 kayda değer gün yaşadın, yılda yaklaşık 24 gün yaptı. 1 yıl geçip gidiyor, sonra diyoruz ki "1 ay gibi geçti." sebebi bu işte, boşluk. Sence?

Aynen zaman çok hızlı geçiyor ve bu konuya bir çok açıdan bakabilriz. Zaten insanın ömrü çok kısa çok basit bir hesaplama yapalım. Bir insanın günde 8 saat uyuduğunu düşünelim. 60 yaşındaki bir birey ömrünün tam tamına 20 yılını uykuda geçiriyor. Bu dehşet bir şey bende 22 yaşındayım mesela düşünsene 20 yaşındaki bir birey ömrü boyunca uyuyor. Bencede verimlilik ile bakan bir yönü var. Yani bakıyorsun 22 yaşındayım bu yaşına kadar ne yaptın? diye kendime sorduğumda dolu dolu bir cevap veremiyorum ve bu dehşet bir şey, beni çok yıpratıyor ama birde işin şu kısmı var henüz 22 yaşındayız da diyebilir ve geri kalan ömrümüzü dolu bir şekilde geçirebilriz. Bu farkındalığa erken bir yaşta farkına vardık çünkü, bu durumun 50-60 yaşında da farkına varabilirdik ve asıl felaket o zaman olurdu. Bende bu çıdan bakmaya çalışıyorum yani hem iyi bir tarafı var hem de kötü...
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
Açıkçası son bir iki haftadır senin hissettiklerin gibi hissediyorum. Bir bosvermislik ve amaçsızlık hakim oldu. Bunun en buyuk sebebi işimden ayrilmak oldu. Belki fevri davrandim, belki cok duygusalim ama aldigim karardan da pisman degilim. Cunku calistigim yerde - ki o calistigim yerde daha bir ay bile olmamisti calismaya başlayalı - mobbing yapıldı. Ben de huzurlu olmadigim yerde calismam diyip ayrildim işten. Simdi ise evde boş boş oturuyorum ve ne yapmam gerektigini düşünüyorum.

Askere gitmek geldi ilk olarak aklıma ama askere gitmek benim icin son durak olur diye düşündüm hep. İntihar dusuncelerimi epik bir kılıf ile örtmek anlamına gelecekti benim için. Daha once de böyle düşündüm ama askere gidemedim. Belki de Allah intihar etmemi istemiyor ve önümü kapattı. Belki Allah'ın benden istediği savaşmam ve bir şeyleri başarmamı istemesidir. Ancak ne yapacağımı bilemiyorum o ayrı mesele.

Elimde bir mesleğim var her ne kadar az da çalışmış olsam da. Meslek degistirme fikri aklıma geliyor ancak ne meslek yapmak sorusundan tut, ne kadar zaman kaybettirecek sorusuna kadar birçok soru oluşuyor. Elimdeki malzemeyi en verimli şekilde kullanmam gerekecek.

Bu yazdıklarim da kendi iç dokmem ve bundan da ders cikarabilirsin diye düşünüyorum. Boşvermişlik hissi kesinlikle amaçsızlık ve hedefsizlikten kaynaklanan bir durum. Maddi ve manevi iki farkli hedefin olsun. O iki hedef seni olmak istedigin en iyi versiyonuna dönüştürsün.​
Madem şu an çalışmıyorsun askerliği aradan çıkarmanı tavsiye ederim. Askerlik biz erkekler için ayağa vurulmuş bir prangadır. Askerliğini yapmadan ne iş düzenini oturtabilirsin, ne evlenebilirsin, önüne bakamazsın kısacası ben mesela nasip olursa askerliği bu sene yapmayı düşünüyorum.

Son meseleye gelince katılıyorum ama birkaç ekleme yaparak. İnsanın hem uhrevi hem dünyevi amaçları olmalı evet, ama kişinin dünyevi amaçlarını uhrevi amaçları şekillendirmeli bence
 

ares48

Yeni Üye
Katılım
4 Eyl 2022
Mesajlar
6
Tepki puanı
3
Puanları
3
uzun felsefi yazılara gerek yok pmo yu bırakıcaksın monitörle ilişki kurmucaksın ve bir süre tetikleyicelere de maruz kalma yabancı erotiklik içern filmler, instagram kesfet felan türevleri boş zamanına part time işler koyabilirsin spor cok onemli ayrıca geri kalan zamanına kitap o bu hedeflerine isteklerine ve daha cok ne yapman gerekiyorsa onu koyucaksın zamanla agresifliğin enerjin motivasyonun artar emin ol
 

Yorgunsavaşcı72

Ay Yolcusu
Katılım
5 Şub 2025
Mesajlar
40
Tepki puanı
47
Puanları
21
uzun felsefi yazılara gerek yok pmo yu bırakıcaksın monitörle ilişki kurmucaksın ve bir süre tetikleyicelere de maruz kalma yabancı erotiklik içern filmler, instagram kesfet felan türevleri boş zamanına part time işler koyabilirsin spor cok onemli ayrıca geri kalan zamanına kitap o bu hedeflerine isteklerine ve daha cok ne yapman gerekiyorsa onu koyucaksın zamanla agresifliğin enerjin motivasyonun artar emin ol
Bunu neverfap türkiye forumunda olan bizler zaten biliyoruz. Ve o yüzden buradayız ama ne yazık ki süreç bahsettiğin kadar hızlı ve kolay ilerlemiyor. Bu bağımlılığın çok derin sebepleri olabiliyor ve bu sebepleri gün yüzüne çıkarıp o sebepleri sağlıklı bir şekilde gidermek de o kadar kolay olmuyor. İşte bu yüzden buradayız zaten
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst