Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Neden ?

Black Rose

Admin
Forum Yöneticisi
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
1,221
Tepki puanı
3,249
Puanları
180

"Neden" yaşarız ?

Neden üzülürüz ve neden sevincimiz sürekli gözlerimizden taşar ? Hedeflerimiz nedir ?

Ev almak, araba almak, en iyisini almak, ya çok zengin olmak ?

Niye ?

Sorgulamak istiyorum. Standartlarımızı, hedeflerimizi, ideallerimizi neler belirliyor ? Yaşamımız oluşturulmuş bir zaman düzlemi mi yoksa kendi cüz-i irademiz mi ? Zaman, bizi sürekli yanlış sokağa sokmaya çalışan pislik herifin teki olabilir mi ? Yazmanın ve öğrenmenin sonsuzluğu altında neden zaman kavramı bizi öldürüyor ?

Neden insanlar Dünyalık yanlış hedefler için son nefeslerini vermek istiyor ?

Neden hayat çok kısa ve öğrenecek yüzbinlerce şey var damarlarımızda ?

Neden kötü olmak için çabalayan binlerce insan mevcut sokaklarımızda ?

Bilgelik için çiçeklenecek yeni hayatlar üretmek varken, neden hala anlamsız bir şekilde mutsuzuz ?

Şu satırlara, şu kelimelere şu sonsuz müziğe rağmen... İlginç. Zamanı dövebilecek, seni onun dışına itebilecek sonsuz kitap varken hem de.
Gerçekten ilginç ! Tüm bunları anlamlandırmaya çalışmak ya delilik ya da acılı bir yalnızlık getiriyor.

Aslında Dostoyevski 'nin de dediği gibi: " Her şeyi anlamak tam anlamıyla bir hastalıktır."
Bu sebeple her şeyi anlamak zorunda değiliz. Anlamak denen ve tüm Dünya'nın dönme sebebi olan o sihirli kelime nedir biliyor musunuz ?
Bana göre bu "İmtihan." 'dır. Peki sence nedir ? Söyler misin ?
 

Black Rose

Admin
Forum Yöneticisi
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
1,221
Tepki puanı
3,249
Puanları
180
Bu pek faydalı bir yazı değil. Admin olarak, özür dilerim. Uzunca bir aradan sonra yine "Neden" adı altında iç dökmecem. Ahh insanoğlu nasıl da her şeyin cevabını bilebileceğini sanıyor.
Yazmak, içini dökmek rahatlatıyor bu bir gerçek. Pek de yapmam. Bunu buraya atmamalıyım aslında. Neyse. Neyse.


Neden böyleyiz? Neden sürekli maskeler takıyoruz? Neden maske takmayanları, dürüst, olduğu gibi davrananlari itekliyor, kovuyoruz ? Neden kendimi sevdirmek için, topluluğa yanaşmak için başkası gibi olağan sıradan davranmak zorundayım. Neden muhabbet açmak icin illa boş muhabbet yapmak zorundayım ?
Neden karşımdaki kisi ufak bi sessizlikten bile rahatsız oluyor ? Neden karşımızdakinin sıkıntılarını önemsemiş gibi yapsak ta aslında pek umrumuzda değil ? Neden konuşkan olmak zorundayım ? Neden bu kadar önyargıya düşkünüz ? Ya da neden depresyonik havada olmam hoşuma gidiyor ? Neden mutluluk halim cok kısa sürerken ruh bozucu halim cok daha uzun sürüyor ? Neden paraya bu kadar takıkım ? Önce sağlık sonra para inanmazsan inanma, olan bu. Ama neden çaba göstermek istemiyorum ? Bi dk dur bunu biliyorum. Çünkü elle tutulur bi hayat amacım yok. İsteğim yok. Hayat hevesim yok. Kölelik istemiyorum. Elle tutulur bir yeteneğin, mesleğin de olmayınca, okuduğun bölümün meyvesini alamayınca da böyle oluyor. İstemediğin başka fırsatlar yaratmak, ummak, oraya itilmek zorundasın, mecbursun.

Neden bomboş dünya işleri ile meşgul olmak zorundayım ? Ah şu bi kendimi kurtarsam maddiyat takıntısından, gelecek kaygısından kurtulsam da maneviyatıma odaklansam ! Neden hep kendimi zorlayarak dua etmek zorundayım, ibadetlerim yetmiyor mu ? Kalbimin en ufak kırıntısını, sesini bilen yüce yaradan neden beni o şekilde görmek istiyor ? Önemli bu biliyorum... İmtihan, kulluk vazifesi için, haddimi bilmen için evet bunu da biliyorum ama ne yazık ki bunu bilmek her zaman yetmiyor... Hevesim kaçtı. Dua ederken sabırsızım, dua ettikten sonra sabırsızım, duam kabul olmayınca da sabırsızsım. Ahh nankörüm ben nankör. Aşağılık insanoğlu. Her şerde bir hayır, her hayırda bir şer olabilir. Bunu biliyorum ama bilmek yetmiyor... Sürekli bi fırsat beklemece, belki bir kurtarıcı beklemek, belki bi mucize beklemek. Boş isler bunlar bırak, bi *ok olmaz bunun farkındasın ama hep bi umut bi umut...

Nankörüm belki de bilmiyorum. Sağlıklıyım, sık sık şükretmem gerek fakat elhamdulillah derken çoğu zaman içimden diyemiyorum. Yine de şükrediyorum. Peki neden birine karşı Allah razı olsun demem bu kadar zor geliyor ? Birine "Allah'ın rızası kolay mı ulan bu kadar" dedim geçen gün. Kıssalardan öğrendiğime göre evet, bazen o kadar kolay... Bilemezsin. Ama bu birşey degiştirmiyor, gizli çünkü.
Neden kıskancım ? Neden Allah'a tamamen güvenemiyorum ? Neden sonuna kadar güvenenlerin, genel işlerinin elbet yolunda olduğuna, yoluna girdiğine şahit olduğum halde onlar gibi olamıyorum ? Neden zar zor ikinci bi hedef belirlesem de kafamda hep şüpheler kalıyor ! Neden buranın, dünya hayatının boş ve geçici olduğunu bildiğim halde bu beni rahatlatmaya yetmiyor ? Neden ölmeyi arzuluyorum ! Kolay mı ölümden sonrası ? Değil. Ama şunun farkındayım ki her geçen bir/birkaç yıl beni daha da tehlikeye sokuyor. Hayır, çok yaşamak iyi bir şey değil. Izdırap çekmek sadece. İnancını, umudunu kaybetme riski. Yine de manevi görevlerimi yerine getirmeye çalışıyorum/çalışırım çünkü burası imtihan yeri. Geleceğe not : Kıl o namazını bırakma sakın. Fakat çok da umutlanma. Tanrı ile pazarlığa girilmez haşa. Zorunlu vazifeni yapıyorsun. Unutma; Dünya, müslümanların cehennemidir...

Şöyle ki; aslında bunların birçoğuna kendi içimde mantıksal, ruhsal cevaplar verebilir, bulabilirim. Ama mesele şu ki ; Bilmek yetmiyor ...
 

Lazrail

Emektar Üye
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
173
Tepki puanı
230
Puanları
160
Ya da neden depresyonik havada olmam hoşuma gidiyor ?
O şekildeki ruh halinde takılmak hoşuna gitmese daha iyi olur. Ben de yapıyordum aynı şeyi ve işin ucu intihara kadar gider. Farkındayken vazgeç bu huyundan.
İsteğim yok. Hayat hevesim yok. Kölelik istemiyorum. Elle tutulur bir yeteneğin, mesleğin de olmayınca, okuduğun bölümün meyvesini alamayınca da böyle oluyor. İstemediğin başka fırsatlar yaratmak, ummak, oraya itilmek zorundasın, mecbursun.
Aynı durumdayız. Üniversiteyi niye okudum sorusu. Devam etmek için bir sebep arayışı. Seni gerçekten anlıyorum.
Neden ölmeyi arzuluyorum ! Kolay mı ölümden sonrası ? Değil.
Ölmek arzulanacak planlanacak veya fantezisi kurulacak bir şey değil. Çok güzel bir iç dökme yazısı olmuş ve inançlı birisi olmasan çoktan canından vazgeçebilirdin. Kıymetini bil.
Sürekli bi fırsat beklemece, belki bir kurtarıcı beklemek, belki bi mucize beklemek.
Hayatın anlamı beklemektir zaten. İyi bir işe girmeyi, iyi bir eşe sahip olmayı, iyi arkadaşlıklar kurmayı, anlayışlı insanlarla karşılaşmayı ve saygı görmeyi bekleriz.
Neden bomboş dünya işleri ile meşgul olmak zorundayım ? Ah şu bi kendimi kurtarsam maddiyat takıntısından, gelecek kaygısından kurtulsam da maneviyatıma odaklansam !
Çünkü ekonomik durumu iyi olmayan ve geleceğe dair ekonomik kaygıları olan bir çevredesin. Son zamanlarda statü hakkında düşünüyorum ve sistemin çarklarını apaçık görmekten kör olasım geliyor. Biraz açık sözlü konuşacağım ama din, siyaset, futbol, medya, reklamlar, kişisel gelişim, porno, kumar, uyuşturucu insanı yerinde saydırsın diye güçlü olan insanların uydurduğu ve kontrolünde olan şeyler. Hatta bu saydıklarımdan bazıları bir sektör zaten. Fakir olan adam işten eve dönünce bir şeylerle oyalanacak değil mi? Her neyse, sistem beni yok etmeye çalışmadan susmalıyım :) Bir çıkış yolu vardır elbet. Ama onu bulmak da herkesin harcı değil. Normalde yazmayacaktım. Ama bende hatırın olduğu için ve özellikle ölümü arzulamaktan bahsettiğin için yazmak istedim. İntihar etmeyi planladıysan eğer bir terapiste git. Bilmiyorum belki de başka bir problemin vardır. Bana sorarsan bu hayatta ölümden başka her şeye çare vardır. Zaten sonunda bir gün mezara gireceğiz. Acele etmeye gerek yok.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst