Whiplash
Uranüs Yolcusu
- Katılım
- 23 May 2021
- Mesajlar
- 165
- Tepki puanı
- 376
- Puanları
- 99
Bir Hayalin Peşinde: Mücadelem ve Kararlılığım
Merhabalar, 32 yaşındayım. Bir plaza'da muhasebeci olarak görev yapıyorum. İşimi seviyor muyum? Pek söylenemez. Çünkü bana göre tekdüze bir iş ve muhasebe işini yapanlar bilir, mali müşavirliği tercih etmezseniz veya çok çok kurumsal bir yerde çalışmazsanız alacağınız maaş çok tatmin edici düzeyde değildir.
Benim en başından beri yıllardır hayalini kurduğum bir tek şey vardı, o da "senaryo yazarlığı" yapmak. Bu amacımı da gerçekleştirmek için birçok insan için yüklü sayılabilecek bir meblağ ödeyerek profesyonel bir kursa kayıt oldum.
Ancak dün yaşadığım hadise beni hem üzdü hem de düşündürdü. Kurs şu şekilde işliyor: Kursta hoca bir konu veriyor size ve o konuda kısa bir senaryo yazmanızı istiyor. Siz bunu bilgisayarın başına geçerek bütün sınıfa okuyorsunuz. Sonra diğer öğrenciler ve en son hoca yazdığınız senaryoyu değerlendiriyor.
Buraya kadar her şey güzel ama son zamanlarda, özellikle de cumartesi-pazar günleri çalışmıyor olmam ve çokça boş zamanım olmasından kaynaklı olarak relapse olduğumda "nasıl olsa süreç bozuldu" diyerek aynı gün 4-5 defa daha yapmam sayesinde beynim neredeyse tamamen kullanılamaz hale geldi.
Tabii ki hiç yapmamak en iyisi ama 1 kere yapmakla 5 kere yapmak arasında tahmin edebileceğinizden çokça büyük bir fark oluyor ve fark edemezseniz benim durumuma düşüyorsunuz.
Sınıfta başkaları kendi senaryolarını okurken odaklanamıyorum, hatta anlayamıyorum demek daha iyi olur. Daha da kötüsü, kendi yazdığım senaryoya odaklanamıyorum ve sonuç olarak dün yazmış olduğum senaryoyu okuduğumda da sınıftan olumsuz yorumlar aldım (diğerleri de harikalar yaratmamıştı tabii ki) ve moralim bozuldu.
Pes edecek miyim? Tabii ki hayır. Pes ederseniz bu diğer insanların çok umrunda falan zannediyorsunuz ama inanın kimsenin umrunda değilsiniz ve size sizden başka yardım edecek kimse de yok.
Eve gelirken düşündüm ve "Beyninin sadece tek bir lobunu aktif olarak kullanabilirken, hatta bir anlamda uyuşturucu kullanıyorken ne bekliyordun ki kendinden?" diye sordum kendi kendime. Ve şunu net olarak bir kez daha anladım: Şu an PMO, uyuşturucu, alkol vs. aklınıza gelebilecek bütün bağımlılıklarla mahvolmuş birçok insan zihni gibi benim de beynim konum olarak sıfırda değil, -1'deyim (belki de -2'de) ve önce sıfır'a, sonra da 1'e değil, daha yukarılara çıkmalıyım. Ve bunun için de bir gün değil, her gün mücadele etmek gerekiyor.
4 günlük monk mode sürecindeyim ve beyin sisi aktif olarak kendini göstermeye başladı ama hiçbir şekilde yılmadan yoluma devam edeceğim.
Özel hayatımla ilgili çok fazla detay verdim belki ama arada okursam kendime gelebilirim diye düşündüm. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Merhabalar, 32 yaşındayım. Bir plaza'da muhasebeci olarak görev yapıyorum. İşimi seviyor muyum? Pek söylenemez. Çünkü bana göre tekdüze bir iş ve muhasebe işini yapanlar bilir, mali müşavirliği tercih etmezseniz veya çok çok kurumsal bir yerde çalışmazsanız alacağınız maaş çok tatmin edici düzeyde değildir.
Benim en başından beri yıllardır hayalini kurduğum bir tek şey vardı, o da "senaryo yazarlığı" yapmak. Bu amacımı da gerçekleştirmek için birçok insan için yüklü sayılabilecek bir meblağ ödeyerek profesyonel bir kursa kayıt oldum.
Ancak dün yaşadığım hadise beni hem üzdü hem de düşündürdü. Kurs şu şekilde işliyor: Kursta hoca bir konu veriyor size ve o konuda kısa bir senaryo yazmanızı istiyor. Siz bunu bilgisayarın başına geçerek bütün sınıfa okuyorsunuz. Sonra diğer öğrenciler ve en son hoca yazdığınız senaryoyu değerlendiriyor.
Buraya kadar her şey güzel ama son zamanlarda, özellikle de cumartesi-pazar günleri çalışmıyor olmam ve çokça boş zamanım olmasından kaynaklı olarak relapse olduğumda "nasıl olsa süreç bozuldu" diyerek aynı gün 4-5 defa daha yapmam sayesinde beynim neredeyse tamamen kullanılamaz hale geldi.
Tabii ki hiç yapmamak en iyisi ama 1 kere yapmakla 5 kere yapmak arasında tahmin edebileceğinizden çokça büyük bir fark oluyor ve fark edemezseniz benim durumuma düşüyorsunuz.
Sınıfta başkaları kendi senaryolarını okurken odaklanamıyorum, hatta anlayamıyorum demek daha iyi olur. Daha da kötüsü, kendi yazdığım senaryoya odaklanamıyorum ve sonuç olarak dün yazmış olduğum senaryoyu okuduğumda da sınıftan olumsuz yorumlar aldım (diğerleri de harikalar yaratmamıştı tabii ki) ve moralim bozuldu.
Pes edecek miyim? Tabii ki hayır. Pes ederseniz bu diğer insanların çok umrunda falan zannediyorsunuz ama inanın kimsenin umrunda değilsiniz ve size sizden başka yardım edecek kimse de yok.
Eve gelirken düşündüm ve "Beyninin sadece tek bir lobunu aktif olarak kullanabilirken, hatta bir anlamda uyuşturucu kullanıyorken ne bekliyordun ki kendinden?" diye sordum kendi kendime. Ve şunu net olarak bir kez daha anladım: Şu an PMO, uyuşturucu, alkol vs. aklınıza gelebilecek bütün bağımlılıklarla mahvolmuş birçok insan zihni gibi benim de beynim konum olarak sıfırda değil, -1'deyim (belki de -2'de) ve önce sıfır'a, sonra da 1'e değil, daha yukarılara çıkmalıyım. Ve bunun için de bir gün değil, her gün mücadele etmek gerekiyor.
4 günlük monk mode sürecindeyim ve beyin sisi aktif olarak kendini göstermeye başladı ama hiçbir şekilde yılmadan yoluma devam edeceğim.
Özel hayatımla ilgili çok fazla detay verdim belki ama arada okursam kendime gelebilirim diye düşündüm. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Moderatörün son düzenlenenleri: