cENtD
Ay Yolcusu
- Katılım
- 24 Tem 2025
- Mesajlar
- 54
- Tepki puanı
- 55
- Puanları
- 21
Öncelikle bu yazıyı efsaneleşmiş filmin müziği ile okumanızı şiddetle öneriyorum. (Spoiler içerir)
:
Requiem for a Dream uyuşturucu filmi sanılan fakat bağımlılığı ve beynin nasıl esir alındığını anlatan bir başyapıt.
Madde değişir, mekanizma aynı kalır. Bugün eroin, yarın porno.
Filmdeki herkesin ortak bir noktası var:
Hepsi hayatında bir boşluk hissediyor.
Ve hepsi o boşluğu hazla, tatminle doldurmaya çalışıyor.
Porno ve mastürbasyon bağımlılığı da tam burada devreye giriyor.
Sara “bir şey olmaz” diyor.
Marion “sadece biraz” diyor.
Bugün porno bağımlısı biri ne diyor?
“Herkes yapıyor”
“Abartılacak bir şey değil”
“İstersem bırakırım”
Ama acı gerçek şu:
Sadece kendini kandırıyorsun.
Film bize şunu çok net gösteriyor:
İnsan en büyük yalanı kendine söylüyor.
Filmde eroin ne işe yarıyor?
-Can sıkıntısını bastırıyor
-Hayatın sertliğini unutturuyor
-Gerçeklikten kaçırıyor
Pornografi de aynısını yapıyor ama daha sinsi:
-Evdesin
-Kimse görmüyor
-Bedava
-Her an elinin altında
-istediğini izleyebiliyorsun
Ve bir bakıyorsun:
-Günler geçiyor
-Hayat yerinde sayıyor
-Hiçbir şey yapmıyorsun
-Hayallerin sadece bir hayal olarak kalıyor
-Ve sen sadece “rahatlamış” oluyorsun
Ama o rahatlama sadece sorumluluklarını kanepenin altına atmandır.
Filmde bir nokta var:
Artık aldıkları madde yetmiyor, daha saf olanı, daha iyi olanı istiyorlar.
İşte bağımlılık tam olarak burada başlıyor.
Porno ve mastürbasyon bağımlılığında da:
-Eskiden yeten şey artık boş geliyor
-Daha uzun süre, daha fazla uyarım istiyorsun
-Gerçek hayat yavanlaşıyor
-Normal şeyler zevk vermiyor
-Ekstrem olanı, görülmemiş olanı arıyorsun.
Film bunu bağırmadan söylüyor:
Sara uyuşturucu kullanmıyor.
Ama belki filmdeki en bağımlı karakter o.
Kadının tek derdi şu:
Bugün porno bağımlılığında da çoğu zaman asıl mesele cinsellik değil:
-Yalnızlık
-Değersizlik
-İçindeki sesi susturma isteği
-Boş zamanın olması
Porno seni “iyi hissettiriyor” gibi yapıyor ama aslında:
-Seni daha da yalnız yapıyor
-Gerçek bağları anlamsızlaştırıyor
-Kendine olan saygını yavaş yavaş kemiriyor
-Seni aptallaştırıyor.
Sessiz, gürültüsüz ama çok derin.
Bu filmin finali bir son değil, bir çöküş kaydıdır.
Kimse kurtulmaz. Kimse “öğrenip devam etmez”.
Sadece parça parça eksilen insanlar kalır.
Harry, hastane yatağındadır. Maddeden dolayı kolunu kaybetmiştir.
Ama asıl kayıp etten değildir.
Gözlerinde ne korku vardır ne isyan, sadece çok pişmandır ve ağlıyordur.
Bağımlılık, ondan acı duyma yeteneğini bile almıştır.
Yaşar, ama eksik yaşar.
Marion, hayallerini yavaş yavaş satar.
En son satılan şey hayal değildir; benlik duygusudur.
Bir zamanlar sevgi arayan kadın,
finalde hayatta madde için kendinden vazgeçer.
Beden vardır, ruh yoktur.
Tyrone, demir parmaklıkların arkasında,
soğuk ve yoksunlukla yüz yüzedir.
Güçlü olma hayali çöker,
geriye annesini düşünen korkmuş bir çocuk kalır.
Kaçtığı geçmiş, onu yakalar.
Sara, sadece görülmek istemiştir.
Güzel olmak, değerli hissetmek istemiştir.
Finalde akıl hastanesinde,elektrik şoklarıyla zihni susturulur.
Artık hayal kuramaz. Çünkü hayal kuracak benlik kalmamıştır.
Son sahnede herkes kendi köşesinde,
cenin pozisyonunda kıvrılır.
Bu bir semboldür:
Hayaller gömülmüştür fakat insanlar henüz nefes almaktadır.
Filmin finali rahatsız edicidir çünkü şunu söyler:
Porno ve mastürbasyon bağımlılığı da aynı yalanı satar:
Geçmez.
Sadece ertelenir.
Ve her ertelemede biraz daha güçlenir.
Filmin söylediği şey nettir:
Haz, kurtuluş değildir.
Kaçış, çözüm değildir.
Ve en sert cümle şudur
:
Requiem for a Dream uyuşturucu filmi sanılan fakat bağımlılığı ve beynin nasıl esir alındığını anlatan bir başyapıt.
Madde değişir, mekanizma aynı kalır. Bugün eroin, yarın porno.
Filmdeki herkesin ortak bir noktası var:
Hepsi hayatında bir boşluk hissediyor.
Ve hepsi o boşluğu hazla, tatminle doldurmaya çalışıyor.
Porno ve mastürbasyon bağımlılığı da tam burada devreye giriyor.
“Kontrol Bende” Yalanı
Harry “kontrol bende” diyor.Sara “bir şey olmaz” diyor.
Marion “sadece biraz” diyor.
Bugün porno bağımlısı biri ne diyor?
“Herkes yapıyor”
“Abartılacak bir şey değil”
“İstersem bırakırım”
Ama acı gerçek şu:
Sadece kendini kandırıyorsun.
Film bize şunu çok net gösteriyor:
İnsan en büyük yalanı kendine söylüyor.
Porno = Modern Dünyanın Eroini
Filmde eroin ne işe yarıyor?
-Can sıkıntısını bastırıyor
-Hayatın sertliğini unutturuyor
-Gerçeklikten kaçırıyor
Pornografi de aynısını yapıyor ama daha sinsi:
-Evdesin
-Kimse görmüyor
-Bedava
-Her an elinin altında
-istediğini izleyebiliyorsun
Ve bir bakıyorsun:
-Günler geçiyor
-Hayat yerinde sayıyor
-Hiçbir şey yapmıyorsun
-Hayallerin sadece bir hayal olarak kalıyor
-Ve sen sadece “rahatlamış” oluyorsun
Ama o rahatlama sadece sorumluluklarını kanepenin altına atmandır.
Yetmediği An En Tehlikeli Zaman
Filmde bir nokta var:
Artık aldıkları madde yetmiyor, daha saf olanı, daha iyi olanı istiyorlar.
İşte bağımlılık tam olarak burada başlıyor.
Porno ve mastürbasyon bağımlılığında da:
-Eskiden yeten şey artık boş geliyor
-Daha uzun süre, daha fazla uyarım istiyorsun
-Gerçek hayat yavanlaşıyor
-Normal şeyler zevk vermiyor
-Ekstrem olanı, görülmemiş olanı arıyorsun.
Film bunu bağırmadan söylüyor:
“Haz arttıkça, hayat küçülür.”
Sara’nın Hikâyesi = En Acı Kısım
Sara uyuşturucu kullanmıyor.
Ama belki filmdeki en bağımlı karakter o.
Kadının tek derdi şu:
“Beni birileri görsün.”
Bugün porno bağımlılığında da çoğu zaman asıl mesele cinsellik değil:
-Yalnızlık
-Değersizlik
-İçindeki sesi susturma isteği
-Boş zamanın olması
Porno seni “iyi hissettiriyor” gibi yapıyor ama aslında:
-Seni daha da yalnız yapıyor
-Gerçek bağları anlamsızlaştırıyor
-Kendine olan saygını yavaş yavaş kemiriyor
-Seni aptallaştırıyor.
Sessiz, gürültüsüz ama çok derin.
Requiem for a Dream – Final
Bu filmin finali bir son değil, bir çöküş kaydıdır.
Kimse kurtulmaz. Kimse “öğrenip devam etmez”.
Sadece parça parça eksilen insanlar kalır.
Harry, hastane yatağındadır. Maddeden dolayı kolunu kaybetmiştir.
Ama asıl kayıp etten değildir.
Gözlerinde ne korku vardır ne isyan, sadece çok pişmandır ve ağlıyordur.
Bağımlılık, ondan acı duyma yeteneğini bile almıştır.
Yaşar, ama eksik yaşar.
Marion, hayallerini yavaş yavaş satar.
En son satılan şey hayal değildir; benlik duygusudur.
Bir zamanlar sevgi arayan kadın,
finalde hayatta madde için kendinden vazgeçer.
Beden vardır, ruh yoktur.
Tyrone, demir parmaklıkların arkasında,
soğuk ve yoksunlukla yüz yüzedir.
Güçlü olma hayali çöker,
geriye annesini düşünen korkmuş bir çocuk kalır.
Kaçtığı geçmiş, onu yakalar.
Sara, sadece görülmek istemiştir.
Güzel olmak, değerli hissetmek istemiştir.
Finalde akıl hastanesinde,elektrik şoklarıyla zihni susturulur.
Artık hayal kuramaz. Çünkü hayal kuracak benlik kalmamıştır.
Son sahnede herkes kendi köşesinde,
cenin pozisyonunda kıvrılır.
Bu bir semboldür:
Hayaller gömülmüştür fakat insanlar henüz nefes almaktadır.
Filmin Attığı Tokat
Filmin finali rahatsız edicidir çünkü şunu söyler:
“Haz seni kurtarmaz.”
Porno ve mastürbasyon bağımlılığı da aynı yalanı satar:
“Bir kez daha yap, geçer.”
Geçmez.
Sadece ertelenir.
Ve her ertelemede biraz daha güçlenir.
Filmin söylediği şey nettir:
Haz, kurtuluş değildir.
Kaçış, çözüm değildir.
Ve en sert cümle şudur
Bir kez daha dediğin her şey,
senden bir parça daha alır.





