kurtulacagim
Ay Yolcusu
- Katılım
- 18 Kas 2023
- Mesajlar
- 62
- Tepki puanı
- 41
- Puanları
- 21
- Yaş
- 18
Genel olarak bir iç dökme yazısıdır siz bu durumda olsaydınız ne yapardınız?/Olduysanız ne yaptınız. Uzun bir yazı olduğu için çok okunmayacağını da biliyorum ve evet burada kesin çözümlemeler yok birinin hayat hikayesi yok ilginizi çekmiyorsa diğer başlıklara devam edin lütfen....
Ben mezuna kalmış bir öğrenciyim. Belki bazılarınız tanıyordur beni.
Küçüklükten beri ailem beni "doktor olacak, mühendis olacak, akademisyen olacak" diye yetiştirmişti, en azından söyledikleri buydu.
Liseye geçiş sınavında matematik hariç bütün sınavı ful yapmıştım, kendi şehrimdeki ortalama üstü bir okula yerleştim. Okul iyi güzel geçti 11. sınıfa geçerken eşit ağırlığa geçmek istiyordum çünkü psikoloji okuma hayalim vardı. Sonra ailem izin vermedi "sen doktor" olacaksın demeye başladılar daha doğrusu şöyle oldu babama durumu anlattım. Babam "he olur bakarız" gibi ciddiye almadı en son 11'i de sayısal okudum. 12'ye geçerken de aynı mevzu oldu ufak bir tartışma yaptık. Böyle böyle dershaneye falan gittim ne bir ders çalışma yöntemi biliyorum ne de başka bir şey 12 boş geçti son üç ay çalışmayı bıraktım. Hem konuyla ilgili konu dışında farklı şeyler yaşadım.
Ailemin bu "tıp oku" baskısına itaat ettim. Aslında tıp okumak da kötü bir şey değildi bu kadar ısrarcı olmaları benim şevkimi kırıyordu. İlk başta karşı çıksam da zamanla kabullendim durumu.
İtaat ettim ama çok da bir arzum yoktu zaten. Sınava girdim sınav sonucu berbat geldi 200 bin. Yazın başından beri hâlâ çalışıyorum artık nasıl çalışacağımı da biliyorum ama mezuna bıraktıktan sonra ailemin konuştuğu tek şey tıp okumam,çok geçmeden biriyle evlenmem,bu evden çıkmam. Canım sıkılıyor artık. Sofraların bir tadı yok sofrada konuşulan tek şey "iyi çalış, git tıp kazan, komşumuzun dostumuzun evladı 3 bin sıralama yapmış sen de yap, git burs kazan, tıp oku, doktor ol, hazır paran olsun" öyle bir anlatıyorlar ki bunları derken gözlerinin içi parıldıyor. Başka bir konu da konuşulmuyor, konu dönüyor dolaşıyor gene benim tıp okumama geliyor.
"il dışına da çıkma burada tıp oku bir an önce okulunu bitir."
Bazen balkonda konuştuklarını duyuyorum benim tıp okuyan bir kızla evlendiğim hayalini kuruyorlar. Artık sıkıldım bana bu kadar kader biçilmesinden,sanki kendi hayatlarıymış gibi hayal kurup şevke gelmeleri bana çok soğuk hissettiriyor.. Dedikleri şeyler kötü şeyler değil ama kendime yediremiyorum, beni hiç ciddiye almıyorlar. Biraz karşı çıkıyım "sen ergensin ne bilecen" mevzusuna getiriyorlar. Tıp da okurum mesele tıp değil. Ben çocukluğumdan beri hep uslu bir çocuk oldum, ailemle zıt düştüğüm bir yer olmadı. Hiçbir zaman abartılı isteklerim de olmadı, aileme maddi yük olmayayım diye hep paramdan kıstım, ikinci el kıyafet aldım, ikinci el kitap aldım. Şu lanet porno dışında kötü bir alışkanlığım yok. Kimseye zararım yok, kendime zararım yok ama evden istenmiyormuş muammelesi de görmek istemiyorum : ( sürekli kendimce çabalıyorum akademik başarı için ama önümüzdeki sekiz aylık zamanı sarma imkanım yok ki.
Kendi paramı kazanabileceğim bir özelliğim de yok. Babadan zanaat öğrenen insanlara o kadar gıpta ve hatta kıskançlıkla bakıyorum ki, benim öyle bir şansım da yok. Küçüklükten edindiğim bir zanaat falan da yok. Şu ana kadar kendi hobilerimle falan kazandığım para 1000 lira ancaktır, evet çok uğraşsam daha çok paraya dönüştürürüm ama geçimimi sağlamam imkânsız.
Şu an ne okumak istediğimi de bilmiyorum. Ne yapmak istediğim konusunda bir fikrim gerçekten yok. Geçen seneler vardı artık onları da düşünemiyorum. Herkes farklı bir şeyler söylüyor. Hayırsız evlat da olmak istemiyorum şu yazıyı yazarken bile ağlıyorum, dört beş senedir ilk kez ve bu kadar fazla ağlıyorum. Bıktım artık, önümde kitap açık hala aynı şey. Gerçekten rasyonel düşünmeye çalışıyorum, elimde hiçbir para kazanmaya yönelik yetenek yok, hiç kazanmadım. Her şey çok belirsiz gelmeye başladı. Kendimi ağlayamam güçlü olmalıyım şartlıyordum ama artık dayanamıyorum. Rasyonel düşünmeye çalışıyorum, sonuç olarak ailem kötü bir şey istemiyorlar ama kabullenemiyorum.
Çevremde derdimi anlatabileceğim hiç kimse yok, olan dostlarıma şu son iki yıllık süreçte defalarca kez derdimi dinledi onların daha çok kafasını ütülemek istemiyorum. Bunu da buraya yazıyorum kendim için büyük ihtimalle çoğu kişi "aa uzun bir yazıymış" diyip okumayacak. Olsun. Çoğu insana da bu dediklerim saçma gelebilir çünkü bir sonuç yok sadece bir belirsizlik, negatif enerji. İnsanlara negatif enerji vermeyi hiç sevmem ama bunu da yazabileceğim bir yer yok. Oysa şu an yapmam gereken tek şey ders çalışmak. Kendi emeğime de yabancılaştım, geçen seneye çok daha iyi ders çalışıyorum ama kendi emeğim yabancı hissettiriyor, anlamsız hissettiriyor.
Ailem bana çok karışmazdı, diğer çevremdeki insanların aileleri daha baskıcı gelirdi bana. Mesela aşırı baskıcı bir ailede büyümüş bir arkadaşım sürekli eve gitme konusunda kaygılanırdı babası kızmasın diye, bütün baskılara rağmen garip bir şekilde çocuk gider zararlı şeylere sigara,alkol ve bunların erişildiği ortamlara girerdi. Hayatın bir kaç sevgili girince kendini dağıtırdı, böyle şeylere arzu duyması çok garip geliyordu. Sonuçta benim ailem de baskıcı değildi ben de "yaramaz" bir çocuk değildim ama şunu anladım ailemin baskıcı olmaya ihtiyaçları yoktu ben hiçbir zaman sınırlarını aşmak isteyen bir çocuk olmadım, en ufak yaşlarımdan beri içe dönük bir çocuktum. Kardeşlerim de öyleydi bizi böyle iyi eğittiler ama ilk kez onların sınırlarıyla karşı karşıya geldiğimde daha farklı bir yönleriyle karşılaştım. Şu konuda empati kurabiliyorum: ben zaten ev geçindirme tecrübesi olmayan birisiyim, hayat tecrübem de daha az, paradan da anlamıyorum onların mesleki konuda beni yönlendirmelerini anlayabiliyorum ama takıntılı bir şekilde "tıp oku" demeleri, bunu derken yüzlerindeki gülümsemesi ve bu sabah "tıp kazan sana elektrikli bisiklet alayım" demesi dalga geçer gibi, çok zoruma gidiyor artık bu son şeyden sonra oturdum ağlıyorum sadece. Mantıklı düşünmek istiyorum.
Ben mezuna kalmış bir öğrenciyim. Belki bazılarınız tanıyordur beni.
Küçüklükten beri ailem beni "doktor olacak, mühendis olacak, akademisyen olacak" diye yetiştirmişti, en azından söyledikleri buydu.
Liseye geçiş sınavında matematik hariç bütün sınavı ful yapmıştım, kendi şehrimdeki ortalama üstü bir okula yerleştim. Okul iyi güzel geçti 11. sınıfa geçerken eşit ağırlığa geçmek istiyordum çünkü psikoloji okuma hayalim vardı. Sonra ailem izin vermedi "sen doktor" olacaksın demeye başladılar daha doğrusu şöyle oldu babama durumu anlattım. Babam "he olur bakarız" gibi ciddiye almadı en son 11'i de sayısal okudum. 12'ye geçerken de aynı mevzu oldu ufak bir tartışma yaptık. Böyle böyle dershaneye falan gittim ne bir ders çalışma yöntemi biliyorum ne de başka bir şey 12 boş geçti son üç ay çalışmayı bıraktım. Hem konuyla ilgili konu dışında farklı şeyler yaşadım.
Ailemin bu "tıp oku" baskısına itaat ettim. Aslında tıp okumak da kötü bir şey değildi bu kadar ısrarcı olmaları benim şevkimi kırıyordu. İlk başta karşı çıksam da zamanla kabullendim durumu.
İtaat ettim ama çok da bir arzum yoktu zaten. Sınava girdim sınav sonucu berbat geldi 200 bin. Yazın başından beri hâlâ çalışıyorum artık nasıl çalışacağımı da biliyorum ama mezuna bıraktıktan sonra ailemin konuştuğu tek şey tıp okumam,çok geçmeden biriyle evlenmem,bu evden çıkmam. Canım sıkılıyor artık. Sofraların bir tadı yok sofrada konuşulan tek şey "iyi çalış, git tıp kazan, komşumuzun dostumuzun evladı 3 bin sıralama yapmış sen de yap, git burs kazan, tıp oku, doktor ol, hazır paran olsun" öyle bir anlatıyorlar ki bunları derken gözlerinin içi parıldıyor. Başka bir konu da konuşulmuyor, konu dönüyor dolaşıyor gene benim tıp okumama geliyor.
"il dışına da çıkma burada tıp oku bir an önce okulunu bitir."
Bazen balkonda konuştuklarını duyuyorum benim tıp okuyan bir kızla evlendiğim hayalini kuruyorlar. Artık sıkıldım bana bu kadar kader biçilmesinden,sanki kendi hayatlarıymış gibi hayal kurup şevke gelmeleri bana çok soğuk hissettiriyor.. Dedikleri şeyler kötü şeyler değil ama kendime yediremiyorum, beni hiç ciddiye almıyorlar. Biraz karşı çıkıyım "sen ergensin ne bilecen" mevzusuna getiriyorlar. Tıp da okurum mesele tıp değil. Ben çocukluğumdan beri hep uslu bir çocuk oldum, ailemle zıt düştüğüm bir yer olmadı. Hiçbir zaman abartılı isteklerim de olmadı, aileme maddi yük olmayayım diye hep paramdan kıstım, ikinci el kıyafet aldım, ikinci el kitap aldım. Şu lanet porno dışında kötü bir alışkanlığım yok. Kimseye zararım yok, kendime zararım yok ama evden istenmiyormuş muammelesi de görmek istemiyorum : ( sürekli kendimce çabalıyorum akademik başarı için ama önümüzdeki sekiz aylık zamanı sarma imkanım yok ki.
Kendi paramı kazanabileceğim bir özelliğim de yok. Babadan zanaat öğrenen insanlara o kadar gıpta ve hatta kıskançlıkla bakıyorum ki, benim öyle bir şansım da yok. Küçüklükten edindiğim bir zanaat falan da yok. Şu ana kadar kendi hobilerimle falan kazandığım para 1000 lira ancaktır, evet çok uğraşsam daha çok paraya dönüştürürüm ama geçimimi sağlamam imkânsız.
Şu an ne okumak istediğimi de bilmiyorum. Ne yapmak istediğim konusunda bir fikrim gerçekten yok. Geçen seneler vardı artık onları da düşünemiyorum. Herkes farklı bir şeyler söylüyor. Hayırsız evlat da olmak istemiyorum şu yazıyı yazarken bile ağlıyorum, dört beş senedir ilk kez ve bu kadar fazla ağlıyorum. Bıktım artık, önümde kitap açık hala aynı şey. Gerçekten rasyonel düşünmeye çalışıyorum, elimde hiçbir para kazanmaya yönelik yetenek yok, hiç kazanmadım. Her şey çok belirsiz gelmeye başladı. Kendimi ağlayamam güçlü olmalıyım şartlıyordum ama artık dayanamıyorum. Rasyonel düşünmeye çalışıyorum, sonuç olarak ailem kötü bir şey istemiyorlar ama kabullenemiyorum.
Çevremde derdimi anlatabileceğim hiç kimse yok, olan dostlarıma şu son iki yıllık süreçte defalarca kez derdimi dinledi onların daha çok kafasını ütülemek istemiyorum. Bunu da buraya yazıyorum kendim için büyük ihtimalle çoğu kişi "aa uzun bir yazıymış" diyip okumayacak. Olsun. Çoğu insana da bu dediklerim saçma gelebilir çünkü bir sonuç yok sadece bir belirsizlik, negatif enerji. İnsanlara negatif enerji vermeyi hiç sevmem ama bunu da yazabileceğim bir yer yok. Oysa şu an yapmam gereken tek şey ders çalışmak. Kendi emeğime de yabancılaştım, geçen seneye çok daha iyi ders çalışıyorum ama kendi emeğim yabancı hissettiriyor, anlamsız hissettiriyor.
Ailem bana çok karışmazdı, diğer çevremdeki insanların aileleri daha baskıcı gelirdi bana. Mesela aşırı baskıcı bir ailede büyümüş bir arkadaşım sürekli eve gitme konusunda kaygılanırdı babası kızmasın diye, bütün baskılara rağmen garip bir şekilde çocuk gider zararlı şeylere sigara,alkol ve bunların erişildiği ortamlara girerdi. Hayatın bir kaç sevgili girince kendini dağıtırdı, böyle şeylere arzu duyması çok garip geliyordu. Sonuçta benim ailem de baskıcı değildi ben de "yaramaz" bir çocuk değildim ama şunu anladım ailemin baskıcı olmaya ihtiyaçları yoktu ben hiçbir zaman sınırlarını aşmak isteyen bir çocuk olmadım, en ufak yaşlarımdan beri içe dönük bir çocuktum. Kardeşlerim de öyleydi bizi böyle iyi eğittiler ama ilk kez onların sınırlarıyla karşı karşıya geldiğimde daha farklı bir yönleriyle karşılaştım. Şu konuda empati kurabiliyorum: ben zaten ev geçindirme tecrübesi olmayan birisiyim, hayat tecrübem de daha az, paradan da anlamıyorum onların mesleki konuda beni yönlendirmelerini anlayabiliyorum ama takıntılı bir şekilde "tıp oku" demeleri, bunu derken yüzlerindeki gülümsemesi ve bu sabah "tıp kazan sana elektrikli bisiklet alayım" demesi dalga geçer gibi, çok zoruma gidiyor artık bu son şeyden sonra oturdum ağlıyorum sadece. Mantıklı düşünmek istiyorum.





