Dertleşme Yazısı
İlk Zamanlar
Son zamanlarda olan bir çok olay artık beni iyice zayıflatdı ve sinirlerimi bozdu. Günlükdü her zaman robotik bir dille yazar, relapse'leri önemsiz gösterirmiş gibi yazar geçerim. Bu olaylar gerçekten öyle olduğu için değil, olaylarla öyle mücadele edilmeli olduğu içindir. Geçmişte olayları şahsi algılar, kendime sözler verir, sürece başlardım. Lakin, irade kontrolü, düzen, derindeki problemleri çözmek, yoksunluk dönemi yüzünden gelen aşırı duyğusal tepkiler ve bunlarla nasıl baş edilmesi gerektiği, ve s. hakkında hiç bir şey bilmiyordum. Sürekli kaybediyor, duyğusal depresyona giriyor, bir kaç gün sonra yeniden başlıyor, ve yeniden kaybediyordum. Bu döngü hayatımı mahv edene ve ilk üniversitemden kovulmama kadar sürdü. İlk defa hayatımda gözle görülür, ciddi bir yıkılma yaşamıştım. İkinci üniversiteye başlayınca artık bunun böyle gitmeyeceğini biliyordum, lakin hala süreçte bir ilerleme yoktu. Süreçte gerçek ilerleme önceki senelerin birinin mart ayının ortalarında, bir gerçeği fark etmemle başladı. Daha çok deneyimsiz ve tecrübesizdim, ama blogdan okuduğum bir yazıda relapse'lerin sebebinin daha derindeki bir sorun olduğu yazılıydı. Ben de sosyal olarak dışlanmışlığın bunu yaratdığını, çocukluktan beri olmam gereken kişi olmadığımın esas sebeb olduğunu düşündüm. Buradan yola çıkarak kendi değerimi sadece kendimin belirlediği, kendime duyduğum sayğı kadar sayğı göreceğim sonucuna ulaştım. Doğruydu, ama yeterince derin değildi. Nedenini yazının ileriki kısmında anlayacaksınız. Sonrasında bir kaç süreç denemem oldu. İki 20-30 günlük süreci kaybettim, lakin artık ilerleme çok yavaştan da olsa başlıyordu. Süreç bozulmaları zamanı kendime bunun olmadığını söylüyor, görmezden gelerek devam etmeye çalşıyordum. Bu sahte duyğularla ilk savaşmamdı. Bazı tesadüfi olaylar süreci ilk defa 60 güne kadar korumamı sağladı. Bu 60 günlük sürecin kaybı ile birlikde artık yeni bir devir başlıyordu.
Zafere Giden Yol
Bu kaybedişle birlikde artık süreci analiz etmeye başladım. Bu analizler hala arşiv gibi duruyor. Son 3 yılın bütün relapse-lerinin analizi var. Bu relapse'in nedenini sorğuladım, nasıl olduğunu anlamaya çalıştım, daha derindeki sebepleri inceledim. Rusya gezisi sırasında yaşanan sosyal ve duyğusal baskı gibi olaylar incelenmese de (o zamanlar bunu anlamıyordum), tetikleyiciler ve irade gibi konuları ilk defa ciddi-ciddi anlamaya başladım. Sonrasında zincirleme krizlerle 2-3 günlük süreçleri bozdum. Lakin, artık her relapse'i analiz ediyor, kendimi zorla da olsa toparlayarak devam ediyordum. Relapse sonrası chaser etkisiyle gelen duyğusal krizler ve s. artık yavaş-yavaş anlaşılıyordu. Detaylı süreç planları yapıyor, süreçde yaşanacakları az-çok tahmin etmeye başlıyordum. Hala ağır relapse'ler yaşıyordum, lakin her defasında farkında olsam da, olmasam da daha tecrübeli oluyordum. En sonunda eylül ayında son büyük bir şey öğrendim: sosyal olarak gelen baskılar, duyğusal inişler ve çıkışlar, sinirlilik, ve s. hepsi süreçdeki dopamin geri-çekilmesinin etkileri idi. Şimdi bunu zaten biliyorduk demek kolay, ama bilmekle yaşamak başka şeyler. İlk defa bu hisslerle savaşmam gerektiği, bunlara rağmen sürece devam etmenin ve sorumlulukları tamamlamanın sürecin kendisi olduğunu anladım. Bundan sonra 2 yıla yakın devam edicek süreç başladı. Zor oldu, lakin yıllarca toplanan tecrübelerle birlikde önüme çıkan bütün engelleri dağıtıp devam ediyordum. Sürecin temelleri hiç bir zaman dağılmamıştı. Bu sırada bir çok konuna inanılmaz gelişmeler oldu. Sanki kendime gelmiştim. Dopamin sisteminin normalleşmesi ile birlikde müzik zevkim değişmeye başladı. Artık sanki müziği gerçekten seviyordum. Sonrasında ise bu her alana yayıldı. Matematik, fizik, kimya, kitap okumak, ve s. her konuda artık başarılı olmaya başladım. Sanki yeni bir sayfa açılmıştı. Sosyal olarak da ilerleme kaybediyordum. Artık eskisi gibi saçma davranışları olan insan değildim. Lakin, bir şeyler doğru gitmiyordu.
Büyük Mağlubiyet
Süreçte büyük başarılar kazanmıştım, ama disiplin bir türlü sağlanmıyor, bazı sosyal sorunlar devam ediyor, kendimi hala zayıf görüyordum. Aslında her şey muhteşem olmalıydı. Tutkularımı keşf etmiş, kimsenin zorlaması olmadan kimya çalışıyor, kitaplar okuyor, müzik öğreniyordum. Bağımlı olduğum zamanlardan eser kalmamıştı. Aynı zamanda bağımlılığın hiç bir zaman tam olarak bitmeyeceğini biliyor, daima tetikte oluyor, günlüğe devam ediyordum (bkz:
Kaçıncı Günde Tamamen Bitecek ?). Lakin, korkulan oluyor, ve içten çürüme başlıyordu. Hala iradeliydim, hala düzeni koruyordum, hala krizlere karşı çok güçlüydüm. Ama içten içe hayatın olan akışında bir şeylerin yolunda gitmediğini biliyor, gitdikce zayıfladığımı hissediyordum. Sosyal ilişkilerde bir şeyler doğru gitmiyor, her zaman kendimden nefret ediyordum. Üstelik artık derslere devam etme isteğim de kalmamıştı. Sonrasında brezilyaya 1 yıllık erasmus programına kabul aldım ve bu olay bütün çöküşün başlanğıcı oldu. Şimdiye kadar kısmen sosyallikten uzak durmuş, emniyetli bölge de kalmıştım. Sosyal hayatım zayıftı ve sorunlar hayatımı çökerdecek kadar baskın değildi. Lakin, brezilyada geçirdiğim 1 yıl beni sosyal ortamlarım tam merkezine atdı ve ta çocukluğumden beri toplanmış bütün sorunlar bir anda yüzüme tokat gibi indi. Çok ciddi depresyon başladı. Bir türlü kayatımı toparlayamıyordum. Süreçde güçlüydüm, bir anda çökmedim. Ama sonrasında yaşanan relapse'in de analizinde belirtdiğim gibi (bkz:
Detaylı Bir Relapse Analizi (2 Yıllık Süreç Sonrası) yavaş-yavaş direkt çöküşler başlamıştı. Uyku düzeni bozulmuş, sorumlulukları bitirmek bırakılmış, ve s. süreci en zorlu durumlar da bile ayakta tutan her şey yavaş-yavaş çökmüştü. En sonunda eve gelince toparlanmaya çalıştım, ama relapse kazandı. Analizde sorunu çözdüğümü düşünmüştüm, lakin daha öğrenicek çok şey vardı.
İkinci Bağımlılık Dönemi
Neden kaybedildi? Sebep analizdeki gibi değilse, ne idi? Yeni sürece başlayınca bunu tam anladığımı düşünmüştüm, ama anlamamışım. Analizdeki bütün yazılanlar doğruydu, lakin en altdakı derin sorunun sadece sonuçlarıydı. Analizdeki hatalar yüzünden kaybetmemiştim, o hataları kaçınılmaz olduğunu için kaybetmiştim. Bunu anlamam oldukca uzun sürdü. Bir çok süreç denemesi oldu, her seferinde yeni şeyler öğrenmeye devam etdim, ama her seferinde kaybetdim. Toparlanma hiç bir şekilde olmuyordu. Lakin, ben fark etmesem de her kaybedişde yine analiz yapılıyor ve bu analizler beni adım-adım derindeki sorunlara yaklaştırıyordu. Her relapse ile birlikde nelerin yanlış olduğu çok daha net bir şekilde anlaşılıyordu. Hayatımı ciddi şekilde etkileyen çok büyük sorunlar vardı. Bu sosyal sorunlar da değildi. Sosyal sorunlar sadece bu sorunların sonucuydu. Ne olduğunu merak ede bilirsiniz, ama beklediğiniz gibi bir şey değil. Sebep korkuydu. Her zaman korkak biri olmuştum. Fiziksel korkuların dışında sosyal iletişim ve s. gibi korkularım da olmuştu. Lakin, en önemlisi savaşta kaybetmek korkusuydu. Rekabetlerde kaybetmekden korkuyordum. Her şeyden uzak duruyordum. Kendi potansiyelimi özgür olarak gösteremiyordum. Sonuç olarak olmam gerekenden tamamen başka biri oluyordum. Bu basit, ama derin bir sorun olduğu için hayatımın her alanına yansıyordu. Normalde ufak olucak her sorun kendimden nefret etmemle sonuçlanıyordu. Bunu en bariz şekilde sosyal ilişkiler zamanı yaşıyordum. Süreci tam da sosyal olarak büyük bir değişim yaşarken kaybetmemin sebebi de bu idi. Artık eskisi gibi kendi dünyamda kendimi kandırıyordum. Şimdi bu sorunu anladım, ama hala relapse'ler ile boğuşuyorum. Çünki sorun basit olsa da, kurtulmak öyle kolay değil.
Şimdiki Zamanlar
Peki neden hala bu sorunlar çözülemiyor ve relapse ardına relapse yaşanıyor? Bir çok süreç denemem oldu. Bu sorunla bir çok kez baş etmeye çalıştım. Ama, yukarıda belirtilen gibi, hayatın her alanına işlemiş bir travma bu ve sonuçları ile yüzlüşmek kolay değil. En basitinden örnek vericek olursak, kendimden ve yeteneklerimden şüphe etmeyi bir türlü bırakamıyorum. Şu anki en büyük sorun bu. Üstelik, süreç denemelerinde sınavlara denk geldim. Sinir krizleri, geri-çekilme dönemi, şahsi sorunlar, sosyal sorunlar, çok ağır sınav stressleri, ve s. sürecin ilk günlerinde beni mahv ediyor. Mesela, en son sürecimde bir ilerleleme kaydettim. Ama şahsi sorunlar ve sınav stressi çok ağır oldu. Derse odaklanamıyor, sinir krizleri geçiriyorum. Normalde dersi bırakmam ve bir az başka işlerle uğraşmam gerekir, ama sınava yetişmem de gerek. Bütün bunlar irademi mahv ediyor. Artık sınavlar ve sosyal hayat bitdi. Yaz dönemi başlıyor. Lakin, yeni sorunlar da birlikde geliyor ve bunlarla nasıl baş edileceğini öğrenmek gerek. Yoksa daha uzun süre bağımlılık devam eder. Lakin, senin artık günlerin sayılı. "Finish" yazısı gözükmeye başlıyor..