Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Bir Fapstronottan Tavsiyeler: Hayatınızda Olması Gereken 3 Kurum

Adam Shelby

Venüs Yolcusu
Katılım
21 Tem 2021
Mesajlar
26
Tepki puanı
115
Puanları
34
Merhabalar sevgili fapstronot dostlarım. Bugün sizlere 21 yaşında farkına vardığım ve herkesin hayatında mutlaka yer vermesi gereken 3 kurumdan bahsedeceği. Bu arada hayatta sevmediği şeylerden biri " yutup kanalıma hoş geldiniz şimdi gevşe rahatla bak mutlusun" tarzında ucuz kişisel gelişim dersleri verdiği sanan insan yaklaşımlarıdır. Herkesin kişisel gelişim kendinde biter. Ben sizlere sadece tecrübelerimden bahsedeceğim ve eğer bu 3 kuruma yer verirseniz hayatınıza pozitif yönde katkı sağlayacağından bahsedeceğim. Hepsini ayrı ayrı başlıkta inceleyeceğim kurumlar sırasıyla terzi, berber ve spor kurumları olacak. Olaylara farklı açılardan bakıp yaşça benden küçüklere tavsiye, yaşıtlarıma farkındalık büyüklere ise hatırlatmada bulunmak istiyorum. Hazırsanız başlayalım.

TERZİ

Küçüklüğümde televizyonda yayımlanan bir programda dinlediğim, zarif ve yaşça büyük hanımefendinin şu sözleri hala aklımda duruyor. "Kişi kıyafeti ile ağırlanır, kişiliği ile uğurlanır". Gerçekten doğru bir söz. Bir ortama girdiğinizde ya da sokakta yürürken karşıdan gelen insanlarla göz göze geldiğinizde ilk bakacağınız şey kıyafetleri olacak. Onlarda sizin kıyafetlerinize bakacaklar. Daha sonrasında tanışıp nasıl insanlar olduğunu anlamaya başlayınca aklınızda kişilikleri yer edecektir.
Şöyle ki; iyi giyinmek için çok para harcamanıza gerek yok. Orta halli mağazalardan da kıyafet alabilirsiniz. Hatta tavsiyem şehirdeki pasaj içi erkek giyim dükkanlarını ziyaret edin. Orada daha uyguna ürünler bulmak mümkün. İllaki tek düze avmlerden giyinmek zorunda değiliz. 500 liraya aldığınız pantolonun paçaları bileklerinizde on kat oluyor, belinizden çuval gibi bağlıyorsunuz. Bir de 100 liraya aldığınız pantolonun bacaklarınıza döküldüğünü, tam bedeninize göre olduğunu düşünün. Emin olun ikinci durumda çok daha karizmatik ve olumlu gözükeceksiniz. Bol giyinmek tercihiniz olabilir ancak ben sevmiyorum. Bu durumda yıllarca avm den sayabileceğimiz hazır giyim mağazalarından pantolonlar aldım. Ancak bacaklarım kalın olduğu ve belim ince olduğu için hep kemerle sıkardım belimden. Şeker çuvalı giymiş gibi olurdum. Üniversiteye başlayınca anladım ki aslında terziye götürüp tam ölçülerime göre yaptırsam aslında çok daha güzel oluyor. Ancak yıllarca böyle bir kültürüm olmadığı için sallım saçak giyinmişim. Eğer yaşınız ilerliyorsa ve hayata atılıp artık "çocuk" statüsünden çıkıyorsanız kendinize bakmanız gerekir. Geçenlerde üniversitede kız arkadaş grubumun " abi okula eşofmanla geliyorlar, yok artık insanın kendine saygısı olur" dediklerini duydum. Evet yargılayıcı bir cümle ancak maalesef doğruluk payı var. Artık üniversiteli iseniz yolda gördüğünüz her insan sizin iş ortağınız, gelecekte iş arkadaşınız yahut evleneceğiniz eşiniz bile olabilir. Lütfen giyiminize özen gösterin. Uygun fiyatlı ürünleri takip edin ve soft kombinlerle en az bir kez terziye gösterin. Göreceksiniz hem özgüveniniz artacak, hem de 3 ay sonra insanların size bakış açısı değişecek. HIMYM dizisindeki Barney'i hatırlayın. Onun tanınmasına sebep olan bir özellik hep takım elbise giymesi ve bakımlı olmasıydı. Her daim bir centilmen gibi geziyordu. Son olarak terzi noktasında İngilizleri hep kıskanıyorum. Onlarda terzi bir aile kültürü. Çocuk yaştan itibaren aile terzilerine gidiyorlar ve ufacık çocuklara bile özel günler için bir takım elbise diktiriyorlar. Ben ilk takımımı 19 yaşında edindim ve sadece 2 kez giydim. Oysa ki arkadaşlarımla bir akşam kahvesi içerken, yahut bir basket maçı seyretmeye giderken ya da ailemle oturmaya giderken bile bir ceket gömlek kumaş pantolon giyebilirdim. İngilizlerin bu giyime özen ve aile boyu gelenekleri hoş bir ritüel. Dediğim gibi kendinize uygun fiyatlı bir terzi bulun ve en azından 10 liraya paça yaptırın. Sonuçları göreceksiniz.

KUAFÖR

Yukarıda saydığım tüm ilk görünüm kriterleri burada da geçerli. İnsanlarılar sürekli muhatap oluyoruz gün içinde. Herkes kendine bakan insanlardan etkilenir. İlla kısa saça sahip olmak zorunda değilsiniz. Uzatıyorsanız bile her ay harçlığınızı alınca bir kez kuaföre gitmeyi deneyin. Kırıklarını aldırın ya da kesim yaptırın. Göreceksiniz ki insanların bakış açısı değişecek. Çünkü tıpkı kıyafet gibi saç da sizin vitrininizi oluşturuyor. Bana gelirsek lisede uzun saçı severdim. Ancak hiç bakmadığım için saçlarım hep dağınık olurdu. Üniversite gidip artık çocuk olmadığımı fark edince saçlarıma düzenli olarak bakmaya başladım. Uzun yıllardır bir berberim var ve artık daha sık gidiyorum. İstediğim şekli de biliyor ve dükkandan ferahlamış şekilde çıkıyorum. Özgüvenli ve zinde.

SPOR

Dostlarım gelelim bence en önemlisi spor mevzusuna. Zinde vücut, sağlıklı yaşam ve özgüven konularına girmeyeceğim. Bunu hepiniz biliyorsunuz. O kadar önemli ki ama bunlar. Hayatta geriye döndüğümde en iyi hissettiğim zamanların düzenli spor yaptığım anlar olduğunu görüyorum. Kendime güvendiğim, doğru postürde olduğum, giydiğim her şeyin yakıştığı, kadınların beğenisini kazandığım dönemler işte spor yaptığım yıllar. Ancak ne yazık ki ülke ekonomimiz salon ve beslenme masrafları açısından çok zorluyor. Şahsen ben salonu bırakmak zorunda kaldım. Bir Amerikalı gibi 60 birim paraya spora gidip, oradan arabamla okula gidemiyorum. Beslenmemi en kral şekilde 200 birim paraya halledemiyorum. O yüzden her ne kadar bir centilmenin vazgeçemeyeceği 3. şey olarak sporu görsem de ben vazgeçmek zorunda kaldım. Umarım tekrar hayatımıza alabiliriz.

Sonuç

Şimdi bir bağlama yapıp sizlere veda edeceğim. Aylık terzi ve kuaför masrafı en fazla 60-70 lirayı bulacaktır. Extra bir şeyler yaptırmıyorsanız. Eğer bu ikiliye dikkat ederseniz hayatınıza etkisini mutlaka göreceksiniz. Bence 3 ay deneme süresi verin. Özellikle üniversite ve sonrası dönemdeyseniz artık çocuk değilsiniz ve karşılaştığınız herkes sizin için hayat değiştirici olabilir.
Sokağa çıkan bir işveren olduğunuzu düşünün. Karşıdan 2 farklı kişi geliyor. Diyelim ki ikisi de mühendislik fakültesi mezunu olsun. Birinin altında eşofman, üstünde sünmüş bir hırka, sakal ve saçları darmadağan olmuş elleri cebinde yürüyor. Bir de gayet bakımlı, üzerinde pantolon ve ütülü bir gömlek. Dik duruyor ve bakımlı bir tıraşı var. Hangisini işe almayı tercih ederdiniz. Ya da ilk tanımdaki kişi ile konuşmayı mı ikinci ile mi konuşmayı tercih ederdiniz. Eğer birinci kişi daha donanımlı olsa dahi kendisini ön plana çıkaran özelliklere sahip olmak zorunda. Ya da bir kadın olduğunuzu varsayın. Hangisi size daha etkileyici gelirdi. Sonuç olarak bu kurumları hayatınıza sokup bir şans vermenizi tavsiye ederim.
 

IHG

Venüs Yolcusu
Yardımcı Moderatör
Katılım
31 Tem 2021
Mesajlar
81
Tepki puanı
113
Puanları
39
Çok faydalı bir yazı kalemin dert görmesin ;)
 

Defkhan5960

Raskolnikov
Çevirmen Üye
Katılım
16 Şub 2021
Mesajlar
548
Tepki puanı
1,267
Puanları
160
Konum
Türkiye
Web Sitesi
1000kitap.com
Eline sağlık dostum. Birçok insanin(benim de) önyargılarımızın bulunduğu konular bunlar. Düşünce şu;"Yaa kardeşim içime önem vermeyen ,dışıma baksın ne olacak? " Ama insanın ilk dışını görürsün , ayakkabısı kirli birisi kendine önem vermeyen tembel biridir. Sherlock Holmes ha! Dışınız içinizi yansıtsın.
 

Adam Shelby

Venüs Yolcusu
Katılım
21 Tem 2021
Mesajlar
26
Tepki puanı
115
Puanları
34
Eline sağlık dostum. Birçok insanin(benim de) önyargılarımızın bulunduğu konular bunlar. Düşünce şu;"Yaa kardeşim içime önem vermeyen ,dışıma baksın ne olacak? " Ama insanın ilk dışını görürsün , ayakkabısı kirli birisi kendine önem vermeyen tembel biridir. Sherlock Holmes ha! Dışınız içinizi yansıtsın.
Bununla ilgili şunu düşünmüştüm. Neden tüm diplomatlar takım elbise giyer. Çünkü temsil ettiğin makam, değerler ve statünün seni özenli olmak zorunda bırakır. İstediğin kadar erdemli de olsan, kendi vitrinine değer vermediğinde fırsat maaliyetleri artıyor. Teşekkürler değerli yorumun için.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst