Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Doğru Ve Yanlış Beklenti Arasındaki Fark

MİKE

Mars Yolcusu
Katılım
12 Ocak 2021
Mesajlar
52
Tepki puanı
124
Puanları
43
Selam arkadaşlar. Öncelikle buradaysanız özel insanlarsınız demektir çünkü herkesin uyuduğu dünyada uyanmaya çalışanlar bizleriz.
Bugün daha önce değinilmediğini düşündüğüm önemli bir konuyu anlatacağım.

Neverfap'a başladığımız zaman belli beklentiler içinde oluruz. Hayatım değişecek, tuzaktan kurtulacağım, süper güçler :) ... Öncelikle bu beklentilerin aksak tarafına bakalım. Aktif bir şey yapmadıkça hayatın değişmeyecek yalnızca tuzakta olduğunun bilincinde olacaksın. Süper güç diye bir şey yok veeee en önemlisi tuzaktan kurtulmak diye de bir şey yok '' Lan nasıl olur hani 90 güne gelince bitecekti '' güzel kardeşim neverfap'ın bir başlangıç noktası vardır (pmo kullanımını bıraktığın gün) ancak bir bitiş noktası yoktur ki. 89. gün gece saat 12' yi vurunca birden kurtulmayı mı bekliyorsunuz ? Yaaaaaa öyle bir dünya yok. Biraz daha açayım sözcükleri.
Arkadaşlar neverfapın bitiş noktası felan yoktur. Yaptığınız kullandığınız bir uyuşturucuyu bırakmak. Bir sabah birden hiç kullanmamış olarak uyanamayız. Biz bunu kullandık bu bize zarar verdi ve biz bunu bırakıyoruz ki daha fazla zarar görmeyelim. Bıraktığın an zaten kurtulursun. Biz süreç mantalitesiyle hep kendimizi yokluyoruz '' Acaba kurtuldum mu? Ya bir daha yaparsam '' gibi . Sunduğum alternatif bakış şudur : Artık gün saymaya, sürekli kendini yoklamaya, her şeyi nofaptan beklemeye, hep aynı şeyleri yapmaya, hastaymış gibi davranmaya son vermek. Gün saymak süreç düşüncesine katkı sağlar ama süreç diye bir şey yok. Kendini yoklamak sende krizlere karşı hassasiyet oluşturur '' Ya gelirse, ya düşersem, gelince ne yapacağım '' bu hassasiyet de etkilenmeyi arttırır. İzzet Güllüden bir örnek vereyim. Elin sağlamken eline vurursan acımaz, elin yandığında eline ufak bir dokunsan bile çok acır. Hassasiyetle etkilenmenin doğru orantılı olduğunu gösteren bir örnek. Krizlere karşı bakış açımız kabullenme olmalı. Kriz gelmediği zamanlar beynini ona hazırlamalısın. Doğru beklenti oluşturmalısın. ''Krizler gelecek, gel kriz senin için hazırım senin gelmen benim hareketlerimi yönetemez , sen benim düşmanım değilsin. Olay krizin gelmesi değil , senin ona karşılık pmo yapman. Bize zarar veren kriz değil ki pmo. Kriz(hırsız) sık gelsin seyrek gelsin sen pmo yapmadıkça (kapıyı açmadıkça) o ne yapabilir. Gerçekten kriz seni yönetemez tabi ki şartlanma altına girmediysen. Bu saatten sonra kriz sık gelsin seyrek gelsin bana ne bana zarar veremez ki(bu bir telkindir ve telkin inanç inşaa eder yapmamız gereken krizlerden önce doğru telkinle krize hazır olmak ve onun pekişmesini önlemek. Pavlov'un köpeği zil çalınca yemeğe şartlandı, biz de kriz gelince pmo ya şartladık kendimizi. Peki pavlov deneyine 2. bir zil sesi ekleyip eklediği zil çalınca yemeği verseydi köpeğe köpek yine 1. zile karşılık salya akıtacak mıydı? Yani şartlanma ortadan kaldırılabilir mi ?)

Her şeyi nofaptan beklemek olmaz çünkü nofap yalnızca kullandığın uyuşturucuydu. Uyuşturucuyu bıraktın diye matematik profesörü olmayacaksın bunun için matematik çalışmalısın. Hasta değiliz bir kere hasta olsak ilaç almamız gerekirdi. Beynimizde bir ödül devresi var. Beyin pmo'yu cinsellik olarak görüp onu dopamin ile ödüllendiriyor. Ancak aldığımız şey bir zehir. Bunun bilincine vardıktan sonra ve bunu içsel olarak oturttuktan sonra yapmamız gereken bir şey yok. Bunu içselleştirmek zaman alacak ancak 7/24 bununla uğraşmayacağız. Hayatımızdaki kötü bir şeyi çıkaracağız ve boş olan hayatımızı güzelliklerle dolduracağız. Önce bahçedeki taşları toplarsın sonra bahçeyi sürersin en son çiçekleri ekip sabırla beklersin. O çiçekler düzenli sulanmalı, güneş görmeli ve o çiçekler sevilmeli. Biz hayatımızı yoluna koymak için burdayız. Özetle kriz gelmeden önce '' Kriz gel senin için hazırım , senden kaçmıyorum, sen bana zarar veremezsin'' kriz sırasında '' Hoş geldin kriz istediğin kadar kalabilirsin senin gelmen beni kontrol edemez'' bakışını yakalamaktır.

Her gün 15-20 dakika pmo'nun keyif vermediği, zararları, tuzak olması , doğamıza ters olduğu , mahrum kalınacak bir tarafının olmadığı ile ilgili yazılar yaparak beyni ikna etmeyi öneririm.
Kimse kimseden çekinmesin herkes tecrübesini yazsın ki bilinçlenelim. Kurtulanlar yardımdan geri durmasın. Hepimiz neverfapa bir şeyler borçluyuz. Aşağıdaki videoya önyargı ile yaklaşmayın anlamaya ve kullanmaya çalışın.
 

Moony

Ay Yolcusu
Katılım
18 Eyl 2021
Mesajlar
59
Tepki puanı
77
Puanları
21
Selam arkadaşlar. Öncelikle buradaysanız özel insanlarsınız demektir çünkü herkesin uyuduğu dünyada uyanmaya çalışanlar bizleriz.
Bugün daha önce değinilmediğini düşündüğüm önemli bir konuyu anlatacağım.

Neverfap'a başladığımız zaman belli beklentiler içinde oluruz. Hayatım değişecek, tuzaktan kurtulacağım, süper güçler :) ... Öncelikle bu beklentilerin aksak tarafına bakalım. Aktif bir şey yapmadıkça hayatın değişmeyecek yalnızca tuzakta olduğunun bilincinde olacaksın. Süper güç diye bir şey yok veeee en önemlisi tuzaktan kurtulmak diye de bir şey yok '' Lan nasıl olur hani 90 güne gelince bitecekti '' güzel kardeşim neverfap'ın bir başlangıç noktası vardır (pmo kullanımını bıraktığın gün) ancak bir bitiş noktası yoktur ki. 89. gün gece saat 12' yi vurunca birden kurtulmayı mı bekliyorsunuz ? Yaaaaaa öyle bir dünya yok. Biraz daha açayım sözcükleri.
Arkadaşlar neverfapın bitiş noktası felan yoktur. Yaptığınız kullandığınız bir uyuşturucuyu bırakmak. Bir sabah birden hiç kullanmamış olarak uyanamayız. Biz bunu kullandık bu bize zarar verdi ve biz bunu bırakıyoruz ki daha fazla zarar görmeyelim. Bıraktığın an zaten kurtulursun. Biz süreç mantalitesiyle hep kendimizi yokluyoruz '' Acaba kurtuldum mu? Ya bir daha yaparsam '' gibi . Sunduğum alternatif bakış şudur : Artık gün saymaya, sürekli kendini yoklamaya, her şeyi nofaptan beklemeye, hep aynı şeyleri yapmaya, hastaymış gibi davranmaya son vermek. Gün saymak süreç düşüncesine katkı sağlar ama süreç diye bir şey yok. Kendini yoklamak sende krizlere karşı hassasiyet oluşturur '' Ya gelirse, ya düşersem, gelince ne yapacağım '' bu hassasiyet de etkilenmeyi arttırır. İzzet Güllüden bir örnek vereyim. Elin sağlamken eline vurursan acımaz, elin yandığında eline ufak bir dokunsan bile çok acır. Hassasiyetle etkilenmenin doğru orantılı olduğunu gösteren bir örnek. Krizlere karşı bakış açımız kabullenme olmalı. Kriz gelmediği zamanlar beynini ona hazırlamalısın. Doğru beklenti oluşturmalısın. ''Krizler gelecek, gel kriz senin için hazırım senin gelmen benim hareketlerimi yönetemez , sen benim düşmanım değilsin. Olay krizin gelmesi değil , senin ona karşılık pmo yapman. Bize zarar veren kriz değil ki pmo. Kriz(hırsız) sık gelsin seyrek gelsin sen pmo yapmadıkça (kapıyı açmadıkça) o ne yapabilir. Gerçekten kriz seni yönetemez tabi ki şartlanma altına girmediysen. Bu saatten sonra kriz sık gelsin seyrek gelsin bana ne bana zarar veremez ki(bu bir telkindir ve telkin inanç inşaa eder yapmamız gereken krizlerden önce doğru telkinle krize hazır olmak ve onun pekişmesini önlemek. Pavlov'un köpeği zil çalınca yemeğe şartlandı, biz de kriz gelince pmo ya şartladık kendimizi. Peki pavlov deneyine 2. bir zil sesi ekleyip eklediği zil çalınca yemeği verseydi köpeğe köpek yine 1. zile karşılık salya akıtacak mıydı? Yani şartlanma ortadan kaldırılabilir mi ?)

Her şeyi nofaptan beklemek olmaz çünkü nofap yalnızca kullandığın uyuşturucuydu. Uyuşturucuyu bıraktın diye matematik profesörü olmayacaksın bunun için matematik çalışmalısın. Hasta değiliz bir kere hasta olsak ilaç almamız gerekirdi. Beynimizde bir ödül devresi var. Beyin pmo'yu cinsellik olarak görüp onu dopamin ile ödüllendiriyor. Ancak aldığımız şey bir zehir. Bunun bilincine vardıktan sonra ve bunu içsel olarak oturttuktan sonra yapmamız gereken bir şey yok. Bunu içselleştirmek zaman alacak ancak 7/24 bununla uğraşmayacağız. Hayatımızdaki kötü bir şeyi çıkaracağız ve boş olan hayatımızı güzelliklerle dolduracağız. Önce bahçedeki taşları toplarsın sonra bahçeyi sürersin en son çiçekleri ekip sabırla beklersin. O çiçekler düzenli sulanmalı, güneş görmeli ve o çiçekler sevilmeli. Biz hayatımızı yoluna koymak için burdayız. Özetle kriz gelmeden önce '' Kriz gel senin için hazırım , senden kaçmıyorum, sen bana zarar veremezsin'' kriz sırasında '' Hoş geldin kriz istediğin kadar kalabilirsin senin gelmen beni kontrol edemez'' bakışını yakalamaktır.

Her gün 15-20 dakika pmo'nun keyif vermediği, zararları, tuzak olması , doğamıza ters olduğu , mahrum kalınacak bir tarafının olmadığı ile ilgili yazılar yaparak beyni ikna etmeyi öneririm.
Kimse kimseden çekinmesin herkes tecrübesini yazsın ki bilinçlenelim. Kurtulanlar yardımdan geri durmasın. Hepimiz neverfapa bir şeyler borçluyuz. Aşağıdaki videoya önyargı ile yaklaşmayın anlamaya ve kullanmaya çalışın.
Faydalı bir yazı olmuş, hırsız örneklendirmesini çok beğendim.
 

MİKE

Mars Yolcusu
Katılım
12 Ocak 2021
Mesajlar
52
Tepki puanı
124
Puanları
43
İzzet güllüden bir örnek daha şimdi aklıma geldi. Kriz sobada yanan ateştir. Sen başında beklemezsen onu kurcalamazsan ateş seni yakamaz ki. Ateş (kriz) ister gümbür gümbür yansın ister yanmasın sen onun başında beklemezsen ateş seni yakamaz. Sobada yanan ateş evi yakamaz ne kadar güçlü yanarsa yansın. Krizler sık gelsin, güçlü gelsin bize bir şey yapamazlar ki biz onlara karşı doğru beklenti içinde olacağız. Kriz sık gel seyrek gel güçlü gel bana ne , sen sobadaki ateşsin ben senin başında beklediğim için seni bir tehlike olarak görüp büyümeni önlemeye çalıştığım için yandım. İstediğin kadar güçlü gel sobadaki ateş evi yakamaz. Krizlerimden korkmuyorum , onlardan kaçmıyorum, onlara hazırım. Geleceksin biliyorum ve seni bekliyorum. Bizi yakan sobadaki ateş değil onun başında bekleme davranışı sobadaki ateşin ne kadar güçlü olursa olsun sen başında beklemezsen seni etkileyemez.( tekrara düşüyor farkındayım amacım sizin bunu içselleştirip uygulamanız).
 

MİKE

Mars Yolcusu
Katılım
12 Ocak 2021
Mesajlar
52
Tepki puanı
124
Puanları
43
Bu arada dün 19 tane mezunun yazılarını okudum orada güzel bir söz var. Ya kazanırım ya öğrenirim. Kaybedemeyiz her yanlıştan sonra analiz edip neverfapı içselleştirerek kendimizi temizlemeliyiz. Ayrıca tek amaç da neverfap olmamalı çünkü neverfapta ulaşılacak son durak yok. Bir amaç edinmeli ve neverfapı araç olarak kullanmalıyız. Neverfap amaç olursa sabah akşam kriz gelmesin diye oturup bekleriz.
 

captanhero

Mars Yolcusu
Katılım
11 Kas 2020
Mesajlar
74
Tepki puanı
129
Puanları
43
Yazdıkların güzel dostum. Daha rahat okunabilmesi için daha fazla paragrafa ayirabilirsin.

Yolun açık olsun - cap
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst