Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Erkekliğimizi kayıp mı ediyoruz?(Red Pill)

Loner

Yalnız Adam
Üretken Üye
Katılım
7 Eki 2020
Mesajlar
98
Tepki puanı
207
Puanları
71
Yaş
20
İyi akşamlar güzel dostlar. Bu konu şu aralar çok takılıyor aklıma: Erkeklerimiz daha mı işlevlerini kaybetmeye başladı? Hem evliliklerin çoğunun hüsranla bitmesi sonucu erkeklerin anneleriyle büyüyüp birer oğlan çocuğundan öteye gidememeleri hem de hayatlarımızın daha da kolaylaşması ile birlikte erkeklerin kendilerini tembelliğe ve tembelliğin sonucu olarak içki, sigara, fast food ve pornoya vermeleri kafamda soru işaretleri oluşturmaya başladı. Annelerin çoğu çocuklarına kıyamaz, oğluşum, kuzum diye yetiştirir, iş yaptırmaz. Sonra? Hiçbir mahareti olmayıp, kendine bir şey katmamış, hayatı öğrenmemiş adamlar gelip burada kızlar bana bakmıyor diye ağlar.

Covid ile beraber ne kadar kendimizi salsak da son yılların ciddileşmeye devam eden bir problemi bu, bu yıla özgü bir problem olmadı hiç bu. Kendimize bir şeyler katmıyor, saçmalıkları izliyoruz; spor yapmıyor, yapan insanlara gıptayla bakıyoruz; böyle giderse belki de sahip olamayacağımız ilişkileri pornodan izliyoruz ama asıl seksin ne kadar zor elde edilen bir şey olduğunu unutuyoruz. Bize ne oluyor biliyor musunuz? Biz erkekliğimizi kaybediyoruz yıllardır. Yıllar önce etrafından kas fışkıran adamların yerini obez adamlar doldurmuş durumda.

Hayatlarımız teknolojinin gelişmesi ile kolaylaşmış durumda, bir uygulama ile yemek söylüyoruz, eğlence koltuğumuzun dibindeki televizyonda saklı, cebimizdeki telefonda saklı sanıyoruz. Oysa hayır! Çoğunlukla yapmacık ve sahte hayatları, sahte olmasalar bile bizim olmadıktan sonra anlamı ne, görüyoruz. Bizim onlardan eksiğimiz ne? Hayatlarını yaşayan insanlardan eksiğimiz ne? Kaslı adamlardan eksiğimiz ne? Bilgili, donanımlı insanlardan eksiğimiz ne?


BİZ KONFOR ALANININ ÖZ ÇOCUKLARIYIZ!!!

Biz korkak ve özgüvensiz yetiştirilmiş insan evlatlarıyız. Görmek istediği, yaşamak istemediği hayat için çabalamayan insanlarız. Tyler Durden der ki: "Bizim neslimiz büyük savaşı ya da büyük depresyonu yaşamadı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız." Ne doğru söylemiş reis! Fight Club filmi de aslında erkekliğin kaybıyla ve erkek varoluşuyla alakalıdır derin metninde.

DERTLERİMİZİ BİR KADINLA YOK EDEMEYECEĞİZ!

Gerçekçi konuşalım, kadınların her zaman bir kurtuluşu vardır, bir beyaz atlı prens elbet bulurlar ama bizim öyle bir şansımız yok ve olmayacak da. Biz kendi emeğimizle bir yere gelmek zorundayız. PMO'yu, gereksiz şeyleri, yapay dopamini hayatımızdan atıp gelişimimize versek kendimizi tarih yazarız. Yavaş yavaş yok oluyoruz ve gerçeğin acilen farkına varmamız lazım. Bir kadın bizim dertlerimizi söküp almayacak zira çoğumuz annelerimiz çocuklarıyız ve bir daha asla onlar kadar seven olmayacak bizi. Azıcık sevgi için kendimizi paralamak zorundayız. Sevgi de güven de hipergami ile kazanılır, bu da karşı tarafın güce tapması demek, güçlüysen sevilirsin ya da saygı duyulan biri olursun.

BAŞLAMAMIZ LAZIM BİR YERDEN!

Bugün 25.gündeyim Nofap'te ve aylardır Red Pill yazıları okuyorum. Gerçeği her geçen gün fark ediyorum ancak gerçek artık canımı yakmıyor zira oyunumu gerçeklere göre oynuyorum. Hayallerde yaşamak lüzumsuz dostlarım! Gerçeğin hapı ne kadar acı da olsa, erkek olmanın acısı ne kadar fazla da olsa, kendi kimliğimizi kazanmak adına bir savaşa girmemiz gerekiyor. HADİ DOSTLARIM!

Daha Red Pill üzerine yazılar gelecek. Daha önce böyle uzun bir yazı yazmadım eleştirileriniz beni mutlu eder ve sonraki yazılara daha donanımlı gelmemi sağlar. Şimdiden teşekkürler!
 

Torres

Satürn Yolcusu
Katılım
19 Kas 2020
Mesajlar
96
Tepki puanı
299
Puanları
91
Yetiştirildiğimiz kültürde var bu malesef ev işlerini hep kızlar yapar evi onlar süpürür temizler sofrayı onlar kurar erkekler odada oyun oynar pmo yapar küçüklükten beri annesi babası göklere çıkarır ve iş kendi hayatını kazanmak olunca hiç konfor alanından çıkmadığı için çok zorlanır şahsen ben tüm işlerimi kendim yapmaya çalışıyorum kendi kendime yetmeye çalışıyorum bu da özgüven sağlıyor ve unutmayın bugün yaptıklarınız yarınınızı belirler
 

coomonster

Ay Yolcusu
Katılım
28 Ara 2020
Mesajlar
55
Tepki puanı
70
Puanları
24
Yazın için teşekkürler, fight club ın kitabını okumadıysan tavsiye ederim..
erkek olabilmek için savaşmak şart sanırım, eskiler meydanlarda göğüs göğüse çarpışırmış, bizlerin savaşı da kendimizle, nefsimizle.. Ya kazanacağız birer erkek olarak gururlu ve huzurlu yaşayacağız. Ya kaybedeceğiz vaktini tüketen bir adım ileri zor giden yaşayan ölü olarak ömrümüzü tüketeceğiz. Savaş iyi gidiyorda olabilir, kötü gidiyor da olabilir pes etmediğin sürece kazanma şansın var demektir...
 

Don Zenon

Yeni Fapstronot
Katılım
18 Kas 2020
Mesajlar
11
Tepki puanı
28
Puanları
14
Çok güzel ve doğru bir yazı. Dünya bizi adeta zehirliyor. Güya erkeğe ait sistem yine en çok erkeği mahvediyor. Onu aciz, ezik, zavallı ve muhtaç bir hale sokuyor. Erkeğin başına en büyük felaketi, rahat ve tasasız bir rüyanın içinde yaşatıp sonra gerçeğin ortasında yalnız bırakıyor. Gerçi hoş, yazdığın gibi bizim savaşımız da tam olarak bu. Bırakın zorluklar katlanarak artsın. Zaferin büyüklüğü de bu şekilde artıyor.
 

Targetlock

Satürn Yolcusu
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
266
Tepki puanı
313
Puanları
111
Yazıyı sevdim. Temel eksiklik erkekliğin kaybolması olarak görülüyor ki doğru.
Fakat eksikliğin bir parçası.
Erkekliği / kadınlığı tam anlamıyla ele geçirip hayalimizdeki kişi olduktan sonra nasıl bir yaşam seçeceğiz. 10 üzerinsem değerlendirelim. - 6 dan 0 a geliyoruz. Ama bizden beklenen 10 a gitmemiz.

Hedefimiz istediğimiz kişi olmak ile bitmiyor. Tam olarak o zaman başlıyor.
 

elvas

Ay Yolcusu
Katılım
9 Ağu 2020
Mesajlar
67
Tepki puanı
69
Puanları
21
Confort zone ve yetiştirilme tarzımız için yaptığın tespitler güzel olmuş.İlber Ortaylı'nın bir kitabında bununla ilgili bir söz vardı.Batılı aileler daha çok çocuğun kendi kendine öğrenmesi ve sorumluluk duygusuna sahip olması için küçüklükten itibaren ufak ufak sorumluluk verirler.Bu doğu toplumlarında tam tersidir.Aileler çocuklarını her koşulda koruyarak ve acısız bir hayat geçirmelerini sağlayarak iyi ebeveyn olacaklarını düşünürler.Son yüzyıllara baktığımızda batı toplumlarının ilerleyip doğu toplumlarının geri kalmasında belki de en önemli sebeplerden birisi budur.Bu şekilde bir demeç vardı kitabın içinde ve gerçekten dediklerini kanıtlar nitelikte olduğunu düşünüyorum :)
 

isxo

Merkür Yolcusu
Katılım
30 Ara 2020
Mesajlar
155
Tepki puanı
216
Puanları
64
Bence konunun özü hep aynı. İçimizdeki savaş. Şuana kadar ki en büyük düşman: Nefsimiz. Bu olay zor ve uzun bir süreç. Belki yenilmiş gibi gözükecek ama her zaman zayifligimizi kollayacak. Nefsimizi köreltmeliyiz. İşte bu yüzden hard mode, iste bu yüzden monk mode. Kolay olsaydı herkes yapardı. O kadar doğru ki.
 

PrettyFlacko

Ay Yolcusu
Katılım
6 Kas 2020
Mesajlar
65
Tepki puanı
49
Puanları
21
İyi akşamlar güzel dostlar. Bu konu şu aralar çok takılıyor aklıma: Erkeklerimiz daha mı işlevlerini kaybetmeye başladı? Hem evliliklerin çoğunun hüsranla bitmesi sonucu erkeklerin anneleriyle büyüyüp birer oğlan çocuğundan öteye gidememeleri hem de hayatlarımızın daha da kolaylaşması ile birlikte erkeklerin kendilerini tembelliğe ve tembelliğin sonucu olarak içki, sigara, fast food ve pornoya vermeleri kafamda soru işaretleri oluşturmaya başladı. Annelerin çoğu çocuklarına kıyamaz, oğluşum, kuzum diye yetiştirir, iş yaptırmaz. Sonra? Hiçbir mahareti olmayıp, kendine bir şey katmamış, hayatı öğrenmemiş adamlar gelip burada kızlar bana bakmıyor diye ağlar.

Covid ile beraber ne kadar kendimizi salsak da son yılların ciddileşmeye devam eden bir problemi bu, bu yıla özgü bir problem olmadı hiç bu. Kendimize bir şeyler katmıyor, saçmalıkları izliyoruz; spor yapmıyor, yapan insanlara gıptayla bakıyoruz; böyle giderse belki de sahip olamayacağımız ilişkileri pornodan izliyoruz ama asıl seksin ne kadar zor elde edilen bir şey olduğunu unutuyoruz. Bize ne oluyor biliyor musunuz? Biz erkekliğimizi kaybediyoruz yıllardır. Yıllar önce etrafından kas fışkıran adamların yerini obez adamlar doldurmuş durumda.

Hayatlarımız teknolojinin gelişmesi ile kolaylaşmış durumda, bir uygulama ile yemek söylüyoruz, eğlence koltuğumuzun dibindeki televizyonda saklı, cebimizdeki telefonda saklı sanıyoruz. Oysa hayır! Çoğunlukla yapmacık ve sahte hayatları, sahte olmasalar bile bizim olmadıktan sonra anlamı ne, görüyoruz. Bizim onlardan eksiğimiz ne? Hayatlarını yaşayan insanlardan eksiğimiz ne? Kaslı adamlardan eksiğimiz ne? Bilgili, donanımlı insanlardan eksiğimiz ne?


BİZ KONFOR ALANININ ÖZ ÇOCUKLARIYIZ!!!

Biz korkak ve özgüvensiz yetiştirilmiş insan evlatlarıyız. Görmek istediği, yaşamak istemediği hayat için çabalamayan insanlarız. Tyler Durden der ki: "Bizim neslimiz büyük savaşı ya da büyük depresyonu yaşamadı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız." Ne doğru söylemiş reis! Fight Club filmi de aslında erkekliğin kaybıyla ve erkek varoluşuyla alakalıdır derin metninde.

DERTLERİMİZİ BİR KADINLA YOK EDEMEYECEĞİZ!

Gerçekçi konuşalım, kadınların her zaman bir kurtuluşu vardır, bir beyaz atlı prens elbet bulurlar ama bizim öyle bir şansımız yok ve olmayacak da. Biz kendi emeğimizle bir yere gelmek zorundayız. PMO'yu, gereksiz şeyleri, yapay dopamini hayatımızdan atıp gelişimimize versek kendimizi tarih yazarız. Yavaş yavaş yok oluyoruz ve gerçeğin acilen farkına varmamız lazım. Bir kadın bizim dertlerimizi söküp almayacak zira çoğumuz annelerimiz çocuklarıyız ve bir daha asla onlar kadar seven olmayacak bizi. Azıcık sevgi için kendimizi paralamak zorundayız. Sevgi de güven de hipergami ile kazanılır, bu da karşı tarafın güce tapması demek, güçlüysen sevilirsin ya da saygı duyulan biri olursun.

BAŞLAMAMIZ LAZIM BİR YERDEN!

Bugün 25.gündeyim Nofap'te ve aylardır Red Pill yazıları okuyorum. Gerçeği her geçen gün fark ediyorum ancak gerçek artık canımı yakmıyor zira oyunumu gerçeklere göre oynuyorum. Hayallerde yaşamak lüzumsuz dostlarım! Gerçeğin hapı ne kadar acı da olsa, erkek olmanın acısı ne kadar fazla da olsa, kendi kimliğimizi kazanmak adına bir savaşa girmemiz gerekiyor. HADİ DOSTLARIM!

Daha Red Pill üzerine yazılar gelecek. Daha önce böyle uzun bir yazı yazmadım eleştirileriniz beni mutlu eder ve sonraki yazılara daha donanımlı gelmemi sağlar. Şimdiden teşekkürler!
Dediklerine katılıyorum her geçen gün artan feminen propagandası ile erkeklerin damarlarında dolaşan erkeklik azalıyor. Eskiden savaşçı ruhuna, kabile reisi özelliğine sahip bizler şimdi paso netflix, fastfood, canım cicim modlarında takılıyoruz. birer kaplan olmak varken, ev kedisine son sürat ilerliyoruz.
 

surec

Venüs Yolcusu
Katılım
18 Eyl 2020
Mesajlar
99
Tepki puanı
107
Puanları
49
Eğer bunu okuyorsan, bu uyarı senin için. Bu anlamsız güzel baskılı kağıttan okuduğun her kelime hayatından harcanan diğer bir saniye demek. Yapacak başka işlerin yok mu? Hayatın gerçekten bu kadar boş mu da bu anları daha iyi geçirebileceğin bir yol düşünemiyorsun? Yoksa saygı ve inanç beslediğin otoriteyi ortaya koyanlardan çok mu etkilendin? Okuman gereken her şeyi okur musun? Düşünmen gereken her şeyi düşünür müsün? Sana alman gerektiği söylenen her şeyi satın alır mısın? Apartmanından dışarı çık. karşı cinsten biriyle tanış. lüzumsuz alışverişi ve mastürbasyonu bırak. İşinden ayrıl. Bir kavga başlat. Yaşadığını kanıtla. Eğer insanlığını ispat edemezsen, bir istatistik olarak kalacaksın. Artık uyarıldın... Tyler Durden
 

ucurtma

Yeni Üye
Katılım
14 Ara 2020
Mesajlar
6
Tepki puanı
4
Puanları
3
erkek olmak ne demek ki ? bu dünya eskisi gibi kaslı özgüvenli savaşa hazır erkekleri istemiyor bence ben kendime göre bunu erkekliğimizi kabediyoruz diye değilde kendimizi özgüvenimizi yitiriyoruz belkide hiç sahip olamadık ki kaybedelim konfor alanından çıkmadan ne nofapla geçicek bişi nede başka bişeyle.
 

isxo

Merkür Yolcusu
Katılım
30 Ara 2020
Mesajlar
155
Tepki puanı
216
Puanları
64
Size katılıyorum. Zaten gelişme konfor alanından çıktığın zaman başlar. Ama konfor alanından çıkmak zordur. Fakat bir kere çıktın mı artık hep çıkabilirsin demektir. O yüzden 150 günde 250 günde PMO yu bozan arkadaşlara diyorum ki siz bunu başardınız tekrar daha iyisini başarabilirsiniz.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst