Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Erteleme hakkında

Michael Scott

Dunder Mifflin Paper Company
Moderatör
Katılım
9 Ağu 2020
Mesajlar
319
Tepki puanı
462
Puanları
120
Yazar:
Tarih: Mayıs 18, 2018, 21:44:47

GÖNDERİ
Ertelemeninde bu süreçle sıkı bir bağlantısı olduğunu düşündüğüm için konuyu makaleler bölümüne açmaya karar verdim. Çünkü çoğu kez fap yapmamıza karar verdirten düşünce "aman boşver sonra yine başlarsın" ikinci
cümlede " bir kereden birşey olmaz" tabi canım ne demessin :D

" Ertelemeciler Mecburiyet canavarına karşı savaşan isimsiz Kahramanlardır"- Alp Karaosmanoğlu -
Kimilerimiz için mecburiyete bir tepki olarak, kimimiz mükemmeliyetçilik ve yetersizlik hissiyatı arasında gidip gelmekten, kimilerimiz görevleri küçük adımları bölememekten ve daha bir çok başka nedenden erteliyoruz.

Nereden mi biliyorum? Hatırı sayılı erteleyicilerin arasında olduğumdan tümünü farklı zaman ve durumlarda yaşadım. Bundan muzdarip olanlarımız varsa bu yazıdaki stratejilerin bana olduğu kadar sizlere de faydalı olmasını ümit ediyorum

Erteleme alışkanlığımızı nasıl durdurmalı?

Neden ertelediğimizdense nasıl aksiyona geçebileceğimize bakmayı öneriyorum.

1.Taktik
İçsel Konuşmamızı değiştirmek

Ertelemeyi durdurmanın en iyi yollarından biri, kendimizle yaptığımız içsel konuşmayı değiştirmektir.

Ancak düşüncelerimizi değiştirerek en hızlı ve kökten bir şekilde ertelemekten kurtuluruz. Neil Fiore ‘nin ‘Now Habit‘ isimli kitabında bahsettiği teknikten size kısaca bahsetmek istiyorum.

Kendi içimizde devamlı süren bir diyaloğumuz var aslında. Bu konuşmaya her ne kadar dikkatimizi vermesek de bu durmak bilmeyen zihinsel konuşma duygularımızı ve eninde sonunda davranışlarımızı da derinden etkiler.

Eğer içsel konuşmaların farkına varıp içlerinde barındırdıkları şemalara dikkat eder ve onları daha yararlı sözlerle değiştirirsek, bir çok istenmeyen duygu ve davranışın üstesinden gelebiliriz.

Peki bu bize erteleme konusunda nasıl yardımcı olabilir?

Hepimiz zaman zaman şuna benzer içsel diyaloglar yapmış olabiliriz:

"Şu uzun ve önemli ( proje/ kitap/ x) işini bitirmem gerekli. Zaten şimdiye kadar çoktan bitmiş olmalıydı, bu konuda güç bela ilerlemem gerekecek."

Bu öyle bir cümle ki içinde ertelemeyi teşvik eden bir çok zihinsel blok barındırıyor.

Eğer kronik olarak erteleyen bir yapınız varsa, bu ya da benzeri bir cümleyi içinizden ya da dışınızdan bir çok kez, hatta belki her gün geçirmeniz olası.

Yukarıdaki cümleyi parçalara ayırdığımızda bakın neler keşfederiz?

"Uzun ve önemli projemi bitirmem gerekli. Zaten şimdiye kadar çoktan bitmiş olmalıydı,bu konuda güç bela ilerlemem gerekecek."

Bakalım bu 6 parçayı daha güçlendiren alternatifleriyle değiştirirsek neler olacak?

Gerekli yerine “seçiyorum” kelimesini kullanmak

Her atalet sahibi insanın favori kelimesi “ gerekli “dir, bu aynı zamanda en güçsüzleştirici ifadelerden de biridir.

Siz ne zaman kendinize "bir şeyi yapmam lazım" dediğinizde aslında bir tür "başka seçeneğim yok" demiş oluyorsunuz. Bu tip bir algı da sizde bir kurban hissetme durumu ve söz konusu eyleme karşı dirence neden olabilir.

Bu yüzden de bunu seçiyorum demek daha güçlendirici bir alternatiftir. Yaptığımız her şey bir seçimdir.

Seçime odaklanan bir cümle olarak yapmak istediklerinizi ifade ederseniz size mecburiyetin ayak sürümesi yerine heves duygusuna getirir.

Bitirmek yerine Başlamak

Bir şeyi bitirmeye odaklandığınızda, dikkatinizi belirsiz ve oldukça idealize edilmiş bir geleceğe yöneltmiş olursunuz. Bitmiş bir işi imgelemek çoğu insan için motive edicidir, ama bir işi başlamakta zorlamakta zorlanan biri için elle tutulması zor bir geleceği imgelemek bazen sinir bozucu bile olabilir. Buradaki çözüm bitirmeye değil, başlamaya odaklanmaktır. Bir süre için bitiş çizgisini unutun ve ilk adımı atmaya konsantre olun. Dikkatinizi gelecekten şimdi ne yapabileceğine verin.

Şöyle düşünün, herhangi bir büyük iş ya da projeye yeteri sıklıkta başlarsanız, hemen her işi bitirecek aşamaya gelirsiniz.

Başlamak, kendi başına ihtiyacınız olan ivmeyi yaratacaktır.

Uzun proje yerine kısa görevler:

Kendinize yapacağınız işin ne kadar uzun ve zorlayıcı olduğunu hatırlatmak size bu işin sizi aştığı duygusu verecektir ve dolayısıyla da erteleme olacaktır. Herhangi bir iş, ne kadar yıldırıcı olsa da, küçük adımlara bölünebilir. İş, her adımda bir sonraki küçücük, yapılası kolay işe sadece odaklı kalmaktır. Öyle bir şekilde yapın ki yakında elde edeceğiniz sonucu kolaylıkla imgeleyebilin. Kitap yazıyorum demeyin, sadece bir sayfa yazın.

Hala korkutucu geliyorsa “zaman kutulama”( time-boxing) tekniğini kullanabilirsiniz. Bu da şu demek oluyor. Bir işi bitirene kadar yapmak değil, belirli bir zaman ayırıp o zaman bitene kadar yapmak. Genelde 1 saat çalışıp 10 dakika dinlenme olarak uygulanabilir. 2 saat çalışırsanız, o zamansa 20 dakika kadar dinlenip tekrar devam etmek öneriliyor .

Tabii ki sonunda varmak istediğiniz büyük resim yine aklınızda olsun, onu gerektiğinde motivasyon ve projenize yön vermek için kullanabilirsiniz. Harekete geçmeden önce projenin aklınızdaki bitmiş hali gözünüzü korkutmasın. Örnek olarak yazdığınız kitabın bitmiş hali yerine ilk 3 bölümü tamamlamış olduğunu imgelemek daha kolay ve sonuca varmanızda daha etkili.

Proje değil, Eksik/ hatalı Adım

‘Bu projenin herkesi etkilemesi gerekir. Bu fırsatı kaçırmamam gerekli.’

Bunları kendinize söylediğiniz zamanlar oldu mu?

Şunu hatırlamak da fayda var; çok yüksek umutlarla başlanılan bir proje endişe ve başarısızlık korkunuzu artırmaktan başka bir şey yapmaz. Mükemmeliyetçilik artar ve ertelemeyi daha da besler. Bu zihinsel kalıbı aşmanın yolu kendinize insan olma, yani hata yapma izni vermektir.

Kendinize bir sonraki minik görev ya da adımda hata yapma izni verin.

Kusurlu olsa, daha sonra onu düzeltebileceğinizi hatırlayın. Hatta öyle ki hatalı yaptığınızdan emin olun! Özellikle her konuda mükemmeliyetçiyseniz, en azından ilk seferinde gerçekten de bir miktar baştan savma bir şekilde yapın.

Genelde “meli-malı” eki suçlama ve suçluluk duygularıyla ilintilenen bir kelimedir. Siz her ‘bunu değil de şunu yapıyor olmalıydım ‘diye bir cümle kurduğunuzda, ideal gerçeklikle o anki "kötü" gerçekliğinizi karşılaştırıyor olursunuz.

Burada odağınız ne olduğu değil ne olabileceğidir. Fazla ve yersiz kullanılan "meli" "malı" cümleleri güçlü bir başarısızlık, sıkıntı ve pişmanlık mesajı taşıyabilirler. Çözüm, dikkatinizin şu an ne kadar kötü hissettiğinize değil, eyleme geçtiğinizde ne kadar iyi hissedeceğiniz olmasıdır. Belirli bir yöne doğru atılan en küçücük bir adım bile olabilecek en motive edici şeylerden biridir.Olay, o beklenen başarmışlık hissini şimdiki zamana taşımak, ve o beklediğiniz gerçek mutluluğun sadece bir eylem kadar daha uzağında olmaktır.

Güç bela/ zar zor ilerlemek yerine, keyif almak için bol zamanım var.

"Bütün hafta bunun üzerinde çalışmam lazım. Bu sıkıcı işle kalakaldım.’"

Uzun süreli tek başına çalışma insanda ciddi anlamda bir yoksun kalmışlık, hatta kırgınlık duygusu yaratabilir. Yaptığınız işe karşı bu tür duygular sizi depresif bir moda sürükleyebilir.

Peki ne yapmalı?

* Çok uzun süreli çalışmayın. Sık sık ara verin.

* Arada kendinizi ödüllendirin ama bunlar minik ödüller olsun. Ödülü taa en sona saklamayın, sabırsızlıkla beklediğiniz yakında bitirmeyi planladığınız bir şey için olsun. Ödüller küçük, sık ve hak edilmiş olduklarında verildiklerinde tam bir dinamo etkisi sağlar.

* Kesinlikle boş zamanınızın hakkını verin. Hatta bunu zorunlu tutun. Araştırmalar, dinlenmiş zihnin üretkenliğinin, devamlı "meşgul/on " modda olan zihne göre çok daha fazla olduğunu bize söylüyor.

"Şu uzun ve önemli ( kitap/ iş/ x) projemi bitirmem gerekli. Zaten şimdiye kadar çoktan bitmiş olmalıydı, bu konuda zar zor ilerlemem gerekecek."

yerine:

"Bu eyleme küçük ( hatta) eksikleri olan bir adımla başlamayı seçiyorum. Süreç içerisinde düzeltebilecek zamanın olacağını bilerek, kendimi iyi hissedeceğim ve keyif alacak bir zaman dilimi olacak"

demek, ya da buna benzer ifadeler kullanmayı denemenizi öneriyorum.

Sadece kelime seçimleri gibi görünse de burada amaçladığımız ertelemeye yaklaşımımızı değiştirmek. Bunu bir alışkanlığa çevirdiğimizde tüm düşünceleri adım adım tekrardan programlıyor olacağız, bu da zihnimizde kalıcı bir değişime yol açacak.

2.Taktik
Eylemde ” Sihir” var
Eylemde “sihir” vardır… Ya da harekette bereket :)

Peki bu ne demek? Eğer bugün işinizle ilgili sadece o kısa telefon görüşmesini yapmanız büyük projenizde bir adım demektir ve arkası gelir. Ya da sadece o önemli iş dosyasını çıkarıp önünüze koymak ve kısa sürede olsa göz gezdirmekte yola çıkmışsınız anlamına gelir ve yine arkası gelir.

3.Taktik
Arkadaş desteği
İyi bir arkadaşınıza yapmak istediklerinizi söyleyin ve düzenli olarak sizi arayıp projenizin ne durumda olduğunu sormasını isteyin. Hatta arkadaşınızda aynı dertten mustaripse bunu karşılıklı olarak yapabilirsiniz. Bunu birbirinizi motive ederek dışsal motivasyon sağlamak içinde kullanabilirsiniz.

Siz ertelemeyi nasıl erteliyorsunuz?

Cevapları bekliyorum. Bu ara ertelemeyi engelleme repertuarıma yeni stratejiler ekleme ihtiyacındayım :)

Kaynak : ı


 

isxo

Merkür Yolcusu
Katılım
30 Ara 2020
Mesajlar
155
Tepki puanı
212
Puanları
64
"Prokrastineyşın" diye bir kitap var. Kısa bir kitap. Gerçekten bu sorunu yaşayan arkadaşlar varsa önerebilirim.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst