Sametak256
Satürn Yolcusu
- Katılım
- 20 Kas 2020
- Mesajlar
- 222
- Tepki puanı
- 341
- Puanları
- 103
Ben aslında bu forumda kendi yazılarını paylaşan biriyim.
Bugün bir değişiklik yaptım ve kendisi bir ''İş Geliştirme Koçu'' olan Onur İrtemin bir yazısını ve kitabını bu forumda paylaşacağım.
Erteleme hastalığını yenmenin yolu sandığından daha basit ama daha sert bir yerden geçiyor:
Duygularını yönetmeyi öğrenmekten.Çünkü erteleme çoğu insanın sandığı gibi zaman yönetimi problemi değil.
Takvim problemi değil.Saat problemi değil.Duygu problemidir.
İnsan yapması gereken şeyi çoğu zaman zamanı olmadığı için değil, o şeyi yaparken hissetmek istemediği duygulardan kaçtığı için erteler.Bu yüzden yönetmen gereken şey zaman değil,kendinsin.
Birçok insanın güçlü bir hedefi vardır ama güçlü bir nedeni yoktur.
Oysa bu ikisi aynı şey değildir.Hedef yön verir ama neden yakıt verir.
Nedenin zayıfsa yola ya hiç çıkamazsın ya da ilk zorlukta dağılırsın.
Çünkü seni sabah kaldıran,zor anda masaya tekrar oturtan,devam etmeni sağlayan şey sadece mantık değil, duygusal güçtür.
Bir diğer büyük problem motivasyon bağımlılığıdır.İnsanlar başlamadan önce motive hissetmek istiyor. Modunun gelmesini bekliyor.İlham gelirse yapacağını sanıyor.
Ama hayat böyle işlemiyor.Motive olduğun için başlamazsın.Başladığın için motive olursun.
Başlamak için mükemmel zamanı beklemek, ertelemenin en şık bahanesidir.
İşin bir diğer tarafında korku var.Çoğu insan yapamadığı şeyi “üşeniyorum” diye açıklar ama derinde başka bir şey vardır.
Başarısız olmaktan korkarsın.Rezil olmaktan korkarsın.İnsanların ne düşüneceğinden korkarsın.
Bazen başarılı olursan hayatının değişecek olmasından bile korkarsın.Korkuyu bastırmaya çalıştıkça büyütürsün.Adını koyduğunda ise üzerindeki gücü azalır.
Bir başka hata da hedefleri zihinde devleştirmektir.İnsan yapmak istediği şeyi gözünde o kadar büyütür ki başlamadan yorulur.Sonra da geri çekilir.Çözüm hayali küçültmek değil,ilk adımı küçültmektir.
Çünkü insan büyük resme bakınca korkar,ilk adıma bakınca hareket eder.
Bütün yolu görmek zorunda değilsin.Sadece bugünkü küçük adımı netleştirmen yeterli.
Ve evet,doğru destek bu süreçte büyük fark yaratır.Çünkü insan yalnızken kendine çok kolay yalan söyler. “Yarın yaparım” der.“Şimdi sırası değil” der.“Modum uygun değil” der.
Ama seni izleyen,sana ayna tutan,bahaneni elinden alan biri varsa iş değişir.
Dış denetim zamanla iç disipline dönüşür.
Kitap Tavsiyesi:
“Ertelemeden Önce Son Çıkış” adlı Onur İrtemin kaleme aldığı kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Bu kitap size ertelemenin altında yatan psikolojik ve duygusal faktörleri anlamanız için yardımcı olacak bilgiler sunacak.
Ayrıca,bu hastalıktan kurtulmak için pratik stratejiler ve etkili yöntemler sunarak gerçek potansiyelinize ulaşmanızı sağlayacak.Tabii eğer siz de bunu isterseniz...
''Erteleme Hastalığımız,bugün olduğumuz kişi ile olabileceğimiz kişi arasında duran en büyük engeldir.''
Bugün bir değişiklik yaptım ve kendisi bir ''İş Geliştirme Koçu'' olan Onur İrtemin bir yazısını ve kitabını bu forumda paylaşacağım.
Erteleme hastalığını yenmenin yolu sandığından daha basit ama daha sert bir yerden geçiyor:
Duygularını yönetmeyi öğrenmekten.Çünkü erteleme çoğu insanın sandığı gibi zaman yönetimi problemi değil.
Takvim problemi değil.Saat problemi değil.Duygu problemidir.
İnsan yapması gereken şeyi çoğu zaman zamanı olmadığı için değil, o şeyi yaparken hissetmek istemediği duygulardan kaçtığı için erteler.Bu yüzden yönetmen gereken şey zaman değil,kendinsin.
Birçok insanın güçlü bir hedefi vardır ama güçlü bir nedeni yoktur.
Oysa bu ikisi aynı şey değildir.Hedef yön verir ama neden yakıt verir.
Nedenin zayıfsa yola ya hiç çıkamazsın ya da ilk zorlukta dağılırsın.
Çünkü seni sabah kaldıran,zor anda masaya tekrar oturtan,devam etmeni sağlayan şey sadece mantık değil, duygusal güçtür.
Bir diğer büyük problem motivasyon bağımlılığıdır.İnsanlar başlamadan önce motive hissetmek istiyor. Modunun gelmesini bekliyor.İlham gelirse yapacağını sanıyor.
Ama hayat böyle işlemiyor.Motive olduğun için başlamazsın.Başladığın için motive olursun.
Başlamak için mükemmel zamanı beklemek, ertelemenin en şık bahanesidir.
İşin bir diğer tarafında korku var.Çoğu insan yapamadığı şeyi “üşeniyorum” diye açıklar ama derinde başka bir şey vardır.
Başarısız olmaktan korkarsın.Rezil olmaktan korkarsın.İnsanların ne düşüneceğinden korkarsın.
Bazen başarılı olursan hayatının değişecek olmasından bile korkarsın.Korkuyu bastırmaya çalıştıkça büyütürsün.Adını koyduğunda ise üzerindeki gücü azalır.
Bir başka hata da hedefleri zihinde devleştirmektir.İnsan yapmak istediği şeyi gözünde o kadar büyütür ki başlamadan yorulur.Sonra da geri çekilir.Çözüm hayali küçültmek değil,ilk adımı küçültmektir.
Çünkü insan büyük resme bakınca korkar,ilk adıma bakınca hareket eder.
Bütün yolu görmek zorunda değilsin.Sadece bugünkü küçük adımı netleştirmen yeterli.
Ve evet,doğru destek bu süreçte büyük fark yaratır.Çünkü insan yalnızken kendine çok kolay yalan söyler. “Yarın yaparım” der.“Şimdi sırası değil” der.“Modum uygun değil” der.
Ama seni izleyen,sana ayna tutan,bahaneni elinden alan biri varsa iş değişir.
Dış denetim zamanla iç disipline dönüşür.
Kitap Tavsiyesi:
“Ertelemeden Önce Son Çıkış” adlı Onur İrtemin kaleme aldığı kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Bu kitap size ertelemenin altında yatan psikolojik ve duygusal faktörleri anlamanız için yardımcı olacak bilgiler sunacak.
Ayrıca,bu hastalıktan kurtulmak için pratik stratejiler ve etkili yöntemler sunarak gerçek potansiyelinize ulaşmanızı sağlayacak.Tabii eğer siz de bunu isterseniz...
''Erteleme Hastalığımız,bugün olduğumuz kişi ile olabileceğimiz kişi arasında duran en büyük engeldir.''
Son düzenleme:





