Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Farkında Olmanın Cehennemi

The King

Venüs Yolcusu
Katılım
7 Eki 2020
Mesajlar
64
Tepki puanı
103
Puanları
39
Forumda 1 senedir gördüğüm ciddi bir şey var ki, geçmiş hayatlarında çeşitli başarıları olan, nispeten başarılı denebilecek kişilerin sürece başladıktan sonra sekteye uğradıkları her dönemde, her gün PMO yaptıkları döneme göre daha da geriye gitmekten dem vurmaları.. Bu konuda bir tespitin farkına vardım. Bunu paylaşmayı uygun buldum.

PMO'yu hayatımızda bir cellat olarak görmeye başladığımız için genelde bırakma kararı alırız. PMO'yu fark etmesine rağmen ve bunu bırakmak için çabalayan kişilerin, süreci bozdukça (eski hayatlarına göre daha az p* izleyip ve daha az m* yapmalarına rağmen) hayatları garip şekilde daha da kötü gitmeye başlar. Bunu kendiniz de tecrübe etmiş olabilirsiniz.

Lafı fazla uzatmadan özetleyeceğim;
Eski başarılarımızı gerçekleştirdiğimiz dönemlerde aslında PMO'nun verdiği zararının farkında değilizdir. Sadece başarıya odaklanır, kötü olan hisleri normal kabul ederiz. Ama PMO'nun farkına vardıktan sonra, bunların anormalliği gündeme gelir. Yaşananların (beyin sisi, bunalmışlık, depresif ruh hali, sorumluluklardan kaçmak, kronik mutsuzluk...) birer semptom, fiilin (PMO) bir bağımlılık olduğu ve hayatın geri kalanında artık yapılmaması gereken bir şey olduğu gerçeğiyle yüzleşiriz.

Bırakmaya karar verdikten sonra, yaptığımız her PMO, aslında beynimizin sorumluluklarla ilgilenen bölgesine vurduğumuz bir darbedir. Bu süreç bozmalar arttıkça kendimize olan güvenimizi yitirir, en baştaki halimizden daha da geriye düşeriz. Çünkü geçmişte PMO'nun bu denli berbat bir şey olduğunu bilmiyorduk. Ve artık farkındayız. Her geriye düşüş eskisinden daha beter olur. Yeniden sürece başlarım deyip o an bağımlılığa yenilmek, her seferinde özbenliğimizi/özgüvenimizi/inancımızı alaşağı eder. Bunlar neticede bir noktadan sonra tükenir. Ve kurtuluş umuduyla girdiğimiz yoldan büyük yaralarla çıkarız.

Neticede, sürdürdüğün bu süreç öyle ya da böyle artık sonsuza dek sürmeli. Aksi halde aldığın yaraları kapatmak kolay olmayacak.

Farkında olmak ayrı bir sorumluluk getirir.

"Bir kez uyandın mı, sonsuza dek uyanık kalacaksın."
-Friedrich Nietzsche
 

whatWasfap

Merkür Yolcusu
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
105
Tepki puanı
201
Puanları
58
Pmo yaptığımı fark ettiğimden beri hem akıl sağlığım, hem beyin sağlığım hem de fiziksel durumum iyiye gitmeye başladı. Her geldiğinde yapıştıran haz peşinde koşan bir köpek olduğumun farkında değildim. Sosyal medyayı, alkolü, sigarayı, oyunları, fast foodu, şekeri, sağlıksız her şeyi bıraktım bu vesile ile. Pmo'dan henüz kurtulamasam da tüm sorunlarımın bağımlılıklarım yüzünden olduğunu fark ettiğim gün kafamda çakan şimşekler, iyileşme sürecim vs derken farkındalığın ne kadar önemli olduğunu anladım. Ve hayatta en son istediğim şey tekrar haz peşinde koşan bir köpek olmak. Hasarlı, hiçbir şeyin farkında olmayan, algısı düşük, dürtüsel yaşayan, şiddete meyilli biri olmak hayatta en son istediğim şey. Bu yolda çabaladığını hissetmek bile insanın kendine olan sevgisini arttırıyor ve iyileştiriyor. Benim kadar derin bir bataklığa saplanan var mıdır bilmiyorum ama benim için durum felaketti. EasyPeasy metoduyla da bikaç gün içinde pmodan çıkacağıma inanıyorum yeni başladım okumaya. Ha yaptığımı yapın pmodan önce diğer bağımlılıklardan kurtulun falan demiyorum ama tamamen aklını kaybetmiş biri olarak söylüyorum benim beynimi büyük oranda iyileştirdi. Şu ansa tek hayalim çocukluğumdaki gibi özgüvenli, aşırı sosyal, korkusuz ve derslerinde hayatta başarılı biri olmak. Pmo denen lanetten kurtulunca o da olacak inşallah. Yazı doğru bu arada sadece kendi yaşadığım istisnai bir durumdan bahsettim. Teşekkürler. (NOT: pmo yaptıktan sonra yapacağınız en yanlış şey aşırı pişman olup zararlarını hissetmektir. Stres sizi daha çok pmo yapmaya iter, kolay yolu okumanızı tavsiye ederim)
 

ByMonk

Yeni Üye
Katılım
12 Kas 2020
Mesajlar
9
Tepki puanı
11
Puanları
3
Forumda 1 senedir gördüğüm ciddi bir şey var ki, geçmiş hayatlarında çeşitli başarıları olan, nispeten başarılı denebilecek kişilerin sürece başladıktan sonra sekteye uğradıkları her dönemde, her gün PMO yaptıkları döneme göre daha da geriye gitmekten dem vurmaları.. Bu konuda bir tespitin farkına vardım. Bunu paylaşmayı uygun buldum.

PMO'yu hayatımızda bir cellat olarak görmeye başladığımız için genelde bırakma kararı alırız. PMO'yu fark etmesine rağmen ve bunu bırakmak için çabalayan kişilerin, süreci bozdukça (eski hayatlarına göre daha az p* izleyip ve daha az m* yapmalarına rağmen) hayatları garip şekilde daha da kötü gitmeye başlar. Bunu kendiniz de tecrübe etmiş olabilirsiniz.

Lafı fazla uzatmadan özetleyeceğim;
Eski başarılarımızı gerçekleştirdiğimiz dönemlerde aslında PMO'nun verdiği zararının farkında değilizdir. Sadece başarıya odaklanır, kötü olan hisleri normal kabul ederiz. Ama PMO'nun farkına vardıktan sonra, bunların anormalliği gündeme gelir. Yaşananların (beyin sisi, bunalmışlık, depresif ruh hali, sorumluluklardan kaçmak, kronik mutsuzluk...) birer semptom, fiilin (PMO) bir bağımlılık olduğu ve hayatın geri kalanında artık yapılmaması gereken bir şey olduğu gerçeğiyle yüzleşiriz.

Bırakmaya karar verdikten sonra, yaptığımız her PMO, aslında beynimizin sorumluluklarla ilgilenen bölgesine vurduğumuz bir darbedir. Bu süreç bozmalar arttıkça kendimize olan güvenimizi yitirir, en baştaki halimizden daha da geriye düşeriz. Çünkü geçmişte PMO'nun bu denli berbat bir şey olduğunu bilmiyorduk. Ve artık farkındayız. Her geriye düşüş eskisinden daha beter olur. Yeniden sürece başlarım deyip o an bağımlılığa yenilmek, her seferinde özbenliğimizi/özgüvenimizi/inancımızı alaşağı eder. Bunlar neticede bir noktadan sonra tükenir. Ve kurtuluş umuduyla girdiğimiz yoldan büyük yaralarla çıkarız.

Neticede, sürdürdüğün bu süreç öyle ya da böyle artık sonsuza dek sürmeli. Aksi halde aldığın yaraları kapatmak kolay olmayacak.

Farkında olmak ayrı bir sorumluluk getirir.

"Bir kez uyandın mı, sonsuza dek uyanık kalacaksın."
-Friedrich Nietzsche
bi farkındalık daha kazandım. aklıma yazıyorum hocam teşekkürler.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst