Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Kaybeden Olmama Rehberi

cgang

Uranüs Yolcusu
Katılım
12 May 2021
Mesajlar
213
Tepki puanı
421
Puanları
111
Yazar:


Merhaba fazla uzun tutmamak kaydıyla bir rehber bırakmak istiyorum buraya. Çünkü çok fazla insanın kaybolmuş bir biçimde karanlıkta ilerlemeye çalıştığını görüyorum. unu geçmişte berbat bir haldeyken okuyup biraz olsun umutlandığım iyi insanlara bir borç olarak görüyorum. Bu nesilden nesle ilerleyen ve hayatı iyi yaşayabilme konusunda tavsiyeler içeren bir gelenek, eskiden babadan oğula şeklindeydi ama günümüzde maalesef internetteki bir adamdan okuyorsunuz. Fakat yapacak bir şey yok.



Her şey farkındalıkla başlıyor. irB şeylerin farklı olabileceği, aynı kalmak zorunda olmadığını fark etmekle. Mevcut durum çok fazla acı vermeye başladığında araştırmaya başlıyorsun ve şanslıysan karşına güzel bir kaynak çıkıyor. Geçen sene yazdıklarını sildi ama nereye bakacağınızı bilirseniz aradığınıza ulaşabilirsiniz.



İlk adım doğru felsefeyi içselleştirmektir. Bu bir kişinin internette yazdıklarını okumakla olmaz, çok fazla kitap okumanız gerekiyor. Filozofları okuyup size en doğru gelen bilgileri sentezleyerek kendinize ait bir düşünce kalıbı oluşturmanız gerekiyor. Tabi bunu kırmızı hap farkındalığıyla yapmanız gerekiyor çünkü geçmişte kadınlar köle olduğundan sağlam filozoflar bu konulara çok az değinmiştir ve genelde yanlış tavsiyeler vermişlerdir. Ne de olsa yanlış da doğru da tavsiye verseler, ne yaparlarsa yapsın baskın oldukları için karşılarına bir problem çıkmıyordu.



Nihilizme kendinizi çok fazla kaptırmamaya çalışın. Eğer kültürlü bir birey olma yolunda ısrarla ilerleyebilirseniz hayatınızın bir döneminde mutlaka bu düşünce yapısına kapılacaksınız. Bu süreç 6 ayı geçtiğinde müdahale edin ve kendinizi oradan çekip çıkarın. Bir süre schopenhauer ve nietzsche’den uzak durun.


Stoa felsefesi sizi duygusal anlamda en çok stabilize edecek olan şeydir. aurelius, seneca ve epiktetos’u sömürün.


Bilinçaltının nasıl çalıştığını öğrenin. Konuyla alakalı teknik bilgi için Joseph murphy – bilinçaltının gücü’nü, roman içinse Paulo coelho – simyacı’yı okuyabilirsiniz. Olaya hakim olduktan sonra bilinçaltınızı KENDİNİZ şekillendirmeye başlayın. Başkalarının size dayattıklarını kendinize ait doğrularla değiştirin.



“Abi kızla ne konuşucam” sorununu yok etmek için bol bol kitap okuyun, ne bulursanız. Bunu kendiniz için yapmanız lazım aslında, kız veya herhangi başka bir şey için değil. Fakat bunun zevkini tadana kadar bunu anlayamazsınız, o yüzden ilk başta niyetiniz çok önemli değil. Zamanla değişecek zaten. Ben kişisel olarak romantizmle zehirlenmiş içeriklerden uzak dururum fakat zevk meselesi bu, okumaya başlayın, zamanla zevkiniz gelişecek.



Türkçeyi kullanmayı iyi öğrenin. bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan, dilin kurallarından bihaber insanlara zerre saygım yok. (burada “sen niye büyük harf kullanmıyorsun *avşak” demeniz çok doğal, bu eski kız arkadaşlarımın birinden bana kalmış bir alışkanlık, böyle daha çok hoşuma gidiyor.)

Moderatör Edit: (Alışkanlık vs. dinlemeyiz. Siz böyle yapmayın! Düzenlenmiştir)



Beyinle senkronize bir şekilde bedeni de unutmamanız gerekiyor. Hemen ağırlık kaldırmaya başlayın. Aynaya baktığınızda kendinizden utanmak yerine kendinizi beğenebilmek için yapın bunu. Özgüveninizi arşa kaldıracak şeylerden biri. Sonrasında bir dövüş sporuyla da süslenebilir.



Saç-sakal-tırnak-duş gibi kişisel bakım mevzularını anlatmamı beklemeyin. pis olmayın. Her gün bir ya da iki kez dişlerinizi ipleyin ve fırçalayın. Ağzı koktuğu için konuşmaktan utanan adamlar var. Ayakkabınız-çorabınız kokmasın, ter kokmayın. Normalde 1, maksimum 2 günde bir duş alın. Ayakkabılarınızı temizleyin, kenarına *ok bulaşmış heey!



Kıyafet olarak üstünüze bol olan şeyleri de dar olan şeyleri de almayın. Tam olmalarına özen gösterin. ben düz renk tişörtleri tercih ederim, baskılı, çizgili, farklı renkli olanlar bana çocukça geliyor ve asillik denen şeyi anında dibe çekiyor. Araştırın ve deneyin, burada kaliteli giyim zevki nedir öğretemem.



Ayakkabı konusunda, diyelim ki bir ayakkabıyı her gün giyiyorsunuz ve 1 yıl sonunda mahvoluyor, onu atıp yenisini alıyorsunuz. Bunun yerine 2 ayakkabı alın ve her gün dün giydiğinizi dinlendirin. İkisini de 1 yıl kullanıp atacakken, dönüşümlü giydiğinizde toplam ömürleri 2 değil 3 yıl olur. Sayılar farazi, önemli olan mantığı anlamanız.



Ben aksesuar kullanırım, bileklik ve kolye takmayı çok severim. Düz renk tişörtün üstüne bir kolye tüm oyunu değiştirir. Uçlarının maskülen simgeler olmasına özen gösteriyorum. saat yerine de akıllı bileklik kullanıyorum. Bilekliklerin kıyafetinizle renk uyumu cart curt, bunları deneyerek öğrenebilirsiniz ancak. yüzük takmayı pek sevmem ama birkaç da yüzük var.



Harun d. giyim konusunda yıldızlardan ve figüranlardan bahseder. Bir parça gösterişli, diğerleri daha sade olmalı tarzında ve son derece de haklı. Tamamen sade olursa dikkat çekmezsiniz, her şey şatafatlı olursa görmemiş kekoya dönersiniz. Denge çok önemli, hayattaki diğer her şeyde olduğu gibi.



Parfüm olarak paranız yoksa uçmanıza gerek yok. Ben yıllarca eyfel’den aldığım doldurma parfümlerle ilerledim. sonrasında özelleştirmeye gittim ama en baştan çok ciddiye almanıza gerek yok.



Çevrenizdeki insanları ayıklayın, size zararı olanlardan hızlıca uzaklaşın. Sizi aşağı çeken insanların çevresinde kalmayın. Yeni insanlarla tanışın, yeni yerler görün, yeni maceralar yaşayın. Bunların hiçbiri için paraya ihtiyacınız yok. Sadece ince düşünebilen bir beyin yeterli.



Zaman zaman büyük acılar çekeceksiniz, özellikle ilk deneyimlerinizde. Sürekli başa dönüyormuş gibi hissedeceksiniz, tüm bu farkındalığın sizin için iyi olup olmadığını düşüneceksiniz. Bunlara hazırlıklı olun, belli bir seviyenin üstüne çıktıktan sonra tüm bunlar güzel ve komik hatıralara dönüşüyorlar. Acı sizi güçlendirecek olan şey, onu sevin.



Bağımlılıklarınızdan kurtulmak ve sağlıklı beslenmek gibi konular da var, araştırın.



Genel hatlarıyla, sıradan insandan daha iyi olmak için yapmanız gereken şeyler bunlar. Üstüne konulacak şeyler ise ilgi alanlarınıza bağlı. Zaten bunları yaptığınızda öğrenmeyi öğrenmiş oluyorsunuz ki, bu da DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ ŞEY.



Sonrasında 4 duvarın arasından çıkın ve denemeye başlayın. Tüm bahanelerinizi bir kenara bırakın. Sosyal yeteneklerinizi geliştirmeye bakın. Bu, gerekli farkındalık seviyesine ulaştıktan sonra denemekle gerçekleşir. Ekran başında gençliğinizi harcamayın, internetteki aptal aptal platformlarda saatlerinizi geçirmeyin.



“Tüm bunları yaptım ama beni geçmişe çeken şeyler var” mı diyorsun? Her şeyden uzaklaş, çevreni tamamen sıfırla. Aynı kişilerle takılırken asla değişemezsin. Hem farklılaşmanı kabullenemezler hem de seni bundan uzaklaştırmak için ellerinden geleni yaparlar. Yeni heyecanların peşinden koş, zaten aranılan adam-yüksek değerli adam haline geldiysen yeni insanlarla iletişimler kurman çok hızlı ve hiçbir şey yapmadan gerçekleşiyor. Kendin olman yeterli oluyor, tabi ki kendini değiştirdikten-geliştirdikten sonra.



Hayallerinizin, tutkularınızın, hoşunuza giden şeylerin peşinden koşun. Hiçbir şeye-hiç kimseye bağımlı olmayın. Hayatın iliğini emmek yegane amacınız olsun. Kendinizi gerçekleştirdikten sonra sizin için önemli konularda doğru kararlar verebilir hale geleceksiniz zaten.



Gelişim sürecinde hayal kırıklıklarına hazırlıklı olun. Hiçbir şey güllük gülistanlık bir şekilde size sunulmayacak. Bir şeyi istiyorsanız gidip onu almanız gerekiyor. Bazen yapabileceğiniz her şeyi yapsanız bile istediğinizi elde edemeyeceksiniz. Bunlar hayatı tatlı kılan şeyler.



Sorunlar-düşüşler-hatalar olmasa hayattaki güzel anların hiçbir değerinin olmayacağını hiçbir zaman unutmayın...
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

Bakenga

Münzevi
Üretken Üye
Katılım
30 Kas 2020
Mesajlar
181
Tepki puanı
440
Puanları
99
Yaş
25
Demek işin sırrı ayakkabı ve parfümde imiş, ben de yıllardır Batı felsefesinde arıyordum. Boşuna imiş.
 

cgang

Uranüs Yolcusu
Katılım
12 May 2021
Mesajlar
213
Tepki puanı
421
Puanları
111
Yazar:


Merhaba fazla uzun tutmamak kaydıyla bir rehber bırakmak istiyorum buraya. Çünkü çok fazla insanın kaybolmuş bir biçimde karanlıkta ilerlemeye çalıştığını görüyorum. unu geçmişte berbat bir haldeyken okuyup biraz olsun umutlandığım iyi insanlara bir borç olarak görüyorum. Bu nesilden nesle ilerleyen ve hayatı iyi yaşayabilme konusunda tavsiyeler içeren bir gelenek, eskiden babadan oğula şeklindeydi ama günümüzde maalesef internetteki bir adamdan okuyorsunuz. Fakat yapacak bir şey yok.



Her şey farkındalıkla başlıyor. irB şeylerin farklı olabileceği, aynı kalmak zorunda olmadığını fark etmekle. Mevcut durum çok fazla acı vermeye başladığında araştırmaya başlıyorsun ve şanslıysan karşına güzel bir kaynak çıkıyor. Geçen sene yazdıklarını sildi ama nereye bakacağınızı bilirseniz aradığınıza ulaşabilirsiniz.



İlk adım doğru felsefeyi içselleştirmektir. Bu bir kişinin internette yazdıklarını okumakla olmaz, çok fazla kitap okumanız gerekiyor. Filozofları okuyup size en doğru gelen bilgileri sentezleyerek kendinize ait bir düşünce kalıbı oluşturmanız gerekiyor. Tabi bunu kırmızı hap farkındalığıyla yapmanız gerekiyor çünkü geçmişte kadınlar köle olduğundan sağlam filozoflar bu konulara çok az değinmiştir ve genelde yanlış tavsiyeler vermişlerdir. Ne de olsa yanlış da doğru da tavsiye verseler, ne yaparlarsa yapsın baskın oldukları için karşılarına bir problem çıkmıyordu.



Nihilizme kendinizi çok fazla kaptırmamaya çalışın. Eğer kültürlü bir birey olma yolunda ısrarla ilerleyebilirseniz hayatınızın bir döneminde mutlaka bu düşünce yapısına kapılacaksınız. Bu süreç 6 ayı geçtiğinde müdahale edin ve kendinizi oradan çekip çıkarın. Bir süre schopenhauer ve nietzsche’den uzak durun.


Stoa felsefesi sizi duygusal anlamda en çok stabilize edecek olan şeydir. aurelius, seneca ve epiktetos’u sömürün.


Bilinçaltının nasıl çalıştığını öğrenin. Konuyla alakalı teknik bilgi için Joseph murphy – bilinçaltının gücü’nü, roman içinse Paulo coelho – simyacı’yı okuyabilirsiniz. Olaya hakim olduktan sonra bilinçaltınızı KENDİNİZ şekillendirmeye başlayın. Başkalarının size dayattıklarını kendinize ait doğrularla değiştirin.



“Abi kızla ne konuşucam” sorununu yok etmek için bol bol kitap okuyun, ne bulursanız. Bunu kendiniz için yapmanız lazım aslında, kız veya herhangi başka bir şey için değil. Fakat bunun zevkini tadana kadar bunu anlayamazsınız, o yüzden ilk başta niyetiniz çok önemli değil. Zamanla değişecek zaten. Ben kişisel olarak romantizmle zehirlenmiş içeriklerden uzak dururum fakat zevk meselesi bu, okumaya başlayın, zamanla zevkiniz gelişecek.



Türkçeyi kullanmayı iyi öğrenin. bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan, dilin kurallarından bihaber insanlara zerre saygım yok. (burada “sen niye büyük harf kullanmıyorsun *avşak” demeniz çok doğal, bu eski kız arkadaşlarımın birinden bana kalmış bir alışkanlık, böyle daha çok hoşuma gidiyor.)

Moderatör Edit: (Alışkanlık vs. dinlemeyiz. Siz böyle yapmayın! Düzenlenmiştir)



Beyinle senkronize bir şekilde bedeni de unutmamanız gerekiyor. Hemen ağırlık kaldırmaya başlayın. Aynaya baktığınızda kendinizden utanmak yerine kendinizi beğenebilmek için yapın bunu. Özgüveninizi arşa kaldıracak şeylerden biri. Sonrasında bir dövüş sporuyla da süslenebilir.



Saç-sakal-tırnak-duş gibi kişisel bakım mevzularını anlatmamı beklemeyin. pis olmayın. Her gün bir ya da iki kez dişlerinizi ipleyin ve fırçalayın. Ağzı koktuğu için konuşmaktan utanan adamlar var. Ayakkabınız-çorabınız kokmasın, ter kokmayın. Normalde 1, maksimum 2 günde bir duş alın. Ayakkabılarınızı temizleyin, kenarına *ok bulaşmış heey!



Kıyafet olarak üstünüze bol olan şeyleri de dar olan şeyleri de almayın. Tam olmalarına özen gösterin. ben düz renk tişörtleri tercih ederim, baskılı, çizgili, farklı renkli olanlar bana çocukça geliyor ve asillik denen şeyi anında dibe çekiyor. Araştırın ve deneyin, burada kaliteli giyim zevki nedir öğretemem.



Ayakkabı konusunda, diyelim ki bir ayakkabıyı her gün giyiyorsunuz ve 1 yıl sonunda mahvoluyor, onu atıp yenisini alıyorsunuz. Bunun yerine 2 ayakkabı alın ve her gün dün giydiğinizi dinlendirin. İkisini de 1 yıl kullanıp atacakken, dönüşümlü giydiğinizde toplam ömürleri 2 değil 3 yıl olur. Sayılar farazi, önemli olan mantığı anlamanız.



Ben aksesuar kullanırım, bileklik ve kolye takmayı çok severim. Düz renk tişörtün üstüne bir kolye tüm oyunu değiştirir. Uçlarının maskülen simgeler olmasına özen gösteriyorum. saat yerine de akıllı bileklik kullanıyorum. Bilekliklerin kıyafetinizle renk uyumu cart curt, bunları deneyerek öğrenebilirsiniz ancak. yüzük takmayı pek sevmem ama birkaç da yüzük var.



Harun d. giyim konusunda yıldızlardan ve figüranlardan bahseder. Bir parça gösterişli, diğerleri daha sade olmalı tarzında ve son derece de haklı. Tamamen sade olursa dikkat çekmezsiniz, her şey şatafatlı olursa görmemiş kekoya dönersiniz. Denge çok önemli, hayattaki diğer her şeyde olduğu gibi.



Parfüm olarak paranız yoksa uçmanıza gerek yok. Ben yıllarca eyfel’den aldığım doldurma parfümlerle ilerledim. sonrasında özelleştirmeye gittim ama en baştan çok ciddiye almanıza gerek yok.



Çevrenizdeki insanları ayıklayın, size zararı olanlardan hızlıca uzaklaşın. Sizi aşağı çeken insanların çevresinde kalmayın. Yeni insanlarla tanışın, yeni yerler görün, yeni maceralar yaşayın. Bunların hiçbiri için paraya ihtiyacınız yok. Sadece ince düşünebilen bir beyin yeterli.



Zaman zaman büyük acılar çekeceksiniz, özellikle ilk deneyimlerinizde. Sürekli başa dönüyormuş gibi hissedeceksiniz, tüm bu farkındalığın sizin için iyi olup olmadığını düşüneceksiniz. Bunlara hazırlıklı olun, belli bir seviyenin üstüne çıktıktan sonra tüm bunlar güzel ve komik hatıralara dönüşüyorlar. Acı sizi güçlendirecek olan şey, onu sevin.



Bağımlılıklarınızdan kurtulmak ve sağlıklı beslenmek gibi konular da var, araştırın.



Genel hatlarıyla, sıradan insandan daha iyi olmak için yapmanız gereken şeyler bunlar. Üstüne konulacak şeyler ise ilgi alanlarınıza bağlı. Zaten bunları yaptığınızda öğrenmeyi öğrenmiş oluyorsunuz ki, bu da DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ ŞEY.



Sonrasında 4 duvarın arasından çıkın ve denemeye başlayın. Tüm bahanelerinizi bir kenara bırakın. Sosyal yeteneklerinizi geliştirmeye bakın. Bu, gerekli farkındalık seviyesine ulaştıktan sonra denemekle gerçekleşir. Ekran başında gençliğinizi harcamayın, internetteki aptal aptal platformlarda saatlerinizi geçirmeyin.



“Tüm bunları yaptım ama beni geçmişe çeken şeyler var” mı diyorsun? Her şeyden uzaklaş, çevreni tamamen sıfırla. Aynı kişilerle takılırken asla değişemezsin. Hem farklılaşmanı kabullenemezler hem de seni bundan uzaklaştırmak için ellerinden geleni yaparlar. Yeni heyecanların peşinden koş, zaten aranılan adam-yüksek değerli adam haline geldiysen yeni insanlarla iletişimler kurman çok hızlı ve hiçbir şey yapmadan gerçekleşiyor. Kendin olman yeterli oluyor, tabi ki kendini değiştirdikten-geliştirdikten sonra.



Hayallerinizin, tutkularınızın, hoşunuza giden şeylerin peşinden koşun. Hiçbir şeye-hiç kimseye bağımlı olmayın. Hayatın iliğini emmek yegane amacınız olsun. Kendinizi gerçekleştirdikten sonra sizin için önemli konularda doğru kararlar verebilir hale geleceksiniz zaten.



Gelişim sürecinde hayal kırıklıklarına hazırlıklı olun. Hiçbir şey güllük gülistanlık bir şekilde size sunulmayacak. Bir şeyi istiyorsanız gidip onu almanız gerekiyor. Bazen yapabileceğiniz her şeyi yapsanız bile istediğinizi elde edemeyeceksiniz. Bunlar hayatı tatlı kılan şeyler.



Sorunlar-düşüşler-hatalar olmasa hayattaki güzel anların hiçbir değerinin olmayacağını hiçbir zaman unutmayın...
Bu yazıyı düzenleyen Black Rose 'a teşekkürler. Aksi halde yazı burada olamayacaktı.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst