Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Monk Mode ve Müzik

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Merhaba, iyi akşamlar.

Monk Mode'u araştırırken bulamadım ve buradan sormayı düşündüm. Monk Mode yaparken müzik dinleyebiliyor muyuz? Müzik de bir çeşit bağımlılık mıdır? Dinleyebiliyorsak bir sınırı var mıdır? Veya çeşit sınırlılığı var mıdır, örneğin sadece klasik müzik gibi?

Ve eğer müzik de bir bağımlılıksa ve bir süre için müzik dinlemeyi kesersek, yararlı olur mu? Ya da müzik dinlemediğimiz zaman, yarardan çok zarar mı görürüz? "Müzik ruhun gıdasıdır." lafının bu durumla ilişkisi nedir?

Kısaca "şarkı ve müzik" ile "Monk Mode" arasındaki ilişkiyi soruyorum.

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
 

Tempest

Yoda
Katılım
13 Kas 2020
Mesajlar
192
Tepki puanı
561
Puanları
148
Yaş
18
Monk mode güzel anlatılmış bu sitede genel olarak boş aktivitelerden uzak durmak diyor ama sözsüz müzikler ya da youtube'da kalimba ile çalınan müzikler var(çok iyi)bence dinlersen insanı rahatlatabiliyor. Birçok zararlı aktiviteye göre bunu yapman çok daha iyi olabilir .
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Monk mode güzel anlatılmış bu sitede genel olarak boş aktivitelerden uzak durmak diyor ama sözsüz müzikler ya da youtube'da kalimba ile çalınan müzikler var(çok iyi)bence dinlersen insanı rahatlatabiliyor. Birçok zararlı aktiviteye göre bunu yapman çok daha iyi olabilir .
Sağ ol link için okuyacağım, açıkçası çok fazla rap müzik dinliyordum özellikle sözleri çok bariz tetikleyicilerden oluşan, anlamışsınızdır herhalde :D Biraz bunlardan uzaklaşmak iyi gelecektir diye düşünüyorum, kalimba müziklerini de dinleyeceğim, teşekkürler.
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Dinle nolacak müziğin verdiği zevkten. Bu kadar zorlamaya gerek yok 7/24 dinlemiyorsun sonuçta
Haklısın ama sözleri tetikleyici dolu yerli/yabancı çok fazla şarkı var. Bunlar hakkında bilgi almak istedim. Ve müzik - dopamin ilişkisini de merak ettim, yine de sağ ol cevabın için.
 

Targetlock

Yoda
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
403
Tepki puanı
532
Puanları
160
Haklısın ama sözleri tetikleyici dolu yerli/yabancı çok fazla şarkı var. Bunlar hakkında bilgi almak istedim. Ve müzik - dopamin ilişkisini de merak ettim, yine de sağ ol cevabın için.

Müziğin tadına epik müzikle varabilirsin. Tabi çok suyunu çıkarmamak lazım. Bilmiyorum epik müziklerle aran nasıl.
Zevkler çeşitlilik gösterebilir tabi. Yine de önermiş olayım.

Hans zimmer , lorne balfe , two steps from hell , audiomachine , grv music , zack hemsey , mark petrie , tony anderson ...

Gymde dinlerdim :D
 

Bakenga

Münzevi
Üretken Üye
Katılım
30 Kas 2020
Mesajlar
189
Tepki puanı
485
Puanları
108
Yaş
25
Bazen sıkılınca hafif sözsüz müzikler açıp arkada oynatmak iyi geliyor. Tabi kulaklıkla değil de hoparlörden hafif dinlemek daha az konsantrasyon kaybına sebep oluyor. Jazz, klasik veya lo-fi dinlemekte bir zarar olduğunu sanmıyorum. Ama rap, hiphop ve pop müzik gibi türler monk mode'a zarar verecektir.
 

JakeDunn

Yoda
Katılım
22 Tem 2020
Mesajlar
728
Tepki puanı
1,908
Puanları
200
Web Sitesi
neverfapturkiye.com
Müziğin tadına epik müzikle varabilirsin. Tabi çok suyunu çıkarmamak lazım. Bilmiyorum epik müziklerle aran nasıl.
Zevkler çeşitlilik gösterebilir tabi. Yine de önermiş olayım.

Hans zimmer , lorne balfe , two steps from hell , audiomachine , grv music , zack hemsey , mark petrie , tony anderson ...

Gymde dinlerdim :D
Hans zimmer,Zack Hemsey mükemmel eserler çıkartıyorlar.
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Müziğin tadına epik müzikle varabilirsin. Tabi çok suyunu çıkarmamak lazım. Bilmiyorum epik müziklerle aran nasıl.
Zevkler çeşitlilik gösterebilir tabi. Yine de önermiş olayım.

Hans zimmer , lorne balfe , two steps from hell , audiomachine , grv music , zack hemsey , mark petrie , tony anderson ...

Gymde dinlerdim :D
Öneri için çok sağ olun ben de dinliyorum böyle müzikler, tema müzikleri gibi, "Hans Zimmer - Time" ve "Zack Hemsey - The Way" dinliyordum, diğer önerilerinizi de dinleyeceğim.
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Bazen sıkılınca hafif sözsüz müzikler açıp arkada oynatmak iyi geliyor. Tabi kulaklıkla değil de hoparlörden hafif dinlemek daha az konsantrasyon kaybına sebep oluyor. Jazz, klapenis veya lo-fi dinlemekte bir zarar olduğunu sanmıyorum. Ama rap, hiphop ve pop müzik gibi türler monk mode'a zarar verecektir.
Ben de öyle düşünüyorum, en azından şu 90 gün biraz uzak kalayım rap, hiphop ve pop gibi türlerden. Doğa seslerinin de güzel olduğunu duymuştum, onu da deneyeceğim. Bakalım ne olacak, merak ediyorum. Cevap için teşekkürler.
 
Son düzenleme:
B

Blue_Ocean

Misafir
Müzik dinlerken şunu farkettim: Kısa süreli bir coşku veya hüzne kapılıyorsun. Dikkatin o müzik kadar oluyor. Sanki dinlemeyi bıraktıktan sonra mutlu olamaycakmışsın gibi hissediyorsun. Müzik dinlemeyi 50 günlüğüne bırakmıştım. Onun yerine sessizliği dinlemeye karar vermiştim. İnan bana kendimi çok daha fazla tanımaya başladım. Dışarıdaki sesler daha az rahatsız vermeye başlamıştı çünkü beynim müzik ile günlük sesleri karşılaştırmayı bırakmıştı. He ben illa dinleyeceğim diyeceksen sözleri olmayan müzikler dinlemeni tavsiye ederim. Bu konuda chillhop, lofi veya jazzhop tarzı müzikler rahatlamanı ve kendini daha relax hissetmeni sağlayabilir. Bunlar benim tavsiyelerim, umarım yardımcı olmuşumdur.
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Bence dinlememelisin çünkü müzik dinlerkende çok yüksek dopamin salgılanıyor genellikle insan stresli ve mutsuz olduğu zamanlarda dinleyesi geliyor ve de dinlerken hayallere dalıyorsun sanki o an hayallerini başarmış gibi oluyorsun.
Müzik dinlerken dalıp gittiğim çok oluyordu haklısın, o an yapmam gerekenleri unutup hipnoz olmuş gibi takılıyordum. "Fake it til you make it" mantığında da bildiğim kadarıyla hayallerini başarmış gibi görmen gerekiyor kendini, hatta forumdaki yazılardan birinde şöyle bir söz okumuştum:

Başarılı insanların hayatlarını, anekdotlarını okudunuz mu hiç ? Ben okudum. Ne alametse hepsi "Bu işi başarmadan önce sürekli kendimi o işi başarmışken, olmak istediğim insan gibi davranırken hayal ettim" gibisinden sözler söylüyorlar.

Genel tabirle "gaza getirici" müzikler dinlerken de bu olay çok güzel oluyor ama abartmamak lazım herhalde, dediğiniz gibi bunu çok fazla yapınca gerçeklikten kopuyorsun. "Her şeyin fazlası zarar." sözü büyük olasılıkla doğru gibi.

Bir de şey görmüştüm, hani bir iş yaparken arkadan müzik açarsın ya, işte beyin ikisine birden konsantre olmaya çalışırken asıl işten alacağın verim düşebiliyormuş. Belki tam tersi etkisi de olabilir, örneğin antrenman yaparken müzik dinlemek gibi ama bilmiyorum, işin iki türlü tarafı da var, bize kalmış seçim. Ben de çoğu işimde arkadan müzik açardım ama bir deneyeceğim açmazsam neler olacak, ona göre karar vermeyi düşünüyorum.

Neyse çok uzattım, sağ ol cevap için.
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Müzik dinlerken şunu farkettim: Kısa süreli bir coşku veya hüzne kapılıyorsun. Dikkatin o müzik kadar oluyor. Sanki dinlemeyi bıraktıktan sonra mutlu olamaycakmışsın gibi hissediyorsun. Müzik dinlemeyi 50 günlüğüne bırakmıştım. Onun yerine sessizliği dinlemeye karar vermiştim. İnan bana kendimi çok daha fazla tanımaya başladım. Dışarıdaki sesler daha az rahatsız vermeye başlamıştı çünkü beynim müzik ile günlük sesleri karşılaştırmayı bırakmıştı. He ben illa dinleyeceğim diyeceksen sözleri olmayan müzikler dinlemeni tavsiye ederim. Bu konuda chillhop, lofi veya jazzhop tarzı müzikler rahatlamanı ve kendini daha relax hissetmeni sağlayabilir. Bunlar benim tavsiyelerim, umarım yardımcı olmuşumdur.
Merhaba cevap için çok sağ ol, düşüneceğim. En azından sürecimin ilk 90 gününde müziği azaltmayı düşündüm ben de, belki sadece klapenis, tema müzikleri ve doğa sesleri olabilir. Şeyi merak ettim, tamamen bırakmanın negatif bir etkisi oldu mu? Bir de oyunlar konusunda da öneri yapabilir misin? Şu anda oyun oynamıyorum ama içimden gelmiyor da değil, cevabını bekliyorum.
 
B

Blue_Ocean

Misafir
Merhaba cevap için çok sağ ol, düşüneceğim. En azından sürecimin ilk 90 gününde müziği azaltmayı düşündüm ben de, belki sadece klapenis, tema müzikleri ve doğa sesleri olabilir. Şeyi merak ettim, tamamen bırakmanın negatif bir etkisi oldu mu? Bir de oyunlar konusunda da öneri yapabilir misin? Şu anda oyun oynamıyorum ama içimden gelmiyor da değil, cevabını bekliyorum.

Müzik sürecimle ilgili ilk şunu hatırlıyorum: Hayatın boyunca tek bir kitap okusan bir yere gidecek olsan gibi sorular vardır hani. Bende bundan ilham alarak kendime şunu sordum hayatım boyunca sadece 3 müzik dinlesem bunlar hangileri olurdu? Bu soru benim diğer bana zevk vermeyen müzikleri elemem ve kendimi tanımam için yardımcı olmuştu. İlk zamanlarda sıkıcı gelebilir ama bu üç şarkı bana daha anlamlı geldiği için sorun olmadı. Sonra bunların arasından tek bir tane seçtim ve onu dinledim. Bu sayede yavaş yavaş müzik kafamdan silinmeye başladı. Sonra müzik dinleyeceğime kendimi dinlerim dedim. Bu müzikten kurtulmamın ilk sinyalleriydi. Kendimi dinlemeye başladığımda bazen kafamın içinden müzik sesleri geliyordu. Sanki biri kafamın içinde müzik açmıştı. Bunun sebebi beyin dopamin çekilmesinde anı bölgesinden müzik ile ilgili anıları ortaya çıkarıp halüsülasyon etikisi yapıyor ve bu sayede dopamin ihtiyacını karışıyor. O an anladım ben iyileşiyorum çünkü beynim kendi kendine yetmeyi öğreniyor. O müzik sesleri geldiğinde kafandaki müziği dinle kendini iyi hissettiyor. Ama sen gidip bir yerden o müziği açma kafandaki müziğe eşlik et bir süre sonra o ses kaybolacak. Bazen yıllar yıllar önce dinlediğin bir müzik kafanda aniden çalmaya başalyabilir. O an yok artık bu şarkı nereden çıktı diyebilirsin. İşte o zaman müziğin zararını anlıyorsun, kafanı ne kadar meşgul ettiğini ve neden dış seslere neden tahammül edemediğini. Doğa sesleri tema müzikleri konusuna gelince: Bir ara çok dinledim ta ki bir şeyleri farkedene kadar. En basitinden sana şunu sorayım. Bu tarz meditatif müzikler nereden ilham alıyor doğadan, yani dışarıdan. Yağmur sesi, kuş sesi okyanus sesi ne ararsan. Bir gün şunu farkettim. Geç bir saatteydi. Saat 2 civarıydı. Dışarıdan bir ses geldi. Kuş sesi... Bildiğin kuş cıvıltıları gece gece. Ya biz yok daha yararlı yok meditasyon diye hemen dibimizdeki sesleri dinlemiyormuşuz. Cidden o tür sesleri bırakıp dışarıyı dinle. Şehir sesi diye meditatif müzik var. Dışarıdaki gürültüyle aynı. Bunları yazarken dışarıda rüzgar ve yağmur sesi geliyor. O kadar huzur verici ki. Ama ben bu sesi bırakıp açarsam anı yakalayamam. Oyun konusunda gelince: Oyun oynamayı gerçekten çok seviyordum. Ama kusura bakmasın kimse kandırılıyoruz. Clash of Clans oyununu örnek alalım. 110. seviyedeyim. Yıllar sonra zararlarını farkedince farkettim. Ya oyuna başlayınca sana direk sana şef diyor. Ya şef olmak o kadar kolay mı? Bunun hiç mi vasıfları yok. Hemen sana statü veriyor. Bir de oyunlarda şöyle bir şey vardır. Ne sıkılacağın kadar kolay, ne de geçemeyeceğin kadar zor olacak. Neden böyle çünkü bağımlı yapmak için. Call of duty: Modern Warfare 2 ilk haftada oyuncular tarafından 33.000 yıl oynanmış. Yanlış yazmadım. Bu kadar zaman ile bu dünya nasıl bir yer haline gelirdi. Ve bu sadece ilk haftası. Oyunları bıraktığım zaman Youtube tan oyunların bitmiş videolarını izledim. Bu sayede oyun oynamak zorunda kalmadım hem final merakımı gidermiş oldum. Ama sonra bütün oyunlar aynı geliyor hepsi seni pohpohlamak ve bağımlı yapmak için tasarlanmış gibiler. Bu arada en çok satan ilk 5 oyuna bakarsak hep şiddet ve zarar verme üzerine olduğunu görürüz bu da olumsuz etkileyen bir durum. Oyun oynamak güzel ama işin sonunda elinde sadece hayatını sıkıcı bulmak ve pişmanlıklar kalıyor. Başka yardımcı olabileceğim konu varsa çekinmeden sorabilirsin.
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Müzik sürecimle ilgili ilk şunu hatırlıyorum: Hayatın boyunca tek bir kitap okusan bir yere gidecek olsan gibi sorular vardır hani. Bende bundan ilham alarak kendime şunu sordum hayatım boyunca sadece 3 müzik dinlesem bunlar hangileri olurdu? Bu soru benim diğer bana zevk vermeyen müzikleri elemem ve kendimi tanımam için yardımcı olmuştu. İlk zamanlarda sıkıcı gelebilir ama bu üç şarkı bana daha anlamlı geldiği için sorun olmadı. Sonra bunların arasından tek bir tane seçtim ve onu dinledim. Bu sayede yavaş yavaş müzik kafamdan silinmeye başladı. Sonra müzik dinleyeceğime kendimi dinlerim dedim. Bu müzikten kurtulmamın ilk sinyalleriydi. Kendimi dinlemeye başladığımda bazen kafamın içinden müzik sesleri geliyordu. Sanki biri kafamın içinde müzik açmıştı. Bunun sebebi beyin dopamin çekilmesinde anı bölgesinden müzik ile ilgili anıları ortaya çıkarıp halüsülasyon etikisi yapıyor ve bu sayede dopamin ihtiyacını karışıyor. O an anladım ben iyileşiyorum çünkü beynim kendi kendine yetmeyi öğreniyor. O müzik sesleri geldiğinde kafandaki müziği dinle kendini iyi hissettiyor. Ama sen gidip bir yerden o müziği açma kafandaki müziğe eşlik et bir süre sonra o ses kaybolacak. Bazen yıllar yıllar önce dinlediğin bir müzik kafanda aniden çalmaya başalyabilir. O an yok artık bu şarkı nereden çıktı diyebilirsin. İşte o zaman müziğin zararını anlıyorsun, kafanı ne kadar meşgul ettiğini ve neden dış seslere neden tahammül edemediğini. Doğa sesleri tema müzikleri konusuna gelince: Bir ara çok dinledim ta ki bir şeyleri farkedene kadar. En basitinden sana şunu sorayım. Bu tarz meditatif müzikler nereden ilham alıyor doğadan, yani dışarıdan. Yağmur sesi, kuş sesi okyanus sesi ne ararsan. Bir gün şunu farkettim. Geç bir saatteydi. Saat 2 civarıydı. Dışarıdan bir ses geldi. Kuş sesi... Bildiğin kuş cıvıltıları gece gece. Ya biz yok daha yararlı yok meditasyon diye hemen dibimizdeki sesleri dinlemiyormuşuz. Cidden o tür sesleri bırakıp dışarıyı dinle. Şehir sesi diye meditatif müzik var. Dışarıdaki gürültüyle aynı. Bunları yazarken dışarıda rüzgar ve yağmur sesi geliyor. O kadar huzur verici ki. Ama ben bu sesi bırakıp açarsam anı yakalayamam. Oyun konusunda gelince: Oyun oynamayı gerçekten çok seviyordum. Ama kusura bakmasın kimse kandırılıyoruz. Clash of Clans oyununu örnek alalım. 110. seviyedeyim. Yıllar sonra zararlarını farkedince farkettim. Ya oyuna başlayınca sana direk sana şef diyor. Ya şef olmak o kadar kolay mı? Bunun hiç mi vasıfları yok. Hemen sana statü veriyor. Bir de oyunlarda şöyle bir şey vardır. Ne sıkılacağın kadar kolay, ne de geçemeyeceğin kadar zor olacak. Neden böyle çünkü bağımlı yapmak için. Call of duty: Modern Warfare 2 ilk haftada oyuncular tarafından 33.000 yıl oynanmış. Yanlış yazmadım. Bu kadar zaman ile bu dünya nasıl bir yer haline gelirdi. Ve bu sadece ilk haftası. Oyunları bıraktığım zaman Youtube tan oyunların bitmiş videolarını izledim. Bu sayede oyun oynamak zorunda kalmadım hem final merakımı gidermiş oldum. Ama sonra bütün oyunlar aynı geliyor hepsi seni pohpohlamak ve bağımlı yapmak için tasarlanmış gibiler. Bu arada en çok satan ilk 5 oyuna bakarsak hep şiddet ve zarar verme üzerine olduğunu görürüz bu da olumsuz etkileyen bir durum. Oyun oynamak güzel ama işin sonunda elinde sadece hayatını sıkıcı bulmak ve pişmanlıklar kalıyor. Başka yardımcı olabileceğim konu varsa çekinmeden sorabilirsin.
Merhaba, bu uzun cevabın hepsini okudum çok güzel yazmışsın. Ben de eşlik edeyim:

Bildiğim kadarıyla herhangi bir NeverFap modunun içinde ilk 90 gün "reboot" yani yeniden başlatma yani bir nevi "iyileşme" dönemi diye adlandırılıyor. Benim de gelişimden önce bu iyileşim dönemine çok ihtiyacım var, çünkü şu an nötr değil eksilerde olduğumu biliyorum. O yüzden ilk önce bu "iyileşim" kısmına odaklanacağım ve müzik dinlemeyeceğim. Gitar öğrenmek istiyorum, dolayısıyla bu 90 günün ardından, yani iyileştikten sonra gelişim için işime yarayacak, az ama kaliteli parçaları dinleyebilirim. Ve o müzikleri çalmayı deneyebilirim, böylece birkaç tıkla erişeceğim keyfe emek vererek ulaşmayı istiyorum. Kafanın içinde birden müzik gelme hissini sadece ben yaşıyorum sanıyordum, sen de yaşamışsın :D Yatarken/tuvalette ya da günün herhangi bir anında birden kafamın içinde mp3 player varmış gibi şarkı çalmaya başlıyordu. Bunu fark etmiştim ama neden böyle olduğunu bilmiyordum, yazdığın için sağ ol. Doğa sesleri konusunda da aynı şeyleri yaşamışız, erken uyandığım günler fark ediyordum dışarıdan en az 3-4 çeşit kuş sesi geliyordu. Geçen akşam da yağmur yağmıştı, gerçekten güzel şeyler bunlar. Anı yaşayıp bu sesleri daha çok dinlemeliyim.

Oyun konusunda da haklısın, Clash Of Clans'da gerçekten oyunu yüklemenle beraber sana "Şef" deniyor :D Ama Minecraft oyununu duymuşsundur, bu 90 günün ardından onu oynamayı düşünüyorum. Çünkü o da aynı gerçek hayat gibi, 0'dan başlıyorsun ve gelişiyorsun. Tetikleyici yok, kan ve vahşet yok, değişik aksiyonlar yok. Sadece gelişim var ve bu keyif veriyor. Aynı gerçek hayattaki gibi. Ve orada da iyi şeylere ulaşmak için emek harcamak gerekiyor, dolayısıyla bence Minecraft bu saydığımız oyunlar arasından sıyrılıyor. 90 günün sonunda günümün çok az bir vaktini bu oyuna verebilirim diye düşünüyorum, gerçi oyun değil aslında bir "deneyim" de diyebiliriz. Sen neler düşünüyorsun?
 
Son düzenleme:
B

Blue_Ocean

Misafir
Aynı gerçek hayattaki gibi. Bak bu konuda haklısın. Buna Proteus Etkisi deniyor. Gerçek hayatı dijitale uyarlama durumu. Proteus etkisi önce alkol ve bağımlılıklarda tedavi için kullanılıyordu ama oyunlar bunu öyle bir kullandı ki ego şişmesine ve gerçek hayattan kaçış için kullanılmasına sebep verdi. Kusura bakma ortada konuşmak lazım. Bu tarz oyunlar sana iyi hissettirir. Ama gerçek hayatta kimse (özellikle de kadınlar) senin Minecraft ta neler yaptığınla ilgilenmiyor. Buna emin olabilirsin. Araba yarışlarında çok güzel rekorlar kırmıştım ama şu an o yunların adı bile anılmıyor. Birine gidip anlatsam umrunda bile olmaz. Sonra bir hayal kırıklığına uğruyorsun. Bence oyunları tamamen bırakıp gerçek hayatta sana daha faydalı şeyler üzerinde dur. Gitar çalmak evet güzeldir. Sonuçta kendin bir şeyler emek veriyorsun. Bu gerçek hayatta etkileyici bir şey. Fakat oyunların pek bir yararını gördüm diyemem. Gerçek hayatta başarısız olan insanların sanal dünyaya daha fazla girdiklerini bilindik bir durum. Çünkü oyunlar daha basit kolay. İş gerçek hayata gelince başarısız olmana sebep olur. Bunu yaşadım. Bir makalede okumuştum. Bir oyuncu yaklaşık 7000 saatini oyunlara harcıyormuş. Kaç yılda harcadığını hatırlamıyorum. Bu olay iki üniversite bitirmeye eşdeğermiş. Şimdi bu süreyi kendini geliştirmek için harcadığını bir düşün. Bir dil öğrenmek ortalama 300 saat sürüyor. Spor yapmak 30 saat, gitar çalmayı öğrenmek 67 saat. Şimdi mincraft yerine kendini sosyal anlamda geliştirmeye harcasan o süreyi sosyal olarak nasıl bir konumda olursun bir düşün. Minecraft ünlü olabilir. Yıllar sonra Minecraft olmayacak. Olsa bile oynayan çok çok az kişi olacak. Tıpkı Call of Duty 1, Gta 1, Half life, Dota, NFs underground 1 gibi. Kimse artık yüzlerine bakmıyor ve kimse o oyunlarda kırdığın rekorlar ile ilgilenmiyor. İşin sonunda gerçek hayatta neler yaptığına bakıyor. Bence Minecraft ta dahil oyunları bırak kendi hayatını inşa etmeye odaklan. ;)
 

BruhMoment

Yeni Fapstronot
Katılım
8 Ocak 2021
Mesajlar
43
Tepki puanı
39
Puanları
24
Yaş
18
Konum
İzmir
Aynı gerçek hayattaki gibi. Bak bu konuda haklısın. Buna Proteus Etkisi deniyor. Gerçek hayatı dijitale uyarlama durumu. Proteus etkisi önce alkol ve bağımlılıklarda tedavi için kullanılıyordu ama oyunlar bunu öyle bir kullandı ki ego şişmesine ve gerçek hayattan kaçış için kullanılmasına sebep verdi. Kusura bakma ortada konuşmak lazım. Bu tarz oyunlar sana iyi hissettirir. Ama gerçek hayatta kimse (özellikle de kadınlar) senin Minecraft ta neler yaptığınla ilgilenmiyor. Buna emin olabilirsin. Araba yarışlarında çok güzel rekorlar kırmıştım ama şu an o yunların adı bile anılmıyor. Birine gidip anlatsam umrunda bile olmaz. Sonra bir hayal kırıklığına uğruyorsun. Bence oyunları tamamen bırakıp gerçek hayatta sana daha faydalı şeyler üzerinde dur. Gitar çalmak evet güzeldir. Sonuçta kendin bir şeyler emek veriyorsun. Bu gerçek hayatta etkileyici bir şey. Fakat oyunların pek bir yararını gördüm diyemem. Gerçek hayatta başarısız olan insanların sanal dünyaya daha fazla girdiklerini bilindik bir durum. Çünkü oyunlar daha basit kolay. İş gerçek hayata gelince başarısız olmana sebep olur. Bunu yaşadım. Bir makalede okumuştum. Bir oyuncu yaklaşık 7000 saatini oyunlara harcıyormuş. Kaç yılda harcadığını hatırlamıyorum. Bu olay iki üniversite bitirmeye eşdeğermiş. Şimdi bu süreyi kendini geliştirmek için harcadığını bir düşün. Bir dil öğrenmek ortalama 300 saat sürüyor. Spor yapmak 30 saat, gitar çalmayı öğrenmek 67 saat. Şimdi mincraft yerine kendini sosyal anlamda geliştirmeye harcasan o süreyi sosyal olarak nasıl bir konumda olursun bir düşün. Minecraft ünlü olabilir. Yıllar sonra Minecraft olmayacak. Olsa bile oynayan çok çok az kişi olacak. Tıpkı Call of Duty 1, Gta 1, Half life, Dota, NFs underground 1 gibi. Kimse artık yüzlerine bakmıyor ve kimse o oyunlarda kırdığın rekorlar ile ilgilenmiyor. İşin sonunda gerçek hayatta neler yaptığına bakıyor. Bence Minecraft ta dahil oyunları bırak kendi hayatını inşa etmeye odaklan. ;)
Saat araştırması çok ilginçmiş, o kadar ediyor muymuş, vay be. Peki oyun geliştirme konusunda ne düşünüyorsun? Oyun geliştirmek için de oyun oynamak gerekmez mi? Sadece yazılımcı veya sadece grafiker oyun yapabilir ama o oyunu bir oyuncu olarak yapsalar daha iyi olmaz mı? Oyun sektörü gitgide büyüyor, açıkçası ben de dahil olmak istiyorum buna. Hem gelişim var, hem para var hem de ülkeye hizmet gibi düşün :D Çok iyi bir oyun yapıp dünyaya sunuyorsun, bir Türk olarak ve insanlar merak ediyor ülkemizi, belki turist olarak bile gelebilirler. Mesela Witcher 3 ve Cyberpunk'ın yapımcısı CD Projekt Red Polonya merkezli bir şirket ve benim Polonya'ya olan ilgim artmıştı, ileride orayı ziyaret edip onların ekonomisine katkı sağlayabilirim. Çok geniş yelpazesi var bu oyun işinin, sence?
 
B

Blue_Ocean

Misafir
Saat araştırması çok ilginçmiş, o kadar ediyor muymuş, vay be. Peki oyun geliştirme konusunda ne düşünüyorsun? Oyun geliştirmek için de oyun oynamak gerekmez mi? Sadece yazılımcı veya sadece grafiker oyun yapabilir ama o oyunu bir oyuncu olarak yapsalar daha iyi olmaz mı? Oyun sektörü gitgide büyüyor, açıkçası ben de dahil olmak istiyorum buna.

O zaman işin rengi değişir. Sonuçta sen bir emek verip bundan para kazanmak ve kendini geliştirmek istiyorsun. Ama çok ince bir nokta var. Ne zaman öğrenmek için ne zaman eğlenmek için oynadığın ayırdını fark edebilecek misin? Saatlerini harcayıp sonra oyun geliştireceğim demek biraz garip bir durum bana kalırsa. Bence oyunlar nasıl yapılır diye iyice bir araştır ondan sonra bu sürece dahil ol. Sonuçta ilk defa oyun oynamaycaksındır. Bir süredir oynuyorsundur. Bunun için bir araştırma yap iyice fikir edin sonra oyun oyna ki daha önce görmediğin detayları farketmiş olursun.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst