Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Nofap Moti̇vasyon Ve Can Yakan Gerçek

Dot

Merkür Yolcusu
Katılım
12 Kas 2021
Mesajlar
157
Tepki puanı
192
Puanları
58
Mastürbasyon yapmak o kadar iyi bir şey değil. Hepimiz onu yapmadığımız her an bırakmış oluyoruz zaten. Onun etkilemediği bir hayatı elde etmemize ise kendimiz izin vermiyoruz. Onun etkilemediği bir hayata hep beraber yürüyelim.
 
Son düzenleme:

dougles

Ay Yolcusu
Katılım
3 Ocak 2021
Mesajlar
27
Tepki puanı
66
Puanları
16
1-2 yıl öncesine kadar bir işim yoktu ve eğer bir iş bulursam bağımlılığı bırakırım diyordum. Çünkü kendi kafamda bir döngü yaratmıştım:

İşsizlik>Çevre baskısı>Bağımlılık>Sosyal Anksiyete>İş bulmak için gerekli cesareti gösterememe>İşsizlik

Bu döngü mezun olduktan sonra tam 4 yıl sürdü. Bir hanım efendiden red yedikten sonra kendimi gerçekleştirme yoluna gidip kendi işimi kurdum. Sonuç eskisi kadar pesimist değilim ama hala bağımlıyım. Yani bu apayrı birşey ve hormonlarımızla alakalı. Anladım ki direkt olarak hayatta yaşanılan şeylerle bir bağlantısı yok. Sadece şartları kötüleştiriyor. Hiçbir şeyin sebebi değil ama yolundaki taş yada sırtındaki yük. Bağımlılığım olmasaydı girmiş olduğum döngüyü elbette yaşayacaktım ama bu 4 yıl sürmeyecekti. Şimdi de yine beni yavaşlatıyor. Başka konularda tabi. Yani bunu yapmayarak kendimize bir iyilik yapmış olacağız. Ama herşeyin müsebbibi olarak kabul etmek gerçek dışı bir yaklaşım olacaktır.

Asıl bizi mutsuz eden şey bir erkek olarak kendimizi gerçekleştirememiş olmak. Eskiden herşey daha kolaydı fakat gittikçe zorlaşacak. Çünkü aykırı ve sürekli bir nüfus artışı mevcut ve buda rekabeti beraberinde getiriyor. Zamanında vasıflı görülen işler artık vasıfsız görülüyor. Eskisi gibi yıllar süren savaşlar yok. Nüfusun büyük çoğunluğu şehirde yaşamakta dolayısı ile ekip biçebileceği bir alan yok. Sütünü üreteceği bir ineği, Balını alacağı bir arısı yok. hepsini satın almak durumunda ve bunları şehirdeki rekabette kendisine düşen pasta payı ile alacak.

Biraz meselelere kafa yorduğumuzda görüyoruz ki toplumsal yozlaşma ve fakirlik, artan kalabalık nüfusla beraber daha da artacak. İnsanlar girdiği bunalımdan bir nebze olsun ayrılmak için mutlu olmak durumundalar. Toplumun çoğu kadına kolay bir biçimde ulaşamıyorlar. Bunun bir sebebi inanç olsada diğer sebebi büyük ölçüde erkeklerde ki özgüvensizlik ve feminizm etkisi. Kısaca sorun bizim anlayabileceğimizden öte bir karmaşıklığa sahip. Çözümüm ise basit ya herkes kendi g.tünü kurtaracak yada bir kabile olup birbirimizin g.tünü kollayacağız.
 

Tırnovalı

Merkür Yolcusu
Katılım
12 Kas 2021
Mesajlar
82
Tepki puanı
186
Puanları
48
1-2 yıl öncesine kadar bir işim yoktu ve eğer bir iş bulursam bağımlılığı bırakırım diyordum. Çünkü kendi kafamda bir döngü yaratmıştım:

İşsizlik>Çevre baskısı>Bağımlılık>Sosyal Anksiyete>İş bulmak için gerekli cesareti gösterememe>İşsizlik

Bu döngü mezun olduktan sonra tam 4 yıl sürdü. Bir hanım efendiden red yedikten sonra kendimi gerçekleştirme yoluna gidip kendi işimi kurdum. Sonuç eskisi kadar pesimist değilim ama hala bağımlıyım. Yani bu apayrı birşey ve hormonlarımızla alakalı. Anladım ki direkt olarak hayatta yaşanılan şeylerle bir bağlantısı yok. Sadece şartları kötüleştiriyor. Hiçbir şeyin sebebi değil ama yolundaki taş yada sırtındaki yük. Bağımlılığım olmasaydı girmiş olduğum döngüyü elbette yaşayacaktım ama bu 4 yıl sürmeyecekti. Şimdi de yine beni yavaşlatıyor. Başka konularda tabi. Yani bunu yapmayarak kendimize bir iyilik yapmış olacağız. Ama herşeyin müsebbibi olarak kabul etmek gerçek dışı bir yaklaşım olacaktır.

Asıl bizi mutsuz eden şey bir erkek olarak kendimizi gerçekleştirememiş olmak. Eskiden herşey daha kolaydı fakat gittikçe zorlaşacak. Çünkü aykırı ve sürekli bir nüfus artışı mevcut ve buda rekabeti beraberinde getiriyor. Zamanında vasıflı görülen işler artık vasıfsız görülüyor. Eskisi gibi yıllar süren savaşlar yok. Nüfusun büyük çoğunluğu şehirde yaşamakta dolayısı ile ekip biçebileceği bir alan yok. Sütünü üreteceği bir ineği, Balını alacağı bir arısı yok. hepsini satın almak durumunda ve bunları şehirdeki rekabette kendisine düşen pasta payı ile alacak.

Biraz meselelere kafa yorduğumuzda görüyoruz ki toplumsal yozlaşma ve fakirlik, artan kalabalık nüfusla beraber daha da artacak. İnsanlar girdiği bunalımdan bir nebze olsun ayrılmak için mutlu olmak durumundalar. Toplumun çoğu kadına kolay bir biçimde ulaşamıyorlar. Bunun bir sebebi inanç olsada diğer sebebi büyük ölçüde erkeklerde ki özgüvensizlik ve feminizm etkisi. Kısaca sorun bizim anlayabileceğimizden öte bir karmaşıklığa sahip. Çözümüm ise basit ya herkes kendi g.tünü kurtaracak yada bir kabile olup birbirimizin g.tünü kollayacağız.
Ekonomik meselelerden hiç anlamam ama bence, her yüzyılda fakirler de olur zenginler de. Nüfusun artması ile beraber teknoloji de gelişiyor imkanlar eskisi gibi değil. Asıl sorun insan nüfusunun artması değil insanlığın azalması. Dünyanın en zengin yüzde 1'lik kesimi küresel servetin %82'sine sahipmiş. Rekabet duygusu bizi hayvanlaştırır kanaatimce, yardımlaşma duygusu insanlaştırır. Bizim herşeyden önce insanlığa ihtiyacımız var; maldan, gıdadan, kadından önce.
 
Son düzenleme:

Dot

Merkür Yolcusu
Katılım
12 Kas 2021
Mesajlar
157
Tepki puanı
192
Puanları
58
Güzel yorumlar. Teşekkürler.
 
Son düzenleme:
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst