Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Öteki Dünya

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Black Rose

Moderatör
Moderatör
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
294
Tepki puanı
679
Puanları
160
Son yıllarda çok eleştirmeye ve düşünmeye başladım.

Sorgulaman çok güzel, ancak işin ucunu kaçırmamalısın.

Mesela hak din İslam ise 2 milyar insan cennete geri kalanı cehenneme gidecek
Eğer Hristiyanlık hak ise 3 milyar insan cennete gidecek.
Bide bu sadece şuan yaşayan insanlık için.
Dünyada doğmuş 110 milyar insan olduğu düşünülüyor. Hesabı siz yapın.

Böyle hesaplar yapman yanlış. Ancak insanların çoğunun cehenneme gideceği görüşüne ben de katılıyorum. ve şöyle hadisler de var:
“Bana cehennem gösterildi. Halkının çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.” (Buhari, İman 21.)
"İçinizden cennete girecek olanlar vardır, ancak çoğunuz cehennem kütüğüdür." (Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir)

Sadece tek bir kutsal kitabı okuyup ona inanıp (okumadan inananlar da var) öbür dünyaya güzel gideceğimizi mi düşüneceğiz?
Bize en uygun , en mantıklı kutsal kitabı arayarak zaman geçirmeyi denesek ömür yetmez.

Tek doğru kitap Kuran'dır. Diğer kutsal kitapların hepsi değiştirilmiş, kendi isteklerine göre şekillendirilmiştir. Senin okuman, iman etmen gereken kitap Kuran-ı kerimdir. Eğer Kuranın da değiştirildiğini düşünüyorsan:

"De ki: and olsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur'an’ın bir benzerini getirmek için toplansalar, yine onun benzerini getiremezler. Birbirlerine arka çıkıp yardım etseler de." (İsra,88)

"Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? De ki: Öyle ise siz de onun benzeri on uydurulmuş (dahi olsa) sure getiriniz. (Hatta) eğer doğru iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi de çağırınız." (Hud, 13)

“Onlar bu Kur’an’ı gereği gibi düşünmezler mi ? Ve eğer Allah’tan başkasının katında olsaydı, onun içinde mutlaka pek çok ihtilaf bulurlardı.” (Nisa,82)


Hani nasıl yaşarsan öyle ölürsün derler ya ha
Bence tam öyle
Bu dünyada ne yaptıysanız, neyi sevdiyseniz, neyden korktuysanız, neyi çok düşündüyseniz bence ölünce karşınıza bunlar çıkacak.
Rüya ve ölümün benzerliğinden bahsetmeme gerek yok herhalde. Nasıl gün içinde bilincimiz verileri toplar ve rüyada bunu kusarsa, aynı şey bence ölümde de olacak.

"Ne yaptığına" bağlıdır. Neyden korktuğundan veya nasıl düşündüğüne bağlı değildir. Ben şimdi doğru bir kul olarak yaşayıp, iyi ameller işlesem, rabbimin bana kitabında emrettiklerini yerine getirip, ona şükretsem, ahiretimde cenneti istiyorsam ancak cehenneme gitmekten korkuyorsam yerim cehennem mi olur?
Sen anlattıklarında bunu da kast ediyorsun. Yanlış bir düşünce.

“Erkek olsun kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” (En-Nisa, 4/124)
Dolayısıyla bir kişinin cennet ya da cehennem halkından olması, o kimsenin amelleri ile bağlantılıdır. Allah’ın, rahmet, merhamet ve adaleti yarattığı tüm varlıklara yöneliktir.

Bu hayat senin imtihanın. Her şey bu kadar düzen halindeyken ve bunu, geçmişten, gelecekten doğru şekilde bahseden, belirten mucizevi bir kitap (Kuran) varken sen bunu fark etmeyip geçici bir dünya için dolu dolu keyfine göre yaşayacak, sana verilen emirleri yerine getirmez, umursamazsan ve bunların üstüne "ben cennetliğim zaten kardeşim" diye düşüneceksen sonsuz hayatını orada geçiremezsin. İyi şeyler yapsan, iyi bir insan olsan dahi" iyi bir kul" olamadıysan kurtuluşun kolay olmaz. Kalbinde zerre kadar iman tanesi olan elbet Cennet'e girecek fakat önce cezasını çekecek.

"Kalbinde zerre kadar imanı olan kişi elbet ateşten çıkar." (Buhari, Müslim, Tirmizi)

Dostum sen bir müslüman olarak sana indirilen kitabı ne kadar okudun, ne kadar anlamaya çalıştın?
Sadece meallerden bahsetmiyorum. Tefsiri ile mutlaka okunmalı, meallerden yanlış anlamlar çıkabiliyor.

İşin aslını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ama bilmemiz gereken şey bu hayatı dolu dolu yaşamak.

İşin aslını bilemeyeceğiz ama bilmemiz gereken şeyleri bilecek, yapmamız gereken şeyleri yapacağız...
 
Son düzenleme:

The White Rider

Gandalf
Katılım
28 Eki 2020
Mesajlar
236
Tepki puanı
638
Puanları
160
Merhaba dostum.
- Öncelikle Kıtab-ı Mukaddes (Zebur, Tebrat, İncil) ve Kur'an'ı okuyarak sorgulama, araştırma ve doğruyu bulma kısmını tamamlayabilirsin. Diğer dinler hakkında da ansiklopedi ve de internet yardımcı olacaktır. Ama ayrıca şuna değinmek isterim ki: Bireylerin hepsi, sorgulamalıdır. Dedenin, babanın dizdiği rayları sen de dizeceksin diye bir şey yok. Bazen de dışarıya kafayı çıkartmak gerekiyor, yoksa başkalarının düşüncelerinin kölesi oluruz ve onlar tarafından piyon olarak kullanılırız.
- 2 milyar Müslüman'ın da ekseriyetle cennete gireceğini doğru bulmuyorum. Hatta benim görüşüme göre cehennem dediğimiz cezalandırılan yerde Müslüman sayısı daha fazla olacaktır. Çünkü dinine doğru bir şekilde uymayan, dini anlamayan, basite alan, sözde bırakan, okuyup, araştırmayan ve bunların eksikliğini yaşayan en büyük topluluk Müslümanlar'dır. En basitinden Dünya Haritası'na bir göz gezdirin bakalım. Yanlış olan şeylerin tamamı en fazla İslam Coğrafyası'nda var. Peki Hakk dine sahip olmasına rağmen bu tarz eylemlerde bulunan bir topluluğun yaratıcısı tarafından ödüllendirileceğine inanıyor musunuz? Yani Müslümanların işi yaş gözüküyor. Dini ve onlara bu dini gönderen yaratıcılarını tamamen oyuncak olarak görüp, aynı zamanda da kendi çıkar ve de menfaatleri için kullanıyorlar.
- Öteki Dünya bence de vardır. Şimdi baktığımızda insanlar tarafından yerine getirilmesinde zorlanılan temel unsurlar vardır: Adalet, merhamet, dürüstlük, doğruluk, sevgi, saygı, erdem, hoşgörü... İşte bu unsurlar insana burada kâr sağlamayan ama ebedi kalacağı yerde her zaman onun oradaki durumunu belirleyecek olan durumlardır. Ve bu durumlar yerine getirilmesi zor olan ve de güç olan durumlardır. Çünkü insanların çıkar ve de menfaatlerine terstir. Bunları yapmak onlara zor gelir, çünkü para kazanmıyor, kendisine bir getirisi yok (en azından burası adına). E durum da böyle olunca insanlar bunları yapmıyorlar. Peki bu karşılıksız kalır mı? Bence hayır. İlla ki karşılığı olacaktır diye düşünüyorum.
- Bu benim düşüncem. Bilmem katılır mısınız, katılmaz mısınız? Bence önemli olan insanın az önce bahsettiğim ve yerine getirilmesi zor olan, aynı zamanda da yerine getirince kendisine burası adına kâr sağlamayan durumları yerli yerinde yapmasıdır. Ve bence yine yaratıcı insanları buna göre mükafatlandıracak yahut cezalandıracaktır. 5 vakit namaz da kılsan, oruçta tutsan, hep ibadet de etsen, o durumları ve eylemleri yerine getirmediğin sürece bunlar boştur. Farklı bir dinden de olsan, inanmasan bile, bence bunları yapıyorsan; o yapmayıpta, Müslüman olan, tüm ibadetlerini yerine getiren kişiden daha iyi bir mükafat alacaksındır. Yaratıcı senin doğruluk adına ne yaptığına bakar. 3-5 vakit namaz kılıp, camiden çıkmayıp, oruç kaçırmayıp, sürekli secdeye kapanıpta yalana bürünmene değil.

- Bunlar benim görüşlerim. Tüm görüşlere ve de inançlara da saygılıyımdır.
 

Machiavellli

Mars Yolcusu
Katılım
10 Şub 2021
Mesajlar
55
Tepki puanı
140
Puanları
43
Öncelikle ikinize de teşekkürler. Ben tanrıyı reddetmiyorum. Sıkıntım dinlerle.

Dediğim gibi Müslüman olarak yetiştirildiğiniz için Kur'an'ın hak kitap olduğunu ve diğer kitapların değiştirilmiş olduğunu söylüyorsunuz.

Şimdi hristiyan olarak doğduğunuzu düşünün. Kuranı kabul eder misiniz?
Hangi hristiyan benim kitabım değişti der. Bunlar sizin iddialarınız.

Ayrıca Kuranı okudum arkadaşlar. Okumasam konuşmam. Dışarı çıkıp 100 kişiye Müslüman misin diye sorsanız 90i elhamdülillah der. Ama o 90 kişiden 1 kişi bile Türkçe meal okumamıştır. İşte sıkıntı bu. Anlamadığımız bir dili okuyup onun çok faziletli olduğunu söylüyoruz.

Çok basit bir örnek. Size orijinal dilinde bir dostoyevski romanı veriyorum. Ve siz de romanı anlamamıza rağmen bunun en iyi roman olduğunu söylüyorsunuz.

Bir de tefsir olayı var
Ya arkadaşım yüce Allah dememiş mi

Hac 16
İşte böylece biz onu apaçık âyetler olarak indirdik. Kuşkusuz Allah dilediğini doğru yola iletir.

Kur'an bu kadar açık iken neden bir adamın ayetleri takla attırtıp bana sunmasını bekleyeyim?

Tefsir saçmalıktır. Zaten sırf bu tefsirler yüzünden millet bizim aklımız ermez onlar âlim onlar bilir diyor. Sonra neden feto gibi kedicik adam gibi insanlar bu kadar rağbet görüyor diyorsunuz.

Bu söylediğim bugüne özel de değil. Hasan Sabbah da aynısını yaptı

Ayrıca Kur'an evrensel olduğunu ve hiç bir hata da bulunmadığını da iddia ediyor.


Mealleri farklı kaynaklardan da okudum. Orda da bi o öyle değil çabası var. Ayette dövdü yazıyor adam diyor ki yok o öyle değil senin bunu anlaman için arapça bilmen gerek. E yüce Allah bir din yollamış ve bu dinin kolay anlaşılır olması gerekir değil mi?



Bu yazdıklarımda Kur'an üzerinde gitmem Müslüman olmamızdan. Yoksa İncil de de Tevratta da çok ciddi propagandalar ve savaş ayetleri var.



Zaten dinlerin bu kadar birbirine benzemesi ortak yerden çıkmasındadir.
Yani o zamanlar Cennet öyle değil söyle bir yerdir dense ona inanılacakti.

Eğer iyiler Cennete kötüler cehenneme gidecekse ve de öbür âlem var ise olması gereken dinlere göre ayrıştırma olmamalı.

Dini ne olursa olsun dünyaya faydası dokunmuş, adil davranmış, ve ilim yapmış kişiler cennete gitmeli


Öbür alem hakkında değinmek istediğim son nokta ve yapıldığıniz nokta şu

Hitler'i düşünün. Dünyanın belki de en çok cezalandırılması gereken kişisidir. Ama bu dünyada cezasını çekti mi? Hayır.
Öbür âleme inanan insan düşünecek ki bu kişi bana kötülük yaptı ama neyse tanrı onun cezasını ahirette verir.
Yani haklarını aramıyorlar. Nasıl bu kadar eminsiniz ki? Anlayamadığım nokta bu. Maalesef kötüler kazanıyor biz de onun cezasını öbür âlemde çekeceğine inanarak kendimizi kandırıyoruz


Sevgiler
 
Son düzenleme:

The White Rider

Gandalf
Katılım
28 Eki 2020
Mesajlar
236
Tepki puanı
638
Puanları
160
Dostum görüşlerine saygı duyarım. Madem amaç bilgi alışverişi diyorsun buyur edelim. Dostum dediğin gibi durum ondan ibaret, herkes kendi görüşünü öne çıkarır. Mesela Kitab-ı Mukaddes'te Davud'un zina yaptığı, Süleyman'ın bir ata olan sevgisinden dolayı dinden çıktığı, bir peygamberin yeryüzüne inen tanrıyla güreştiği ve onu yendiği belirtilir. Mesela yine Kur'an'da Musa'ya 9 emir verildiği yazar. Ama Yahudilik'te Musa'ya 10 emir verilmiştir. Eklenilen 1 emir Sebt Günü'dür. Yani Cumartesi günü. Bu gün onlara göre tanrının evreni 6 günde yaratıp, dinlendiği gündür. Bu yüzden onlar da dinlenerek geçirirler bu günü. Ama Kur'an'da bu geçmez. Kur'an'da yaratıcı dinlenmeyendir. Bunlar basit örnekler mesela, hepsini de kendin de araştırabilirsin. Emin ol ki mantıklı bakınca Kur'an'ın bunlar arasında en doğru olan kitap olduğunu görebiliriz.
- Darabe fiili vardır. Nisa 34'te geçer. Doğrudur dövmek anlamındadır. Ben neyse onu söylerim, evirip çevirmem. Eski Kur'an ayetlerine ve bunların meallerine de bakarsanız göreceksiniz ki o zaman da dövmek manasında kullanılmıştır. Bunun da bir nedeni var ama. Bu görüş benim kendi sahip olduğum bir görüş ama değinmek istemem, konu başka yere çekilir, karmaşık biraz.
- Dediğin gibi dini kullananlar her yerde varlar. Mesela Hasan Sabbah'tan güzel örnek verdin. Alamut Kalesi'nde kendini peygamber olarak gösterip en kral hayatı yaşıyordu. Din üzerinden kendine insanları çekip, onlara cenneti vaat ediyordu. Peki günümüz dünyasında çok mu farklı? Hayır. Bu tarz kişiler her zaman vardı ve de olmaya da devam edeceklerdir. Çünkü din kolay lokmadır. Din üzerinden rahatça insanları kandırarak müthiş paralar kazanabilirsin.
- Dediğin kimse yoğurduna ekşi demez. Ama gerçekten de, bakın bunu tarafsız diyorum. Kıtab-ı Mukaddes ve Kur'an'ı okuyunca Kur'an'ın daha mantıklı olduğunu göreceksinizdir. Tefsir aslında bazı yerlerde gerçekten de gerekli. Çünkü bazı ayetler tam anlaşılamıyor, mealinden bahsediyorum. Zaten okusanız anlarsınız orayı. Kur'an'da açık ve de gizli ayetler vardır. Tefsir bu konuda devreye girmesi iyi oluyor ama müfessirlerin bunu yanlışa yöneltmesi terbiyesizliktir.
- Kur'an'ın okunulmaması doğrudur. Güzel bir tespit yapmışsın. Gerçekten de Müslümanlar Kur'an'ı 3 defa öperler, korkuyla yaklaşırlar, sürekli boş boş Arapça okurlar, kitabı yüksek bir yere asarlar... Ama kitabın vermek istediği mesajı alamazlar ve de bunu hayatlarına uygulayamazlar. Halbuki kitabın kendisi ilk kelimesiyle "Oku" diyor. Müslümanlar zaten kendilerini bile anlamamış olan din mensubu topluluktur. Bu yüzden kitabı anlayacak şekilde okumalıyız, sürekli boş boş Arapça değil.
- Hitler örneğini vermişsin mesela. Sana şöyle diyeyim. Yaratıcının kendisini gösterdiğini düşün, peki bu yaratıcının diğerlerinden farkı kalır mı? Bu dünyadaki mücadele sistemi devam eder mi? Hayır. Çünkü herkes onu görüp, inanır. Bu insanlara verilen akıl ve irade ile yine insanların akıl ve kalbini kullanarak doğruyu bulmalarına bırakılmıştır. Hitler büyük katliamlar yapmış olabilir, ki birçok kişi de yaptı. Bunlar illa ki cezasını çekeceklerdir diye düşünüyorum. Geçmişte ayetlerde örneklerle anlatılıyor. Ama bence günümüzde ve son zamanlarda bunların, yani bu tarz kişilere karşılık verilmesinin yaşanmama sebebi; kıyametin yaklaşmasıdır. Artık insanlara son bir zaman dilimi verilmiş, herkes kendi kabuğunda son halini almaya çalışmıştır. Bir müdahale bulunmamaktadır. Çünkü insanlar artık kendi sınırlarını aşmışlardır. Düşünsene 14 milyar yıla yakın var olan bir gezegenimiz var. Ve bu gezegen bu kadar süre içerisinde uzay, teknoloji, televizyon, görüntü, ses... gibi birçok şeyi son 100 sene içerisinde görüyor. Bu insanların sınırlarını aştığının bir göstergesidir. Peki yanlış bir şey mi? Hayır, zaten yaratıcı ilimi ister yarattığından. Ama yaratılan işte bu ilim sayesinde kafayı yer ve kendi sınırlarını aşmaya, her şeyi yapabileceğine inanır ve de bunu kabullenir. Sorun da burada. Bu da yaratıcının gelen son raddeye müdahalesinin belirtileridir diye düşünüyorum. Tabii bunlar benim görüşlerim.

-Dostum sorgulaman, araştırman, incelemen çok güzel gerçekten de. Gündelik Müslümanlar gibi sap şekilde inanmaktansa senin gibi sorgulayaraktan doğruyu bulmak çok daha değerlidir. Görüşlerine de saygılıyımdır.
 

Machiavellli

Mars Yolcusu
Katılım
10 Şub 2021
Mesajlar
55
Tepki puanı
140
Puanları
43
Dostum görüşlerine saygı duyarım. Madem amaç bilgi alışverişi diyorsun buyur edelim. Dostum dediğin gibi durum ondan ibaret, herkes kendi görüşünü öne çıkarır. Mesela Kitab-ı Mukaddes'te Davud'un zina yaptığı, Süleyman'ın bir ata olan sevgisinden dolayı dinden çıktığı, bir peygamberin yeryüzüne inen tanrıyla güreştiği ve onu yendiği belirtilir. Mesela yine Kur'an'da Musa'ya 9 emir verildiği yazar. Ama Yahudilik'te Musa'ya 10 emir verilmiştir. Eklenilen 1 emir Sebt Günü'dür. Yani Cumartesi günü. Bu gün onlara göre tanrının evreni 6 günde yaratıp, dinlendiği gündür. Bu yüzden onlar da dinlenerek geçirirler bu günü. Ama Kur'an'da bu geçmez. Kur'an'da yaratıcı dinlenmeyendir. Bunlar basit örnekler mesela, hepsini de kendin de araştırabilirsin. Emin ol ki mantıklı bakınca Kur'an'ın bunlar arasında en doğru olan kitap olduğunu görebiliriz.
- Darabe fiili vardır. Nisa 34'te geçer. Doğrudur dövmek anlamındadır. Ben neyse onu söylerim, evirip çevirmem. Eski Kur'an ayetlerine ve bunların meallerine de bakarsanız göreceksiniz ki o zaman da dövmek manasında kullanılmıştır. Bunun da bir nedeni var ama. Bu görüş benim kendi sahip olduğum bir görüş ama değinmek istemem, konu başka yere çekilir, karmaşık biraz.
- Dediğin gibi dini kullananlar her yerde varlar. Mesela Hasan Sabbah'tan güzel örnek verdin. Alamut Kalesi'nde kendini peygamber olarak gösterip en kral hayatı yaşıyordu. Din üzerinden kendine insanları çekip, onlara cenneti vaat ediyordu. Peki günümüz dünyasında çok mu farklı? Hayır. Bu tarz kişiler her zaman vardı ve de olmaya da devam edeceklerdir. Çünkü din kolay lokmadır. Din üzerinden rahatça insanları kandırarak müthiş paralar kazanabilirsin.
- Dediğin kimse yoğurduna ekşi demez. Ama gerçekten de, bakın bunu tarafsız diyorum. Kıtab-ı Mukaddes ve Kur'an'ı okuyunca Kur'an'ın daha mantıklı olduğunu göreceksinizdir. Tefsir aslında bazı yerlerde gerçekten de gerekli. Çünkü bazı ayetler tam anlaşılamıyor, mealinden bahsediyorum. Zaten okusanız anlarsınız orayı. Kur'an'da açık ve de gizli ayetler vardır. Tefsir bu konuda devreye girmesi iyi oluyor ama müfessirlerin bunu yanlışa yöneltmesi terbiyesizliktir.
- Kur'an'ın okunulmaması doğrudur. Güzel bir tespit yapmışsın. Gerçekten de Müslümanlar Kur'an'ı 3 defa öperler, korkuyla yaklaşırlar, sürekli boş boş Arapça okurlar, kitabı yüksek bir yere asarlar... Ama kitabın vermek istediği mesajı alamazlar ve de bunu hayatlarına uygulayamazlar. Halbuki kitabın kendisi ilk kelimesiyle "Oku" diyor. Müslümanlar zaten kendilerini bile anlamamış olan din mensubu topluluktur. Bu yüzden kitabı anlayacak şekilde okumalıyız, sürekli boş boş Arapça değil.
- Hitler örneğini vermişsin mesela. Sana şöyle diyeyim. Yaratıcının kendisini gösterdiğini düşün, peki bu yaratıcının diğerlerinden farkı kalır mı? Bu dünyadaki mücadele sistemi devam eder mi? Hayır. Çünkü herkes onu görüp, inanır. Bu insanlara verilen akıl ve irade ile yine insanların akıl ve kalbini kullanarak doğruyu bulmalarına bırakılmıştır. Hitler büyük katliamlar yapmış olabilir, ki birçok kişi de yaptı. Bunlar illa ki cezasını çekeceklerdir diye düşünüyorum. Geçmişte ayetlerde örneklerle anlatılıyor. Ama bence günümüzde ve son zamanlarda bunların, yani bu tarz kişilere karşılık verilmesinin yaşanmama sebebi; kıyametin yaklaşmasıdır. Artık insanlara son bir zaman dilimi verilmiş, herkes kendi kabuğunda son halini almaya çalışmıştır. Bir müdahale bulunmamaktadır. Çünkü insanlar artık kendi sınırlarını aşmışlardır. Düşünsene 14 milyar yıla yakın var olan bir gezegenimiz var. Ve bu gezegen bu kadar süre içerisinde uzay, teknoloji, televizyon, görüntü, ses... gibi birçok şeyi son 100 sene içerisinde görüyor. Bu insanların sınırlarını aştığının bir göstergesidir. Peki yanlış bir şey mi? Hayır, zaten yaratıcı ilimi ister yarattığından. Ama yaratılan işte bu ilim sayesinde kafayı yer ve kendi sınırlarını aşmaya, her şeyi yapabileceğine inanır ve de bunu kabullenir. Sorun da burada. Bu da yaratıcının gelen son raddeye müdahalesinin belirtileridir diye düşünüyorum. Tabii bunlar benim görüşlerim.

-Dostum sorgulaman, araştırman, incelemen çok güzel gerçekten de. Gündelik Müslümanlar gibi sap şekilde inanmaktansa senin gibi sorgulayaraktan doğruyu bulmak çok daha değerlidir. Görüşlerine de saygılıyımdır.
Tekrar teşekkürler. Amacım sap gibi yaşayıp gitmek değil. Herkesle aynı yoldan gitmek istemiyorum. Verdiğin bilgiler çok değerli. Yakın zamanda Tevrat ve İncili de okuyacağım. Sen nasıl kuranı daha mantıklı buluyorsan ben de bilimin anlattığı bazı şeyleri mantıklı buluyorum.

Mesela ilk insan olayı. Çok fazla çelişki var ve sadece bu bile kutsal kitapların sorgulanmasına değer.

Dediğim gibi amacım düşman olmak değil. Doğruyu bulmak isterim. Hak dini varsa bulmak isterim ama mantıklı bulduğum sürece.

Ayrıca fikirlerim sabit kalacak diye bir şey yok. Aslında bu hepimiz için geçerli. Açık fikirli olmalı, doğruyu aramalıyız. Hepimizin doğruyu bulmasını ümit ediyorum.
 

The White Rider

Gandalf
Katılım
28 Eki 2020
Mesajlar
236
Tepki puanı
638
Puanları
160
Tekrar teşekkürler. Amacım sap gibi yaşayıp gitmek değil. Herkesle aynı yoldan gitmek istemiyorum. Verdiğin bilgiler çok değerli. Yakın zamanda Tevrat ve İncili de okuyacağım. Sen nasıl kuranı daha mantıklı buluyorsan ben de bilimin anlattığı bazı şeyleri mantıklı buluyorum.

Mesela ilk insan olayı. Çok fazla çelişki var ve sadece bu bile kutsal kitapların sorgulanmasına değer.

Dediğim gibi amacım düşman olmak değil. Doğruyu bulmak isterim. Hak dini varsa bulmak isterim ama mantıklı bulduğum sürece.

Ayrıca fikirlerim sabit kalacak diye bir şey yok. Aslında bu hepimiz için geçerli. Açık fikirli olmalı, doğruyu aramalıyız. Hepimizin doğruyu bulmasını ümit ediyorum.
Kesinlikle öyle dostum. Araştır, sorgula, incele ve kendi hakikatini kendin yarat. En azından başkalarının piyonu olmazsın yahut başkaları tarafından onların çıkarları için kullanılmazsın. Günümüz dünyasının sorunu da bu ya: Sorgulamamak. Yalnız şunu da eklemek isterim son olarak, bu konuları araştırman güzel ama fazla da derine inme, seni başka yerlere götürür. Bir inancın olsun ama fazla derine inme, gerçekten de insan hiç beklemediği yerlere sürüklenebiliyor. Başarılar dilerim.
 

Conclude

Mars Yolcusu
Katılım
9 Kas 2020
Mesajlar
85
Tepki puanı
146
Puanları
43
Tekrar teşekkürler. Amacım sap gibi yaşayıp gitmek değil. Herkesle aynı yoldan gitmek istemiyorum. Verdiğin bilgiler çok değerli. Yakın zamanda Tevrat ve İncili de okuyacağım. Sen nasıl kuranı daha mantıklı buluyorsan ben de bilimin anlattığı bazı şeyleri mantıklı buluyorum.

Mesela ilk insan olayı. Çok fazla çelişki var ve sadece bu bile kutsal kitapların sorgulanmasına değer.

Dediğim gibi amacım düşman olmak değil. Doğruyu bulmak isterim. Hak dini varsa bulmak isterim ama mantıklı bulduğum sürece.

Ayrıca fikirlerim sabit kalacak diye bir şey yok. Aslında bu hepimiz için geçerli. Açık fikirli olmalı, doğruyu aramalıyız. Hepimizin doğruyu bulmasını ümit ediyorum.

Selamlar dostum, sorgulaman, bir arayışa girmen çok değerli. Sana şu videoyu izlemeni tavsiye ediyorum islama bakış açımda değişikliklere sebep oldu:

 

Machiavellli

Mars Yolcusu
Katılım
10 Şub 2021
Mesajlar
55
Tepki puanı
140
Puanları
43
Selamlar dostum, sorgulaman, bir arayışa girmen çok değerli. Sana şu videoyu izlemeni tavsiye ediyorum islama bakış açımda değişikliklere sebep oldu:

Selam dostum.
Öncelikle ateist değilim. Müslüman değilim de demiyorum. Sadece hataları görüp neden bu böyle demeye başladım.
Bir çok kişiden İslam dinledim ve sonunda bunun yanlış olduğunu anladım. Çünkü herkes kendine göre yorum yapıyor ve bize kendi tecrübesini aktarıyor. Ben de eğer İslam'a tam manasıyla tabi olacaksam bunun Kur'an la mümkün olacağını düşündüm. Dolayısıyla Kur'anı okuyup bunları yazdım. Bu eksiklikleri bir kişinin İslam tecrübesinden kaynaklı değiştirebileceğini sanmıyorum. Bu benim elimde
 

Conclude

Mars Yolcusu
Katılım
9 Kas 2020
Mesajlar
85
Tepki puanı
146
Puanları
43
Selam dostum.
Öncelikle ateist değilim. Müslüman değilim de demiyorum. Sadece hataları görüp neden bu böyle demeye başladım.
Bir çok kişiden İslam dinledim ve sonunda bunun yanlış olduğunu anladım. Çünkü herkes kendine göre yorum yapıyor ve bize kendi tecrübesini aktarıyor. Ben de eğer İslam'a tam manasıyla tabi olacaksam bunun Kur'an la mümkün olacağını düşündüm. Dolayısıyla Kur'anı okuyup bunları yazdım. Bu eksiklikleri bir kişinin İslam tecrübesinden kaynaklı değiştirebileceğini sanmıyorum. Bu benim elimde

Tabi haklısın dostum, kişinin kendisinin deneyimleyerek , aklında oturtarak yaptığı iman hakikidir. Bana farklı bir perspektif katmıştı. Sana da faydası olur diye attım. Kuran tefsirleri hakkında da önce kuran mealini baştan sona okuyup sonra da en azından bir kere tefsir okumanı tavsiye ederim. Çünkü direk meal açıklayıcı olmayabiliyor. Ayetlerin iniş sıralamasına göre yorumlamak gerekebiliyor bazen, hükmü kalkmış olan ayetler olabiliyor. Direk meal okursan bazı ayetleri anlayamayabilirsin kafanda soru işaretleri kalabilir.
 

uguranil

Yeni Üye
Katılım
25 Ara 2020
Mesajlar
1
Tepki puanı
2
Puanları
3
Selam dostum.
Öncelikle ateist değilim. Müslüman değilim de demiyorum. Sadece hataları görüp neden bu böyle demeye başladım.
Bir çok kişiden İslam dinledim ve sonunda bunun yanlış olduğunu anladım. Çünkü herkes kendine göre yorum yapıyor ve bize kendi tecrübesini aktarıyor. Ben de eğer İslam'a tam manasıyla tabi olacaksam bunun Kur'an la mümkün olacağını düşündüm. Dolayısıyla Kur'anı okuyup bunları yazdım. Bu eksiklikleri bir kişinin İslam tecrübesinden kaynaklı değiştirebileceğini sanmıyorum. Bu benim elimde
Merhabalar, araştırman sorgulaman güzel şeyler. Yukarıda siz müslüman olarak doğduğunuz için İslam'a inanıyorsunuz vs demişsin. Ben bu görüşe katılmıyorum çünkü gerçekten araştırdım sorguladım ve en mantıklı dinin İslam olduğunu düşünmekteyim. Bence önyargılı davranmayın ve arkadaşın attığı videoyu izleyin çünkü gerçekten felsefi açıdan önermelerle ilerleyerek sonuca ulaşılan bir video.
 

Bozbey

Mars Yolcusu
Katılım
16 Ara 2020
Mesajlar
93
Tepki puanı
156
Puanları
43
Bununla ilgili dün yaşadığım bir şey var. Romanya'lı bir arkadaşım var oyunda tanıştık müslümanlara terörist diyordu onunla ilgili instagram üzerinden konuşmamız gerek dedim. Biraz İslamı bahsettim. Bubil(İncil) 'i değiştirdiklerini biliyor musun diye sorduğumda evet biliyorum ama inanıyorum dedi.Bir çok ateist deist vb. Arkadaşım oldu Kur'an-ı Kerim' de bir ayette '' gözlerine perde inmiştir '' şeklinde bir tabir vardı artık her saat aklıma geliyor
 

Bahat28

Yeni Üye
Katılım
22 Mar 2021
Mesajlar
2
Tepki puanı
5
Puanları
3
Kanka çok güzel bir konu. Tarihe merakın varsa Hz.İsa’ya 30 yaşında peygamberlik gelmiştir. Ve sadece 12 kişi inanıyordu. Zaten bu süreç içerisinde Romadan kaçmak zorundaydı ve semaya kaldırıldığında 12 havari Hz.İsanın söylemiş olduklarını kendi akıllarında tutup kendi yorumlarını da katarak yazmışlardır. Gelelim tevrat ve zebura ilk 10 sayfasını okuduğunda değiştirilmiş olduğunu anlarsın kardeşim. Bizler saman değiliz insanız araştırman çok güzel sorgulamak güzeldir. Şimdi Kuran-i kerime bakalım rum suresi Rumlar ile perslerin savaşındaki mucize olsun hadid suresi olsun dağların hareket ettiği o zamanlar da tek katlı evler varken evlerin çoğalacağı botanik, veya örümcek dişi arının bal yapabildiği kanka daha bir çok mucizevi olaylar teknoloji geliştikçe bulunuyor. Gelelim tefsir konusuna, tefsir Âlim yani Allah dostları tarafından ilmimiz yetersiz olduğundan dolayı kuran-i kerimi bizden daha iyi bildikleri için yaptıkları görüşler. Tarikatlık olayına girelim ehlisünnet tarikatları mesela biz okula nasıl gidiyorsak ilim almaya öğretmeleri için hocalarımız bize birşey tarikat ve cemaatleri de böyle gör orada islamı daha detaylı bir şekilde görüyorsun. Şunu da ekliyeyim kusursuz olan müslümanlar değil islamdır. Dediğim gibi araştırman çok güzel bizler saman değiliz insanız sadece 4 kitabı da araştırma araştırıcaksan bahailik olsun taoizm olsun bunlara da bak budizm daha bir çok din var vaktin oldukça bak derim :) senin için hayırlısı olsun güzel kalpli kardeşim.
 

chidori88

Mars Yolcusu
Üretken Üye
Katılım
4 Ocak 2021
Mesajlar
127
Tepki puanı
142
Puanları
53
Bir de tefsir olayı var
Ya arkadaşım yüce Allah dememiş mi

Hac 16
İşte böylece biz onu apaçık âyetler olarak indirdik. Kuşkusuz Allah dilediğini doğru yola iletir.

Kur'an bu kadar açık iken neden bir adamın ayetleri takla attırtıp bana sunmasını bekleyeyim?
Tefsir gerekli bir şeydir. Çünkü okuduğun türkçe meal nihayetinde bir çeviri ürünüdür. Kuran arapça dilinde o kadar açıktır belki, türkçeye kelimesi kelimesine çevirdiğin zaman aynı anlamı taşımayacaktır. Çeviri bilimindeki ''equivalence/eşdeğerlik'' problemi yüzünden açıklamasını veya yorumunu yapmak bazen gerekli olabiliyor. Ki kutsal metinlerin çevirisi çok farklı bir boyut, ne denmek isteniyor tam olarak açıklanmalı. Bu yüzden tefsir gereklidir bence.
 

furkan1

Yeni Üye
Katılım
17 Mar 2021
Mesajlar
4
Tepki puanı
1
Puanları
3
Yaş
19
Konum
İstanbul Sultanbeyli
Beyler bırakın onu bunu Din Tanrı fikri saçmalıklardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğunuz düşünceler size başkaları tarafından verildi. Gerçekten hayat bu mu yani sonsuz bir varoluş güzelliğine dayanan hayatı bir kitapla mı açıklıyorsunuz. Açıklayamassınız hayatı ve onun amacını bulamassınız. Kesin olarak bu yüzden buradayız diyemeyiz. Kesin olarak ölünce şuraya gideceğiz diyemeyiz. Bu varoluş doğa türler gezegenler yıldızlar o kadar güzel var olmuşlar ki bunu hiçbir kitap açıklayamaz. İstiyorsanız 1000 tane bilimsel makale yazın. 10000 tane ayetle açıklamaya çalışın yine açıklayamassınız. Belkide yaratıcı varoluşun takendisidir. Belkide Tesadüfen oluşmuşuzdur. Bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçekten Neden burada olduğumuzun ölünce nereye gideceğimizin hiçbir önemi yok. Siz bir kızın güzelliğinde büyülenirken sorguluyor musunuz bu kız neden güzel gözüküyor. Bu kızın güzelliğinin ne önemi var. Hayır sadece o anın tadını çıkarıyorsunuz. Hayat da varoluş da bu yani sorgulanamayacak kadar boş ve yaşanılacak kadar güzel. Neyin gerçek olduğunu ve ne yapmam gerektiğini biliyorum. Özgür olucam anlamı yaşıyacağım mutluluğu yaşıyacağım. Yaşamı onurlandırıp kutsuyacağım. Her şeyi seviceğim. Gerçek olan şu anda hissetiğimizden başka bir sey değil. Anlamlı hissediyorsak Özgür hissediyorsak Sevgi dolu hissediyorsak gerçeğe yaklaşıyoruz demektir. Sorgulayarak hayatta ilerlenmez. Sadece varoluşu doğayı özümüzü deneyimleyerek ilerleriz. Ruhumuzu besleriz sanatla bilimle şarkılarla danslarla. Bunlar bize anlamlı gelir. Düşüncelerimizde yaptıklarimızda özgür olmalıyız. Tıpki bir çocuk gibi düşüncesiz olup anın varoluşun tadını çıkarmalıyız. Gerçeği en iyi ruhun kendisi bilebilir. O anda hissetikleri sadece gerçektir.
 

The White Rider

Gandalf
Katılım
28 Eki 2020
Mesajlar
236
Tepki puanı
638
Puanları
160
Beyler bırakın onu bunu Din Tanrı fikri saçmalıklardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğunuz düşünceler size başkaları tarafından verildi. Gerçekten hayat bu mu yani sonsuz bir varoluş güzelliğine dayanan hayatı bir kitapla mı açıklıyorsunuz. Açıklayamassınız hayatı ve onun amacını bulamassınız. Kesin olarak bu yüzden buradayız diyemeyiz. Kesin olarak ölünce şuraya gideceğiz diyemeyiz. Bu varoluş doğa türler gezegenler yıldızlar o kadar güzel var olmuşlar ki bunu hiçbir kitap açıklayamaz. İstiyorsanız 1000 tane bilimsel makale yazın. 10000 tane ayetle açıklamaya çalışın yine açıklayamassınız. Belkide yaratıcı varoluşun takendisidir. Belkide Tesadüfen oluşmuşuzdur. Bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçekten Neden burada olduğumuzun ölünce nereye gideceğimizin hiçbir önemi yok. Siz bir kızın güzelliğinde büyülenirken sorguluyor musunuz bu kız neden güzel gözüküyor. Bu kızın güzelliğinin ne önemi var. Hayır sadece o anın tadını çıkarıyorsunuz. Hayat da varoluş da bu yani sorgulanamayacak kadar boş ve yaşanılacak kadar güzel. Neyin gerçek olduğunu ve ne yapmam gerektiğini biliyorum. Özgür olucam anlamı yaşıyacağım mutluluğu yaşıyacağım. Yaşamı onurlandırıp kutsuyacağım. Her şeyi seviceğim. Gerçek olan şu anda hissetiğimizden başka bir sey değil. Anlamlı hissediyorsak Özgür hissediyorsak Sevgi dolu hissediyorsak gerçeğe yaklaşıyoruz demektir. Sorgulayarak hayatta ilerlenmez. Sadece varoluşu doğayı özümüzü deneyimleyerek ilerleriz. Ruhumuzu besleriz sanatla bilimle şarkılarla danslarla. Bunlar bize anlamlı gelir. Düşüncelerimizde yaptıklarimızda özgür olmalıyız. Tıpki bir çocuk gibi düşüncesiz olup anın varoluşun tadını çıkarmalıyız. Gerçeği en iyi ruhun kendisi bilebilir. O anda hissetikleri sadece gerçektir.
Saygı çerçevesinde oluşmuş hiçbir düşünceye veya inanca saçmalık diyemezsiniz. Şunu bilin ki; bir inanca ister inanın, ister inanmayın ama sevmeseniz de, inanmasanız da saygı duymak zorundasınız. Bu bir tercih meselesi değil, saygı duymak zorunluluktur. İster Ateist olsun dini ve yaratıcıyı reddetsin, isterse de dine ve de yaratıcıya inansın; saygı çerçevesinde oluşmuş hangi inanca sahip olursa olsun, siz buna saçmalık diyemezsiniz. Derseniz zaten başından kaybetmişsiniz demektir.

Bu konuları da pek uzatmanın gereği yok. Herkesin düşüncesi ve de inancı kendisinedir. Bizim yapmamız gereken; inançları bir tarafa bırakıp, herkese eşit ve de saygılı bir şekilde davranmak ve de yaklaşmak olmak zorundadır.
 

Ocak21

Yeni Fapstronot
Katılım
27 Ocak 2021
Mesajlar
25
Tepki puanı
28
Puanları
14
Beyler bırakın onu bunu Din Tanrı fikri saçmalıklardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğunuz düşünceler size başkaları tarafından verildi. Gerçekten hayat bu mu yani sonsuz bir varoluş güzelliğine dayanan hayatı bir kitapla mı açıklıyorsunuz. Açıklayamassınız hayatı ve onun amacını bulamassınız. Kesin olarak bu yüzden buradayız diyemeyiz. Kesin olarak ölünce şuraya gideceğiz diyemeyiz. Bu varoluş doğa türler gezegenler yıldızlar o kadar güzel var olmuşlar ki bunu hiçbir kitap açıklayamaz. İstiyorsanız 1000 tane bilimsel makale yazın. 10000 tane ayetle açıklamaya çalışın yine açıklayamassınız. Belkide yaratıcı varoluşun takendisidir. Belkide Tesadüfen oluşmuşuzdur. Bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçekten Neden burada olduğumuzun ölünce nereye gideceğimizin hiçbir önemi yok. Siz bir kızın güzelliğinde büyülenirken sorguluyor musunuz bu kız neden güzel gözüküyor. Bu kızın güzelliğinin ne önemi var. Hayır sadece o anın tadını çıkarıyorsunuz. Hayat da varoluş da bu yani sorgulanamayacak kadar boş ve yaşanılacak kadar güzel. Neyin gerçek olduğunu ve ne yapmam gerektiğini biliyorum. Özgür olucam anlamı yaşıyacağım mutluluğu yaşıyacağım. Yaşamı onurlandırıp kutsuyacağım. Her şeyi seviceğim. Gerçek olan şu anda hissetiğimizden başka bir sey değil. Anlamlı hissediyorsak Özgür hissediyorsak Sevgi dolu hissediyorsak gerçeğe yaklaşıyoruz demektir. Sorgulayarak hayatta ilerlenmez. Sadece varoluşu doğayı özümüzü deneyimleyerek ilerleriz. Ruhumuzu besleriz sanatla bilimle şarkılarla danslarla. Bunlar bize anlamlı gelir. Düşüncelerimizde yaptıklarimızda özgür olmalıyız. Tıpki bir çocuk gibi düşüncesiz olup anın varoluşun tadını çıkarmalıyız. Gerçeği en iyi ruhun kendisi bilebilir. O anda hissetikleri sadece gerçektir.
Iyi hoş da o zaman benim dağda mutlu mutlu otlayan inekten, yaşamın tadını doyasıya çıkaran tavuktan ne farkım kalıyor,
Hayatı sorgulamalıyım.
 

MR.NO FAP

Jüpiter Yolcusu
Katılım
16 Kas 2020
Mesajlar
100
Tepki puanı
225
Puanları
71
Konum
Mars
Beyler bırakın onu bunu Din Tanrı fikri saçmalıklardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğunuz düşünceler size başkaları tarafından verildi. Gerçekten hayat bu mu yani sonsuz bir varoluş güzelliğine dayanan hayatı bir kitapla mı açıklıyorsunuz. Açıklayamassınız hayatı ve onun amacını bulamassınız. Kesin olarak bu yüzden buradayız diyemeyiz. Kesin olarak ölünce şuraya gideceğiz diyemeyiz. Bu varoluş doğa türler gezegenler yıldızlar o kadar güzel var olmuşlar ki bunu hiçbir kitap açıklayamaz. İstiyorsanız 1000 tane bilimsel makale yazın. 10000 tane ayetle açıklamaya çalışın yine açıklayamassınız. Belkide yaratıcı varoluşun takendisidir. Belkide Tesadüfen oluşmuşuzdur. Bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçekten Neden burada olduğumuzun ölünce nereye gideceğimizin hiçbir önemi yok. Siz bir kızın güzelliğinde büyülenirken sorguluyor musunuz bu kız neden güzel gözüküyor. Bu kızın güzelliğinin ne önemi var. Hayır sadece o anın tadını çıkarıyorsunuz. Hayat da varoluş da bu yani sorgulanamayacak kadar boş ve yaşanılacak kadar güzel. Neyin gerçek olduğunu ve ne yapmam gerektiğini biliyorum. Özgür olucam anlamı yaşıyacağım mutluluğu yaşıyacağım. Yaşamı onurlandırıp kutsuyacağım. Her şeyi seviceğim. Gerçek olan şu anda hissetiğimizden başka bir sey değil. Anlamlı hissediyorsak Özgür hissediyorsak Sevgi dolu hissediyorsak gerçeğe yaklaşıyoruz demektir. Sorgulayarak hayatta ilerlenmez. Sadece varoluşu doğayı özümüzü deneyimleyerek ilerleriz. Ruhumuzu besleriz sanatla bilimle şarkılarla danslarla. Bunlar bize anlamlı gelir. Düşüncelerimizde yaptıklarimızda özgür olmalıyız. Tıpki bir çocuk gibi düşüncesiz olup anın varoluşun tadını çıkarmalıyız. Gerçeği en iyi ruhun kendisi bilebilir. O anda hissetikleri sadece gerçektir.
İyi de kardeşim biz sorgulamazsak neyiz ki ? Sorgulamasak kendimizi geliştirebilir miydik?Sorunlarin üstesinden gelebilir miydik? Hayatı daha anlamlandirarak yaşayabilir miydik? Kendi fikirlerimiz olabilir miydi? Hayır, bir hayvan gibi olurduk. Sorgulamayan, tek amacı avlanmak ve yaşamak olan, beyinle değil güçle kazanan akılsız şeyler olurduk. Sorgulama olayı insanda doğuştan ve bir amaca bağlı olarak vardır. Şu an biz bunu yazarken de sorguluyoruz ona bakılırsa. Bu duyguyu kullanmayi genel anlamda bırakamayiz,çünkü sorgulamak için yaratıldık. Ve sorgulayarak bütünleştiriz, bir amaca bağlı oluruz. Ve o amaç bizi umutlandirir dünyaya neden geldiğimizi, amacımızın ne olduğunu, toplumdaki yerimizi böyle hatırlarız. Bu bizi motive eder. Dünya eğlence keyif dünyasi değil.Dünya yaratana ibadet etme, bundan mutlu olma, ona dayanarak çalışma ve yardımı ondan bekleme , ona güvenme, geri kalan zamanda da dinlenme ve sorgulama dünyasıdır. Mesela bir iş düşün, maaşı iyi olan bir iş, çalışanın tek görevi boş bir araziye çukur kazıp sonra da kapatmak olsun, kim işi yaparsa yapsın, fakir biri bile olsa işi en kötü 1 ayda bırakır çünkü verdiği emeğin bir amacı olmadığını bilir. Yani demek istediğim sorgulamak inanmak için var , inanmak güvenmek, dayanmak için var . Ve bunların hepsi insanın gerçek mutluluğu ve huzuru için var. Din bunları tamamlayan bir yapboz aslında
 

Black Rose

Moderatör
Moderatör
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
294
Tepki puanı
679
Puanları
160
Beyler bırakın onu bunu Din Tanrı fikri saçmalıklardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğunuz düşünceler size başkaları tarafından verildi. Gerçekten hayat bu mu yani sonsuz bir varoluş güzelliğine dayanan hayatı bir kitapla mı açıklıyorsunuz. Açıklayamassınız hayatı ve onun amacını bulamassınız. Kesin olarak bu yüzden buradayız diyemeyiz. Kesin olarak ölünce şuraya gideceğiz diyemeyiz. Bu varoluş doğa türler gezegenler yıldızlar o kadar güzel var olmuşlar ki bunu hiçbir kitap açıklayamaz. İstiyorsanız 1000 tane bilimsel makale yazın. 10000 tane ayetle açıklamaya çalışın yine açıklayamassınız. Belkide yaratıcı varoluşun takendisidir. Belkide Tesadüfen oluşmuşuzdur. Bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçekten Neden burada olduğumuzun ölünce nereye gideceğimizin hiçbir önemi yok. Siz bir kızın güzelliğinde büyülenirken sorguluyor musunuz bu kız neden güzel gözüküyor. Bu kızın güzelliğinin ne önemi var. Hayır sadece o anın tadını çıkarıyorsunuz. Hayat da varoluş da bu yani sorgulanamayacak kadar boş ve yaşanılacak kadar güzel. Neyin gerçek olduğunu ve ne yapmam gerektiğini biliyorum. Özgür olucam anlamı yaşıyacağım mutluluğu yaşıyacağım. Yaşamı onurlandırıp kutsuyacağım. Her şeyi seviceğim. Gerçek olan şu anda hissetiğimizden başka bir sey değil. Anlamlı hissediyorsak Özgür hissediyorsak Sevgi dolu hissediyorsak gerçeğe yaklaşıyoruz demektir. Sorgulayarak hayatta ilerlenmez. Sadece varoluşu doğayı özümüzü deneyimleyerek ilerleriz. Ruhumuzu besleriz sanatla bilimle şarkılarla danslarla. Bunlar bize anlamlı gelir. Düşüncelerimizde yaptıklarimızda özgür olmalıyız. Tıpki bir çocuk gibi düşüncesiz olup anın varoluşun tadını çıkarmalıyız. Gerçeği en iyi ruhun kendisi bilebilir. O anda hissetikleri sadece gerçektir.
Dünya hayatı "imtihan" içindir. İnsan anın keyfini tabi yaşayacak ama bunun da bir sınırı vardır. Bir yaratıcı varsa sence bizi hiçbir amacı olmadan mı var etmiştir ? Bize hiçbir sorumluluk yüklememiş midir ? Bu kadar düzen tamamen tesadüf mü yoksa ? .
Sen Dünyayı bir simülasyon oyunu falan mı zannediyorsun ? O tezleri çoktan çürüttüler, bir araştır derim. Dostum Önemi yok diyorsun ama kendini kandırıyorsun..
Sen hiçbir şeyi sorgulamadan sana verilen aklı, bilinci kullanmadan yaşamaya devam etmeyi istiyorsun. Dünya hayatının keyiften, şarkılar danslardan ibaret olduğunu düşünüyorsun. Çok geç olmadan anlamanı temenni ediyorum, aksi halde vakti geldiğinde acı bir şekilde anlayacaksın öyle olmadığını.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst