birini bırakması bile yeterince zor iken ben üçünü bir anda bırakıyorum. bu gerçekten caydırıcı bir düşünce ama dönüp yıllar içindeki denemelerime bakınca sürekli birinin diğerini tetiklediğini görüyorum. hedeflerime ulaşırken bunların hayatımda yeri yok. listeye esrarı dahil etmedim çünkü bırakalı 1 ay oldu. o konuda bir sıkıntı yaşamıyorum diğerleri kadar illet değil ve görece daha az zararlı.
dışarıya karşı oldukça çekingenim ve biriyle bir şeyi konuşmadan kaçınıyorum. bir karar almakta zorlanıyorum. kararlarımı sürdürmekte zorlanıyorum.
bu şeyleri bırakmak anahtar değil, bunlar bir şeylerin yerini dolduran unsurlar hayatımızda. mesela benim yüzleşmekten korktuğum dış onay arayışım, potansiyelim olmasına rağmen liderlik gerektiren şeylerden kaçınmam, ve tabi sorun çıkarıp kötü görünmeyeyim diye efendi davranma alışkanlığım. hayatımdan bu bağımlılıklarıı çıkartıyorsam düzelteceğim ve yüzleşeceğim şey bu korkularım olmalı, bağımlılığın kendisi değil.
en son pmo'dan 6 saat, son sigaradan da 4 saat geçti. normalde 80-90 atan nabzım 65-70lerde geziyor. bir şeyi değiştirmedim yine standart 2 bardak kahve içtim ama her zamanki huzursuzluk hissini yaşamıyorum. kan dolaşımım şimdiden daha iyi. zihnimde güçlü bir tatmin hissiyatı var ama bunun gün geçtikçe yerini kararsızlık ve endişeye bırakabileceğini biliyorum. relapse sebep olan şeyin de bu kararsızlık olduğunu da biliyorum. sanki bu sefer başarılı olacak gibi hissediyorum ama bu düşünce eğer başarısız olursam bir hayal kırıklığına sebep olabilir.
bir şimşek çakmasını düşünün. bulut içindeki elektrik yükü her seferinde yer yüzüne ulaşmak için rastgele yönlere doğru hareket eder. sayısız denemenin ardından yerden çıkan elektrik ile kavuştuğunda şimşek çakması gerçekleşiyor. doğada hiçbir şey hiçbir koşulda dümdüz pürüzsüz doğrudan bir pattern izleyemiyor. bizi doğadan ayıran herhangi bir şey olduğunu düşünmüyorum.
kafamda akşamı planlayıp doldurmayı kuruyorum. ertelediğim işleri yapmanın tam sırası.
dışarıya karşı oldukça çekingenim ve biriyle bir şeyi konuşmadan kaçınıyorum. bir karar almakta zorlanıyorum. kararlarımı sürdürmekte zorlanıyorum.
bu şeyleri bırakmak anahtar değil, bunlar bir şeylerin yerini dolduran unsurlar hayatımızda. mesela benim yüzleşmekten korktuğum dış onay arayışım, potansiyelim olmasına rağmen liderlik gerektiren şeylerden kaçınmam, ve tabi sorun çıkarıp kötü görünmeyeyim diye efendi davranma alışkanlığım. hayatımdan bu bağımlılıklarıı çıkartıyorsam düzelteceğim ve yüzleşeceğim şey bu korkularım olmalı, bağımlılığın kendisi değil.
en son pmo'dan 6 saat, son sigaradan da 4 saat geçti. normalde 80-90 atan nabzım 65-70lerde geziyor. bir şeyi değiştirmedim yine standart 2 bardak kahve içtim ama her zamanki huzursuzluk hissini yaşamıyorum. kan dolaşımım şimdiden daha iyi. zihnimde güçlü bir tatmin hissiyatı var ama bunun gün geçtikçe yerini kararsızlık ve endişeye bırakabileceğini biliyorum. relapse sebep olan şeyin de bu kararsızlık olduğunu da biliyorum. sanki bu sefer başarılı olacak gibi hissediyorum ama bu düşünce eğer başarısız olursam bir hayal kırıklığına sebep olabilir.
bir şimşek çakmasını düşünün. bulut içindeki elektrik yükü her seferinde yer yüzüne ulaşmak için rastgele yönlere doğru hareket eder. sayısız denemenin ardından yerden çıkan elektrik ile kavuştuğunda şimşek çakması gerçekleşiyor. doğada hiçbir şey hiçbir koşulda dümdüz pürüzsüz doğrudan bir pattern izleyemiyor. bizi doğadan ayıran herhangi bir şey olduğunu düşünmüyorum.
kafamda akşamı planlayıp doldurmayı kuruyorum. ertelediğim işleri yapmanın tam sırası.
Son düzenleme:





