Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yalnızlık

Hustle

Yeni Fapstronot
Katılım
14 Ara 2020
Mesajlar
9
Tepki puanı
28
Puanları
14
Fap ve p***o bağımlılığımın en baştaki sebebidir. Biraz derine ineceğim. İlkokuldan beri hep İslamcı okullarda okudum. Hem aile yaşantısında hem okul hayatında baskıyla büyüdüm. Baskı demek aslında kendi düşüncelerine de saygı gösterilmemesi demekti, içten içe kendini değersiz görmekti. İlkokuldan beri çektiğim yalnızlığın da en büyük sebebi kendimi sevmemem, kendimi değersiz görmemdir. Çünkü kendisini değersiz gören insanları, başkası ne ciddiye alıyor ne umursuyor ne de arkadaşlık kuruyor. Okula gelicek olursak, kızlarla konuşmak o kadar ayıp ve yasaktı ki sanki başka bir dünyadan gibiydiler. Tabi durum böyle olunca erkek ilkokul çocukları arasında cinsel ilişkiler oldu. Bunu maalesef ben de maruz kaldım. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Bilmiyordum, ezik olmayı ben istemedim. Kızlarla konuşmanın yanlış olmadığını bilmiyordum. Ezik olmam için de bütün koşullar hazırdı; ilgisiz yüzünü bile görmediğim bir baba, aşırı despot duygusuz bir anne. Anne ve babam ölü değildiler ama hiçbir zaman yanımda olduklarını hissetmedim. Okulda tek arkadaşım vardı. O da benim gibi dışlanmıştı. Bu sayede tanıştık. Kendisi bana aslında robot olduğunu ve uçabileceğini söylüyordu. Ben de inanıyordum. Birisi beni ciddiye almıştı, bana saygı göstermişti. Kantine indiğimizde tost alırdık. Büyük tost 1 YTL, Yarım tost 50 kuruştu. Normalde ikimizde yarım tost almamız gerekirken; paranı ver derdi, ben de verdikten sonra 1 büyük tost alır bölüșürdük, o büyük kısmını alıp yerdi bana da küçük kısmı kalırdı. Aç kalırdım ve hiç neden iki yarım almıyoruz demezdim. Karşı çıkamazdım çünkü aşırı baskıyla yaşıyordum.

Öğretmene gelecek olursak, kendisinin hedefiydim. Sınıfa girer bana kitlenir ve stersini benden çıkarırdı. 2 sene sonra arkadaşım(!) da hoca da gitmişti. Ben yine bir yıkıkla arkadaş oldum, zaten başkasıyla olamazdım. Sanki benim sahibim gibi davranıyorum çocuğa. Burak ne yapalım, ne oynayalım Burak, buram ağrıyor sence ne olabilir Burak. O benim mutlak otoritemdi. Onun otoritesi altında mutluydum çünkü bani değerli hissettiriyordu, bana saygı gösteriyordu. Her neyse ilkokul böyle geçti. Anasınıfından beri elime tablet, pc verdikleri için internetle aram iyiydi. Ortaokuldayken havalı çocukların dinlediği şarkıları dinliyormuşum meğer. Bir gün yalnız başıma otururken LMFAO dinliyordum, yanımdan da karşı sınıfın en sevilen sosyal çocuğu geçiyordu. Şarkının sesini duyup yanıma geldi: Aaa Lmfao mu dinliyorsun, yeni şarkısı mı dedi. Ben de evet dedim. Bana atsana şarkıyı dedi. Ben de Bluetooth dan attım şarkıyı. (Eskiden çok normaldi) Böylece onla tanışıp havalı çocuklar grubuna girdim. Güzel bir 3 sene geçirdim. Güzel dediğim yalnız değildim ama kızlarla konuşmadığım için içim yanıyordu hala. Kim bilir kaç kızı sevip de söyleyemedim. 7. Sınıfta ise benim gibi aile sorunları olanlarla tanıştım ve içki ve sigara alışkanlığım bu yılda başladı. Sevdiğim kızın da 10. Sınıfa giden sevgilisi vardı. Kız benle yașıttı. Bu sene de geçti bir şekilde. Senenin sonunda alkol benim için zevk olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelmişti, artık zevk vermiyordu. Bunu fark ettiğimde arkadaşla şişeleri kırıp orada bıraktık. 8. Sınıfta bir kızla şans eseri WhatsApp tan konuşuyordum. Kız benim eski ortaokul arkadaşımdı. Tahmin ederseniz onun da benimle aynı aile sorunları vardı. Bu ilişki hep internetten yürüdü. Hiç onunla fiziksel olarak buluşmadım. Ama varlığını bilmek bile yetiyordu, çünkü bu kızı sevmeye başlıyordum. Teog'a hazırlık sürecinde gece yarılarına kadar bu kızla konuştum. Sınavdan kötü puan aldım ve İmam hatip Lisesine gittim. 9. Sınıfta kızla çok mutluyduk ama uzun sürmedi. Ben onun beni sevdiğini zannediyordum, o benim için hem anne hem baba hem arkadaştı. En başından beri sevmiyormuş. Sadece gösterdiğim ilgi hoşuna gidiyormuş. Ben ise bunu öğrenince çöktüm, takıntı oluşturdum. Tam 2 sene unutamadım. Bu süreçte bir arkadaşım oldu. Gayet zekiydi ama saftı. Duygusal bir insandı. Biz 3 sene her hafta gezdik hep konuştuk. Birbirimize çok şey kattık. İçimdeki Yalnızlık hissi biraz olsa da azalmıştı, geçen haftaya kadar. Kendisi İslamcı bir insandı, ben de sol görüşlüydüm. Aramızda çıkan siyasi, ideolojik kavgalar yüzünden onunla yolları ayırdık. Hayatımdaki tek gerçekten samimi insan bu şekilde gitti. Şimdi başarısız olduğum üniv. sınavına tekrar hazırlanıyorum. Yalnızım tekrar. Pmo bataklığındayım. Gittiğim dershanede arkadaş da edinemiyorum. Sahte geliyor insanlar. İlişkilerini çıkar üzerine kuruyorlar hep. Bu çıkar genellikle eğlence üzerine oluyor. Yalnızlık ve ait olma dürtüsü ile hemen gruplașıyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yandan Pmo bağımlılığım bir yandan ders hakkındaki sorumluluklarım bir yandan ise yalnızlığın verdiği yük. İradem hiçbirinde yetmiyor. Umudum yok. Kafam hep dolu. Konuşacak kimsem yok. İnternetin ücra köşesinde ise bağırarak kendimi rahatlatıyorum. Buraya kadar okuyan olacağını pek sanmıyorum. Okuyan varsa teşekkür ederim. Lütfen kendine iyi bak.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

Bakenga

Münzevi
Üretken Üye
Katılım
30 Kas 2020
Mesajlar
189
Tepki puanı
457
Puanları
108
Yaş
25
Ne diyeceğimi bilemiyorum. İyi bir insan olduğun yazdıkların okununca anlaşılıyor. Ya bu şekilde yaşamaya alışacağız ya da zorlayıp sosyalleşmeye falan çalışacaz. Ben şahsen bazen birini bazen diğerini yapıyorum. Öyle devam ediyorum işte. Tavsiye verecek durumda değilim ama ne zaman istersen bana yazabilirsin kardeşim. Kendine iyi bak.
 

Hustle

Yeni Fapstronot
Katılım
14 Ara 2020
Mesajlar
9
Tepki puanı
28
Puanları
14
Ne diyeceğimi bilemiyorum. İyi bir insan olduğun yazdıkların okununca anlaşılıyor. Ya bu şekilde yaşamaya alışacağız ya da zorlayıp sosyalleşmeye falan çalışacaz. Ben şahsen bazen birini bazen diğerini yapıyorum. Öyle devam ediyorum işte. Tavsiye verecek durumda değilim ama ne zaman istersen bana yazabilirsin kardeşim. Kendine iyi bak.
Sağol dostum.
 

cgang

Uranüs Yolcusu
Katılım
12 May 2021
Mesajlar
213
Tepki puanı
446
Puanları
111
Fap ve p***o bağımlılığımın en baştaki sebebidir. Biraz derine ineceğim. İlkokuldan beri hep İslamcı okullarda okudum. Hem aile yaşantısında hem okul hayatında baskıyla büyüdüm. Baskı demek aslında kendi düşüncelerine de saygı gösterilmemesi demekti, içten içe kendini değersiz görmekti. İlkokuldan beri çektiğim yalnızlığın da en büyük sebebi kendimi sevmemem, kendimi değersiz görmemdir. Çünkü kendisini değersiz gören insanları, başkası ne ciddiye alıyor ne umursuyor ne de arkadaşlık kuruyor. Okula gelicek olursak, kızlarla konuşmak o kadar ayıp ve yasaktı ki sanki başka bir dünyadan gibiydiler. Tabi durum böyle olunca erkek ilkokul çocukları arasında cinsel ilişkiler oldu. Bunu maalesef ben de maruz kaldım. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Bilmiyordum, ezik olmayı ben istemedim. Kızlarla konuşmanın yanlış olmadığını bilmiyordum. Ezik olmam için de bütün koşullar hazırdı; ilgisiz yüzünü bile görmediğim bir baba, aşırı despot duygusuz bir anne. Anne ve babam ölü değildiler ama hiçbir zaman yanımda olduklarını hissetmedim. Okulda tek arkadaşım vardı. O da benim gibi dışlanmıştı. Bu sayede tanıştık. Kendisi bana aslında robot olduğunu ve uçabileceğini söylüyordu. Ben de inanıyordum. Birisi beni ciddiye almıştı, bana saygı göstermişti. Kantine indiğimizde tost alırdık. Büyük tost 1 YTL, Yarım tost 50 kuruştu. Normalde ikimizde yarım tost almamız gerekirken; paranı ver derdi, ben de verdikten sonra 1 büyük tost alır bölüșürdük, o büyük kısmını alıp yerdi bana da küçük kısmı kalırdı. Aç kalırdım ve hiç neden iki yarım almıyoruz demezdim. Karşı çıkamazdım çünkü aşırı baskıyla yaşıyordum.

Öğretmene gelecek olursak, kendisinin hedefiydim. Sınıfa girer bana kitlenir ve stersini benden çıkarırdı. 2 sene sonra arkadaşım(!) da hoca da gitmişti. Ben yine bir yıkıkla arkadaş oldum, zaten başkasıyla olamazdım. Sanki benim sahibim gibi davranıyorum çocuğa. Burak ne yapalım, ne oynayalım Burak, buram ağrıyor sence ne olabilir Burak. O benim mutlak otoritemdi. Onun otoritesi altında mutluydum çünkü bani değerli hissettiriyordu, bana saygı gösteriyordu. Her neyse ilkokul böyle geçti. Anasınıfından beri elime tablet, pc verdikleri için internetle aram iyiydi. Ortaokuldayken havalı çocukların dinlediği şarkıları dinliyormuşum meğer. Bir gün yalnız başıma otururken LMFAO dinliyordum, yanımdan da karşı sınıfın en sevilen sosyal çocuğu geçiyordu. Şarkının sesini duyup yanıma geldi: Aaa Lmfao mu dinliyorsun, yeni şarkısı mı dedi. Ben de evet dedim. Bana atsana şarkıyı dedi. Ben de Bluetooth dan attım şarkıyı. (Eskiden çok normaldi) Böylece onla tanışıp havalı çocuklar grubuna girdim. Güzel bir 3 sene geçirdim. Güzel dediğim yalnız değildim ama kızlarla konuşmadığım için içim yanıyordu hala. Kim bilir kaç kızı sevip de söyleyemedim. 7. Sınıfta ise benim gibi aile sorunları olanlarla tanıştım ve içki ve sigara alışkanlığım bu yılda başladı. Sevdiğim kızın da 10. Sınıfa giden sevgilisi vardı. Kız benle yașıttı. Bu sene de geçti bir şekilde. Senenin sonunda alkol benim için zevk olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelmişti, artık zevk vermiyordu. Bunu fark ettiğimde arkadaşla şişeleri kırıp orada bıraktık. 8. Sınıfta bir kızla şans eseri WhatsApp tan konuşuyordum. Kız benim eski ortaokul arkadaşımdı. Tahmin ederseniz onun da benimle aynı aile sorunları vardı. Bu ilişki hep internetten yürüdü. Hiç onunla fiziksel olarak buluşmadım. Ama varlığını bilmek bile yetiyordu, çünkü bu kızı sevmeye başlıyordum. Teog'a hazırlık sürecinde gece yarılarına kadar bu kızla konuştum. Sınavdan kötü puan aldım ve İmam hatip Lisesine gittim. 9. Sınıfta kızla çok mutluyduk ama uzun sürmedi. Ben onun beni sevdiğini zannediyordum, o benim için hem anne hem baba hem arkadaştı. En başından beri sevmiyormuş. Sadece gösterdiğim ilgi hoşuna gidiyormuş. Ben ise bunu öğrenince çöktüm, takıntı oluşturdum. Tam 2 sene unutamadım. Bu süreçte bir arkadaşım oldu. Gayet zekiydi ama saftı. Duygusal bir insandı. Biz 3 sene her hafta gezdik hep konuştuk. Birbirimize çok şey kattık. İçimdeki Yalnızlık hissi biraz olsa da azalmıştı, geçen haftaya kadar. Kendisi İslamcı bir insandı, ben de sol görüşlüydüm. Aramızda çıkan siyasi, ideolojik kavgalar yüzünden onunla yolları ayırdık. Hayatımdaki tek gerçekten samimi insan bu şekilde gitti. Şimdi başarısız olduğum üniv. sınavına tekrar hazırlanıyorum. Yalnızım tekrar. Pmo bataklığındayım. Gittiğim dershanede arkadaş da edinemiyorum. Sahte geliyor insanlar. İlişkilerini çıkar üzerine kuruyorlar hep. Bu çıkar genellikle eğlence üzerine oluyor. Yalnızlık ve ait olma dürtüsü ile hemen gruplașıyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yandan Pmo bağımlılığım bir yandan ders hakkındaki sorumluluklarım bir yandan ise yalnızlığın verdiği yük. İradem hiçbirinde yetmiyor. Umudum yok. Kafam hep dolu. Konuşacak kimsem yok. İnternetin ücra köşesinde ise bağırarak kendimi rahatlatıyorum. Buraya kadar okuyan olacağını pek sanmıyorum. Okuyan varsa teşekkür ederim. Lütfen kendine iyi bak.
Bak dostum yaşadığın olayları yaşamasamda ne olduklarını ne hiss etdirdiklerini biliyorum.
Öncelikle beynine bir reset at.
Her insan çıkarcı sahte diye sosyal ortamdan kaçma. PMO da bize zarar veriyor ama yapıyoruz. Yazdıkların biraz felsefik geldi galiba kitap okuyorsun ama daha çok bana kendini avutma şekli gibi geldi.
Ben asosyalim ama yani işte ilişkiler sahte.
Her şey öyle olmuyor. Git sosyalleş random birisine merhaba de ben x kişisi senin adın ne ? Git tanış.
Sigara, Alkol diyorsun.
2-sini de kullanmıyorum cebim ve kafam rahat.
Kullanmamaya çalış sigara 90% bırakmanı öneriyorum ama Alkolü 100% çünkü ilerde Çoook kötü olucak sana öyle gelmiyecek ama yanındaki kişilere ailene (ilerde evlenirsen bayaa)
zarar verir. Bilgisayarla aram iyi diyorsun kodlama öğren çalış üniversite sınavına hazırlanmak yerine (kendi tercihin) Dil kursuna falan git ama bunun için para kazanman lazım.
Eee 0 dan para için biraz burnunu sürteceksin.
Aklındaki sorular için bana ulaş.
Kusura bakma şuan bunalmış bir vaziyette olduğum için güzel bir tavsiye vermedim.
 

Onke

Venüs Yolcusu
Katılım
12 Kas 2020
Mesajlar
82
Tepki puanı
108
Puanları
39
Sanırım en temelde yatan sebep senin çocukluktan beri bir baskı ortamında büyümen ve bana kalırsa bu senin bilinçaltında.Sanırım 18 yaşından büyüksün.Bir psikoloğa gitmeni(Tek başına) tavsiye ederim.
 

Lazkopat

Satürn Yolcusu
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
303
Tepki puanı
291
Puanları
103
Yaş
17
Fap ve p***o bağımlılığımın en baştaki sebebidir. Biraz derine ineceğim. İlkokuldan beri hep İslamcı okullarda okudum. Hem aile yaşantısında hem okul hayatında baskıyla büyüdüm. Baskı demek aslında kendi düşüncelerine de saygı gösterilmemesi demekti, içten içe kendini değersiz görmekti. İlkokuldan beri çektiğim yalnızlığın da en büyük sebebi kendimi sevmemem, kendimi değersiz görmemdir. Çünkü kendisini değersiz gören insanları, başkası ne ciddiye alıyor ne umursuyor ne de arkadaşlık kuruyor. Okula gelicek olursak, kızlarla konuşmak o kadar ayıp ve yasaktı ki sanki başka bir dünyadan gibiydiler. Tabi durum böyle olunca erkek ilkokul çocukları arasında cinsel ilişkiler oldu. Bunu maalesef ben de maruz kaldım. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Bilmiyordum, ezik olmayı ben istemedim. Kızlarla konuşmanın yanlış olmadığını bilmiyordum. Ezik olmam için de bütün koşullar hazırdı; ilgisiz yüzünü bile görmediğim bir baba, aşırı despot duygusuz bir anne. Anne ve babam ölü değildiler ama hiçbir zaman yanımda olduklarını hissetmedim. Okulda tek arkadaşım vardı. O da benim gibi dışlanmıştı. Bu sayede tanıştık. Kendisi bana aslında robot olduğunu ve uçabileceğini söylüyordu. Ben de inanıyordum. Birisi beni ciddiye almıştı, bana saygı göstermişti. Kantine indiğimizde tost alırdık. Büyük tost 1 YTL, Yarım tost 50 kuruştu. Normalde ikimizde yarım tost almamız gerekirken; paranı ver derdi, ben de verdikten sonra 1 büyük tost alır bölüșürdük, o büyük kısmını alıp yerdi bana da küçük kısmı kalırdı. Aç kalırdım ve hiç neden iki yarım almıyoruz demezdim. Karşı çıkamazdım çünkü aşırı baskıyla yaşıyordum.

Öğretmene gelecek olursak, kendisinin hedefiydim. Sınıfa girer bana kitlenir ve stersini benden çıkarırdı. 2 sene sonra arkadaşım(!) da hoca da gitmişti. Ben yine bir yıkıkla arkadaş oldum, zaten başkasıyla olamazdım. Sanki benim sahibim gibi davranıyorum çocuğa. Burak ne yapalım, ne oynayalım Burak, buram ağrıyor sence ne olabilir Burak. O benim mutlak otoritemdi. Onun otoritesi altında mutluydum çünkü bani değerli hissettiriyordu, bana saygı gösteriyordu. Her neyse ilkokul böyle geçti. Anasınıfından beri elime tablet, pc verdikleri için internetle aram iyiydi. Ortaokuldayken havalı çocukların dinlediği şarkıları dinliyormuşum meğer. Bir gün yalnız başıma otururken LMFAO dinliyordum, yanımdan da karşı sınıfın en sevilen sosyal çocuğu geçiyordu. Şarkının sesini duyup yanıma geldi: Aaa Lmfao mu dinliyorsun, yeni şarkısı mı dedi. Ben de evet dedim. Bana atsana şarkıyı dedi. Ben de Bluetooth dan attım şarkıyı. (Eskiden çok normaldi) Böylece onla tanışıp havalı çocuklar grubuna girdim. Güzel bir 3 sene geçirdim. Güzel dediğim yalnız değildim ama kızlarla konuşmadığım için içim yanıyordu hala. Kim bilir kaç kızı sevip de söyleyemedim. 7. Sınıfta ise benim gibi aile sorunları olanlarla tanıştım ve içki ve sigara alışkanlığım bu yılda başladı. Sevdiğim kızın da 10. Sınıfa giden sevgilisi vardı. Kız benle yașıttı. Bu sene de geçti bir şekilde. Senenin sonunda alkol benim için zevk olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelmişti, artık zevk vermiyordu. Bunu fark ettiğimde arkadaşla şişeleri kırıp orada bıraktık. 8. Sınıfta bir kızla şans eseri WhatsApp tan konuşuyordum. Kız benim eski ortaokul arkadaşımdı. Tahmin ederseniz onun da benimle aynı aile sorunları vardı. Bu ilişki hep internetten yürüdü. Hiç onunla fiziksel olarak buluşmadım. Ama varlığını bilmek bile yetiyordu, çünkü bu kızı sevmeye başlıyordum. Teog'a hazırlık sürecinde gece yarılarına kadar bu kızla konuştum. Sınavdan kötü puan aldım ve İmam hatip Lisesine gittim. 9. Sınıfta kızla çok mutluyduk ama uzun sürmedi. Ben onun beni sevdiğini zannediyordum, o benim için hem anne hem baba hem arkadaştı. En başından beri sevmiyormuş. Sadece gösterdiğim ilgi hoşuna gidiyormuş. Ben ise bunu öğrenince çöktüm, takıntı oluşturdum. Tam 2 sene unutamadım. Bu süreçte bir arkadaşım oldu. Gayet zekiydi ama saftı. Duygusal bir insandı. Biz 3 sene her hafta gezdik hep konuştuk. Birbirimize çok şey kattık. İçimdeki Yalnızlık hissi biraz olsa da azalmıştı, geçen haftaya kadar. Kendisi İslamcı bir insandı, ben de sol görüşlüydüm. Aramızda çıkan siyasi, ideolojik kavgalar yüzünden onunla yolları ayırdık. Hayatımdaki tek gerçekten samimi insan bu şekilde gitti. Şimdi başarısız olduğum üniv. sınavına tekrar hazırlanıyorum. Yalnızım tekrar. Pmo bataklığındayım. Gittiğim dershanede arkadaş da edinemiyorum. Sahte geliyor insanlar. İlişkilerini çıkar üzerine kuruyorlar hep. Bu çıkar genellikle eğlence üzerine oluyor. Yalnızlık ve ait olma dürtüsü ile hemen gruplașıyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yandan Pmo bağımlılığım bir yandan ders hakkındaki sorumluluklarım bir yandan ise yalnızlığın verdiği yük. İradem hiçbirinde yetmiyor. Umudum yok. Kafam hep dolu. Konuşacak kimsem yok. İnternetin ücra köşesinde ise bağırarak kendimi rahatlatıyorum. Buraya kadar okuyan olacağını pek sanmıyorum. Okuyan varsa teşekkür ederim. Lütfen kendine iyi bak.
 

Hustle

Yeni Fapstronot
Katılım
14 Ara 2020
Mesajlar
9
Tepki puanı
28
Puanları
14
Bak dostum yaşadığın olayları yaşamasamda ne olduklarını ne hiss etdirdiklerini biliyorum.
Öncelikle beynine bir reset at.
Her insan çıkarcı sahte diye sosyal ortamdan kaçma. PMO da bize zarar veriyor ama yapıyoruz. Yazdıkların biraz felsefik geldi galiba kitap okuyorsun ama daha çok bana kendini avutma şekli gibi geldi.
Ben asosyalim ama yani işte ilişkiler sahte.
Her şey öyle olmuyor. Git sosyalleş random birisine merhaba de ben x kişisi senin adın ne ? Git tanış.
Sigara, Alkol diyorsun.
2-sini de kullanmıyorum cebim ve kafam rahat.
Kullanmamaya çalış sigara 90% bırakmanı öneriyorum ama Alkolü 100% çünkü ilerde Çoook kötü olucak sana öyle gelmiyecek ama yanındaki kişilere ailene (ilerde evlenirsen bayaa)
zarar verir. Bilgisayarla aram iyi diyorsun kodlama öğren çalış üniversite sınavına hazırlanmak yerine (kendi tercihin) Dil kursuna falan git ama bunun için para kazanman lazım.
Eee 0 dan para için biraz burnunu sürteceksin.
Aklındaki sorular için bana ulaş.
Kusura bakma şuan bunalmış bir vaziyette olduğum için güzel bir tavsiye vermedim.
Haklısın, iradesiz olmamın sonuçlarından biri bahane uydurup kendimi avutmak. İnsanlara karşı ön yargılı olmamalıyım. Gidip tanışırsam ne kaybederim ki. Tavsiyen gayet güzeldi. Teşekkür ederim dostum
 

Hustle

Yeni Fapstronot
Katılım
14 Ara 2020
Mesajlar
9
Tepki puanı
28
Puanları
14
Sanırım en temelde yatan sebep senin çocukluktan beri bir baskı ortamında büyümen ve bana kalırsa bu senin bilinçaltında.Sanırım 18 yaşından büyüksün.Bir psikoloğa gitmeni(Tek başına) tavsiye ederim.
Psikoloğa gittim ve iyileşme de göstermiştim ama hala çözemediğim şeyler var. Bunları kendim daha çok üstüne düşeceğim. Olmazsa zaten psikoloğa giderim.
 
N

neurosoft

Misafir
Sigara, Alkol diyorsun.
2-sini de kullanmıyorum cebim ve kafam rahat.
Kullanmamaya çalış sigara 90% bırakmanı öneriyorum ama Alkolü 100% çünkü ilerde Çoook kötü olucak sana öyle gelmiyecek ama yanındaki kişilere ailene (ilerde evlenirsen bayaa)
zarar verir.
Birincisi adam içmek istiyorsa zaten her ikisini de içer. Parası umrunda olmaz. Alkolün GABA yı arttırması ve Glutamatı bastırması kişiyi problemlerini düşünmekten alıkoyar ve rahatlık hissi verir. Yani sigara ve alkol cebe zarar diye bırakılmaz. Alkol 2 lira gibi kendi maliyetinde satılsa herkesin içmesi lazımdı o zaman.

İkincisi adam alkolden bir şeyler alıyor ki içiyor. Alkol ona problemlerinden sıyrılma fırsatı ve rahatlık veriyor. Haliyle adam ailesini de düşünmez. Yakın çevresi ona değer vermemiş ki yakın çevresine vereceği zararı düşünsün? O yüzden bu da alkolü bırakmak için bir sebep olamaz.

Peki sigara ve alkol neden bırakılır ki?
Aslında biraz sana da bağlı bu durum. Ama şahsi fikrim hep şu yönde oluyor: Sigara zaten stres azaltmaktan ziyade kendi yarattığı bağımlılık stresini azaltır. Bu yüzden nikotin kanda azaldığı anlarda içmek istersin. Yani verebileceği ekstra bir şey yok. Verdiğini zannettiğimiz faydalar aslında birer yanılsama. Bunu Allen Carr ın belgeselini izleyince daha rahat anladım. Youtube a Allen Carr sigarayı bırakma videosu şeklinde yazarsan 1 saat bilmem kaç dakikalık bir belgesel var... Eğer istiyorsan ona bakabilirsin. Hatta sigarayı o an bırakmak zorunda bile değilsin. Belgesel boyunca sigara içebilirsin. Sonrasında bakış açın değişebileceği için büyük ihtimal birilerinin yönlendirmesiyle falan değil bizzat kendin sigaranın gereksiz olduğunu anlayacaksın... Alkole gelirsek te yaptığı şey beynin sinirsel iletiminde rol alan GABA kimyasalını arttırmak. GABA sinirsel iletimi yavaşlatır. Nöronlar çok yavaş hareket etmeye başladıkları için sarhoşluk ve zihni rahatlama yaşarsın. Aynı zamanda nucleus accubense etki ettiği için ödüllendirme başlar. Bu da sana keyif verir. Dopaminden kaynaklı... Tabii duygusal taraflarada etki eder. Bu yüzden de duygusallaşırsın. Cesaretlendirir ve söylemeyeceğin her türlü şeyi söyleyebilirsin. Ya da yapamayacağın... Özetle böyle. Bırakıp bırakmamak tamamen sana kalmış. Sigara ve alkolü iyice araştırmanı beynin hangi kısımlarına nasıl etki ettiklerini iyice öğrenmeni tavsiye ederim.
 

Hustle

Yeni Fapstronot
Katılım
14 Ara 2020
Mesajlar
9
Tepki puanı
28
Puanları
14
Birincisi adam içmek istiyorsa zaten her ikisini de içer. Parası umrunda olmaz. Alkolün GABA yı arttırması ve Glutamatı bastırması kişiyi problemlerini düşünmekten alıkoyar ve rahatlık hissi verir. Yani sigara ve alkol cebe zarar diye bırakılmaz. Alkol 2 lira gibi kendi maliyetinde satılsa herkesin içmesi lazımdı o zaman.

İkincisi adam alkolden bir şeyler alıyor ki içiyor. Alkol ona problemlerinden sıyrılma fırsatı ve rahatlık veriyor. Haliyle adam ailesini de düşünmez. Yakın çevresi ona değer vermemiş ki yakın çevresine vereceği zararı düşünsün? O yüzden bu da alkolü bırakmak için bir sebep olamaz.

Peki sigara ve alkol neden bırakılır ki?
Aslında biraz sana da bağlı bu durum. Ama şahsi fikrim hep şu yönde oluyor: Sigara zaten stres azaltmaktan ziyade kendi yarattığı bağımlılık stresini azaltır. Bu yüzden nikotin kanda azaldığı anlarda içmek istersin. Yani verebileceği ekstra bir şey yok. Verdiğini zannettiğimiz faydalar aslında birer yanılsama. Bunu Allen Carr ın belgeselini izleyince daha rahat anladım. Youtube a Allen Carr sigarayı bırakma videosu şeklinde yazarsan 1 saat bilmem kaç dakikalık bir belgesel var... Eğer istiyorsan ona bakabilirsin. Hatta sigarayı o an bırakmak zorunda bile değilsin. Belgesel boyunca sigara içebilirsin. Sonrasında bakış açın değişebileceği için büyük ihtimal birilerinin yönlendirmesiyle falan değil bizzat kendin sigaranın gereksiz olduğunu anlayacaksın... Alkole gelirsek te yaptığı şey beynin sinirsel iletiminde rol alan GABA kimyasalını arttırmak. GABA sinirsel iletimi yavaşlatır. Nöronlar çok yavaş hareket etmeye başladıkları için sarhoşluk ve zihni rahatlama yaşarsın. Aynı zamanda nucleus accubense etki ettiği için ödüllendirme başlar. Bu da sana keyif verir. Dopaminden kaynaklı... Tabii duygusal taraflarada etki eder. Bu yüzden de duygusallaşırsın. Cesaretlendirir ve söylemeyeceğin her türlü şeyi söyleyebilirsin. Ya da yapamayacağın... Özetle böyle. Bırakıp bırakmamak tamamen sana kalmış. Sigara ve alkolü iyice araştırmanı beynin hangi kısımlarına nasıl etki ettiklerini iyice öğrenmeni tavsiye ederim.
Şu aralar ne kadar uzak dursam da aklımın bir köşesinde hep pusuda duruyor. Ne zaman sıkılsam aklıma geliyor. Umarım belgesel buna çözüm olur
 
Katılım
11 Kas 2020
Mesajlar
412
Tepki puanı
520
Puanları
160
Fap ve p***o bağımlılığımın en baştaki sebebidir. Biraz derine ineceğim. İlkokuldan beri hep İslamcı okullarda okudum. Hem aile yaşantısında hem okul hayatında baskıyla büyüdüm. Baskı demek aslında kendi düşüncelerine de saygı gösterilmemesi demekti, içten içe kendini değersiz görmekti. İlkokuldan beri çektiğim yalnızlığın da en büyük sebebi kendimi sevmemem, kendimi değersiz görmemdir. Çünkü kendisini değersiz gören insanları, başkası ne ciddiye alıyor ne umursuyor ne de arkadaşlık kuruyor. Okula gelicek olursak, kızlarla konuşmak o kadar ayıp ve yasaktı ki sanki başka bir dünyadan gibiydiler. Tabi durum böyle olunca erkek ilkokul çocukları arasında cinsel ilişkiler oldu. Bunu maalesef ben de maruz kaldım. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Bilmiyordum, ezik olmayı ben istemedim. Kızlarla konuşmanın yanlış olmadığını bilmiyordum. Ezik olmam için de bütün koşullar hazırdı; ilgisiz yüzünü bile görmediğim bir baba, aşırı despot duygusuz bir anne. Anne ve babam ölü değildiler ama hiçbir zaman yanımda olduklarını hissetmedim. Okulda tek arkadaşım vardı. O da benim gibi dışlanmıştı. Bu sayede tanıştık. Kendisi bana aslında robot olduğunu ve uçabileceğini söylüyordu. Ben de inanıyordum. Birisi beni ciddiye almıştı, bana saygı göstermişti. Kantine indiğimizde tost alırdık. Büyük tost 1 YTL, Yarım tost 50 kuruştu. Normalde ikimizde yarım tost almamız gerekirken; paranı ver derdi, ben de verdikten sonra 1 büyük tost alır bölüșürdük, o büyük kısmını alıp yerdi bana da küçük kısmı kalırdı. Aç kalırdım ve hiç neden iki yarım almıyoruz demezdim. Karşı çıkamazdım çünkü aşırı baskıyla yaşıyordum.

Öğretmene gelecek olursak, kendisinin hedefiydim. Sınıfa girer bana kitlenir ve stersini benden çıkarırdı. 2 sene sonra arkadaşım(!) da hoca da gitmişti. Ben yine bir yıkıkla arkadaş oldum, zaten başkasıyla olamazdım. Sanki benim sahibim gibi davranıyorum çocuğa. Burak ne yapalım, ne oynayalım Burak, buram ağrıyor sence ne olabilir Burak. O benim mutlak otoritemdi. Onun otoritesi altında mutluydum çünkü bani değerli hissettiriyordu, bana saygı gösteriyordu. Her neyse ilkokul böyle geçti. Anasınıfından beri elime tablet, pc verdikleri için internetle aram iyiydi. Ortaokuldayken havalı çocukların dinlediği şarkıları dinliyormuşum meğer. Bir gün yalnız başıma otururken LMFAO dinliyordum, yanımdan da karşı sınıfın en sevilen sosyal çocuğu geçiyordu. Şarkının sesini duyup yanıma geldi: Aaa Lmfao mu dinliyorsun, yeni şarkısı mı dedi. Ben de evet dedim. Bana atsana şarkıyı dedi. Ben de Bluetooth dan attım şarkıyı. (Eskiden çok normaldi) Böylece onla tanışıp havalı çocuklar grubuna girdim. Güzel bir 3 sene geçirdim. Güzel dediğim yalnız değildim ama kızlarla konuşmadığım için içim yanıyordu hala. Kim bilir kaç kızı sevip de söyleyemedim. 7. Sınıfta ise benim gibi aile sorunları olanlarla tanıştım ve içki ve sigara alışkanlığım bu yılda başladı. Sevdiğim kızın da 10. Sınıfa giden sevgilisi vardı. Kız benle yașıttı. Bu sene de geçti bir şekilde. Senenin sonunda alkol benim için zevk olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelmişti, artık zevk vermiyordu. Bunu fark ettiğimde arkadaşla şişeleri kırıp orada bıraktık. 8. Sınıfta bir kızla şans eseri WhatsApp tan konuşuyordum. Kız benim eski ortaokul arkadaşımdı. Tahmin ederseniz onun da benimle aynı aile sorunları vardı. Bu ilişki hep internetten yürüdü. Hiç onunla fiziksel olarak buluşmadım. Ama varlığını bilmek bile yetiyordu, çünkü bu kızı sevmeye başlıyordum. Teog'a hazırlık sürecinde gece yarılarına kadar bu kızla konuştum. Sınavdan kötü puan aldım ve İmam hatip Lisesine gittim. 9. Sınıfta kızla çok mutluyduk ama uzun sürmedi. Ben onun beni sevdiğini zannediyordum, o benim için hem anne hem baba hem arkadaştı. En başından beri sevmiyormuş. Sadece gösterdiğim ilgi hoşuna gidiyormuş. Ben ise bunu öğrenince çöktüm, takıntı oluşturdum. Tam 2 sene unutamadım. Bu süreçte bir arkadaşım oldu. Gayet zekiydi ama saftı. Duygusal bir insandı. Biz 3 sene her hafta gezdik hep konuştuk. Birbirimize çok şey kattık. İçimdeki Yalnızlık hissi biraz olsa da azalmıştı, geçen haftaya kadar. Kendisi İslamcı bir insandı, ben de sol görüşlüydüm. Aramızda çıkan siyasi, ideolojik kavgalar yüzünden onunla yolları ayırdık. Hayatımdaki tek gerçekten samimi insan bu şekilde gitti. Şimdi başarısız olduğum üniv. sınavına tekrar hazırlanıyorum. Yalnızım tekrar. Pmo bataklığındayım. Gittiğim dershanede arkadaş da edinemiyorum. Sahte geliyor insanlar. İlişkilerini çıkar üzerine kuruyorlar hep. Bu çıkar genellikle eğlence üzerine oluyor. Yalnızlık ve ait olma dürtüsü ile hemen gruplașıyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yandan Pmo bağımlılığım bir yandan ders hakkındaki sorumluluklarım bir yandan ise yalnızlığın verdiği yük. İradem hiçbirinde yetmiyor. Umudum yok. Kafam hep dolu. Konuşacak kimsem yok. İnternetin ücra köşesinde ise bağırarak kendimi rahatlatıyorum. Buraya kadar okuyan olacağını pek sanmıyorum. Okuyan varsa teşekkür ederim. Lütfen kendine iyi bak.
Çok benzeriz aslında
 

Mr. İrade

Venüs Yolcusu
Katılım
12 Tem 2021
Mesajlar
68
Tepki puanı
86
Puanları
24
İnsan ilişkileri çıkar üzerine kurulu hepsinde amaç eğlence demişsin. Bu çıkarcılık olmuyor ki arkadaş olduğun kişinin sana birşeyler katması gerekiyor. Eğer yakın arkadaşın bir anda aşırı sıkıcı; sigara, alkol bağımlısı olsa onunla hâlâ takılır mıydın?
 

Juniper

Ay Yolcusu
Katılım
19 Tem 2021
Mesajlar
10
Tepki puanı
40
Puanları
16
Fap ve p***o bağımlılığımın en baştaki sebebidir. Biraz derine ineceğim. İlkokuldan beri hep İslamcı okullarda okudum. Hem aile yaşantısında hem okul hayatında baskıyla büyüdüm. Baskı demek aslında kendi düşüncelerine de saygı gösterilmemesi demekti, içten içe kendini değersiz görmekti. İlkokuldan beri çektiğim yalnızlığın da en büyük sebebi kendimi sevmemem, kendimi değersiz görmemdir. Çünkü kendisini değersiz gören insanları, başkası ne ciddiye alıyor ne umursuyor ne de arkadaşlık kuruyor. Okula gelicek olursak, kızlarla konuşmak o kadar ayıp ve yasaktı ki sanki başka bir dünyadan gibiydiler. Tabi durum böyle olunca erkek ilkokul çocukları arasında cinsel ilişkiler oldu. Bunu maalesef ben de maruz kaldım. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Bilmiyordum, ezik olmayı ben istemedim. Kızlarla konuşmanın yanlış olmadığını bilmiyordum. Ezik olmam için de bütün koşullar hazırdı; ilgisiz yüzünü bile görmediğim bir baba, aşırı despot duygusuz bir anne. Anne ve babam ölü değildiler ama hiçbir zaman yanımda olduklarını hissetmedim. Okulda tek arkadaşım vardı. O da benim gibi dışlanmıştı. Bu sayede tanıştık. Kendisi bana aslında robot olduğunu ve uçabileceğini söylüyordu. Ben de inanıyordum. Birisi beni ciddiye almıştı, bana saygı göstermişti. Kantine indiğimizde tost alırdık. Büyük tost 1 YTL, Yarım tost 50 kuruştu. Normalde ikimizde yarım tost almamız gerekirken; paranı ver derdi, ben de verdikten sonra 1 büyük tost alır bölüșürdük, o büyük kısmını alıp yerdi bana da küçük kısmı kalırdı. Aç kalırdım ve hiç neden iki yarım almıyoruz demezdim. Karşı çıkamazdım çünkü aşırı baskıyla yaşıyordum.

Öğretmene gelecek olursak, kendisinin hedefiydim. Sınıfa girer bana kitlenir ve stersini benden çıkarırdı. 2 sene sonra arkadaşım(!) da hoca da gitmişti. Ben yine bir yıkıkla arkadaş oldum, zaten başkasıyla olamazdım. Sanki benim sahibim gibi davranıyorum çocuğa. Burak ne yapalım, ne oynayalım Burak, buram ağrıyor sence ne olabilir Burak. O benim mutlak otoritemdi. Onun otoritesi altında mutluydum çünkü bani değerli hissettiriyordu, bana saygı gösteriyordu. Her neyse ilkokul böyle geçti. Anasınıfından beri elime tablet, pc verdikleri için internetle aram iyiydi. Ortaokuldayken havalı çocukların dinlediği şarkıları dinliyormuşum meğer. Bir gün yalnız başıma otururken LMFAO dinliyordum, yanımdan da karşı sınıfın en sevilen sosyal çocuğu geçiyordu. Şarkının sesini duyup yanıma geldi: Aaa Lmfao mu dinliyorsun, yeni şarkısı mı dedi. Ben de evet dedim. Bana atsana şarkıyı dedi. Ben de Bluetooth dan attım şarkıyı. (Eskiden çok normaldi) Böylece onla tanışıp havalı çocuklar grubuna girdim. Güzel bir 3 sene geçirdim. Güzel dediğim yalnız değildim ama kızlarla konuşmadığım için içim yanıyordu hala. Kim bilir kaç kızı sevip de söyleyemedim. 7. Sınıfta ise benim gibi aile sorunları olanlarla tanıştım ve içki ve sigara alışkanlığım bu yılda başladı. Sevdiğim kızın da 10. Sınıfa giden sevgilisi vardı. Kız benle yașıttı. Bu sene de geçti bir şekilde. Senenin sonunda alkol benim için zevk olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelmişti, artık zevk vermiyordu. Bunu fark ettiğimde arkadaşla şişeleri kırıp orada bıraktık. 8. Sınıfta bir kızla şans eseri WhatsApp tan konuşuyordum. Kız benim eski ortaokul arkadaşımdı. Tahmin ederseniz onun da benimle aynı aile sorunları vardı. Bu ilişki hep internetten yürüdü. Hiç onunla fiziksel olarak buluşmadım. Ama varlığını bilmek bile yetiyordu, çünkü bu kızı sevmeye başlıyordum. Teog'a hazırlık sürecinde gece yarılarına kadar bu kızla konuştum. Sınavdan kötü puan aldım ve İmam hatip Lisesine gittim. 9. Sınıfta kızla çok mutluyduk ama uzun sürmedi. Ben onun beni sevdiğini zannediyordum, o benim için hem anne hem baba hem arkadaştı. En başından beri sevmiyormuş. Sadece gösterdiğim ilgi hoşuna gidiyormuş. Ben ise bunu öğrenince çöktüm, takıntı oluşturdum. Tam 2 sene unutamadım. Bu süreçte bir arkadaşım oldu. Gayet zekiydi ama saftı. Duygusal bir insandı. Biz 3 sene her hafta gezdik hep konuştuk. Birbirimize çok şey kattık. İçimdeki Yalnızlık hissi biraz olsa da azalmıştı, geçen haftaya kadar. Kendisi İslamcı bir insandı, ben de sol görüşlüydüm. Aramızda çıkan siyasi, ideolojik kavgalar yüzünden onunla yolları ayırdık. Hayatımdaki tek gerçekten samimi insan bu şekilde gitti. Şimdi başarısız olduğum üniv. sınavına tekrar hazırlanıyorum. Yalnızım tekrar. Pmo bataklığındayım. Gittiğim dershanede arkadaş da edinemiyorum. Sahte geliyor insanlar. İlişkilerini çıkar üzerine kuruyorlar hep. Bu çıkar genellikle eğlence üzerine oluyor. Yalnızlık ve ait olma dürtüsü ile hemen gruplașıyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yandan Pmo bağımlılığım bir yandan ders hakkındaki sorumluluklarım bir yandan ise yalnızlığın verdiği yük. İradem hiçbirinde yetmiyor. Umudum yok. Kafam hep dolu. Konuşacak kimsem yok. İnternetin ücra köşesinde ise bağırarak kendimi rahatlatıyorum. Buraya kadar okuyan olacağını pek sanmıyorum. Okuyan varsa teşekkür ederim. Lütfen kendine iyi bak.
Benzer anne baba benzer bi hayatımız var kankam ve sanırım aynı yaşlardayiz kötü bir ailem olduğu için ben de İnternetle, arkadaşsız büyüdüm edindiğim arkadaşlar hep benim gibi "ezikti". Bunların farkına son zamanlarda varıp hayatı anlamaya çalıştım. Neden burdayız,neden yaşıyoruz gibi ve kendimce aklıma uyan bir sebeb buldum. Ben de çoğu insan gibi masturbasyon bağımlısiydim fakat bıraktım ve su anda da iyi gidiyorum, bağımlılıklardan kurtulmamın artık gibi olan hayatımdan beni ayırıp iyi bir hayata geçireceğine inanıyorum. Sana tavsiyem kankam bağımlılıkları at bi önce ve kendine yaşamak için bir amaç bul, çünkü amaçsız insan pek bir şey yapamıyor. No pain no gain
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst