Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

29 Yaşında, 10 Yıllık Fosilin Hikayesi

AvelonGame

Yeni Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
4
Tepki puanı
8
Puanları
3
Bismillah.

Herkese Selamlar.
Nofapı umursamadığım ve unuttuğum uzun bir süreden sonra tekrar bu yola girmeye niyetlendim ve ilk yapmak istediğim şey içimi dökmek oldu. PMO nun bilinen tüm olumsuz etkilerine sahip olduğum için oturup bir konu açmak bile zor geldi. Geç de olsa kendi hikayemi anlatmaya çalışıcam.

Nerden başlayacağımı nasıl anlatacağımı bilmiyorum, zihnim de bu aralar pek açık olmadığı için biraz karman çorman ne anlattığı belli olmayan bir yazı olabilir bu sebeple vakit ayırıp okuyan olursa kusuruma bakmasın.

Nofaple ilk olarak sanırım 2016 yılında tanıştım o zaman nf-tr sitesi vardı (seneden emin değilim), bu siteyi keşfetmeden önce zaten hayatımda bir şeylerin çok yanlış olduğunun farkına varmış ve kendimce bir nofap süreci denemem olmuştu. Liseden yeni mezun olmuştum ve hayata dair hiçbir istek ve motivasyona sahip değildim. Ailemin üniversite okumam yönündeki baskısı da güçlenince depresif hissettiğim bir döneme girdim. Bu dönemde kendimi sorguladığımda kendimle alakalı farkettiğim ve beni korkutan şey şu oldu; Hayata dair hiçbir istek ve arzuya sahip değildim, peşinden koşmak istediğim hiçbir hedef yoktu. Öyle ki bu dönemde bana duygularını itiraf eden ve bu kişi benim halihazırda platonik aşık olduğum kız olmasına rağmen seni sevmiyorum demek zorunda kaldım. Hatta bu dönemde dertleştiğim bir arkadaşıma gelecekle ilgili hiçbir hedefimin olmadığını gerekirse çöpte yaşayabileceğimi falan söylediğimi hatırlıyorum. Durumun vehametini anlayın işte, bildiğin içi boş bi kabuk. İnsan her ne yaşarsa yaşasın bir süre sonra kanıksamaya başlıyor ama o dönem ilk kez tecrübe ediyordum böyle bir şeyi, dolayısıyla değiştirmeye çalıştım.

Bu dönemde sanırım yutupta bir nofap içeriğiyle karşılaştım ve hiç şüphe etmeden hayatımı düzene sokmak için yapmam gereken ilk şeyin bu olduğuna inandım. Nofapi keşfetmeden önce namaz kılmaya çalışıyordum ama asla dikiş tutturamıyordum. Nofaple birlikte namazlarımı düzenli kılmaya başladım ve manevi olarak bir çıkış yolu gördükçe bu yoldaki motivasyonum arttı. Bu süreçte evdeki baskıdan kurtulmak amacıyla yarı bursla üniversteye başladım. 5 ve 6 aylık uzun nofap süreçlerim oldu ve bana inanılmaz bilişsel faydaları oldu ve bu süreçte bölüm birincisi olarak tam burs almaya hak kazandım ki bu benim gibi lisede her sene sınıfı ucu ucuna bazen de hocaların ittirmesiye geçen biri için son derece şaşırtıcı bi sonuçtu. Ailemden ve çevremden aldığım tepkiler de bunu doğruluyodu. Ama bir problem vardı depresyonum hafiflemiyordu aksine nofaple tanıştığım zaman yeni yeni farkına vardığım depresif duygu durumum gittikçe güçleniyordu ve yetmezmiş gibi yanına bir de sosyal anksiyete vardı. Freud'un uygarlığın huzursuzluğu kitabındaki gibi bir ikilem yaşıyordum, sanki hayatı ciddiye almak ve yapılması gerekenleri yapmak bana belirli kazanımlar sağlıyor ama diğer taraftan ciddi ruhsal sıkıntılara yol açıyordu. Önümde bir seçim vardı ilkel bir şekilde yaşayıp huzursuzluk yaşamamak veya medeni olup ailenin ve toplumun senden beklediklerini yerine getirmek ve bununla birlikte gelen bir huzursuzluk. Ve gittikçe barbar tarafım ağır basmaya başladı, her şeyi bu kadar umursamayı, bir şeyler hakkında kaygılanmayı bırakma isteği gittikçe güçlenmeye başladı. Nofapi artık eskisi kadar umursamıyordum, süreçlerim bozulduktan sonra pişmanlık yaşıyor olmama rağmen tekrar sürece girme motivasyonum kalmamıştı ve zaman geçtikçe bunu daha az düşünmeye ve umursamaya başladım ve bir noktadan sonra artık süreç bozduğum için pişman olmamaya karar verdim, bunun bana iyi gelmediğini düşünüyordum. O zaman tam olarak ne düşündüm bilmiyorum ama egoma zarar verdiğini falan düşünmüş olmalıyım.

Kendimi değiştirmekle ilgili kararlılığımı kaybetmeden önce üniversitede 3.9 ortalamam vardı ve bir yandan ingilizce kursu alıyordum çünkü hedefim akademisyen olmaktı. Burdan sonrası yokuş aşağı gidiyor. Önce nofapi kafaya takmayı bıraktım sonra namazlarımı sonra okulu. Yaklaşık 30 yıllık hayatımda hiç gri kalamadım hep ya siyah ya beyazdım. Bu 3 yıllık sürecin ardından çok hızlı bir şekilde karanlık tarafa geçtim ve bu dönem yaşadıklarım medeniyet metaforunu doğrular nitelikteydi, açıkça geleceğimi mahvedecek kararlar alıyorken ruhumdaki huzursuzluk azalmaya başlamıştı, depresyonum hafiflemiş sosyal anksiyetem büyük ölçüde bitmişti. Namazı bıraktıktan yaklaşık bir hafta sonra bir öfke nöbetiyle ki çok nadir öfkelenirim, hele de kendimi kaybedecek kadar öfkelenmek pek yaşadığım bi durum değil (genelde sakinliğimle, umursamaz olmamla bilinirim). Bir öfke nöbetiyle cama yumruk attım hatta direkt kolumu cama soktum desem daha doğru olur ve bunun sonucunda kolumda sinir kesisi oldu ve elimde hasar kaldı (atrofi, 2 parmakta hissizlik). Burdan sonra her şeyin nasıl daha kötüye gittiğini kafamda oturtamıyorum ama şöyle söyliyim bi 6 yıllık boşluk zaten araya koronada girdi hepsi üst üste geldi mental ve toplumsal çöküşü üst üste koyup yedim. Üniversite bir şekilde bitti ve ben o zamandan beri önemsiz şeylerle oyalanarak ömrümü geçirdim. Her şeyden vazgeçmenin getirdiği geçici rahatlama çok uzun sürmedi tabi, depresyon kısa bir boşluktan sonra tekrar geri geldi ve güçlenmeye devam etti. Rocky abimizin söylediği gibi kimse hayat kadar sert vuramaz. Ben hayatı umursamamazlık sanatını icra ederek yaşayabileceğimi zannederken hayat beni iddiamdan çok güzel bir şekilde vurdu.

İlk başlarda aklımdan geçtiğinde başımın dönmesine ve nabzımın hızlanmasına neden olan olumsuz düşünceler yavaş yavaş zihnimde iyice yer etmeye başladı. Bir noktadan sonra bunlar en güçlü olumsuz bilişlerim oldu ve yalnız kaldığım her an kafamda dönmeye başladı. Bu düşüncelerden birisi *nt*hardı doğal olarak. Başka bir şey düşünemeyecek bir duruma geldiğimde yavaş yavaş durumum hakkında kaygılanmaya başlayabildim artık. Artık nasıl bi gaflet uykusundaysam utanmasam ipi boynuma geçirdiğimde bi mücadeleye girişecektim nerdeyse. Yani bu duruma gelirken hiçbir değişim çabam olmadı ve bu bana çok enteresan geliyor. O haldeki kendimi tamamen şu ayetin muhatabı olarak görüyorum.
"Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır." (Bakara Suresi, 7) [ , ]

Neyse uzun lafın kısası uzun bir gaflet uykusundan uyandım ve her şey için ne kadar geç olduğu gibi saçma sapan düşüncelerin hepsini bir kenara bırakarak ruhumu iyileştirmek istiyorum.
 

UBERMAN

09.09.2026 - {∞}
Katılım
19 Ağu 2021
Mesajlar
229
Tepki puanı
266
Puanları
96
Bismillah.

Herkese Selamlar.
Nofapı umursamadığım ve unuttuğum uzun bir süreden sonra tekrar bu yola girmeye niyetlendim ve ilk yapmak istediğim şey içimi dökmek oldu. PMO nun bilinen tüm olumsuz etkilerine sahip olduğum için oturup bir konu açmak bile zor geldi. Geç de olsa kendi hikayemi anlatmaya çalışıcam.

Nerden başlayacağımı nasıl anlatacağımı bilmiyorum, zihnim de bu aralar pek açık olmadığı için biraz karman çorman ne anlattığı belli olmayan bir yazı olabilir bu sebeple vakit ayırıp okuyan olursa kusuruma bakmasın.

Nofaple ilk olarak sanırım 2016 yılında tanıştım o zaman nf-tr sitesi vardı (seneden emin değilim), bu siteyi keşfetmeden önce zaten hayatımda bir şeylerin çok yanlış olduğunun farkına varmış ve kendimce bir nofap süreci denemem olmuştu. Liseden yeni mezun olmuştum ve hayata dair hiçbir istek ve motivasyona sahip değildim. Ailemin üniversite okumam yönündeki baskısı da güçlenince depresif hissettiğim bir döneme girdim. Bu dönemde kendimi sorguladığımda kendimle alakalı farkettiğim ve beni korkutan şey şu oldu; Hayata dair hiçbir istek ve arzuya sahip değildim, peşinden koşmak istediğim hiçbir hedef yoktu. Öyle ki bu dönemde bana duygularını itiraf eden ve bu kişi benim halihazırda platonik aşık olduğum kız olmasına rağmen seni sevmiyorum demek zorunda kaldım. Hatta bu dönemde dertleştiğim bir arkadaşıma gelecekle ilgili hiçbir hedefimin olmadığını gerekirse çöpte yaşayabileceğimi falan söylediğimi hatırlıyorum. Durumun vehametini anlayın işte, bildiğin içi boş bi kabuk. İnsan her ne yaşarsa yaşasın bir süre sonra kanıksamaya başlıyor ama o dönem ilk kez tecrübe ediyordum böyle bir şeyi, dolayısıyla değiştirmeye çalıştım.

Bu dönemde sanırım yutupta bir nofap içeriğiyle karşılaştım ve hiç şüphe etmeden hayatımı düzene sokmak için yapmam gereken ilk şeyin bu olduğuna inandım. Nofapi keşfetmeden önce namaz kılmaya çalışıyordum ama asla dikiş tutturamıyordum. Nofaple birlikte namazlarımı düzenli kılmaya başladım ve manevi olarak bir çıkış yolu gördükçe bu yoldaki motivasyonum arttı. Bu süreçte evdeki baskıdan kurtulmak amacıyla yarı bursla üniversteye başladım. 5 ve 6 aylık uzun nofap süreçlerim oldu ve bana inanılmaz bilişsel faydaları oldu ve bu süreçte bölüm birincisi olarak tam burs almaya hak kazandım ki bu benim gibi lisede her sene sınıfı ucu ucuna bazen de hocaların ittirmesiye geçen biri için son derece şaşırtıcı bi sonuçtu. Ailemden ve çevremden aldığım tepkiler de bunu doğruluyodu. Ama bir problem vardı depresyonum hafiflemiyordu aksine nofaple tanıştığım zaman yeni yeni farkına vardığım depresif duygu durumum gittikçe güçleniyordu ve yetmezmiş gibi yanına bir de sosyal anksiyete vardı. Freud'un uygarlığın huzursuzluğu kitabındaki gibi bir ikilem yaşıyordum, sanki hayatı ciddiye almak ve yapılması gerekenleri yapmak bana belirli kazanımlar sağlıyor ama diğer taraftan ciddi ruhsal sıkıntılara yol açıyordu. Önümde bir seçim vardı ilkel bir şekilde yaşayıp huzursuzluk yaşamamak veya medeni olup ailenin ve toplumun senden beklediklerini yerine getirmek ve bununla birlikte gelen bir huzursuzluk. Ve gittikçe barbar tarafım ağır basmaya başladı, her şeyi bu kadar umursamayı, bir şeyler hakkında kaygılanmayı bırakma isteği gittikçe güçlenmeye başladı. Nofapi artık eskisi kadar umursamıyordum, süreçlerim bozulduktan sonra pişmanlık yaşıyor olmama rağmen tekrar sürece girme motivasyonum kalmamıştı ve zaman geçtikçe bunu daha az düşünmeye ve umursamaya başladım ve bir noktadan sonra artık süreç bozduğum için pişman olmamaya karar verdim, bunun bana iyi gelmediğini düşünüyordum. O zaman tam olarak ne düşündüm bilmiyorum ama egoma zarar verdiğini falan düşünmüş olmalıyım.

Kendimi değiştirmekle ilgili kararlılığımı kaybetmeden önce üniversitede 3.9 ortalamam vardı ve bir yandan ingilizce kursu alıyordum çünkü hedefim akademisyen olmaktı. Burdan sonrası yokuş aşağı gidiyor. Önce nofapi kafaya takmayı bıraktım sonra namazlarımı sonra okulu. Yaklaşık 30 yıllık hayatımda hiç gri kalamadım hep ya siyah ya beyazdım. Bu 3 yıllık sürecin ardından çok hızlı bir şekilde karanlık tarafa geçtim ve bu dönem yaşadıklarım medeniyet metaforunu doğrular nitelikteydi, açıkça geleceğimi mahvedecek kararlar alıyorken ruhumdaki huzursuzluk azalmaya başlamıştı, depresyonum hafiflemiş sosyal anksiyetem büyük ölçüde bitmişti. Namazı bıraktıktan yaklaşık bir hafta sonra bir öfke nöbetiyle ki çok nadir öfkelenirim, hele de kendimi kaybedecek kadar öfkelenmek pek yaşadığım bi durum değil (genelde sakinliğimle, umursamaz olmamla bilinirim). Bir öfke nöbetiyle cama yumruk attım hatta direkt kolumu cama soktum desem daha doğru olur ve bunun sonucunda kolumda sinir kesisi oldu ve elimde hasar kaldı (atrofi, 2 parmakta hissizlik). Burdan sonra her şeyin nasıl daha kötüye gittiğini kafamda oturtamıyorum ama şöyle söyliyim bi 6 yıllık boşluk zaten araya koronada girdi hepsi üst üste geldi mental ve toplumsal çöküşü üst üste koyup yedim. Üniversite bir şekilde bitti ve ben o zamandan beri önemsiz şeylerle oyalanarak ömrümü geçirdim. Her şeyden vazgeçmenin getirdiği geçici rahatlama çok uzun sürmedi tabi, depresyon kısa bir boşluktan sonra tekrar geri geldi ve güçlenmeye devam etti. Rocky abimizin söylediği gibi kimse hayat kadar sert vuramaz. Ben hayatı umursamamazlık sanatını icra ederek yaşayabileceğimi zannederken hayat beni iddiamdan çok güzel bir şekilde vurdu.

İlk başlarda aklımdan geçtiğinde başımın dönmesine ve nabzımın hızlanmasına neden olan olumsuz düşünceler yavaş yavaş zihnimde iyice yer etmeye başladı. Bir noktadan sonra bunlar en güçlü olumsuz bilişlerim oldu ve yalnız kaldığım her an kafamda dönmeye başladı. Bu düşüncelerden birisi *nt*hardı doğal olarak. Başka bir şey düşünemeyecek bir duruma geldiğimde yavaş yavaş durumum hakkında kaygılanmaya başlayabildim artık. Artık nasıl bi gaflet uykusundaysam utanmasam ipi boynuma geçirdiğimde bi mücadeleye girişecektim nerdeyse. Yani bu duruma gelirken hiçbir değişim çabam olmadı ve bu bana çok enteresan geliyor. O haldeki kendimi tamamen şu ayetin muhatabı olarak görüyorum.
"Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır." (Bakara Suresi, 7) [ , ]

Neyse uzun lafın kısası uzun bir gaflet uykusundan uyandım ve her şey için ne kadar geç olduğu gibi saçma sapan düşüncelerin hepsini bir kenara bırakarak ruhumu iyileştirmek istiyorum.
Yuvaya hoşgeldin abi; yolun açık, başarıların daim olsun.
 

moruktuna

Hayalleri olan aptal biri.
Katılım
25 Ara 2025
Mesajlar
9
Tepki puanı
11
Puanları
3
Bismillah.

Herkese Selamlar.
Nofapı umursamadığım ve unuttuğum uzun bir süreden sonra tekrar bu yola girmeye niyetlendim ve ilk yapmak istediğim şey içimi dökmek oldu. PMO nun bilinen tüm olumsuz etkilerine sahip olduğum için oturup bir konu açmak bile zor geldi. Geç de olsa kendi hikayemi anlatmaya çalışıcam.

Nerden başlayacağımı nasıl anlatacağımı bilmiyorum, zihnim de bu aralar pek açık olmadığı için biraz karman çorman ne anlattığı belli olmayan bir yazı olabilir bu sebeple vakit ayırıp okuyan olursa kusuruma bakmasın.

Nofaple ilk olarak sanırım 2016 yılında tanıştım o zaman nf-tr sitesi vardı (seneden emin değilim), bu siteyi keşfetmeden önce zaten hayatımda bir şeylerin çok yanlış olduğunun farkına varmış ve kendimce bir nofap süreci denemem olmuştu. Liseden yeni mezun olmuştum ve hayata dair hiçbir istek ve motivasyona sahip değildim. Ailemin üniversite okumam yönündeki baskısı da güçlenince depresif hissettiğim bir döneme girdim. Bu dönemde kendimi sorguladığımda kendimle alakalı farkettiğim ve beni korkutan şey şu oldu; Hayata dair hiçbir istek ve arzuya sahip değildim, peşinden koşmak istediğim hiçbir hedef yoktu. Öyle ki bu dönemde bana duygularını itiraf eden ve bu kişi benim halihazırda platonik aşık olduğum kız olmasına rağmen seni sevmiyorum demek zorunda kaldım. Hatta bu dönemde dertleştiğim bir arkadaşıma gelecekle ilgili hiçbir hedefimin olmadığını gerekirse çöpte yaşayabileceğimi falan söylediğimi hatırlıyorum. Durumun vehametini anlayın işte, bildiğin içi boş bi kabuk. İnsan her ne yaşarsa yaşasın bir süre sonra kanıksamaya başlıyor ama o dönem ilk kez tecrübe ediyordum böyle bir şeyi, dolayısıyla değiştirmeye çalıştım.

Bu dönemde sanırım yutupta bir nofap içeriğiyle karşılaştım ve hiç şüphe etmeden hayatımı düzene sokmak için yapmam gereken ilk şeyin bu olduğuna inandım. Nofapi keşfetmeden önce namaz kılmaya çalışıyordum ama asla dikiş tutturamıyordum. Nofaple birlikte namazlarımı düzenli kılmaya başladım ve manevi olarak bir çıkış yolu gördükçe bu yoldaki motivasyonum arttı. Bu süreçte evdeki baskıdan kurtulmak amacıyla yarı bursla üniversteye başladım. 5 ve 6 aylık uzun nofap süreçlerim oldu ve bana inanılmaz bilişsel faydaları oldu ve bu süreçte bölüm birincisi olarak tam burs almaya hak kazandım ki bu benim gibi lisede her sene sınıfı ucu ucuna bazen de hocaların ittirmesiye geçen biri için son derece şaşırtıcı bi sonuçtu. Ailemden ve çevremden aldığım tepkiler de bunu doğruluyodu. Ama bir problem vardı depresyonum hafiflemiyordu aksine nofaple tanıştığım zaman yeni yeni farkına vardığım depresif duygu durumum gittikçe güçleniyordu ve yetmezmiş gibi yanına bir de sosyal anksiyete vardı. Freud'un uygarlığın huzursuzluğu kitabındaki gibi bir ikilem yaşıyordum, sanki hayatı ciddiye almak ve yapılması gerekenleri yapmak bana belirli kazanımlar sağlıyor ama diğer taraftan ciddi ruhsal sıkıntılara yol açıyordu. Önümde bir seçim vardı ilkel bir şekilde yaşayıp huzursuzluk yaşamamak veya medeni olup ailenin ve toplumun senden beklediklerini yerine getirmek ve bununla birlikte gelen bir huzursuzluk. Ve gittikçe barbar tarafım ağır basmaya başladı, her şeyi bu kadar umursamayı, bir şeyler hakkında kaygılanmayı bırakma isteği gittikçe güçlenmeye başladı. Nofapi artık eskisi kadar umursamıyordum, süreçlerim bozulduktan sonra pişmanlık yaşıyor olmama rağmen tekrar sürece girme motivasyonum kalmamıştı ve zaman geçtikçe bunu daha az düşünmeye ve umursamaya başladım ve bir noktadan sonra artık süreç bozduğum için pişman olmamaya karar verdim, bunun bana iyi gelmediğini düşünüyordum. O zaman tam olarak ne düşündüm bilmiyorum ama egoma zarar verdiğini falan düşünmüş olmalıyım.

Kendimi değiştirmekle ilgili kararlılığımı kaybetmeden önce üniversitede 3.9 ortalamam vardı ve bir yandan ingilizce kursu alıyordum çünkü hedefim akademisyen olmaktı. Burdan sonrası yokuş aşağı gidiyor. Önce nofapi kafaya takmayı bıraktım sonra namazlarımı sonra okulu. Yaklaşık 30 yıllık hayatımda hiç gri kalamadım hep ya siyah ya beyazdım. Bu 3 yıllık sürecin ardından çok hızlı bir şekilde karanlık tarafa geçtim ve bu dönem yaşadıklarım medeniyet metaforunu doğrular nitelikteydi, açıkça geleceğimi mahvedecek kararlar alıyorken ruhumdaki huzursuzluk azalmaya başlamıştı, depresyonum hafiflemiş sosyal anksiyetem büyük ölçüde bitmişti. Namazı bıraktıktan yaklaşık bir hafta sonra bir öfke nöbetiyle ki çok nadir öfkelenirim, hele de kendimi kaybedecek kadar öfkelenmek pek yaşadığım bi durum değil (genelde sakinliğimle, umursamaz olmamla bilinirim). Bir öfke nöbetiyle cama yumruk attım hatta direkt kolumu cama soktum desem daha doğru olur ve bunun sonucunda kolumda sinir kesisi oldu ve elimde hasar kaldı (atrofi, 2 parmakta hissizlik). Burdan sonra her şeyin nasıl daha kötüye gittiğini kafamda oturtamıyorum ama şöyle söyliyim bi 6 yıllık boşluk zaten araya koronada girdi hepsi üst üste geldi mental ve toplumsal çöküşü üst üste koyup yedim. Üniversite bir şekilde bitti ve ben o zamandan beri önemsiz şeylerle oyalanarak ömrümü geçirdim. Her şeyden vazgeçmenin getirdiği geçici rahatlama çok uzun sürmedi tabi, depresyon kısa bir boşluktan sonra tekrar geri geldi ve güçlenmeye devam etti. Rocky abimizin söylediği gibi kimse hayat kadar sert vuramaz. Ben hayatı umursamamazlık sanatını icra ederek yaşayabileceğimi zannederken hayat beni iddiamdan çok güzel bir şekilde vurdu.

İlk başlarda aklımdan geçtiğinde başımın dönmesine ve nabzımın hızlanmasına neden olan olumsuz düşünceler yavaş yavaş zihnimde iyice yer etmeye başladı. Bir noktadan sonra bunlar en güçlü olumsuz bilişlerim oldu ve yalnız kaldığım her an kafamda dönmeye başladı. Bu düşüncelerden birisi *nt*hardı doğal olarak. Başka bir şey düşünemeyecek bir duruma geldiğimde yavaş yavaş durumum hakkında kaygılanmaya başlayabildim artık. Artık nasıl bi gaflet uykusundaysam utanmasam ipi boynuma geçirdiğimde bi mücadeleye girişecektim nerdeyse. Yani bu duruma gelirken hiçbir değişim çabam olmadı ve bu bana çok enteresan geliyor. O haldeki kendimi tamamen şu ayetin muhatabı olarak görüyorum.
"Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır." (Bakara Suresi, 7) [ , ]

Neyse uzun lafın kısası uzun bir gaflet uykusundan uyandım ve her şey için ne kadar geç olduğu gibi saçma sapan düşüncelerin hepsini bir kenara bırakarak ruhumu iyileştirmek istiyorum.
bende bunlara benzer olaylar yaşadım nofapi umursamamaya başlayınca şimdi ise çok pişmanım no fap yapsa idim şu an mezuna kalmaz 1 yılımı hayatta heba etmezdim yks son 3 aya çok iyi gidiyordu sonra birden koptu ben her şeyden vazgeçmiştim paradan evde n karı kızadan bu beni malesef bitirdi no fap yapılması gerek çünkü hayatın asıl zevki böyle çıkıyor hırslar ve başarılarla

artık unutmamak için her ğün siteye giriyorum başarılar.
 

AvelonGame

Yeni Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
4
Tepki puanı
8
Puanları
3
bende bunlara benzer olaylar yaşadım nofapi umursamamaya başlayınca şimdi ise çok pişmanım no fap yapsa idim şu an mezuna kalmaz 1 yılımı hayatta heba etmezdim yks son 3 aya çok iyi gidiyordu sonra birden koptu ben her şeyden vazgeçmiştim paradan evde n karı kızadan bu beni malesef bitirdi no fap yapılması gerek çünkü hayatın asıl zevki böyle çıkıyor hırslar ve başarılarla

artık unutmamak için her ğün siteye giriyorum başarılar.
Pmo nun unutkanlık yaptığını ilk öğrendiğim zaman genel bir hafıza zayıflığı olarak anlıyodum bunu, işte isimleri unutma yapacağın bir işi unutma falan. Ama bu unutma işi bu kadar basit değil insana arzularını, niyetini, hedefini unutturuyor hatta belki biraz abartı ama insana kimliğini bile unutturuyor. Ben de kendime dair çok hayati şeyleri unuttum, bu seneki Kpss sınavı benim için hayati önemdeydi hatta sınavdan birkaç ay önce bu sınava çalışıp atanmazsam artık benim için bir çıkış yolu olmadığını, başarısızlığın çok kötü sonuçları olacağını düşünüyordum ama yine de tüm bunları bir süre sonra unuttum ve sınav gelip geçti sınava girmedim bile. Pmo nun oluşturduğu unutkanlık ve hissizlik öyle bir düzeydeki artık kendimi gerçek bir zombi olarak görmeye başladım ve çevremdeki birçok insanın da zombi olduğunu farkettim (paranoid şizofren değilim :)).
Umarım bir daha hiç unutmayız; kim olduğunu, hedeflerinin neler olduğunu, seni mutlu edecek şeyleri.
Başarılar
 

bguven28

Mars Yolcusu
Katılım
30 Haz 2024
Mesajlar
116
Tepki puanı
135
Puanları
53
nofap yapmak zaten çok zor. Stres ve depresyon getirmesi çok doğal bir süreç, çünkü farkındalığın artıyor farkındalık arttıkça hayatı yaşayabiliyorsun ama zor geliyor. Porno izlemeye ve mast yapmaya devam edince hayatı çokta umursamamayı çalışıyorsun ama o öyle olmuyor işte. Yaş ilerledikçe hiçbirşey başaramamış olmanın verdiği pişmanlık ve bunalım nofap yaparkenki çektiğinin acının yanında dağlar kadar oluyor. Nofap yapılması gereken birşey, hayatı yaşamak için yapılması lazım. Çoğu kişi 50-60 gün yapıp flatline'da iken hiçbir etki yok diyip pes ediyor, yaşamış birisi olarak söylüyorum asıl olay ve etkileri 6 aydan sonra başlıyor yada bende bu süreden sonra iyici etkili oldu. Bende de bırakırken hem depresyon hem anksiyete yaşıyorum, beynimde bana oyunlar oynuyor ama bir süreden sonra bu olay bitiyor. Herşeyde böyle zaten diyettede böyle ders çalışırkende spor yaparkende ilk başlarda zor gelir sonra alışıyorsun. Acıya göğüs gerip Pes etmeyen kazanıyor bu dünyanın kanunudur. Zaman geçiyor tek bir hayatımız var onuda yaşamak zorundayız.
 

AvelonGame

Yeni Üye
Katılım
27 Nis 2026
Mesajlar
4
Tepki puanı
8
Puanları
3
Bismillahirrahmanirrahim

16. günden selamlar
Sürece başlamadan önceki zihin yapımla süreç içerisindeki zihnim arasında inanılmaz bir fark var, Allah bir insana rahmet ettiği zaman ki inanıyorumki bana rahmet etti, insan içinde bulunduğu, asla çıkamayacağını zannettiği o halden bir çırpıda çıkabiliyor. Aksi durumda insan küçük problemlerini büyütüp kendisine bir hapishane inşa edebiliyor. Mesela haberlerde gördüğümüz 14 yaşında okul katliamı yapan kız gerekçe olarak kendini çirkin bulmasını ve onunla dalga geçen arkadaşlarının olmasını göstermiş, bir şekilde bunun 10 yaşında bir kızın boğasını kesmek için yeterli olduğunu düşünmüş. Bu çok ileri seviye olsa da manevi tarafı olmayan her insan küçük anlamsız şeyleri çok büyütüp kendisini korkunç bir ruh halinde hapsediyor ve burdan sonra ailesine, kendisine ve topluma duyduğu nefreti ahmakça temellendirmeye çalışıyor. Süreç içinde kendimi iyi hissettiğim takdirde geçmişle ilgili bu hesaplaşmaların kolay bir şekilde çözülebildiğini gördüm ve en büyük sevincim bu oldu. Yıllardır asgari ücretli bir işte kimse beni çalıştıramaz diyordum. Gururlu ve kibirliydim, Allahın takdirini gözardı etme cesaretini (ahmaklığını gösteriyordum). Uzun bir işsizlik, depresyon ve özk*yım düşünceleriyle yaşadıktan sonra süreçle ve namazla birlikte bunların hepsini geride bıraktım ve hayatımda yapılması gereken ne varsa realist bir şekilde bunları yapmaya karar verdim bu sebeple işe girdim pazartesi asgari ücretli bi işte çalışmaya başlıyorum :D

Arkadaşlar ben psikoloji okudum ve olumsuz düşünce ve karamsarlığın insanı ruhsal olarak nasıl tüketebileceğini iyi biliyorum ancak yine de bu durumdan kurtulabilmek için kendimde hiç güç bulamadım, psikolojinin sunduğu teknikleri de yetersiz hatta anlamsız buldum. Genel olarak insanın kendi karamsar zihniyle ve geçmişiyle mücadele etmesini içeren yorucu teknikler var ve birçok kişiye iyi gelmektense daha kötü etkileyebiliyor. Çünkü bu bir dış düşmanla savaşmak değil içinizde şer odaklı çalışan bi mekanizma var ve sürekli kötülüğe teşvik ediyor ve bazen bu ses sizin özünüzle tamamen birleşebiliyor ondan sonra siz kendinizi ve çevrenizi mahvedebilecek her türlü eylemi büyük bir özgüvenle ve haklılık duygusuyla yerine getiriyorsunuz.
PMO dediğimiz bu pis işten sakınmak ve namaza başlamakla birlikte bu sesle benim aramda güçlü bir duvar örüldü, özellikle ilk hafta şey gibiydi sanki yıllar sonra ilk kez nefes almışım gibi, özellikle zihnim... Olumlu ve iyi düşünceler, her türlü sorunun bir şekilde son bulacağına dair o güçlü inanç yıllar sonra ilk kez bu yıkık zihni ziyaret etti. Her konuda hayırlı ve olumlu düşünebilmek inanılmaz bir konfordu sanki bu hayatta ruhumu boğabilecek hiçbir şey yok gibiydi. Tüm olumsuzluklar hala oradaydı ama aklım ve kalbim kaya gibi sağlam olduğu için etkilenmiyordum.

Bugün biraz baş ağrısıyla uyandığım için 2. haftayı kısaca özetleyip bitirmek istiyorum.
2. hafta iş arayışı ve iş bulmamla birlikte sağlık raporları bazı belgeler hazırlamam gereken yoğun yorucu bir hafta oldu ki ben bu tarz bir tempoyu, stresi uzun zamandır yaşamıyorum. Önceki ben stresin kokusunu biraz bile aldığında o işten vazgeçer o ortamı terk ederdi çünkü. Acınası ben.
Bu hafta genel olarak benim sağlamlığımı test etti ve şunu farketmemi sağladı eski ben hiçbir yere kaybolmadı sadece onunla arama bir set çekmiş durumdayım, bu duvarı güçlendirmeye devam etmezsem eğer gaflete düşer ve yine pmo bataklığına düşer namazdan uzaklaşırsam bu duvar yıkılacak ve kısa süre içinde eski benle tekrar bir olucam. Neyse son olarak her şey için hamdolsun diyorum ne kadar stresli olduğu bir tarafa depresyonu biraz tecrübe etmiş insanlar hayatın içinde işlevsel kalabilmenin ne kadar zor olduğunu bilir, bu hafta yaptığım şeyler benim için yapması kolay şeyler değildi o yüzden çok ciddi bir şükür vesilesi benim için. Önceden depresyonumun sebep olduğu işlevsizliği arkadaşlarıma falan anlattığımda şöyle derdim sağ elinle bir şeyi alıp başka bir yere koyman gerekiyor ama senin sağ elin yok gibi düşün. İşte depresyonun hissettirdiği çaresizlik, o halden kurtulmanın imkansız gelmesi falan bu derecedeydi. O yüzden elhamdulillah Allah fırsat verirse bunlar çok küçük meseleler.

"Eğer Allah size yardım ederse, artık size galip gelecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa, O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler. (3/160)
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst