SON
Sonuna Kadar Okumanızı Şiddetle Tavsiye Ederim...
Günlüğün son yazısına hoş geldiniz. Az önce düşünürken size bu yazıyı nasıl etkileyici bir şekilde yazacağımı düşünüyordum, şimdi kafamın estiği gibi yazmaya karar verdim.
Bu günlüğü artık burada noktalıyorum; çünkü artık belli şeyleri geçip belli şeyleri yaşadım. Artık çaylak falan olduğumu düşünmüyorum, Zerdüşt olduğumu da düşünmüyorum. Kendime ait bir karakterim ve yaşanmışlıklarım var. Hayat bir nehir gibi akıştır ama bizler, nehirde boğulmamaya çalışırken boğulan bir nesiliz.
Kendim için hayatın amacını sorguluyorum ama zaten kendimi akışa bıraksam, nehirde ters yöne yüzmeye çalışmazsam eninde sonunda o nehrin nereye döküleceğini öğreneceğimi fark ettim. Eskiden, hatta şimdiye kadar diyelim, çoğunlukla anda olmadım; anın keyfini çıkarmadım. Yemek yerken o an sadece yemeğin tadını çıkarmayı düşünmedim. Gelecek ile geçmişte yaşarken, şimdi de kaybolduğumu fark ettim. Hep bir nirvana döngüsünde sürüklenip geldim nehirde ama sürüklenmeyebileceğimi de fark ettim.
Özgür irade tabii ki var ama yine de her şey olacağına varır. Mantıklı düşününce Pale Blue Dot belgeselinde olduğu gibi bir atom parçası kadar bir şeyiz aslında. Varacağımız nokta (mutlak ölüm) bir o kadar da yakın aslında. Şimdiye kadar bu internet çağında size bilmediğiniz hiçbir şey söylemedim ama hissetmediğiniz birçok şey söyledim.
Sizler yollar ararken ya da yollar oluşturmaya çalışırken aslında zaten iyi kötü bir yolda olduğunuzu unutuyorsunuz. Zaman geçiyor diye endişe ederken şunu fark etmeniz lazım: artık zaman sadece bir kavram. Ne gelecekte ya da geçmişte yoktunuz, sadece şu an varsınız. İşte o varlığınızın tadını çıkarın. Kendinizi mükemmeliyetçi fikirlerinizle zihninize hapsedip kendi asıl benliğinizden kaçmayın.
Bu söyleşiyi sabaha kadar uzatabilirim çünkü bunları kimseyle konuşmuyorum. Gülüp geçilip alaya alınan şeyler bunlar ortamlarda. İnsanlar bu kadar gerçeklikle karşı karşıya kalmayı hazmedebilecek bir varlık olmadı daha. Neticede biz, basit bir üreme, beslenme, hayatta kalma güdüsü olan basit bir primatız.
Sağlıcakla kalın. Aynı zamanda carpe diem!
(Carpe diem sadece hedonistlik zevklerin içinde boğulmak değil, şuan burada olmayı göze almaktır.)