Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Doğru Neverfap

jazher

Yeni Fapstronot
Katılım
15 Tem 2024
Mesajlar
11
Tepki puanı
18
Puanları
4
Varsayılan Algoritma

Aklınıza cinsel düşünceler geldi, tamam. Bu düşünceler dopamin patlaması yarattı. Siz bu düşüncelere odaklanmaya devam ettiniz. Odaklandıkça erekte oldunuz. Penis hassaslaştı. Penis bölgesine dokundukça haz patlamaları yaşadınız.

En sonunda frontal lob gittikçe zayıfladı ve kendinizi fap yaparken buldunuz. Artan prolaktin yüzünden ve frontalin bu başarısızlığı yüzünden hazla karışık bir yetersizlik, pişman olma ve anlamsızlık hissi yaşıyorsunuz. Beyniniz bu davranış sonunda sizi kontrol etme konusunda biraz daha güçlendi.

Şimdi algoritmayı değiştirelim.

Aklınıza cinsel düşünceler geldi. Düşünceleri gözlemlediniz fakat odaklanmadınız, geçip gitmesine izin verdiniz. O düşüncenin sizde bir duygu uyandırmasına izin vermediniz, ona karşı kayıtsız kaldınız. Düşünce denizde yüzeye çıktı; tutunacak bir dal, bir şey aradı, bulamadı; en sonunda pes etti ve dibe doğru tekrar battı. 10-15 dakika içinde tamamen okyanusun derinliklerine doğru gitti.

Ayağa kalktınız; bu düşüncenin yaşadığınız bir stres ve sıkılma yüzünden zihnin derinliklerinden yükseldiğini algıladınız. Elinizi yüzünüzü yıkadınız. Bulunduğunuz ortamı değiştirdiniz. Dışarı çıktınız, temiz hava aldınız, biraz meditasyon yaptınız. Ödül sistemi gittikçe kendine geldi. Şimdi odaklanmanız gereken işe ve aynı ortama geri dönebilirsiniz.

Artık beyniniz sizi kontrol etmekte daha da zorlanır hâle geldi.

Olay fap yapıp yapmamanız değil, o kısa süreli bir şey. Aslında beyinde bu düşünce döngülerini kontrol edebildikçe özgürleşeceksiniz. (Kontrol burada yanlış kelime. Kontrol yerine "gözlemlemek" diyelim.)

İşte beyninizin ödül sistemini bu soyut olarak odaklandığınız şeyler bozuyor. Pornografi, bilgisayar oyunları gibi sanal dürtü araçları bozuyor. Beyni "savaş ya da kaç" moduna sokuyor ve kendi hayatınızı yönetemez hâle geliyorsunuz.

Beyin dümeni devralıyor ve hayatta kalmanız için sizi anlamsız ve çirkin davranışlara yönlendiriyor. (Özet cümle)

Asıl düşman Stres

Her şeyin sebebi stresi yönetememeniz, olay dopamin reseptörü falan da değil. 90 günlük nofap başarısı hayatınızı kurtarmayacak. Ama ne zaman düşüncelerin esiri olmamayı öğreneceksiniz, işte o zaman her şey değişecek.

90 güne kadar kendini sıka sıka gelebilen arkadaşlar ilk günden bir metre uzağa gitmemiş oluyor. 91. günde dahi güçlü dürtüler yaşıyorlar.

Ama dopamin sistemini, stresini yönetmeyi öğrenmiş; vücudunun stresini görmezden gelmek yerine onu mastürbasyon yapmadan, sigara, alkol içmeden rahatlatmayı öğrenmiş kişiler... Meditasyonla düşünce bağımlılığından kurtulabilmiş kişiler... 90. güne dürtü veya kriz gibi şeyler yaşamadan gelebilirler. Ama dediğim gibi, böyle biri olmak bir günde değil, yıllar süren bir beyinsel kimyasal değişimin sonucu olabilir.

Berbat bir beyin kimyasında olan birisi 90 gün elini bağlasa ve fap yapmasa beyni 7. gündeki kadar değişebilir.

Ama yıllarca bu konuda kendini ufak ufak denemiş, çabalamış birisi dün mastürbasyon bile yapmış olsa ertesi gün 1000. gündeymiş gibi farklı bir beyin kimyasında olacaktır. Beyindeki değişiklikler yıllar içinde oluyor, öyle 90 gün falan tamamen yalan.

"Ben artık değişiyorum." deyip her gün ufak ufak çabalar koymanız lazım. Sayaç tutmak tamamen anlamsız.

Bu süreçteki kilit ana fikir şu: Boşalıp boşalmamamın bir önemi yok. Önemli olan vücudumun dürtüler için bana gösterdiği çabayı görmezden gelebilecek ve odağını değiştirebilecek bir zihinsel değişime ulaşmam. Frontal lobumun tüm gün enerjisini dürtüleri bastırmakla tüketmemesi. Ve günün sonunda hedef koyup hedeflerini başarabilen bir hedef ve başarı insanı hâline gelmem.

Hayatta daha başarılı ve disiplinli olup kendimi, özellikle de kendime kanıtlamam ve artan özgüvenimle kendimin ve çevremdekilerin hayat kalitesini artırmam.

Güncelleme:
Ariyeten şunu eklemek istiyorum: Gittikçe güçlenmiş, kaslanmış ve bir ejderha hâline gelmiş bir dürtüyü inatla bastırmaya devam etmek sizi takıntı hastası hâline getirecektir.
Yapın gitsin, daha iyi. Bu sefer tam tersi, yapmadığınız için yapmanızdan daha büyük zarar görmeye başlayacaksınız. Frontal lob o dürtüyü bastırmak ve gizlemek için mental enerjinin büyük bir kısmını harcıyor olacak siz fark etmeden.


Önemli olan o dürtünün hiç oluşamamasını sağlamak( Tetikleyicilerden uzak durmak )
ya da oluşmasına zemin vermemek. O dürtüyü görmezden gelmek. Hemen başka bir şeye odaklanmak. Amigdalayı gerçek hayata odaklamak.

Amigdala dış dünyada bir tehlike, stres sezinlediği zaman içsel düşünceleri görmezden gelmeye başlar. Bu düşünceler tırmanmaya başladığı zaman araç kullanmak, spor yapmak, biraz daha adrenalinli, gerilimli şeylere odaklanmak... Dağcılık, dalış, tırmanış, gibi böyle ekstrem sporlara odaklanmak düşünceleri ve dürtüleri bıçak gibi kesecektir. Bastırmanıza gerek kalmayacak.

Sonuç

Mastürbasyon bana göre anormal bir davranıştır. Bilincinizle beyninizi kandırıyorsunuz; karşınızda bir partner varmış gibi hayaller kuruyorsunuz. Beyin gerçekle sanalı ayırt etmekte çok zorlanır, hatta edemez. Pornografiye çok güçlü tepki verir.

Vücut gerçek bir partnerle ilişki yaşamış gibi büyük bir efor sarf ediyor. Bu davranış sağlıklı ve doğal değil. Ödül sisteminizi sahte olan şeylere göre eğitiyorsunuz. Bir kadını elde etme, onun için çabalama dürtünüzü çöpe atıyorsunuz.

Penisinizi elde boşalmaya göre eğitiyorsunuz; kadın vajinası gördüğü zaman ise boşlukta gidip geliyormuş gibi hissetmeye başlıyor.

Çocuk yapmayacaksanız cinsellik yaşamanızı da önermem. Çünkü bütün bu emeğin, her şeyin yegâne çıktısı ve sonucu çocuktur.

Dopamine göre değil, sonuçlara ve hayatınıza etkisine göre hareket etmelisiniz. Beyin bir anda uyuşturucu kullanmanızı da size önerebilir ama ertesi gün aşırı dozdan ölebilirsiniz de. O yüzden beynimiz maalesef ki oldukça ilkel algoritmalara sahip. Bilinç ise tüm vücudu ve büyük resmi aynı anda görebilen bir şey; beyinden daha üstün. O yüzden beynimizi değil, bilincimizi izlemeyi öğrenmemiz gerekiyor.


Stressiz ve hedeflerinize odaklanabildiğiniz günler dilerim. :)
 
Son düzenleme:

zombie10

Yeni Fapstronot
Katılım
3 Şub 2021
Mesajlar
15
Tepki puanı
23
Puanları
4
Yazı için teşekkürler, olaya farklı bir boyut kazandırmışsın. İznin olursa ben de birşeyler eklemek isterim. Aslında ortada ne düşman ne de başka birşey var. Sadece bozulmuş ve tamir edilmesi gereken sistem var.

Beyninize kızmayın o sadece işini yapar ve her zaman bireyin iyiliğini düşünür. Ama dışarıdan sabote edilirse bu muhteşem makine, terminatöre dönüşebilir. Bu yüzdendir ki en büyük savaş bilinç savaşıdır.

Durumu daha iyi anlayabilmek için beynimizi ve ilkel dürtülerimizi, ödül mekanizmasının işleyişini hatta binlerce yıl öncesine gidip homosapiensi anlamamız gerekiyor. Beyin aynı beyin çünkü, hala o zamanda yaşadığını sanıyor. Gelişen teknolojiyi yakalayamadı.

Beyin için dopamin demek kaynak demek yani hayatta kalmak demek. Çok komik değilmi aslında 2 temel şeyi yapmaya çalışıyor, hayatta kal ve neslini devam ettir. Biyolojinin olmazsa olmaz kutsallarıdır bunlar.

Dopaminin ne ile ilişkilendirdiğini umursamaz, sadece şiddetine bakıp kaynağın bolluğuna odaklanır.

Hiç sordunuz mu kendinize, yapay şeyleri bir kenara bıraktığımızda dopamin hangi davranışlarda salgılanır. Özetlersek temel ihtiyaçları yani bizi hayatta tutan şeyleri yaptığımızda ve buna bağlı yan davranışlarda.

Yeni bir bilgi dopamin üretir, çünkü sapiensin dünyasında bilgi hayat kurtarırdı, su kaynağı nerede, mağraya giden güvenli yol neredeydi. Beni yiyecek olan aslan en son nerede taşşağını yalıyordu gibi gibi..

Bu mevzudan kitap çıkar konuyu bize getireceğim o yüzden. Üreme çok kutsal arkadaşlar, beyin temel ihtiyaçları karşılayıp götü sağlama aldığında, düşündüğü yegane şey bu. Sosyal bağlar ve üreme partneri. Beynimiz böyle entegre edilmiş, konu cinsellik olunca dopamin yoğun salgılanıyor. Hafife almayın bu ejderhaya binmek gibi, Aşk cinayetleri, kıskançlık, pornografi bağımlılığı bunu doğrular nitelikte.

İş pornografiye gelince işler bayağı karışıyor işte, ilk izlediğin zamanları hatırlamanı istiyorum. Şeytani bir zevkk, yok böyle bir şeyyy..

Ergenlikle beraber cinsel dürtüler gelişmeye başlıyor, artık beynin cinsel uyaranlara tepki veriyor. Normal şartlarda karşına bir partner çıkar beynin onu normal bir şekilde işlemeye ona ulaşmaya çalışır.

Ama sen bir x sitesine girdiğinde o da neee. Üremek için potansyel yüzlerce hatunnnn, makine o kadar hızlı çalışır ki iflas eder, çıkamazsında sonsuz bir partner sayısı, coolidge etkisi çıkmanı engeller. Ve bu kaynağı güçlü.bir şekilde işaretler, çünkü fazla emek harcamadan yüzlerce kaynağa ulaştı, üremeyi resmen tescilledi. Bilinçaltımız hayal ile gerçeği ayırt edemez ya da video kaydını, sonuçta uyaran var diye gerçek tepki verir.

Asıl can alıcı nokta, her bir ödüllendirici davranış yanında ne eksik ne fazla, o ödül şiddeti kadar yoksunluğuyla gelir. Bu sistem ödüle gitmemizde düzenli istikrar sağlar ve avcı toplayıcı döneminde hayatta kalmamızın nedenidir. Sonuçta yemeği sadece bugün yememiz yetmez, devamlı yememiz lazım. Kaynakları devamlı tüketmemiz lazım.

Chasser efeccte bu dur işte. Sen porno seansı yaparken yani dopamin zirvelerine çıkarken, tüketimin hemen sonunda beyin aynı şekilde ters eğri çizer. O davranışı bir daha yapman için, senin ne yaptığını bilmiyor ki, sadece dopaminin şiddetini ve ona götüren parçaları biliyor.

Sonuç olarak kullanmayınca neden rezalet duruma düşüp relapse oluyoruz biliyor musunuz. Yoğun dopamin bombardımanına adapte olan beynimiz bu duruma tölerans geliştirdi. Zaten yogun dopamin var o zaman bol kaynak var dedi ve aşırı tüketimde ölüm demek olduğunda fren sistemlerini devreye soktu.

Artık günlük hayatında dopamin miktarları porno ile yarışamayacağından dolayı, beynin anormal durum olduğunu düşünüyor. Çünkü beyne giren dopamin miktarı beklenenden az, o zaman ortada sorun var ve sorun varken rahatlayamayız, o yüzden serotonin seviyesini düşürmem lazım dedi. Ve artık tatminsiz, huzursuz bir insan oldun.

Bu da yetmezmiş gibi seni bol kaynağa tüketmeye zorlayacak, seni sıkacak, depresyona sokacak, öfkelendirecek üzecek, dreaminglerle ya da tetikleyiciler ile teşvik edecek. Bazı kişilerin bu yüzden sürekli akıllarına porno geliyor ya da rüyalarında sürekli relapse görüyorlar.

Bu durumun farkında olup beynimizi doğal yollarla, doğrusunu göstermemiz lazım. Ortada düşman yok sadece tamir edilmesi gereken sistem var.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst