Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

İntihar Vs Terapi

Lazrail

Emektar Üye
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
213
Tepki puanı
265
Puanları
160
Sırf başlıktan dolayı dahi bu konu onaylanmayabilir. Ama yazmak ve sesimi duyurmak dertleşmek istiyorum. Yazıya başlamadan önce şunu söylemek isterim ki bu forumda genelde moral bozacak ve aklı başında olmayan insanların açtığı konular oluyor ve o da bu konulardan biri. Eğer forumun sizi negatif etkilememesi için bazı konuları atlıyor ve birisine yardım etmek istemiyorsanız bu konuyu asla ama asla okuyup da kendi moralinizi bozmayın.

Şimdi nasıl başlasam? Bazı duygularım ve düşüncelerim sürekli bir döngü içerisinde tekrara düşüyor. Eskiden çok daha yoğun bir şekilde negatif düşünürdüm. Şu anda ise sıradan insanın yaşayacağı şeyler demek istiyorum. Ama bu durum benim canımı çok sıkıyor. Yav arkadaş ben çok zor bir hayat yaşamadım ki. Dünya savaşı görmedim. Suçluların mahallesinde büyümedim. Psikolojik açıdan bir probleme sebep olabilecek bir hayat yaşamadım. Tamam, felsefeye olan ilgim yüzünden nihilizmden haberdar ve buna biraz yatkınım. Ama bu da insanın psikolojisini bozmaz ki. Tamam bazı şeyleri kaldırması zor olabilir. Ergenliğim biraz zorlu geçmiş olabilir. Zorbalanmış olabilirim. Yine de bu kadar çok depresif hissedecek ne var? Bu kadar çok öfke duyacak ne var? Bu kadar çok intihar etmeyi arzulayacak ne var? Bazen bana düzelmişim ve varsa depresyon hastalığımdan kurtulmuşum gibi geliyor. Ama aradan bir kaç hafta geçmeye dursun yine bir şeyler anlamsız, değersiz, içi bomboş, renksiz, yapay, soyutlanmış geliyor ve diyorum ki daha fazla devam ettirmeye gerek yok. Ben düzelmiyorum. Yapacak bir şey yok. O zaman daha fazla katlanmayıp bunu sonlandırmalıyım. Bu durumun bir de döngü halinde sürekli tekrar ettiğini düşünün. Yani benim kötü hissetmekle ilgili bir problemim yok. Ama genel ruh halim böyle olunca ve çok az zamanlarda iyi hissedince bunun normal bir şey olmadığını düşünüyorum. Bunu paylaştığım için çok üzgünüm ama bazı zamanlar intihar etmek benim için iyi bir hayali kurgulamak gibiydi. İntiharımı planladım, not yazdım ve o gün o saatte otobüs olsaydı belki de burada değildim. Tamam intihar edecektim ama başarısız olursam param bana lazım olacaktı değil mi? O yüzden taksi tutmak pahalı geldi :) Bunun üzerine dedim ki böyle olmak zorunda değil. Yardım almam gerekiyor. Bir erkeğin yardım istemesi utanılacak ya da hor görülecek bir şey değil. Bazı şeyleri çözemeyebiliriz. Bu problemler bizi porno bağımlısı yapabilir. Bu problemler kendimizden nefret etmemize neden olabilir. Yine de terapi almaya karşı dirençliydim ve yaklaşık bir yıl kadar sonrasına bunu ötelemek istedim. Ama dijital detoks sürecimde dahi pornoya ulaşmaya çalışan beynimi ve dijital aletleri kullanmaya dönünce geri gelen porno bağımlığımı fark edince dedim ki hakikaten bir problem var. Acilen yardım almam lazım. Çünkü terapi alacak ekonomik duruma gelmeyi beklersem bu kötü halimle zaten çalışmalarım boşa gidecek, belki de çalışamayacağım ve ekonomik olarak iyi bir yere gelemeyeceğim. Yani terapi şu an olduğu gibi lüks kalmaya devam edecek. Yine de içimden bir ses beni rahat bırakmıyor. Boşuna çabalama, hiç bir şeyin düzeleceği yok. Sen düzelemeyeceksin, boşuna iyi günlerin hayalini kurma. Senden bir *ok olmaz. İntiharını planla, gerçekleştir, bu acıya ve mücadeleye bir son ver. Çünkü zaten çabalamanın bir anlamı yok. İşte bu gelgitlerin içerisinde sizlere sorum şu: İntihar edip bir şeyleri sonlandırmalıyım? (Ailem, ölümden sonrası, yaşamaya devam etseydim olabilecek ihtimaller vs vs hiçbiri inanın ki umurumda değil.) Yoksa en yakın zamanda terapi alarak bu halimi ve porno bağımlığımı düzeltmeli miyim? :) Forumdan banlayacaklar beni ha. Böyle soru mu olur? Bunu sormadım farz edin. Terapiye acilen başlamalı mıyım? Yoksa biraz daha erteleyebilir miyim? Terapi almaya niyetliyim. Bu sefer de param yetmiyor. Önümüzdeki ay ancak para ayırabilirim ve ben çalışıyor olduğum için ailemden maddi destek almayı düşünmüyorum. Yardım istesem verirler. Borç vs alır bir dahaki ay öderim. Ama hiç isteyesim yok. Bunun sebebi de halen daha değişmeye ve düzelmeye karşı olan direncim olabilir. Nedenini bilmediğim bir şekilde terapi almaya karşı bir direncim var. Bu ilk başta bir yıl sonrasına ötelemekti kıra kıra bu noktaya kadar geldi. Tüm bunların üzerine şöyle bir ikilem de var. Porno bağımlılığımdan dolayı mı rahatsızım? Yoksa rahatsız olduğum için mi porno bağımlısıyım :) Bu yüzden terapiye gitmeden önce de şu soruyu sormak gerek: Psikolojik bir rahatsızlığımın olup olmadığını mı öğreneceğim ve onu çözeceğim yoksa porno bağımlılığımı çözmek için mi gideceğim. Gerçi porno bağımlılığımı çözmeye çalışırken büyük ihtimalle bunun sebebinin ya bir rahatsızlığıma dayandığının ya da bir kaç ufak detayın yanlış olmasına bağlanacağını düşünüyorum. Son olarak son zamanlardaki ruh halim gene olarak iyi. Bir problem yok gibi gözüküyor. Yani bahsettiğim negatif düşünce ve duygu durumlar bir iki hafta öncesine kadar dayanıyor. İşin garip tarafı neye göre tekrarladığını da çözemedim hala. Her neyse siz ne düşünüyorsunuz? Sizce ne yapmalıyım? Bu düşüncelerimi paylaştığım için kendimi çıplak hissediyorum. Çünkü bu yazı çok mahrem bir şey oldu.
 
Son düzenleme:

Black Rose

Admin
Forum Yöneticisi
Katılım
5 Kas 2020
Mesajlar
1,252
Tepki puanı
3,363
Puanları
180
Öncelikle; Sen depresyonda falan degilsin Lazkopat. Seni taniyorum biliyorsun. Zor günler vs. falan geçirmiş olabilirsin bu hepimize oluyor ama depresyonda değilsin emin ol. Kaçmak istiyorsun sadece, bircoğumuz gibi... Kimimizi dini inancımız durduruyor kimimizi ise başka şeyler ailemiz veya umutları durduruyor. Kendinle çelişmissin zaten ruh halim iyi diyorsun. Bu yazı biraz abartarak iç dökme olmuş, ben de yapıyorum bazen. Yine ek olarak Depresyonda olsan bu yazıyı yazmaya tenezzül etmezdin bile. Forumdaki son zamanlardaki aktifliğin de olmazdı. Yani bu fikrinden çık.

Çok az zamanlarda iyi hissetmenin nedeni şunlar olabilir.
Kafanda seni sürekli meşgul eden birseyler vardir misal: Gelecek kaygısı. "Ne olacak bu halim? *ok gibi hayat" vs. falan demek gibi. Maddi ya da manevi eksiklikler, dünyadaki adaletsizlikleri yedirememek gibi...
Ya da etrafındaki vizyonsuz, farkındalığı cok düşük olan insanların yanında senin onların tam tersi olman gibi.

İnan hiçbirimiz sürekli iyi değiliz. Ben de yediremiyorum birçok seyi. Şuan ne saçma işlerle uğraşmak zorundayım, uğraşıyorum bi bilsen. a** hayatı diyorsun ama diyince de birsey değişmiyor. Senden farkım şu ki ben nihilist değilim. Benim için dünya bi imtihan.

Terapi almaya başla bir an önce derim, kıy parana ne olcak. Ya da bu kadar düşüneceğine devlette randevu alsaydın şimdiye birkac seansına gitmistin bile belki de. Bu dusunce yapının nedeni pornografi bağımlılığın değil. O sadece bunu bi tık arttırabilir bak ama sadece bi tık.
 

sigmaburda821

Ay Yolcusu
Katılım
13 Ocak 2026
Mesajlar
54
Tepki puanı
54
Puanları
21
Dini inancın ne bilmiyorum ama benim inancıma göre ölünce herşey bitmeyecek devamı var yani o yüzden intihar edeyim kurtulayım diye düşünmedim hiç bence kendine büyük bir hedef bir amaç bul onun için çabala böylece hayatına anlam katarsın yuvarlanıp gitmektense o amaç için hayatına devam et en azından mesela benim hayat amacım insanları iyiye güzele yönlendirmek ve toplumun daha iyi hale gelmesi için çabalamak herkesin derdi var benim mesela ailemle aram çok da iyi değil psikolojik rahatsızlığım OKB var ilaç kullanıyorum sosyal fobide var ama onu saymıyorum arkadaşım yok sevgilim yok hiç olmadı param yok akademik başarım iyi değil sınava tekrar giricem okulda sevilmeyen biriyim okul dışı ortamım yok zaten en son ne zaman dışarıda gezmeye çıktım hatırlamıyorum bütün gün evde telefonla vakit geçiriyorum bazen kitap okuyorum ama yaşamaya devam ediyorum çünkü beni Allah yarattı ve dünyaya gönderdi ve intiharı haram kıldı o zaman yaşayacağım öyle yada böyle benden daha büyük sorunları olan yokmu tabiki var ama herkesin kendine göre derdi var yani bunun anlatmak istedim
 
Son düzenleme:

Lazrail

Emektar Üye
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
213
Tepki puanı
265
Puanları
160
Terapi almaya başla bir an önce derim, kıy parana ne olcak. Ya da bu kadar düşüneceğine devlette randevu alsaydın şimdiye birkac seansına gitmistin bile belki de. Bu dusunce yapının nedeni pornografi bağımlılığın değil. O sadece bunu bi tık arttırabilir bak ama sadece bi tık.
Devlette bakırköye gidip gelmiştim zaten daha öncesinde. İlaç kullandığım dönemi anlatmış mıydım? Hatırlamıyorum. Ama orada da görüşme süresi 15 dk. Hem porno bağımlılığı üzerine çalışan bir terapisti devlette nasıl bulabilirim ki? Bu da önemli benim için. Depresyon konusunda da onun dereceleri var hocam. İlaç raporumda doktor orta dereceli depresif nöbet yazmıştı. Gerçekten hasta mıyım? Orasını bilemiyorum işte. Böyle hissedilir derecede bir rahatsızlık değil. Ama bir sıkıntı olduğuna eminim. Çünkü aklı başında olan birisi intiharını detaylıca planlayıp, not yazıp intihar etmek için akşam vakti etrafındakilere yalan söyleyerek evinden çıkmaz.
Kimimizi dini inancımız durduruyor kimimizi ise başka şeyler ailemiz veya umutları durduruyor.
Beni hiçbir şey durduramıyordu. Ramak kalmıştı.
Kendinle çelişmissin zaten ruh halim iyi diyorsun.
Son zamanlarda iyi ve döngü başa dönünce yine kötü olacağım.
Bu yazı biraz abartarak iç dökme olmuş, ben de yapıyorum bazen. Yine ek olarak Depresyonda olsan bu yazıyı yazmaya tenezzül etmezdin bile. Forumdaki son zamanlardaki aktifliğin de olmazdı. Yani bu fikrinden çık.
Belki de istediğim şekilde anlatamadım. Yazmaya tenezzül etmezdim belki evet. Ama o kadar şiddetli bir hastalığım yok. Olsaydı evet forumda dolaşmaz ve yazmaz hatta işe de gidemezdim.
Şuan ne saçma işlerle uğraşmak zorundayım, uğraşıyorum bi bilsen. a** hayatı diyorsun ama diyince de birsey değişmiyor.
Umarım bu süreci en kısa zamanda atlatırsın.
Bu dusunce yapının nedeni pornografi bağımlılığın değil. O sadece bunu bi tık arttırabilir bak ama sadece bi tık.
Evet düşünce yapısı ile alakası yok. Ama eski zamanları hatırlıyorum da neverfap e olan takıntım bu olumsuz düşüncelerimi daha da çok kamçılıyordu. Şu an değersizlik hissiyatı ile alakalı. Yani dediğin gibi bir tık sayılabilir. Yok ya yine de işleri zorlaştırdığı için porno bağımlılığı da bir şeylere neden oluyordur diyeceğim.

Son olarak depresyon olmak zoruna değil ya da yanlış anlattım belki de. Ama bu psikolojik sorunun depresyon olabileceğini tahmin ediyorum. Bilmiyorum belki başka bir adı vardır. Yani bir sıkıntı olduğuna eminim ama ne olduğunu bilmiyorum. Ha bir de bu yazıyı yazarken sıkıntılı olduğuma kanaat getirip forumdan banlanabilirim diye düşünüyordum. Neden dersen daha önce yaptıklarımı biliyorsun. Bu yazı da uzaklaştırılmam için bahane olabilir diye düşündüm nedense. Banlamadığın ve insanların yardım etmesine izin verdiğin için sağol.
 

Lazrail

Emektar Üye
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
213
Tepki puanı
265
Puanları
160
Dini inancın ne bilmiyorum ama benim inancıma göre ölünce herşey bitmeyecek devamı var yani o yüzden intihar edeyim kurtulayım diye düşünmedim hiç bence kendine büyük bir hedef bir amaç bul onun için çabala böylece hayatına anlam katarsın yuvarlanıp gitmektense o amaç için hayatına devam et en azından mesela benim hayat amacım insanları iyiye güzele yönlendirmek ve toplumun daha iyi hale gelmesi için çabalamak herkesin derdi var benim mesela ailemle aram çok da iyi değil psikolojik rahatsızlığım OKB var ilaç kullanıyorum sosyal fobide var ama onu saymıyorum arkadaşım yok sevgilim yok hiç olmadı param yok akademik başarım iyi değil sınava tekrar giricem okulda sevilmeyen biriyim okul dışı ortamım yok zaten en son ne zaman dışarıda gezmeye çıktım hatırlamıyorum bütün gün evde telefonla vakit geçiriyorum bazen kitap okuyorum ama yaşamaya devam ediyorum çünkü beni Allah yarattı ve dünyaya gönderdi ve intiharı haram kıldı o zaman yaşayacağım öyle yada böyle benden daha büyük sorunları olan yokmu tabiki var ama herkesin kendine göre derdi var yani bunun anlatmak istedim
Allah kolaylık versin kardeşim. Okb için bir şey diyemem. Ama ergenlik geçici bir şey haberin olsun :) Geçmiş olsun.
 

sigmaburda821

Ay Yolcusu
Katılım
13 Ocak 2026
Mesajlar
54
Tepki puanı
54
Puanları
21
Birde ergenliğin bitmesine de az kaldı zaten bir rüya bitiyor bir film sona eriyor dkkdkdlskskd
 

honchoshoden

Yeni Üye
Katılım
9 Ocak 2026
Mesajlar
9
Tepki puanı
11
Puanları
3
Sırf başlıktan dolayı dahi bu konu onaylanmayabilir. Ama yazmak ve sesimi duyurmak dertleşmek istiyorum. Yazıya başlamadan önce şunu söylemek isterim ki bu forumda genelde moral bozacak ve aklı başında olmayan insanların açtığı konular oluyor ve o da bu konulardan biri. Eğer forumun sizi negatif etkilememesi için bazı konuları atlıyor ve birisine yardım etmek istemiyorsanız bu konuyu asla ama asla okuyup da kendi moralinizi bozmayın.

Şimdi nasıl başlasam? Bazı duygularım ve düşüncelerim sürekli bir döngü içerisinde tekrara düşüyor. Eskiden çok daha yoğun bir şekilde negatif düşünürdüm. Şu anda ise sıradan insanın yaşayacağı şeyler demek istiyorum. Ama bu durum benim canımı çok sıkıyor. Yav arkadaş ben çok zor bir hayat yaşamadım ki. Dünya savaşı görmedim. Suçluların mahallesinde büyümedim. Psikolojik açıdan bir probleme sebep olabilecek bir hayat yaşamadım. Tamam, felsefeye olan ilgim yüzünden nihilizmden haberdar ve buna biraz yatkınım. Ama bu da insanın psikolojisini bozmaz ki. Tamam bazı şeyleri kaldırması zor olabilir. Ergenliğim biraz zorlu geçmiş olabilir. Zorbalanmış olabilirim. Yine de bu kadar çok depresif hissedecek ne var? Bu kadar çok öfke duyacak ne var? Bu kadar çok intihar etmeyi arzulayacak ne var? Bazen bana düzelmişim ve varsa depresyon hastalığımdan kurtulmuşum gibi geliyor. Ama aradan bir kaç hafta geçmeye dursun yine bir şeyler anlamsız, değersiz, içi bomboş, renksiz, yapay, soyutlanmış geliyor ve diyorum ki daha fazla devam ettirmeye gerek yok. Ben düzelmiyorum. Yapacak bir şey yok. O zaman daha fazla katlanmayıp bunu sonlandırmalıyım. Bu durumun bir de döngü halinde sürekli tekrar ettiğini düşünün. Yani benim kötü hissetmekle ilgili bir problemim yok. Ama genel ruh halim böyle olunca ve çok az zamanlarda iyi hissedince bunun normal bir şey olmadığını düşünüyorum. Bunu paylaştığım için çok üzgünüm ama bazı zamanlar intihar etmek benim için iyi bir hayali kurgulamak gibiydi. İntiharımı planladım, not yazdım ve o gün o saatte otobüs olsaydı belki de burada değildim. Tamam intihar edecektim ama başarısız olursam param bana lazım olacaktı değil mi? O yüzden taksi tutmak pahalı geldi :) Bunun üzerine dedim ki böyle olmak zorunda değil. Yardım almam gerekiyor. Bir erkeğin yardım istemesi utanılacak ya da hor görülecek bir şey değil. Bazı şeyleri çözemeyebiliriz. Bu problemler bizi porno bağımlısı yapabilir. Bu problemler kendimizden nefret etmemize neden olabilir. Yine de terapi almaya karşı dirençliydim ve yaklaşık bir yıl kadar sonrasına bunu ötelemek istedim. Ama dijital detoks sürecimde dahi pornoya ulaşmaya çalışan beynimi ve dijital aletleri kullanmaya dönünce geri gelen porno bağımlığımı fark edince dedim ki hakikaten bir problem var. Acilen yardım almam lazım. Çünkü terapi alacak ekonomik duruma gelmeyi beklersem bu kötü halimle zaten çalışmalarım boşa gidecek, belki de çalışamayacağım ve ekonomik olarak iyi bir yere gelemeyeceğim. Yani terapi şu an olduğu gibi lüks kalmaya devam edecek. Yine de içimden bir ses beni rahat bırakmıyor. Boşuna çabalama, hiç bir şeyin düzeleceği yok. Sen düzelemeyeceksin, boşuna iyi günlerin hayalini kurma. Senden bir *ok olmaz. İntiharını planla, gerçekleştir, bu acıya ve mücadeleye bir son ver. Çünkü zaten çabalamanın bir anlamı yok. İşte bu gelgitlerin içerisinde sizlere sorum şu: İntihar edip bir şeyleri sonlandırmalıyım? (Ailem, ölümden sonrası, yaşamaya devam etseydim olabilecek ihtimaller vs vs hiçbiri inanın ki umurumda değil.) Yoksa en yakın zamanda terapi alarak bu halimi ve porno bağımlığımı düzeltmeli miyim? :) Forumdan banlayacaklar beni ha. Böyle soru mu olur? Bunu sormadım farz edin. Terapiye acilen başlamalı mıyım? Yoksa biraz daha erteleyebilir miyim? Terapi almaya niyetliyim. Bu sefer de param yetmiyor. Önümüzdeki ay ancak para ayırabilirim ve ben çalışıyor olduğum için ailemden maddi destek almayı düşünmüyorum. Yardım istesem verirler. Borç vs alır bir dahaki ay öderim. Ama hiç isteyesim yok. Bunun sebebi de halen daha değişmeye ve düzelmeye karşı olan direncim olabilir. Nedenini bilmediğim bir şekilde terapi almaya karşı bir direncim var. Bu ilk başta bir yıl sonrasına ötelemekti kıra kıra bu noktaya kadar geldi. Tüm bunların üzerine şöyle bir ikilem de var. Porno bağımlılığımdan dolayı mı rahatsızım? Yoksa rahatsız olduğum için mi porno bağımlısıyım :) Bu yüzden terapiye gitmeden önce de şu soruyu sormak gerek: Psikolojik bir rahatsızlığımın olup olmadığını mı öğreneceğim ve onu çözeceğim yoksa porno bağımlılığımı çözmek için mi gideceğim. Gerçi porno bağımlılığımı çözmeye çalışırken büyük ihtimalle bunun sebebinin ya bir rahatsızlığıma dayandığının ya da bir kaç ufak detayın yanlış olmasına bağlanacağını düşünüyorum. Son olarak son zamanlardaki ruh halim gene olarak iyi. Bir problem yok gibi gözüküyor. Yani bahsettiğim negatif düşünce ve duygu durumlar bir iki hafta öncesine kadar dayanıyor. İşin garip tarafı neye göre tekrarladığını da çözemedim hala. Her neyse siz ne düşünüyorsunuz? Sizce ne yapmalıyım? Bu düşüncelerimi paylaştığım için kendimi çıplak hissediyorum. Çünkü bu yazı çok mahrem bir şey oldu.
OKBmin zirve yaptığı dönemler hayat yaşanılmaz bir düzeydeydi. Gerçekten. Bir yandan bunun zorluğu, sıkıntısı diğer yandan da adaletsizlik hissi. Psikoloğuma şunu söylemiştim "Yaşıtlarımın en büyük derdi iyi bir üniversiteye gitmekken benim tek derdim gece rahatça uyuyabilmek." Hiçbir şeyin tadı yoktu. Sadece "normal" hissetmek istiyordum. O zamanlar beni ne ayakta tuttu bilmiyorum. Savaşmak hep yorucuydu ama başka bir yol da göremiyordum. Buna inanmasam da kendime bunun geçici olduğunu söylemiştim. Ve evet, geçti. Zor zamanlarda sıkıntı ne olursa olsun insan tünel bakışına giriyor sanırım. "Başka yol yok, geçmeyecek, intihar tek çözüm vs." Bunları düşünen kimseyi yargılayamam ama yaşıyoruz değil mi? Hala oyunun içindeyiz. Sonsuz ihtimaller denizinin içindeyiz. Bunlar fazla polyannacı gelebilir belki. Ama biz buradayız ve senin bir yere gitmeni istemiyoruz :) Umarım en kısa sürede yardım alırsın
 

kral6666

Yoda
Katılım
24 Ara 2022
Mesajlar
421
Tepki puanı
727
Puanları
160
Herkes hayatının bir döneminde intiharı düşünür yani bunun dini inanç, ırk veya dille alakası yoktur. Bu daha çok varolan durumu kabullenememek ve kaçmak istemekten olur. Bazıları intihar eder, bazıları teşebbüs ile kalır, bazıları da pasif bir intiharı seçer yani kendini öldürmeye cesareti olmadığından bunu maddesel ve davranışsal bağımlılıklarla uyuşturmaya çalışır.
Bir erkeğin yardım istemesi özellikle bizim toplumumuzda biraz daha zor gelebiliyor çünkü erkek güçlü olacak vs gibi durumlar çok dayatılıyor.
Senin durumunda ise yardım almak kaçınılmaz gibi yani biz ne kadar sana yardım etmek istesek bile gerçek nedeni bir uzman yani yardımcı eşliğinde sen bulup çıkarmalısın ve bir şeyi unutmuş gibisin dostum;
"Hayat zafer değil, mücadeledir."
Kendine dikkat et, yolun açık olsun. 👋
 

Mavişko

Ay Yolcusu
Katılım
6 Ocak 2026
Mesajlar
49
Tepki puanı
44
Puanları
21
Sırf başlıktan dolayı dahi bu konu onaylanmayabilir. Ama yazmak ve sesimi duyurmak dertleşmek istiyorum. Yazıya başlamadan önce şunu söylemek isterim ki bu forumda genelde moral bozacak ve aklı başında olmayan insanların açtığı konular oluyor ve o da bu konulardan biri. Eğer forumun sizi negatif etkilememesi için bazı konuları atlıyor ve birisine yardım etmek istemiyorsanız bu konuyu asla ama asla okuyup da kendi moralinizi bozmayın.

Şimdi nasıl başlasam? Bazı duygularım ve düşüncelerim sürekli bir döngü içerisinde tekrara düşüyor. Eskiden çok daha yoğun bir şekilde negatif düşünürdüm. Şu anda ise sıradan insanın yaşayacağı şeyler demek istiyorum. Ama bu durum benim canımı çok sıkıyor. Yav arkadaş ben çok zor bir hayat yaşamadım ki. Dünya savaşı görmedim. Suçluların mahallesinde büyümedim. Psikolojik açıdan bir probleme sebep olabilecek bir hayat yaşamadım. Tamam, felsefeye olan ilgim yüzünden nihilizmden haberdar ve buna biraz yatkınım. Ama bu da insanın psikolojisini bozmaz ki. Tamam bazı şeyleri kaldırması zor olabilir. Ergenliğim biraz zorlu geçmiş olabilir. Zorbalanmış olabilirim. Yine de bu kadar çok depresif hissedecek ne var? Bu kadar çok öfke duyacak ne var? Bu kadar çok intihar etmeyi arzulayacak ne var? Bazen bana düzelmişim ve varsa depresyon hastalığımdan kurtulmuşum gibi geliyor. Ama aradan bir kaç hafta geçmeye dursun yine bir şeyler anlamsız, değersiz, içi bomboş, renksiz, yapay, soyutlanmış geliyor ve diyorum ki daha fazla devam ettirmeye gerek yok. Ben düzelmiyorum. Yapacak bir şey yok. O zaman daha fazla katlanmayıp bunu sonlandırmalıyım. Bu durumun bir de döngü halinde sürekli tekrar ettiğini düşünün. Yani benim kötü hissetmekle ilgili bir problemim yok. Ama genel ruh halim böyle olunca ve çok az zamanlarda iyi hissedince bunun normal bir şey olmadığını düşünüyorum. Bunu paylaştığım için çok üzgünüm ama bazı zamanlar intihar etmek benim için iyi bir hayali kurgulamak gibiydi. İntiharımı planladım, not yazdım ve o gün o saatte otobüs olsaydı belki de burada değildim. Tamam intihar edecektim ama başarısız olursam param bana lazım olacaktı değil mi? O yüzden taksi tutmak pahalı geldi :) Bunun üzerine dedim ki böyle olmak zorunda değil. Yardım almam gerekiyor. Bir erkeğin yardım istemesi utanılacak ya da hor görülecek bir şey değil. Bazı şeyleri çözemeyebiliriz. Bu problemler bizi porno bağımlısı yapabilir. Bu problemler kendimizden nefret etmemize neden olabilir. Yine de terapi almaya karşı dirençliydim ve yaklaşık bir yıl kadar sonrasına bunu ötelemek istedim. Ama dijital detoks sürecimde dahi pornoya ulaşmaya çalışan beynimi ve dijital aletleri kullanmaya dönünce geri gelen porno bağımlığımı fark edince dedim ki hakikaten bir problem var. Acilen yardım almam lazım. Çünkü terapi alacak ekonomik duruma gelmeyi beklersem bu kötü halimle zaten çalışmalarım boşa gidecek, belki de çalışamayacağım ve ekonomik olarak iyi bir yere gelemeyeceğim. Yani terapi şu an olduğu gibi lüks kalmaya devam edecek. Yine de içimden bir ses beni rahat bırakmıyor. Boşuna çabalama, hiç bir şeyin düzeleceği yok. Sen düzelemeyeceksin, boşuna iyi günlerin hayalini kurma. Senden bir *ok olmaz. İntiharını planla, gerçekleştir, bu acıya ve mücadeleye bir son ver. Çünkü zaten çabalamanın bir anlamı yok. İşte bu gelgitlerin içerisinde sizlere sorum şu: İntihar edip bir şeyleri sonlandırmalıyım? (Ailem, ölümden sonrası, yaşamaya devam etseydim olabilecek ihtimaller vs vs hiçbiri inanın ki umurumda değil.) Yoksa en yakın zamanda terapi alarak bu halimi ve porno bağımlığımı düzeltmeli miyim? :) Forumdan banlayacaklar beni ha. Böyle soru mu olur? Bunu sormadım farz edin. Terapiye acilen başlamalı mıyım? Yoksa biraz daha erteleyebilir miyim? Terapi almaya niyetliyim. Bu sefer de param yetmiyor. Önümüzdeki ay ancak para ayırabilirim ve ben çalışıyor olduğum için ailemden maddi destek almayı düşünmüyorum. Yardım istesem verirler. Borç vs alır bir dahaki ay öderim. Ama hiç isteyesim yok. Bunun sebebi de halen daha değişmeye ve düzelmeye karşı olan direncim olabilir. Nedenini bilmediğim bir şekilde terapi almaya karşı bir direncim var. Bu ilk başta bir yıl sonrasına ötelemekti kıra kıra bu noktaya kadar geldi. Tüm bunların üzerine şöyle bir ikilem de var. Porno bağımlılığımdan dolayı mı rahatsızım? Yoksa rahatsız olduğum için mi porno bağımlısıyım :) Bu yüzden terapiye gitmeden önce de şu soruyu sormak gerek: Psikolojik bir rahatsızlığımın olup olmadığını mı öğreneceğim ve onu çözeceğim yoksa porno bağımlılığımı çözmek için mi gideceğim. Gerçi porno bağımlılığımı çözmeye çalışırken büyük ihtimalle bunun sebebinin ya bir rahatsızlığıma dayandığının ya da bir kaç ufak detayın yanlış olmasına bağlanacağını düşünüyorum. Son olarak son zamanlardaki ruh halim gene olarak iyi. Bir problem yok gibi gözüküyor. Yani bahsettiğim negatif düşünce ve duygu durumlar bir iki hafta öncesine kadar dayanıyor. İşin garip tarafı neye göre tekrarladığını da çözemedim hala. Her neyse siz ne düşünüyorsunuz? Sizce ne yapmalıyım? Bu düşüncelerimi paylaştığım için kendimi çıplak hissediyorum. Çünkü bu yazı çok mahrem bir şey oldu.
Şuan nedense bu yazıyı okuduğumda biraz kendimi gördüm. Ben pek iyi çocukluk geçirmedim. Ağır travmalarım vardır,hiç bahsetmediğim. Kimseyle pek konuşmadım,hiç arkadaşım yoktu neredeyse. Pek aile bağım da olmadı,sevemedim nedense. 7 de taşınınca bilmediğim bi şehre, bi de lgs var herkes benden bir şey bekliyor. Psikolojik olarak çöküşe girmiştim. Dini olarak sürekli araştırma yapıyordum,isyan ediyordum,gülmeyi unutmuştum,bıçaklar ile arkadaş olmuştum,hayat amacım yoktu,hiçbir şey beklemiyordum. Sebebini de pek bilmiyorum açıkçası ama iyi olmadığım kesindi. Sürekli kendime zarar veriyordum ve bundan zevk alıyordum. Bir gün dayanamadım ve tekken okulda cama çıktım. Ellerimi bıraktım. Bir ayağımı da bırakacaktım ki vazgeçtim. Sonrasını hatırlamıyorum bir buçuk senem çok silik. Antidepresanlar hayatımı mahvetti. Benden duygularımı,geleceğimi çaldı. İlaçları bıraktıktan sonra hayatı öğrendim. Aklımdaki sorulara cevap bulmuştum. Ağlayamıyordum eskiden,ilaçtan sonra duygularım geldi yoğun olarak. Bana lise birde yabani diyorlardı öyle düşünün. 10 da bir vakfın bünyesine eklemişti beni hocam. Hayatım değişti. Kimseyle konuşmayan,gülmeyen, asosyal ben gitmiş her hafta etkinlikten geziye koşan o vakıfa gidince yüzünde güller açan birine dönmüştüm. Haftanın stresini,b*" tan psikolojisi oraya gidip düzeltiyordum. Aklımda yine o intihar düşüncesi vardı evet ama yine de bastırdım, gerçekten psikolog maddi açıdan baya zorluyordu. Bu sene okuldaki yoğunluktan gidemedim etkinliklere ve daha da kötü oldum. Eskiden olduğu gibi (çok sık olmasa da) panik atak krizlerim oluyor. Dayanamıyorum,bunalıyorum. Ama bu sene namazlarımı düzene koymaya çalışıyorum mesela,o kadar iyi geliyor ki. Gerçekten çıkmazda olduğumda (sağolsun arkadaşlarım da teşvik ediyor) Rabbime anlatıyorum. Kaç kere secdede Allah'ım canımı al diye yalvardım bilinmez. Yine de vazgeçmedim çünkü bazen gerçekten akışına bırakmak gerekiyor. (Hani öyle diyorum da kendim yapıyorum sanki 😁) Bir zorluk mu yaşıyoruz,çözümü ölüm değil kesinlikle. Çözebileceğin bir şeyse çözmeye çalışırsın. Çözümü yoksa yapacak bir şey yok o zaman takmamalıyız. Bu haftalarda kalbim çok kötü ağrıyor,başım ağrıyor dönüyor,midem ayrı dert belim ayrı dert. Daha neler neler oldu mesela.. Ne için gitsem doktorlar tek bir şey söylüyor Stres. Yani elimizde olmayan şeyler için üzülmeyi dert etmeyi bırakmamız lazım. Tabi bu söylediklerim kendime de biraz🙂. Terapi konusunda sen bilirsin ama bence ilaç tedavisi berbat. Sadece zihnini uyuşturuyor. O düşünceler gitsin diyorsan daha da arttırıyor. Sen kendin düzeltmedikçe hiçbir ilaç hiçbir psikolog etki etmiyor. Bir kitap okumuştum,mutlaka oku bence. O kitaptaki şeyleri uygulasam daha erken sorunlarım çözülürdü. Tekrar okuyacağım yazın. Adı Mutluluk Tuzağı,Russ Harris'in. Bir de bu yazarın Gerçeğin Tokadı kitabını önerdi psikoloğum daha okumadım ona da bakabilirsin. İş sende bitiyor yani. Umarım faydalı olmuştur,yanlız değilsin bunu unutma. Uzun oldu kusura bakmayın
 
Son düzenleme:

Lazrail

Emektar Üye
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
213
Tepki puanı
265
Puanları
160
bıçaklar ile arkadaş olmuştum
Umarım yara izlerin görünür yerlerde değildir. Benim ki görünür yerde maalesef.
Terapi konusunda sen bilirsin ama bence ilaç tedavisi berbat. Sadece zihnini uyuşturuyor. O düşünceler gitsin diyorsan daha da arttırıyor. Sen kendin düzeltmedikçe hiçbir ilaç hiçbir psikolog etki etmiyor.
15 mg (doz sonradan bu kadar oldu) essitalopram kullanmıştım bir yıl ve hasta değilsem de beni hasta etti gibi geldi. O ilacı kullandığım dönemde beyin kimyam değişti diye mi yoksa halendaha hastayım diyemidir bilmiyorum. Fırsatını bulunca çok uyuyorum. Beynim dinlenmiyor bir türlü ki uyanayım. Şu an çalıştığımdan hafta içi erken kalkıyorum o yüzden de testini de yapamıyorum. Yoksa fırsatım olsa alarm kurmadan bir hafta boyunca kalksam çözücem normal mi değil mi? Neyse ilaç kullandığım dönem şimdiki halimden daha kötüydüm. 18 yaşımdan 20 yaşına kadar kullandım. İlaç tedavisi iki yıl sürdü yani. İki yıldır kullanmıyorum. Yani uykunun eski haline dönmesi için yeterli bir süre. Bilmiyorum ya. İlaca ilk başlayacağımda doktorun kendisi yoktu. Asistanı vardı. Sorular sordu. İlaç yazmaya karar verdi. Biz de kabul ettik. İyi mi ettik kötü mü ettik bilmiyorum. Tek bu durum pişmanlığım devlet hastanesine gitmek. Bence bir doktorla konuşup sorunun ne olduğunu anlamak gerekliydi. Hemen ilaca başlamamak lazımdı bence. Neyse terapiste gidince durum anlaşılır belki. Gerçi onun üstünden dört sene geçti. Geçmişe bakarak bir çıkarım yapmak zor olur. O yüzden ben de terapi tedavisini istiyorum.

Son olarak kitap tavsiyelerin için teşekkürler ve sen benden daha kötü durumdasın. Okurken bir yerde ağlayacak gibi oluyordum yazının seyri değişti. Umarım bir şeyleri yoluna koyarsın. Geçmiş olsun sana da.
 

Lazrail

Emektar Üye
Katılım
10 Kas 2020
Mesajlar
213
Tepki puanı
265
Puanları
160
Bazıları intihar eder, bazıları teşebbüs ile kalır, bazıları da pasif bir intiharı seçer yani kendini öldürmeye cesareti olmadığından bunu maddesel ve davranışsal bağımlılıklarla uyuşturmaya çalışır.
Daha öne pasif intiharı etmişim o zaman. Gerçekten yapacaktım da otobüs yoktu o saatte.
Bir erkeğin yardım istemesi özellikle bizim toplumumuzda biraz daha zor gelebiliyor çünkü erkek güçlü olacak vs gibi durumlar çok dayatılıyor.
Senin durumunda ise yardım almak kaçınılmaz gibi yani biz ne kadar sana yardım etmek istesek bile gerçek nedeni bir uzman yani yardımcı eşliğinde sen bulup çıkarmalısın
Terapi almaya karşı olan direncim de bu yüzdendi işte. Biraz daha pozitif baksam da yardım almaya bu toprakların havasını solumuşum bir kere.
Hiçbir şeyin tadı yoktu.
Her şeyin rengi griydi ve sanki içindekini söküp almışlar gibiydi.
O zamanlar beni ne ayakta tuttu bilmiyorum.
Şuana nazaran eskiden nasıl durdum bende bilmiyorum.
OKBmin zirve yaptığı dönemler hayat yaşanılmaz bir düzeydeydi. Gerçekten.
OKB'nin ne olduğunu hafiften deneyimlemiş biri olarak seni anlıyorum.
Buna inanmasam da kendime bunun geçici olduğunu söylemiştim.
:)

Cevaplarınız için teşekkürler. Sizin de yolunuz açık olsun.
 

Mavişko

Ay Yolcusu
Katılım
6 Ocak 2026
Mesajlar
49
Tepki puanı
44
Puanları
21
Umarım yara izlerin görünür yerlerde değildir. Benim ki görünür yerde maalesef.
Kapalı olduğum için görünmüyorlar..
15 mg (doz sonradan bu kadar oldu) essitalopram kullanmıştım bir yıl ve hasta değilsem de beni hasta etti gibi geldi.
Ben günde iki tane alıyordum sanırım. Onlar toplam 50 mg buluyordu. Bir de hiç uyuyamıyordum diye bir tane vardı gece atmalık o da 50 mg dı... Geçenlerde o ilacın birini buldum. Tam atıcaktım tarihi geçmişti prospektüsüne bakayım dedim. 24 yaş altı kullanması önerilmezmiş,ben 14 yaşımda kullanmıştım...
Fırsatını bulunca çok uyuyorum. Beynim dinlenmiyor bir türlü ki uyanayım
Bana kalsa 10-12 saat uyurum. Ama hafta içi hafta sonu okul olunca 7 saat anca uyuyabiliyorum. Yetmiyor.. bi çözüm bulamadım
O yüzden ben de terapi tedavisini istiyorum.
İyice araştır gideceğin kişiyi bazen enerji uyuşmuyor,rahat hissetmen lazım
Son olarak kitap tavsiyelerin için teşekkürler
Rica ederim ne demek. Başka kitaplar da okudum da aklımda yok. İnternetten bakabilirsin çok faydalı kitaplar var gerçekten.
sen benden daha kötü durumdasın. Okurken bir yerde ağlayacak gibi oluyordum yazının seyri değişti. Umarım bir şeyleri yoluna koyarsın. Geçmiş olsun sana da.
Teşekkür ederim,sana da geçmiş olsun.
 

Hyperion

Yeni Fapstronot
Katılım
25 Şub 2026
Mesajlar
37
Tepki puanı
36
Puanları
19
Kaygı bozuklu okb depresyon yaşayan biri olarak duygularını yazmanı tavsiye ediyorum kağıt üstünde bu üçünü bitirebilirsin bu mümkün fakat uygulamaya gelince zorluyor biraz. Her akşam yarım saat duygularını yazmaya çalış ne hisettim neden hisettim gün içinde kendini gözlemle nerde kaygı geldi nerde üzüntülü hisettim ister o an isterse de akşama analiz et. Göz kararması olmasa şu anda bende iyileşmiştim fakat göz kararması duygulara temas etmemi engelliyor. Yaparsan iyileşeceksin diğer sorun yaşayanlarda gördüğüm gibi.
 

leftieaf1

Merkür Yolcusu
Katılım
1 Ara 2024
Mesajlar
114
Tepki puanı
175
Puanları
58
Ölüm kolay bir şey değil, hafife almamak gerekiyor. Eninde sonunda ölüm kaçınılmaz. Bazıları erken tadar, bazıları yaşarken. Felsefeye ilgin varsa stoacı ve varoluşcu görüşleri okumuşsundur belki.
Bazen düşüncelerim dilimin sınırlarını çok aşıyor, ifade edemiyorum. Bazen de ruhum bedenime ağır geliyor. Ölümü idrak etmesi zor. Var ile yok arası. Kendi yokluğumuzu düşünürken bile aslında o yokluğu izleyen biri olarak kendimizi varsayıyoruz.
Hayat iyi kötü yaşamaya değer. Dünyanın şartları beni ilgilendirmiyor. Herkes kendi mücadelesini vermeye çalışıyor. Hiçbir uzuv eksikliğim, fiziksel hastalıklarım yok diyorum. O zaman her şeye sahibim. Hala yemek yiyiyoruz tat almasak bile. Okb, kaygı bozukluğu, depresyon; bunlar benim genç yaşımda sakalımı saçımı beyazlattı ama yine de devam etmeye çalışıyorum.
İç karartıcı yazı olmamıştır umarım🙃. Yarın yine gün doğacak ve dünya 24 saatini yine tamamlayacak. Terapi almalısın. Çoğu kişi de almalı. İnsanlar bir neden? arıyor.
 
Son düzenleme:

leftieaf1

Merkür Yolcusu
Katılım
1 Ara 2024
Mesajlar
114
Tepki puanı
175
Puanları
58
Yazım yanlışından dolayı bu kısmı tam anlayamadım.
Yazım yanlışı yapmışım. Almalısın olacaktı. Bir seans bile olsa değer. Dışarıdan herhangi birine iç sıkıntılarını anlatsan, farklı yaklaşım sergileyebilirler veya anlayabilecek kapasitesi olmayabilir. En azından duyguları anlayan bir terapiste gitmek fayda sağlayabilir.
 

Loner II

Computational Neuroethologist
Katılım
22 Tem 2021
Mesajlar
85
Tepki puanı
243
Puanları
54
Yaş
25
Konum
Stockholm
Şimdi nasıl başlasam? Bazı duygularım ve düşüncelerim sürekli bir döngü içerisinde tekrara düşüyor. Eskiden çok daha yoğun bir şekilde negatif düşünürdüm. Şu anda ise sıradan insanın yaşayacağı şeyler demek istiyorum. Ama bu durum benim canımı çok sıkıyor.
Özkıyıma eğilimli bazı insanlarda enteresan bir detay var. Bazıları acı çekmeye alışıyor, o kadar alışıyor ki acı onlar için hayatın aslı gibi geliyor ve mutluluk veya sıradanlaşma (eskisi kadar negatif düşünmemek veya algılamamak) batıyor onlara. Özkıyımın düşüncesini yok etmek terapiyle mümkündür ama mutluluğun batması veya yoğun negatifliğin eskisi kadar batmaması (uyarılmanın azalması) belki de alışılmış hislerin yok olması sonucunda insan hissizleşmesi - özkıyım ilişkisi gözlemlenebiliyor. Muhtemelen özkıyım düşüncesine eşdeğer yoğunlukta AMA pozitif ve ekstrem bir yola girdiğinde işin içinden çıkıyorsun. Tarihte çok var böyle adamlardan ki kendim de buna benzer bir yolla çıkabildim.
Yav arkadaş ben çok zor bir hayat yaşamadım ki. Dünya savaşı görmedim. Suçluların mahallesinde büyümedim. Psikolojik açıdan bir probleme sebep olabilecek bir hayat yaşamadım. Tamam, felsefeye olan ilgim yüzünden nihilizmden haberdar ve buna biraz yatkınım. Ama bu da insanın psikolojisini bozmaz ki. Tamam bazı şeyleri kaldırması zor olabilir. Ergenliğim biraz zorlu geçmiş olabilir. Zorbalanmış olabilirim. Yine de bu kadar çok depresif hissedecek ne var? Bu kadar çok öfke duyacak ne var? Bu kadar çok intihar etmeyi arzulayacak ne var? Bazen bana düzelmişim ve varsa depresyon hastalığımdan kurtulmuşum gibi geliyor. Ama aradan bir kaç hafta geçmeye dursun yine bir şeyler anlamsız, değersiz, içi bomboş, renksiz, yapay, soyutlanmış geliyor ve diyorum ki daha fazla devam ettirmeye gerek yok.
Fight Club'da diyor ya: "Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük buhranlarımız hayatlarımız..." Bu alıntı 21.yüzyılın fragmanıdır desek yalan değil! Zaten dünyadaki savaşlar artık genellikle silahlarla yapılmıyor, teknolojiyle ve daha dolaylı yollarla gerçekleştiriliyor. Feminazi propagandalarından tutun sosyal medyaya kadar her yer bir savaş alanı ve her birimiz dünyanın en güçlü adamlarının piyonlarıyız.

Konunun dışına sapmadan bu sitedeki herkesin PMO-Nofap geçmişi aşırı sıkıntılı. Bu özgün bir problem değil. Zorbalık tabii ki derin yaralar bırakıyor, emin ol ve bu konuda seni gerçekten iyi anlıyorum. Zorbalığın temelinde ne vardır biliyor musun, kendi zorbalarıma baktığımda gördüğüm şey ailevi yaralar vardır veya altında masum bir çocuğu kötülüğe iten bilinçsiz bir dürtü vardır. Bu dürtü bir zorba için uğranılan zorbalıktan daha büyük yaralardır. Yıllar evvel benden "nefret eden" bir zorbam vardı, aile içinde sürekli dayak yiyen ve aşağılanan bir bireydi (hocalar da çok hırpalardı ve aile mevzuları çok bilinirdi), 1 senemi epey heba etmişti çocukluğumda. Hacettepe'ye yeni girdiğimde tesadüfi bir karşılaşma sonrasında o çocuk "Gel geçmişi konuşup uzlaşalım" demişti. Ben de oturmuş ve şunu demiştim: "Beni ailem hep severek, destekleyerek, saçlarımı okşayarak büyüttü. Ben bir ailenin varlığıyla büyüdüm. Senin anlamayacağın şeyler bunlar ama dert değil, benim de kimden geldiğim belli olmasa ben de delirir, zorba olurdum."

Zorbalardan intikam almaya ne kadar gerek var dersen bugüne kadar hiçbir zorbanın ben iyi yerlere geldiğini görmedim. İçsel acılarını akıllıca işleyebilen adamlar değillerdi. Sendeki durum ama zevk almadığın bir şeylerle sürekli cebelleşmen olabilir. Zevk almadığın durumu daha farklı bir şeye kanalize etmen gerekebilir ve şunu da bilmen lazım, anlam yaratmadığın takdirde hayat anlamsızdır.
Ben düzelmiyorum. Yapacak bir şey yok. O zaman daha fazla katlanmayıp bunu sonlandırmalıyım. Bu durumun bir de döngü halinde sürekli tekrar ettiğini düşünün. Yani benim kötü hissetmekle ilgili bir problemim yok. Ama genel ruh halim böyle olunca ve çok az zamanlarda iyi hissedince bunun normal bir şey olmadığını düşünüyorum. Bunu paylaştığım için çok üzgünüm ama bazı zamanlar intihar etmek benim için iyi bir hayali kurgulamak gibiydi. İntiharımı planladım, not yazdım ve o gün o saatte otobüs olsaydı belki de burada değildim. Tamam intihar edecektim ama başarısız olursam param bana lazım olacaktı değil mi? O yüzden taksi tutmak pahalı geldi :)
Sana başka ne engel olabilir? Ailen mi, hedeflerin mi, sevdiğin bir insan mı veya hayatına anlam katacak herhangi bir şey mi? Bence en büyüğü bu hayattaki hiçbir şeyin o kadar da önemli olmadığı gerçeğidir. Milyar dolarlık servetler eriyip gidebilir, hayatını verdiğin kadın seni aldatabilir bir gece önce tanıştığı adamla ya da dünyaya gelecek çocuğun ölebilir. Çok fazla ihtimal var ve bizim hayal bile edemeyeceğimiz kadar geniş bu ihtimaller. Önemli olan bir amaca veya bir engele sığınmak derim, zor zamanları rahatlıkla sırtlayabilmek için. (Bu kısım İngiltere'de yapılmış maskülenite üzerine bir röportajdan alıntıdır)
Bunun üzerine dedim ki böyle olmak zorunda değil. Yardım almam gerekiyor. Bir erkeğin yardım istemesi utanılacak ya da hor görülecek bir şey değil. Bazı şeyleri çözemeyebiliriz. Bu problemler bizi porno bağımlısı yapabilir. Bu problemler kendimizden nefret etmemize neden olabilir. Yine de terapi almaya karşı dirençliydim ve yaklaşık bir yıl kadar sonrasına bunu ötelemek istedim. Ama dijital detoks sürecimde dahi pornoya ulaşmaya çalışan beynimi ve dijital aletleri kullanmaya dönünce geri gelen porno bağımlığımı fark edince dedim ki hakikaten bir problem var. Acilen yardım almam lazım. Çünkü terapi alacak ekonomik duruma gelmeyi beklersem bu kötü halimle zaten çalışmalarım boşa gidecek, belki de çalışamayacağım ve ekonomik olarak iyi bir yere gelemeyeceğim.
Yaşının kaç olduğunu bilmiyorum ancak yıllarca yardım alacak veya yardım talep edecek cesareti toplamak bile büyük bir vakit kaybı. Geç kaldığına inanmıyorum şahsen. Yine de şunu söyleyeyim, her şey senin içinde bitecek. Terapi al istersen 24 saat, ilaçlara boğul AMA her şey senin elinde, daha doğrusu eylemlerinin elinde. Bütün bağımlılıkların temelinde bir açıklık yatar, açıklığı çözdükçe kurtulursun. Bu açıklığı ama bulman gerekir...
Yani terapi şu an olduğu gibi lüks kalmaya devam edecek. Yine de içimden bir ses beni rahat bırakmıyor. Boşuna çabalama, hiç bir şeyin düzeleceği yok. Sen düzelemeyeceksin, boşuna iyi günlerin hayalini kurma. Senden bir *ok olmaz. İntiharını planla, gerçekleştir, bu acıya ve mücadeleye bir son ver. Çünkü zaten çabalamanın bir anlamı yok. İşte bu gelgitlerin içerisinde sizlere sorum şu: İntihar edip bir şeyleri sonlandırmalıyım? (Ailem, ölümden sonrası, yaşamaya devam etseydim olabilecek ihtimaller vs vs hiçbiri inanın ki umurumda değil.) Yoksa en yakın zamanda terapi alarak bu halimi ve porno bağımlığımı düzeltmeli miyim? :) Forumdan banlayacaklar beni ha. Böyle soru mu olur? Bunu sormadım farz edin. Terapiye acilen başlamalı mıyım? Yoksa biraz daha erteleyebilir miyim?
Bunu soran bir kişinin yanlış anlama ama öz kıyıma meyilli olduğuna ben inanmam. Bu sorunun yanıtı hayır etme olsa etmeyecek misin ve hayatını değiştirecek misin; hadi diyelim evet, et dediler, acaba edebilecek misin? Bence sen de inanıyorsun bir şeylerin düzelebileceğine. Sadece "taking the leap" diye bir tabir var, o uçurumu atlamak. Neyin uçurumdan atlayacağını bilirsen daha rahat atlarsın.
Terapi almaya niyetliyim. Bu sefer de param yetmiyor. Önümüzdeki ay ancak para ayırabilirim ve ben çalışıyor olduğum için ailemden maddi destek almayı düşünmüyorum. Yardım istesem verirler. Borç vs alır bir dahaki ay öderim. Ama hiç isteyesim yok. Bunun sebebi de halen daha değişmeye ve düzelmeye karşı olan direncim olabilir. Nedenini bilmediğim bir şekilde terapi almaya karşı bir direncim var. Bu ilk başta bir yıl sonrasına ötelemekti kıra kıra bu noktaya kadar geldi. Tüm bunların üzerine şöyle bir ikilem de var. Porno bağımlılığımdan dolayı mı rahatsızım? Yoksa rahatsız olduğum için mi porno bağımlısıyım :)
Paradoks bu aslında. Rahatsız olduğun için bağımlı olursun, bağımlı oldukça rahatsız olduğun eylemi köreltmek için daha fazla bağımlılığa yönelirsin.
Bu yüzden terapiye gitmeden önce de şu soruyu sormak gerek: Psikolojik bir rahatsızlığımın olup olmadığını mı öğreneceğim ve onu çözeceğim yoksa porno bağımlılığımı çözmek için mi gideceğim. Gerçi porno bağımlılığımı çözmeye çalışırken büyük ihtimalle bunun sebebinin ya bir rahatsızlığıma dayandığının ya da bir kaç ufak detayın yanlış olmasına bağlanacağını düşünüyorum.
Zaten öyle olacak. Terapiye gitmeden bilemezsin ama terapiyle beraber yeni şeyler denemeyi ihmal etme derim. :)
Bir problem yok gibi gözüküyor.
Kendini kandırıyorsun bana kalırsa ama neyse, bu süreci atlatabileceğine yürekten inanıyorum.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst