Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Soru Sor >>>

NeverFap hakkında sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Müzikteki Büyük Gizem 432 Hertz

cici panpa

Jüpiter Yolcusu
Katılım
16 Ara 2020
Mesajlar
141
Tepki puanı
283
Puanları
84
Web Sitesi
www.neverfapturkiye.com
Musikinin ritminde bir sır saklıdır;
Eğer onu ifşa etseydim dünya alt üst olurdu.

Şems-i Tebrizi

Dostlar merhaba ben ddoc.Birkaç gün önce bu sözü gördüm , uğraşacak bir şey bulamadığım için bunun ne anlama geldiğini tam öğrenmek istiyordum.Biraz araştırdıktan sonra [Music HZ] olayını keşfettim.Bu hz ler vücutta bazı bölümleri uyararak zararlar ve faydalar sağlıyor. Şuan dinlediğimiz müziklerin %95 'i 440 HZ müziklerden oluşmaktadır.
İşte bizi müzikle zehirleyen frekans: A=440 Hz

giphy (6).gif

1. Her şey “Standard Tuning” dediğimiz müziğin A=440 Hz’e sabitlenmesi ile başladı​

Bu sabitlemeyi ise müziği askeri anlamda ticarileştiren Rockefeller Grubu yaptı. Müzik endüstrisinin bu standart frekans ile tekelleşmesi, kitleleri sürü psikolojisi altında tutmanın, insanları asabiyete, kedere sürüklemenin, psikososyal kışkırtmalara açık hale getirmenin zeminini hazırlamış ve bunlar sonucunda artan hastalık oranları ve mali krizler sayesinde de Gruba üye ticari şirketlerin kâr elde etmesinin etkili yollarından biri olmuştur.

1. ve 2. Dünya Savaşları arasında müzik frekansları üzerine bilimsel araştırmalar yapıldı​

Rothschild ve Rockefeller çalışması ve Amerikan Donanması işbirliği ile “savaş-çıkaran” frekanslar üzerinde çalışıldı. Amaç kitleleri kontrol altında tutmak ve psikopatoloji, duygusal çöküş ve kitlesel histeri yaratmaktı. 2. Dünya Savaşı sırasında ise Savunma Bakanlığı işbirliği ile havadan yapılan operasyonlarda bu ses frekansları etkili şekilde kullanılmaya başlandı. Buna radyolar da dâhil oldu.Amaç insanları psikolojik yönden yıpratıp , savaşa yönelik endişelerini 2 katına çıkarmaktı.O zamanın neredeyse en güçlü silahı olduğunu söyleyebiliriz.

A=440Hz, petrokimya ve ilaç devleri tarafından 2. Dünya Savaşında kullanıldı​

Hitler’in Almanyası Polonya’yı işgal ederek savaşı başlattı. Tüm dünyadaki müzisyenlerin istememesine rağmen bu standart Nazi propagandalarıyla Hitler karşıtı tüm ülkelerde kafadan kabul edildi.

Bu titreşimler, beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyor​

freuquenz1.jpg
Yapılan tüm araştırmalar A=440Hz’in insanların kalp ve kuyruk sokumu arasındaki enerji merkezleriyle (çakralar) uyumsuz olduğunu gösterdi. Tersine kalp üzerindeki çakraların ise uyarıldığı gözlendi. Teorik olarak, titreşimler egoları ve sol beyni tetikliyordu. Ancak sağ beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyordu. 3.Göz denen çakranın kapanmasıyla da insanoğlu farkındalığını hiçbir alanda kullanamaz hale gelecekti.İnsanları sadece ses ile kilitlemeye çalışıyorlardı.

Televizyon ve radyolarda kullanılan değer 440 hertz olarak söyleniyor,doğruluk payı ne kadar onun hakkında bir araştırma bulamadım.
Bunlar sadece türkçe kaynaklardan aldığım bilgiler, yabancı kaynaklar daha felaket şeyler söylüyor umarım az da olsa zararını anlamışsınızdır.

Ünlü insanların hertzler ile ilgili söylediklerine bir göz atalım.

“Eğer evrenin sırrını bulmak istiyorsan, enerji, frekans ve titreşim açısından düşünmelisin” –Nikola Tesla
“Titreşimleri duyularımızla algılayabileceğimiz şekilde indirgenen enerjiye madde deriz. Madde diye birşey yoktur.” –Albert Einstein
“Benim kendi gözlemlerime göre, A = 432 Hz 12T5 ın bazı harmonik overtone kısımları doğal kalıplar ve solitonların rezonans çizgisinde gözükür . Solitonlar yoğunluk ve mikro kozmozdan makro kozmoza yayılma alanı için özel bir aralığa oluşturulmaya ihtiyaç duyarlar. Solitonlar sadece su mekaniğinde bulunmazlar ayrıca elektronlar ve protonlar arasındaki iyon-akustik nefesde de bulunurlar.” – Brian T. Collins


A=432 HZ

Ses frekansı

432 Hz ‘in evrenin kalıplarıyla tutarlı olduğu söyleniyor. Çalışmalar 432 Hz de tonlanmış titreşimlerin evrenin altın oranıyla birlikte titreşip ışık, zaman, mekan, madde, yer çekimi, manyetizma, DNA kodu ve bilinç özelliklerini birleştirdiğini ortaya koyuyor. Atomlarımız ve DNAmız bir uyum içinde doğanın spiral kalıplarıyla rezonansa başladığı zaman, doğayla olan iletişimimiz kuvvetleniyor. Bu 432 sayısı ayrıca güneşin dünyanın ayın hemde ekinoksların deviniminin oranlarınıda yansıtır.

Bu bağlamda, ilginizi bizim dinlediğimiz müziklerin frekansları üzerine çekmek istiyorum. 1953 yılında International Standards Organization (ISO) ‘ın düzenlemesiyle dünya üzerindeki çoğu müzik A=440 Hz ye göre tonlanmıştır. Ancak, yapılan çalışmalara göre evrenim titreşimli yapısı ile uyumsuz bir rezonans içinde olan bu frekans insan davranışlarını ve bilincini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtiyor. Bazılarına göre nazi rejimi sırasında korkuyu ve saldırganlığı etkileyecek frekansların neler olabileceğine dair araştırmalar yapıldığı iddaları ortaya atmaktadır. Bu komplo teorileri gerçek olsun yada olmasın bu ilginç çalışmalar sayesinde insanlar müziğin 432 Hz e göre tonlanmasının yararlarına ilgi duymaya başladı.

440 HZ VS 432 HZ ile ilgili videolar birçok platform üzerinde bulunmaktadır.
1-https://www.youtube.com/watch?time_continue=203&v=LVoVr9UwOQM&feature=emb_title
2-https://www.youtube.com/watch?v=ZSwbVsMfwyI
3-https://www.youtube.com/watch?v=wZWDWXkVoOs

Benim kişisel fikrime gelirsek, günlerdir bu makaleyi çeviriyor ve 432 Hz frekansında tonlanmış müzikler dinliyorum aralarındaki farkı çözmeye çalışıyorum. Kişisel olarak yıllardır dinlediğimiz 440 Hz müzik beni daha agrasif ve sinirli yapmıyor ama daha çok kulağa ve düşüncelerime karşı bir etkisi var. Ama 432 Hz frekansı duyumdan çok insana müziği içinde hissettiriyor ve sanki bir parça huzur veriyor gibi belkide makalenin etkisinden ben bu şekilde düşünüyorum. Hafif ve duygusal müzikler için 432 Hz i benimserken daha hareketli ve enerjili müzikler de 440 Hz daha iyi bir duyum sağladı benim için. Lütfen fikirlerinizi benimle paylaşın.

Bu makalede yazılı olanların %100 doğruluk payı olmayabilir. Bu konu makalenin orjinal halinin yazarının ve benim uzmanlık alanımız olmadığı ortada. Ama bize bilimi geliştirebilme yeteneğinin yanında çok da iyi gözlem ve yorum yapabilme yeteneği verilmiş. Bu sebeple bu makale size azıcık fikir verdiyse bunu kullanın ve 440 mı 432 mi siz kendi tecrübelerinize göre karar verin.

NOT=Insanlarımızın bInsanlarımızın belki bu kadar şiddet eğilimli olmasının nedenide tv den radyodan yayını yapılan dinletilerin 440 hz olmasi olabilir.

Saygılarımla

Kaynak:
Kaynak:eek:nedio


''432 Hz müziği insanlığı ruhsal özgürlüğü için destekleyecektir” Rudolph Steiner
 
N

neurosoft

Misafir
Dostum inan ki kafam bu konuda çok karışık lakin müzik konusunda artık gerçekten anormallikler görmeye başladım kendimde... Şu an ki müziklerde özellikle kulaklıkla dinleme yapılınca aniden ego yu tatmin edecek hayallere dalmam ve bununla beynin dopamin salgılaması... Tabii ki müzik eşliğinde kurduğum hayallerdeki benin gerçek benliğim olmadığını her hatırladığımda üzerime bir depresyon çöküyordu. Bu da artık son zamanlarda müziğin gözümde yalnızca bir eroin olarak belirmesini sağladı...
 

Samuray

Deneyimli Moderatör
Moderatör
Katılım
15 May 2021
Mesajlar
486
Tepki puanı
1,143
Puanları
160
Hissediyorum, geliyorlar. Aşıtaparlar ve modern bilimciler geliyor. :D Maalesef bazı kişiler sorgulamıyor hiçbir şeyi. Mesela mRNA aşısı için uzun vadede riskli olabilir diyoruz, onlar çip takacaklar diye dalga geçiyor. NASA uzayla ilgili gerçek olmayan şeyler paylaşıyor veya bazı şeyleri gizliyor olabilir diyoruz, düz dünyacı diye dalga geçiyorlar. En son bu konuda ne cevap aldım biliyor musun? Yazayım: Rockefeller sanki sizinle uğraşacak. Paranoyaklar sizi. İşte insanımızda sorgulama diye bir şey yok maalesef. Ya gidip böyle şeylere aşırı bağlanıyorlar ya da komplo teorilerine inanıyorlar. Ortası yok. Siyasi anlamda da gözlemleyebiliyoruz, illa ki ya en uç ya da hiç.

İnsanların sorgulamasını engelleyen şeyler olabilir mi diye düşünmemiz lazım. Neden sorgulamıyorlar? 440Hz işe yarıyor mu? Florür gerçekten o kadar tehlikeli mi? Bilimsel kesin bir kanıt olmasa da sorgulamadıklarını görebiliyoruz, demek ki bunlar olmasa da işe yarayan şeyler olabilir. Şahsen ben telefonumdaki çoğu müziği 432 Hz'e çevirdim programlarla. Gerçekten 440Hz beni agresif yapıyor, bilemem belki plasebodur. Ancak diğer frekanslar bana daha doğal geliyor. Aslında 432 Hz'e çevirmeye gerek yok. 440Hz'in beni agresifleştirdiğinin farkında olursam zaten çok etkileyemez. İnsanlar en azından bilgilenmeli. Ancak zamanında nazi yönetiminin uyguladığı şeyleri biliyoruz, demek ki bunu yapmayı denemişler zamanında.

Bu çalışmalar ister gerçek ister komplo olsun, bir şekilde uyuyan vatandaşlarımızı uyandırmamız gerek. En azından sorgulamayı denemeliler. Böyle ilgi çekici bir yazıyı paylaştığın için teşekkürler.
 

Hades

Satürn Yolcusu
Katılım
11 Ağu 2020
Mesajlar
247
Tepki puanı
322
Puanları
103
Hissediyorum, geliyorlar. Aşıtaparlar ve modern bilimciler geliyor. :D Maalesef bazı kişiler sorgulamıyor hiçbir şeyi. Mesela mRNA aşısı için uzun vadede riskli olabilir diyoruz, onlar çip takacaklar diye dalga geçiyor. NASA uzayla ilgili gerçek olmayan şeyler paylaşıyor veya bazı şeyleri gizliyor olabilir diyoruz, düz dünyacı diye dalga geçiyorlar. En son bu konuda ne cevap aldım biliyor musun? Yazayım: Rockefeller sanki sizinle uğraşacak. Paranoyaklar sizi. İşte insanımızda sorgulama diye bir şey yok maalesef. Ya gidip böyle şeylere aşırı bağlanıyorlar ya da komplo teorilerine inanıyorlar. Ortası yok. Siyasi anlamda da gözlemleyebiliyoruz, illa ki ya en uç ya da hiç.

İnsanların sorgulamasını engelleyen şeyler olabilir mi diye düşünmemiz lazım. Neden sorgulamıyorlar? 440Hz işe yarıyor mu? Florür gerçekten o kadar tehlikeli mi? Bilimsel kesin bir kanıt olmasa da sorgulamadıklarını görebiliyoruz, demek ki bunlar olmasa da işe yarayan şeyler olabilir. Şahsen ben telefonumdaki çoğu müziği 432 Hz'e çevirdim programlarla. Gerçekten 440Hz beni agresif yapıyor, bilemem belki plasebodur. Ancak diğer frekanslar bana daha doğal geliyor. Aslında 432 Hz'e çevirmeye gerek yok. 440Hz'in beni agresifleştirdiğinin farkında olursam zaten çok etkileyemez. İnsanlar en azından bilgilenmeli. Ancak zamanında nazi yönetiminin uyguladığı şeyleri biliyoruz, demek ki bunu yapmayı denemişler zamanında.

Bu çalışmalar ister gerçek ister komplo olsun, bir şekilde uyuyan vatandaşlarımızı uyandırmamız gerek. En azından sorgulamayı denemeliler. Böyle ilgi çekici bir yazıyı paylaştığın için teşekkürler.
Üstelik florürün faydalı olduğunu bas bas bağırarak söyleyen doktorlar.. Musluk sularındaki florur diş macunundaki florur... Aynı masturbasyonun faydalı olduğunu söyleyenler gibi. Uzun zaman önce sigaranın faydalı olduğunu söyledikleri gibi. belki de sigaranın zararının en başında farkındalardı sonraları halk uyanmasın diye sigaranın zararlı olduğunu anladık demiş olabilirler. Bunlar bana "yönetiliyor muyuz?" düşüncesini uyandırıyor. Araştırdıkça kime güveneceğimi şaşırmaya başladım belki bilim insanlarının faydalı dediği şeyler aslında zararlıdır. Mesela bir örnek; bir çikolata markasının bir de diyabete faydası olan ilaç fabrikasına sahip olması. Çikolatada ne var şeker. Diyabet ne yüzünden olur? Çoğunlukla şeker yüzünden. Bir de virüs geliyor aklıma bu kadar kısa sürede aşı çıkması.. İnsan nüfusunu 500milyona düşüreceklerinin söylentileri..
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemiyorum.
 

Samuray

Deneyimli Moderatör
Moderatör
Katılım
15 May 2021
Mesajlar
486
Tepki puanı
1,143
Puanları
160
Üstelik florürün faydalı olduğunu bas bas bağırarak söyleyen doktorlar.. Musluk sularındaki florur diş macunundaki florur... Aynı masturbasyonun faydalı olduğunu söyleyenler gibi. Uzun zaman önce sigaranın faydalı olduğunu söyledikleri gibi. belki de sigaranın zararının en başında farkındalardı sonraları halk uyanmasın diye sigaranın zararlı olduğunu anladık demiş olabilirler. Bunlar bana "yönetiliyor muyuz?" düşüncesini uyandırıyor. Araştırdıkça kime güveneceğimi şaşırmaya başladım belki bilim insanlarının faydalı dediği şeyler aslında zararlıdır. Mesela bir örnek; bir çikolata markasının bir de diyabete faydası olan ilaç fabrikasına sahip olması. Çikolatada ne var şeker. Diyabet ne yüzünden olur? Çoğunlukla şeker yüzünden. Bir de virüs geliyor aklıma bu kadar kısa sürede aşı çıkması.. İnsan nüfusunu 500milyona düşüreceklerinin söylentileri..
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemiyorum.
Aynen. Aşı olsam bile sinovac düşünüyorum şimdilik, mRNA aşıları toksik madde olarak etki edebilir diye araştırmalar var ancak kafam karışık. Ama genç olduğum için doğal bağışıklık da düşünebilirim her ne kadar korksam da. Bu arada selenyum takviyesi florürün beyinde birikmesini engelliyor böylece florür sana etki etmiyor. pahalı değil zaten doktoruna sorup alabilirsin takviyeyi.
 

Hades

Satürn Yolcusu
Katılım
11 Ağu 2020
Mesajlar
247
Tepki puanı
322
Puanları
103
Aynen. Aşı olsam bile sinovac düşünüyorum şimdilik, mRNA aşıları toksik madde olarak etki edebilir diye araştırmalar var ancak kafam karışık. Ama genç olduğum için doğal bağışıklık da düşünebilirim her ne kadar korksam da. Bu arada selenyum takviyesi florürün beyinde birikmesini engelliyor böylece florür sana etki etmiyor. pahalı değil zaten doktoruna sorup alabilirsin takviyeyi.
Bunu duymamıştım. Florürsüz diş macunu kullanıyordum söz markette satılan. Peki epifiz bezi açmak için üzerlik otu çayı içme tavsiyeleri hakkında ne düşünüyorsun? Ben onun oluşturduğu halisünasyonları vs. Uyuşturucu etkisi yarattığı için olabilir diye düşünüyorum.
 

Samuray

Deneyimli Moderatör
Moderatör
Katılım
15 May 2021
Mesajlar
486
Tepki puanı
1,143
Puanları
160
Bunu duymamıştım. Florürsüz diş macunu kullanıyordum söz markette satılan. Peki epifiz bezi açmak için üzerlik otu çayı içme tavsiyeleri hakkında ne düşünüyorsun? Ben onun oluşturduğu halisünasyonları vs. Uyuşturucu etkisi yarattığı için olabilir diye düşünüyorum.
Bence epifiz bezinin süper güçleri yok. Karşıdaki kişiyi anlamak vs. bu yöntemle pek mümkün değil. Kaldı ki bu tür yöntemler epifiz bezinden ziyade dopamini arttırıyor. Epifiz bezi hakkındaki söylentiler doğruysa bile bu yöntemlerle aktifleşemez. Önemli olan epifiz bezini çalıştırmayı öğrenmek. Bunu nasıl yapacağını söyleyemem çünkü ben de yapamadım henüz. Epifiz bezinden çok bilinç altını temizlemek bence daha önemli çünkü asıl beyin yıkama orada. Epifiz bezi bir yan etki. Ancak şu ana kadar duyduğum en mantıklı epifiz bezi reçetesi şu:

1- Florür gibi şeylerden tamamen uzak durmak, maddeleri temizlemek.
2- Meditasyon.
3- Sağlıklı vücut.
4- Bunları yaptıktan sonra aşırı özgüven.

Bunlar sırasıyla uygulanırsa iyileşme olabilir ama dediğim gibi ben henüz yapmadım, sadece araştırmam bu. Ancak ihtiyacın olan şey bir ot-ilaç değil. Neden mi? Yeteneklerimiz zamanla köreltildiyse eskiden bu bizde vardı. O zamanlar ilaç ve ot olmadan kullanabiliyor olmamız gerekiyor buna göre. Ben bir ara telekinezi yapabiliyordum ama bence beyin dalgaları gerçekten var. Bilemiyorum sırrı nedir...
 

Hades

Satürn Yolcusu
Katılım
11 Ağu 2020
Mesajlar
247
Tepki puanı
322
Puanları
103
Bence epifiz bezinin süper güçleri yok. Karşıdaki kişiyi anlamak vs. bu yöntemle pek mümkün değil. Kaldı ki bu tür yöntemler epifiz bezinden ziyade dopamini arttırıyor. Epifiz bezi hakkındaki söylentiler doğruysa bile bu yöntemlerle aktifleşemez. Önemli olan epifiz bezini çalıştırmayı öğrenmek. Bunu nasıl yapacağını söyleyemem çünkü ben de yapamadım henüz. Epifiz bezinden çok bilinç altını temizlemek bence daha önemli çünkü asıl beyin yıkama orada. Epifiz bezi bir yan etki. Ancak şu ana kadar duyduğum en mantıklı epifiz bezi reçetesi şu:

1- Florür gibi şeylerden tamamen uzak durmak, maddeleri temizlemek.
2- Meditasyon.
3- Sağlıklı vücut.
4- Bunları yaptıktan sonra aşırı özgüven.

Bunlar sırasıyla uygulanırsa iyileşme olabilir ama dediğim gibi ben henüz yapmadım, sadece araştırmam bu. Ancak ihtiyacın olan şey bir ot-ilaç değil. Neden mi? Yeteneklerimiz zamanla köreltildiyse eskiden bu bizde vardı. O zamanlar ilaç ve ot olmadan kullanabiliyor olmamız gerekiyor buna göre. Ben bir ara telekinezi yapabiliyordum ama bence beyin dalgaları gerçekten var. Bilemiyorum sırrı nedir...
Bilinçaltı konusunda haklısın bazı olumsuz düşüncelerimi değiştirdiğimde ki bu kendi telkinletimle oldu. Hayatımın o yönde değiştiğini fark ettim gördüm bunu gerçekten çok değişik. Telekinezi konusunda ise şu silgi iğne kağıt üçlüsünden oluşan işlemi yapabiliyorum ? ilk küçüklüğümde fark ettim bunu babama söylediğimde inanmamıştı bırakmıştım sonra yakın bir zamanda aklıma geldi. Dedim bir deneyeyim. Yönü bulamasam da döndürüyorum ? o gün biraz fazla deneme yapmış olacağım ki akşamına başım ağrımıştı.
 

lexsuperior

Ay Yolcusu
Katılım
15 Haz 2021
Mesajlar
37
Tepki puanı
61
Puanları
21
Yazının deneyimsel olarak doğruluk payı olabilir fakat bilimsel olmadığına eminim. ''Yapılan tüm araştırmalar A=440Hz’in insanların kalp ve kuyruk sokumu arasındaki enerji merkezleriyle (çakralar) uyumsuz olduğunu gösterdi.'' ifadesi konuya meşruiyet kazandırmak amacıyla yazılmış fakat çakra dediğimiz şey zaten antik inançlardan gelen ve fizik dışı bir şey olduğundan bilimin bu konuyu kanıtlaması da mevcut durumda mümkün değildir. Dediğim gibi böyle bir şey var olabilir ama bunu bilimden destek almadan açıklamak gerekir.
 

biinsan

Yeni Fapstronot
Katılım
11 Nis 2021
Mesajlar
23
Tepki puanı
22
Puanları
4
İki kaynak da birbirinden aptal kaynaklar. Sözde bilime uyar. Gerçekte içi boș. Ayrıca bilimde cakra filan. 21 yüzyıla geldik cakranin filan olmadığını hala anlamadıysan vay halimize! Diyeceklerim bu kadar
 

Kaptan joker

Venüs Yolcusu
Katılım
21 Eyl 2021
Mesajlar
66
Tepki puanı
91
Puanları
24
Musikinin ritminde bir sır saklıdır;
Eğer onu ifşa etseydim dünya alt üst olurdu.

Şems-i Tebrizi

Dostlar merhaba ben ddoc.Birkaç gün önce bu sözü gördüm , uğraşacak bir şey bulamadığım için bunun ne anlama geldiğini tam öğrenmek istiyordum.Biraz araştırdıktan sonra [Music HZ] olayını keşfettim.Bu hz ler vücutta bazı bölümleri uyararak zararlar ve faydalar sağlıyor. Şuan dinlediğimiz müziklerin %95 'i 440 HZ müziklerden oluşmaktadır.
İşte bizi müzikle zehirleyen frekans: A=440 Hz

Ekli dosyayı görüntüle 375

1. Her şey “Standard Tuning” dediğimiz müziğin A=440 Hz’e sabitlenmesi ile başladı​

Bu sabitlemeyi ise müziği askeri anlamda ticarileştiren Rockefeller Grubu yaptı. Müzik endüstrisinin bu standart frekans ile tekelleşmesi, kitleleri sürü psikolojisi altında tutmanın, insanları asabiyete, kedere sürüklemenin, psikososyal kışkırtmalara açık hale getirmenin zeminini hazırlamış ve bunlar sonucunda artan hastalık oranları ve mali krizler sayesinde de Gruba üye ticari şirketlerin kâr elde etmesinin etkili yollarından biri olmuştur.

1. ve 2. Dünya Savaşları arasında müzik frekansları üzerine bilimsel araştırmalar yapıldı​

Rothschild ve Rockefeller çalışması ve Amerikan Donanması işbirliği ile “savaş-çıkaran” frekanslar üzerinde çalışıldı. Amaç kitleleri kontrol altında tutmak ve psikopatoloji, duygusal çöküş ve kitlesel histeri yaratmaktı. 2. Dünya Savaşı sırasında ise Savunma Bakanlığı işbirliği ile havadan yapılan operasyonlarda bu ses frekansları etkili şekilde kullanılmaya başlandı. Buna radyolar da dâhil oldu.Amaç insanları psikolojik yönden yıpratıp , savaşa yönelik endişelerini 2 katına çıkarmaktı.O zamanın neredeyse en güçlü silahı olduğunu söyleyebiliriz.

A=440Hz, petrokimya ve ilaç devleri tarafından 2. Dünya Savaşında kullanıldı​

Hitler’in Almanyası Polonya’yı işgal ederek savaşı başlattı. Tüm dünyadaki müzisyenlerin istememesine rağmen bu standart Nazi propagandalarıyla Hitler karşıtı tüm ülkelerde kafadan kabul edildi.

Bu titreşimler, beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyor​

Ekli dosyayı görüntüle 378
Yapılan tüm araştırmalar A=440Hz’in insanların kalp ve kuyruk sokumu arasındaki enerji merkezleriyle (çakralar) uyumsuz olduğunu gösterdi. Tersine kalp üzerindeki çakraların ise uyarıldığı gözlendi. Teorik olarak, titreşimler egoları ve sol beyni tetikliyordu. Ancak sağ beyne özgü duygusal ve sevgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyordu. 3.Göz denen çakranın kapanmasıyla da insanoğlu farkındalığını hiçbir alanda kullanamaz hale gelecekti.İnsanları sadece ses ile kilitlemeye çalışıyorlardı.

Televizyon ve radyolarda kullanılan değer 440 hertz olarak söyleniyor,doğruluk payı ne kadar onun hakkında bir araştırma bulamadım.
Bunlar sadece türkçe kaynaklardan aldığım bilgiler, yabancı kaynaklar daha felaket şeyler söylüyor umarım az da olsa zararını anlamışsınızdır.

Ünlü insanların hertzler ile ilgili söylediklerine bir göz atalım.

“Eğer evrenin sırrını bulmak istiyorsan, enerji, frekans ve titreşim açısından düşünmelisin” –Nikola Tesla
“Titreşimleri duyularımızla algılayabileceğimiz şekilde indirgenen enerjiye madde deriz. Madde diye birşey yoktur.” –Albert Einstein
“Benim kendi gözlemlerime göre, A = 432 Hz 12T5 ın bazı harmonik overtone kısımları doğal kalıplar ve solitonların rezonans çizgisinde gözükür . Solitonlar yoğunluk ve mikro kozmozdan makro kozmoza yayılma alanı için özel bir aralığa oluşturulmaya ihtiyaç duyarlar. Solitonlar sadece su mekaniğinde bulunmazlar ayrıca elektronlar ve protonlar arasındaki iyon-akustik nefesde de bulunurlar.” – Brian T. Collins


A=432 HZ

Ses frekansı

432 Hz ‘in evrenin kalıplarıyla tutarlı olduğu söyleniyor. Çalışmalar 432 Hz de tonlanmış titreşimlerin evrenin altın oranıyla birlikte titreşip ışık, zaman, mekan, madde, yer çekimi, manyetizma, DNA kodu ve bilinç özelliklerini birleştirdiğini ortaya koyuyor. Atomlarımız ve DNAmız bir uyum içinde doğanın spiral kalıplarıyla rezonansa başladığı zaman, doğayla olan iletişimimiz kuvvetleniyor. Bu 432 sayısı ayrıca güneşin dünyanın ayın hemde ekinoksların deviniminin oranlarınıda yansıtır.

Bu bağlamda, ilginizi bizim dinlediğimiz müziklerin frekansları üzerine çekmek istiyorum. 1953 yılında International Standards Organization (ISO) ‘ın düzenlemesiyle dünya üzerindeki çoğu müzik A=440 Hz ye göre tonlanmıştır. Ancak, yapılan çalışmalara göre evrenim titreşimli yapısı ile uyumsuz bir rezonans içinde olan bu frekans insan davranışlarını ve bilincini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtiyor. Bazılarına göre nazi rejimi sırasında korkuyu ve saldırganlığı etkileyecek frekansların neler olabileceğine dair araştırmalar yapıldığı iddaları ortaya atmaktadır. Bu komplo teorileri gerçek olsun yada olmasın bu ilginç çalışmalar sayesinde insanlar müziğin 432 Hz e göre tonlanmasının yararlarına ilgi duymaya başladı.

440 HZ VS 432 HZ ile ilgili videolar birçok platform üzerinde bulunmaktadır.
1-https://www.youtube.com/watch?time_continue=203&v=LVoVr9UwOQM&feature=emb_title
2-https://www.youtube.com/watch?v=ZSwbVsMfwyI
3-https://www.youtube.com/watch?v=wZWDWXkVoOs

Benim kişisel fikrime gelirsek, günlerdir bu makaleyi çeviriyor ve 432 Hz frekansında tonlanmış müzikler dinliyorum aralarındaki farkı çözmeye çalışıyorum. Kişisel olarak yıllardır dinlediğimiz 440 Hz müzik beni daha agrasif ve sinirli yapmıyor ama daha çok kulağa ve düşüncelerime karşı bir etkisi var. Ama 432 Hz frekansı duyumdan çok insana müziği içinde hissettiriyor ve sanki bir parça huzur veriyor gibi belkide makalenin etkisinden ben bu şekilde düşünüyorum. Hafif ve duygusal müzikler için 432 Hz i benimserken daha hareketli ve enerjili müzikler de 440 Hz daha iyi bir duyum sağladı benim için. Lütfen fikirlerinizi benimle paylaşın.

Bu makalede yazılı olanların %100 doğruluk payı olmayabilir. Bu konu makalenin orjinal halinin yazarının ve benim uzmanlık alanımız olmadığı ortada. Ama bize bilimi geliştirebilme yeteneğinin yanında çok da iyi gözlem ve yorum yapabilme yeteneği verilmiş. Bu sebeple bu makale size azıcık fikir verdiyse bunu kullanın ve 440 mı 432 mi siz kendi tecrübelerinize göre karar verin.

NOT=Insanlarımızın bInsanlarımızın belki bu kadar şiddet eğilimli olmasının nedenide tv den radyodan yayını yapılan dinletilerin 440 hz olmasi olabilir.

Saygılarımla

Kaynak:
Kaynak:eek:nedio


''432 Hz müziği insanlığı ruhsal özgürlüğü için destekleyecektir” Rudolph Steiner
Birde 528 hz diye bir meditasyon var YouTube’de. En az 21 gün dinleyince bedensen ve ruhsal iyileşme oluyor diyorlar, bazıları ise önermiyor.
 

mirror16

Venüs Yolcusu
Katılım
25 Kas 2020
Mesajlar
107
Tepki puanı
99
Puanları
34
Ben daha çok lofi ve klasik müzik dinliyorum. Tavsiye ederim.
 

mirror16

Venüs Yolcusu
Katılım
25 Kas 2020
Mesajlar
107
Tepki puanı
99
Puanları
34
Ben daha çok lofi ve klasik müzik dinliyorum. Tavsiye ederim.
Bence epifiz bezinin süper güçleri yok. Karşıdaki kişiyi anlamak vs. bu yöntemle pek mümkün değil. Kaldı ki bu tür yöntemler epifiz bezinden ziyade dopamini arttırıyor. Epifiz bezi hakkındaki söylentiler doğruysa bile bu yöntemlerle aktifleşemez. Önemli olan epifiz bezini çalıştırmayı öğrenmek. Bunu nasıl yapacağını söyleyemem çünkü ben de yapamadım henüz. Epifiz bezinden çok bilinç altını temizlemek bence daha önemli çünkü asıl beyin yıkama orada. Epifiz bezi bir yan etki. Ancak şu ana kadar duyduğum en mantıklı epifiz bezi reçetesi şu:

1- Florür gibi şeylerden tamamen uzak durmak, maddeleri temizlemek.
2- Meditasyon.
3- Sağlıklı vücut.
4- Bunları yaptıktan sonra aşırı özgüven.

Bunlar sırasıyla uygulanırsa iyileşme olabilir ama dediğim gibi ben henüz yapmadım, sadece araştırmam bu. Ancak ihtiyacın olan şey bir ot-ilaç değil. Neden mi? Yeteneklerimiz zamanla köreltildiyse eskiden bu bizde vardı. O zamanlar ilaç ve ot olmadan kullanabiliyor olmamız gerekiyor buna göre. Ben bir ara telekinezi yapabiliyordum ama bence beyin dalgaları gerçekten var. Bilemiyorum sırrı nedir...
Florürlü macunların etkisinin çok olduğunu düşünmüyorum. Piyasada çok fazla var ve zararlı olduğunu düşünmüyorum. Aptallık yaptığı söyleyenler var bunlara zaten inanmıyorum.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst