Charlie Kenton
Her yenilgi güçlendirir!
- Katılım
- 23 Mar 2025
- Mesajlar
- 6
- Tepki puanı
- 16
- Puanları
- 4
İnanan insan için burası senin mutlu olabileceğin bir yer değil. Aksine acı ve ıstırap çekeceğin bir yer. Bunun karşılığında sana sonsuz bir cennet vadediyor. İnsan mutluluk peşinde koşması kendi acziyetini yansıtır. Zira insan sonsuz mutluluğu asla deneyimleyemez. Tasavvufta Allah'ın bilinmek istediği için herşeyi yarattığını söyler.Tanrının sapkın ve aciz bir varlık oldugunu düşünüyorum onu bi o kadarda seviyorum ve ona ihtiyacım oldugunu düşünüyorum ama tanrı biz insanoğlunu hiç sevmedi sahte bir gerçeklik kurguladı ve bu kurguladığı gerçeklik gerçekten o kadar sapkın ki algılarına göre hareket edersen sürünüyüyorsun taş devrini eski çağı bundan 50 veya 100 sene öncesini *ikeyim biz bu zamanları hiç görmedik veya algılayamayacak kadar küçüktük biz kim? Annemiz babamız veya kendimiz gerçek olduğuna dair örnek göstereceğimiz herhangi birisi.
Günümüze bakarsak beynimizdeki zevk mutluluk gibi hormonları tetiklemek istiyorsak en absürt en iğrenç şeyleri yapmak zorundayız. Bize terbiye satan başarılı dediğimiz bizi yönetmesine izin verdiğimiz insanlar çocuklarla cinseliliski yasıyor, para verip suratlarına dışkı yaptırıyorlar veya çocuk eti yiyorlar.
kim olursak olalım ne yaparsak yapalım her yürlü o iğrençliğe düşeceğiz düşmüyorum diyen kendini kandırır. ilk +18 içerikle karşılaştığınız anı getirin aklınıza size ne kadar iğrenç geldi değil mi? Bir dahaki sefere iğrenmiş olsanız dahi bidaha bakma isteği duydunuz ilk görüşünüzden itibaren o sapkınlığa aşık oldunuz peki ya o çok kaliteli zamanı geçirmek için kullanılan aktiviteleri düşünün birde yapmak için odak sürenizi düzeltmelisiniz kafanızı toplamalısınız ona uygun ortam hazırlamalısınız ve sizi eğlendirdiğini sizin onu hoşunuza giderek yaptığınıza kendinizi inandırarak ‘kendinizi kandırarak kafa patlatıp 1 birim seratonin 1 birim doğamin salgılatırsınız.
1 saat kitap okumak ile 1 saat ensest,eşcinsel,şiddet içerikli uyaran tüketip normal uyarılma arasında katrilyonlar kadar fark var ve sen bu şeyi seçmemek için çile çekiyorsun ve bu senin elinde bile değil beyninin kimyası bu. tanrının sana verdiği ‘Sınav’ basit oyunlar oynayıp basit ödüller alıyorsun
max 100 senelik ömrünü tanrının sana zorla dayattığı bu ızdırabı çekerek yine bu 100 senenin sonunda sana bu ızdırabı çektiren tanrının sana ‘lütfettiği’ sınırsız gerçeklikte kaybolacaksın daha doğrusu bunun ümidiyle yaşamalısın tanrıya göre .
Tanrı neden sapkın? Tanrı neden bu pis içerikli şeyleri yarattı ki nereden aklına geldi o insandan farklı bir varlıktır bu kesin iğrençlik terimini de o yarattıysa neden bu pisliği insanların zevkine göre kodlamış ?
O şöyle akıllıdır böyle akıllıdır yücedir tektir peki neden bunları yapıyor biz insanoğluna neden ızdırap çektiriyor. Tanrı bizi hiç sevmedi ve tanrının bizi yaratması tıpkı anne babamızın bir zevk uğruna bizi yaratması gibidir tanrı bizdir ve tanrının da bizden farksız zevkleri sapkınlıkları vardır bu yüzden bizi bu denli bir sınava sokar günümüzde hemen hemen istediğimiz her şeyi yapabiliyoruz teknoloji sayesinde bu size de bir yerden tanıdık gelmiyor mu?
Tanrının sonsuz sınırsız her istediğini istediği an yapması falan?
Tanrıda tıpkı bizim gibi dünyevi duygulara sahip bizi peri masallarıyla oyalasa dahi o biz biz ise odur.
Dünya da herşey zıddıyla vardır. Mutluluk varsa mutsuzlukta vardır. Güzellik varsa çirkinlikte vardır. Dolayısıyla pislikler varsa güzellerde vardır. Sapkın içerikler kötüdür bunu herkes bilir. Tanrı pisliği neden yarattı diye sorman güzeli neden yarattı diye sorman oluyor esasında. Burası eğer bir sınav yeri ise bu pisliklere rağmen güzel olanı uygulaman sana düşen davranış oluyor. Ayrıca kendini sapkın davranışları normalleştirme olgusuna endekslemişsin. Yani hazlarının bir kölesisin.
Tanrının zaman kavramı yoktur. Semavi dinlerde tanrının sıfatları vardır. Benim inandığım dinde ise 99 sıfatı var. Her biri tanrıyı ve özelliklerini anlatır.
Şahsının selameti için dinlerde sınav olgusunu araştırmanı öneririm. Anlaman için kendimin basit bir metaforu var. Önünde bembeyaz bir sayfa var. O sayfada adını ve soyadını yazman ve birtakım sualleri cevaplaman istenir. Tabi belirli bir zaman içinde. Doğrular yanlışları götürür. Dolayısıyla şanslısın. Sınav için sana bir kitap ve bir rehber vermişler. Kitap elinde fakat rehberi bizzat göremiyorsun. Onun yerine tefsir ve siyer denilen yardımcı kaynakların var. Onları okuyarak sınav kağıdını doldurmaya başlıyorsun. Nihayetinde 50 üstü alırsan geçiyorsun. 50 altı alıyorsan büte kalıyorsun. Cezanı çekip geçmiş sayılacaksın. Kağıdın boş ve adını yazmamışsan değerlendirilmeye bile alınmazsın. Tanrı burada düzenin kendisidir. Rehber tanrı değildir. Kitap tanrı değildir. Tanrı bizde değiliz ve haşa bizden çıkmışta değildir. Tanrı otoritenin kendisidir. Kabul edip eğilmek bize düşer.
Tanrıya ihtiyacın olduğunu söylemişsin. Sen ona ihtiyaç duyıyorsan bu senin acziyetini gösterir. Sapkınlıkları da ancak aciz varlıklar yapar. Sapkınlık sana doğal bir istek gibi geliyor. Bravo nefsinle tanışmışsın demektir. Semavi dinlerde nefis kötü olanı istemektir. Sen nefsine uyanlardan oluyorsun. Ki bu da tanrının istediklerini yapmamak manasına gelir. Tanrısını seven tanrısını hoşnut ederdi.
Ayrıca teknolojik gelişmelerle birşeyler yapıldığından bahsetmişsin de. O dediğin 'herşey' birkaç pikselden ibaret. O taptığın teknoloji, küçücük sinek bile yapamıyor. Tanrıdan daha iyi bir sinek yap gaflete düşüp bir ihtimal sana inanabilirdim.
Haşa, sen tanrı veya tanrı sen olamaz. Sen altına ş*çan birisin tanrı bunu yapmaz. O güçlü kudretli sense acizsin ona muhtaçsın.
Düşüncene zerre saygım yok. Zaten bu pek s*kimde de değil. Belki okursun da fikrini gözden geçirirsin diye yazdım. Ağzın var dilin var umarım beyninde vardır. Allah'a emanet.





