Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Mücadele Günlüğüm

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
burayı uzun zamandır takip ediyorum ve artık günlük olarak yazmak istedim sürecimde yaşadıklarımı ve hissetiklerimi

Mevcut durumum genel olarak kötü şuan sıralamak istemiyorum ama kötü durumdayım geçen hafta ailemle kavga ettim ben üniversite okuyorum önceki senelerde de mezun senem oldu,12.sınıfta açık öğretime geçmiştim bu dönemdede arkadaşlarımla görüşmediğim için genel olarak evde oluyordum ve bundan dolayı ev işleri temizlik vs market pazar alışverişi bana kalıyordu bende itiraz etmemiştim çünkü bence herkes çalılıyorsa bu işleri önüne gelen müsait olan yapar ama zamanla beni sömürmeye başladılar yani evde olmamı ön göstererk evdesin yap veya niye yapmadın gibi şeyler uzar gider burasıda kısaca böyle ve son 2 senedir okuyorum haftada 4 gün okula gidiyorum onun dışında evdeyim 3 ay önce sporuda bıraktım ora ayrı bir serüven o kısmı sonra anlatıcam ve bana bu işler benim görevim zorunluluğum gibi davranmaya başladılar bende kavga ettim şuan ailem ile aram kötü

bağımlılıklarıma gelecek olursak
Maladaptive daydreming
Pmo
Bu ikisi benim hayatımı mahvetti uzun zamandır var ve en son 3 sene önce 90 günlük bir sürecim olmuştu ilk ve son bu kadar uzun ve çok iyi bir süreçti aşırı iyiydi ve çok güzel çok iyi sonuçlar elde etmiştim ama o xamanki şevki isteği hırsı bir türlü bulamadım bulamıyorum bakıcaz artık mücadeleyi bırakmayacağım

Ramazan ile birlikte başlamıştım defalarca relapse oldum ama mücadeleyi bırakmayacağım devam edeceğim
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
7 mart cumartesi

30 sayfa Kuran meali okudum
2,5 saat ders çalıştım
Sabah namazı hariç bütün vakitleri kıldım
Youtubeden videolar izledim
Cs oynadım biraz

Telefondan uygulamaları sildim bilgisayardan veya tarayıcıdan giriyorum

Gün tutmuyorum inşallah hedefim bu bağımlılığı tamamen hayat boyu bırakmak

Bende durum biraz ters üzgün olunca veya yeniden başlarken iyi başlıyorum ama ileri zamanlarda etkiler hafiflemeye başlayınca morelim düzelmeye başlayınca duramıyorum ve relapse oluyorum inşallah bu durumu atlatacağım
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
24 mart salı

7 Mart’tan bu yana bir gelişme yok. Bozdum, yeniden başladım vs. Bugün sanırım 18 saat oldu. Anladım ki bu iş böyle; o akış hâline bir anda gelinmiyor. Mücadele edeceksin ve bir gün bütün yollar açılacak. Ben de şu an herhalde o aşamadayım.


6 Haziran 2023 tarihinde, kendime sinirlenerek bırakmıştım. Maladaptive daydreaming yapmamak için kulaklığımı kırmıştım. Bu arada açıklayayım: Bu MD dediğim şey, bazen 2-3 saat hatta daha fazla sürebiliyor. Odaya girip, sanki hayalimi yaşıyormuş gibi hareket ediyorum; müzik eşliğinde hayal kuruyorum. Yani kafada kurulan basit hayallerden değil, daha ileri bir seviye.


Bıraktığım tarihten öncesine gidersek, 6-7 aylık bir süreçte hatırladığım kadarıyla aynı şekilde mücadele ediyordum ama kendimi durduramıyordum. Günlerim MD ve PMO ile geçiyordu. Okulumu da açık öğretime almıştım. Hayatımda sadece spor vardı, onu hiç bırakmamıştım. Aynı zamanda bağımlılıklarım devam ediyordu… ve o gün geldi.


6 Haziran 2023’te bir sinir krizi yaşadım ve kulaklığı kırdım. Süreç böyle başladı. İlk zamanlarımı çok iyi hatırlıyorum: Neredeyse yataktan hiç çıkmıyordum. Sadece mecburi günlük işleri yapıyordum. Vaktimi sosyal medya ve bilgisayarda geçiriyordum. Bunun yanında spora da yüklenmiştim; sabah koşu, akşam salon.


Dürtüler ve krizler geliyordu ama ne kadar zorlansam da kendimi tutuyordum. Çünkü içimde tarif edemediğim bir hırs oluşmuştu. Yaklaşık 3 hafta sonra bu dürtüler azaldı. Artık kendimi iyi hissetmeye ve geliştirmeye başlamıştım. Bu dönem yaklaşık 3 ay sürdü. Sonrasında sekteye uğrasa da 6-7 ay boyunca hayatım iyi gitmişti.


2024 Mart ayına kadar süreçteki kadar iyi olmasa da yine de hayatım yolundaydı. O dönem spordan para kazanmaya bile başlamıştım. Ama Mart ayında işten ayrıldım ve sonrasında hayatımı toparlayamadım.


Bunları 18 yaşımda yaptım. Şu an 21 yaşındayım ve kendimi berbat durumda hissediyorum. Ama mücadeleyi bırakmayacağım.


O süreçte PMO konusunda telefondan Chrome’u silmiştim, ekstra bir şey yaptığımı hatırlamıyorum. Dediğim gibi, gelen dürtülere karşı çok dirençliydim.


Şimdi fark ediyorum ki o hırs ve azim bir anda gelmiyor; mücadele ettikçe oluşuyor. Devam ettikçe güçleniyor. Bakalım bundan sonra ne olacak.


Selametle.
Allah, Hz. Yusuf’u kuyudan çıkardığı gibi bizi de bu bağımlılıktan kurtarsın inşallah
 

CİNGÖZRECAİ

Kibar Serseri
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
70
Tepki puanı
95
Puanları
24
hocam selamlar md için özel olarak uygulayıp faydasını gördüğün bir şey oldu mu?
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
hocam selamlar md için özel olarak uygulayıp faydasını gördüğün bir şey oldu mu?
Bu konu aslında biraz uzun, o yüzden kendi tecrübelerim üzerinden anlatayım. Bunun bilimsel bir dayanağı yok; tamamen gözlemlerime dayanıyor. Yazının içinde senin sorunun cevabını da bulacaksın.


Her şeyden önce kararlı bir zihin gerekiyor. Dürtü mutlaka gelecek — gelmeme ihtimali yok. Ama geldiğinde, ne kadar zor olursa olsun, hatta ağlayacak ya da kendine zarar verecek seviyeye gelsen bile bunu yapmaman gerekiyor. Eğer gerçekten kararlıysan, süreç böyle ilerliyor. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum; bu seviyeye gelmek zaman istiyor. O zamana kadar da çabalamaya devam etmek gerekiyor.


Gelelim maladaptive daydreaming (MD) ve PMO arasındaki bağlantıya. Bana göre bu ikisi aynı anda bırakılmalı, çünkü birbirini destekleyen bağımlılıklar. İkisi de beyinde benzer bölgeleri tetikliyor. Örneğin PMO’yu bırakmaya çalışırken MD yaptığında, MD bittikten sonra gerçek hayata döndüğünde o his yarım kalmış gibi oluyor ve daha fazlasını istiyorsun. Bu da seni tekrar PMO’ya yönlendiriyor. Ya da tam tersi. Bunu defalarca denedim ve her seferinde aynı sonucu aldım.


Müzik konusu da önemli. Bir süreliğine müziği hayatından çıkarmak gerekiyor. Eğer bir şey dinlemek istiyorsan, dizi veya podcast açabilirsin. Ben genelde daha önce izlediğim dizileri arka planda ses olsun diye açıyorum.


Dizi ve filmler de dikkat edilmesi gereken bir nokta. İçlerindeki senaryolar seni tetikleyip doğrudan MD’ye sürükleyebilir. Bu yüzden komedi türüne yönelmek daha iyi olabilir. Hatta mümkünse komedi dışındaki içerikleri bir süre tamamen kesmek daha sağlıklı olur.


Sosyal medyada karşılaştığın dizi kesitleri gibi içerikleri de “ilgilenmiyorum” diyerek geçmek önemli.


Yolda yürürken kurulan hayaller de bir tetikleyici olabiliyor. Ben İslam dinine inanıyorum; bu yüzden dua ve zikirle meşgul olmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı inançlara sahip olanlar da kendi yöntemlerini geliştirebilir.


Toplu taşımada en iyi seçenek telefondan kitap okumak. Açık alanlardaysan tabela okumak gibi basit şeylerle zihnini meşgul edebilirsin. Alternatif olarak sosyal medyada vakit geçirmek de bir seçenek olabilir, ama dikkatli kullanmak şartıyla.


Bunlar benim kendimde gözlemlediğim şeyler ve bulduğum çözümler. Uygulama kısmında ise en başta söylediğim kararlılık henüz tam oturmadığı için genelde 3–5 gün devam edip sonra bırakıyorum. Bir de şunu eklemek istiyorum: İlk zamanlarda kendini yıpratmamak çok önemli. Yani bir gün önce 4 saat MD yapmış, 5 kez PMO yapmış biri ertesi gün spor, kitap, sağlıklı beslenme gibi her şeyi bir anda mükemmel yapamaz. Bir günde 360 derece değişim mümkün değil.


Özetle: En önemlisi kararlı bir zihin. Bunun yanında PMO ve MD’yi aynı anda bırakmak, müziği bir süre kesmek ve diğer bahsettiğim önlemleri uygulamak süreci daha sağlıklı hale getiriyor.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Bugün sabah dersim vardı ancak geç kaldım. Bu yüzden sahile gidip boydan boya yürüdüm. Ortalık oldukça sakindi; kimse yoktu. Yürürken kendi kendimle konuştum, durumumu ve hayatımı düşündüm. Ardından AVM’ye gidip yemek yedim ve eve geri döndüm.

Haftaya vizeler başlıyor ama şu ana kadar sadece bir dersi zar zor bitirebildim. Sanırım benim asıl sorunum, ders çalışmak gibi sorumluluklardan kaçmak. Çalışırken sıkılıyorum ve bu da beni sürekli ertelemeye itiyor. Bugün de ders çalışmak yerine dizi izledim, oyun oynadım ve sosyal medyada vakit geçirdim.

Evde spor yapmayı ihmal etmedim. Ağırlıklarla şu antrenmanı yaptım:

  • 3 set 20 tekrar squat + push press (bileşik hareket)
  • 30 şınav
  • 40 mekik
Beslenme konusunda ise şu sıralar çok düzenli değilim; ne bulursam yiyorum diyebilirim. Bunun yanında ekstra olarak kabak çekirdeği ve kaju gibi sağlıklı yağlar tüketiyorum. Takviye olarak D3K2 vitamini ve magnezyum alıyorum. Ayrıca gün içinde Beypazarı soda, limon ve tuz karışımı içmeye özen gösteriyorum.

Bugün :

  • 3 litre su içtim
  • 2 avuç kabak çekirdeği
  • 1 avuç kuruyemiş
  • 2 tane Soda karışımı
  • D3K2 ve magnezyum
  • Chialı yoğurt tükettim
Ancak bunların yanında gün içinde sağlıksız beslendiğim de oldu.

Ekstra olarak fark ettiğim bir durum var: PMO’yu aşırıya kaçırdığım zaman vücudumda irinli sivilceler çıkıyor ya da burnumda ağrılı, gizli sivilceler oluşuyor. Şu anda da burnumda kötü bir sızı var, muhtemelen birkaç güne geçer.

Bugün bilgisayar başındayken dürtülerim oldu ama kendimi tutmayı başardım. Özellikle ders çalışırken ya da sıkıldığım zaman bu dürtüler daha da artıyor ve dayanmak zorlaşıyor. Bunun da zamanla düzeleceğine inanıyorum.

Genel olarak şuna inanıyorum: Hayatta hiçbir şey bir anda olmuyor. Başarı hikâyeleri genelde “bir gün her şey değişti” gibi anlatılıyor ama aslında insanlar o noktaya gelene kadar çok çalışıyor. O “bir günde olan değişim”, uzun süren emeğin sonucu. Eğer yanlış düşünüyorsam düzeltilebilir ama şu an böyle görüyorum.

Bu günlüğü sadece bir yere not bırakmak için değil, aynı zamanda aklıma gelenleri, yaşadıklarımı ve düşüncelerimi düzenli şekilde ifade etmek için yazıyorum.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Dürtüler hakkında yazmak istiyorum. Bu süreç boyunca özellikle şuna vurgu yapacağım: Bu dürtüler mutlaka gelecek. Gelmemeleri gibi bir ihtimal yok. Asıl mesele, onlara direnebilmek.
Bu dürtüler gelecek, hem de çok güçlü bir şekilde gelecek. Ama önemli olan, o anlarda direnmek. Bugün geldi ve ben dayandım. İleride de gelecek, ama yine dayanacağım.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
şuan içimde istek yok ama ortam çok müsait odada tekim evdekiler uyuyor yani istediğim herşeyi yaparım ama buna rağmen yapmayacağım
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Sabah 9.30’da alarmsız kalktım. Dürtüler sabah hafiften aklıma geldi, ereksiyon oldum ama bir şey yapmadım. Kalktım, elimi yüzümü yıkadım, kahvaltımı yaptım. Bir avuç kabak çekirdeği ve D3K2 vitaminini aldım. Dersim 14.00’te ama hiç giresim yok. Yine de ilk derse gideceğim.

Şimdi hazırlanıp çıkacağım, biraz hava almak için sahile gideceğim. Ders çalışmam lazım ama çalışamıyorum. Nedenini bilmiyorum; fikri bile beni geriyor. Bu yüzden yarından itibaren çalışmaya başlayacağım.

Son 3 gündür, çoğunlukla bağımlılıklarımı bırakıp hayatımı hemen düzene sokmaya çalışıyordum ama sanırım biraz daha yavaş ilerlemek gerekiyor. Belki yanlış düşünüyorumdur, bilmiyorum; ilerleyen zamanlarda göreceğim.

Dün gece 3 gibi yattım, “Dayı” filmini izledim. Oradaki meşhur replik beni motive etti:
“Büyütürsem derdimi, büyüttüğüm dert küçültür beni. Küçültürsem derdimi, küçülttüğüm dert büyütür beni

gün içinde editleyeceğim
 

CİNGÖZRECAİ

Kibar Serseri
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
70
Tepki puanı
95
Puanları
24
Bu konu aslında biraz uzun, o yüzden kendi tecrübelerim üzerinden anlatayım. Bunun bilimsel bir dayanağı yok; tamamen gözlemlerime dayanıyor. Yazının içinde senin sorunun cevabını da bulacaksın.


Her şeyden önce kararlı bir zihin gerekiyor. Dürtü mutlaka gelecek — gelmeme ihtimali yok. Ama geldiğinde, ne kadar zor olursa olsun, hatta ağlayacak ya da kendine zarar verecek seviyeye gelsen bile bunu yapmaman gerekiyor. Eğer gerçekten kararlıysan, süreç böyle ilerliyor. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum; bu seviyeye gelmek zaman istiyor. O zamana kadar da çabalamaya devam etmek gerekiyor.


Gelelim maladaptive daydreaming (MD) ve PMO arasındaki bağlantıya. Bana göre bu ikisi aynı anda bırakılmalı, çünkü birbirini destekleyen bağımlılıklar. İkisi de beyinde benzer bölgeleri tetikliyor. Örneğin PMO’yu bırakmaya çalışırken MD yaptığında, MD bittikten sonra gerçek hayata döndüğünde o his yarım kalmış gibi oluyor ve daha fazlasını istiyorsun. Bu da seni tekrar PMO’ya yönlendiriyor. Ya da tam tersi. Bunu defalarca denedim ve her seferinde aynı sonucu aldım.


Müzik konusu da önemli. Bir süreliğine müziği hayatından çıkarmak gerekiyor. Eğer bir şey dinlemek istiyorsan, dizi veya podcast açabilirsin. Ben genelde daha önce izlediğim dizileri arka planda ses olsun diye açıyorum.


Dizi ve filmler de dikkat edilmesi gereken bir nokta. İçlerindeki senaryolar seni tetikleyip doğrudan MD’ye sürükleyebilir. Bu yüzden komedi türüne yönelmek daha iyi olabilir. Hatta mümkünse komedi dışındaki içerikleri bir süre tamamen kesmek daha sağlıklı olur.


Sosyal medyada karşılaştığın dizi kesitleri gibi içerikleri de “ilgilenmiyorum” diyerek geçmek önemli.


Yolda yürürken kurulan hayaller de bir tetikleyici olabiliyor. Ben İslam dinine inanıyorum; bu yüzden dua ve zikirle meşgul olmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı inançlara sahip olanlar da kendi yöntemlerini geliştirebilir.


Toplu taşımada en iyi seçenek telefondan kitap okumak. Açık alanlardaysan tabela okumak gibi basit şeylerle zihnini meşgul edebilirsin. Alternatif olarak sosyal medyada vakit geçirmek de bir seçenek olabilir, ama dikkatli kullanmak şartıyla.


Bunlar benim kendimde gözlemlediğim şeyler ve bulduğum çözümler. Uygulama kısmında ise en başta söylediğim kararlılık henüz tam oturmadığı için genelde 3–5 gün devam edip sonra bırakıyorum. Bir de şunu eklemek istiyorum: İlk zamanlarda kendini yıpratmamak çok önemli. Yani bir gün önce 4 saat MD yapmış, 5 kez PMO yapmış biri ertesi gün spor, kitap, sağlıklı beslenme gibi her şeyi bir anda mükemmel yapamaz. Bir günde 360 derece değişim mümkün değil.


Özetle: En önemlisi kararlı bir zihin. Bunun yanında PMO ve MD’yi aynı anda bırakmak, müziği bir süre kesmek ve diğer bahsettiğim önlemleri uygulamak süreci daha sağlıklı hale getiriyor.
Çok teşekkürler hocam. Başarılar.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Sınıfta tek başıma oturuyordum. Bu derse uzun süredir gitmediğim için devamsızlıktan kalacağımı düşünüyordum ve bu durum beni ciddi anlamda strese sokuyordu. En sonunda gidip hocaya devamsızlıkların sisteme girilip girilmediğini sordum. Meğer ilk 3 hafta zaten yoklama alınmamış, sonrasında da seminerler olmuş. Yani toplamda sadece 1 hafta devamsız görünüyormuşum.

Bu ve buna benzer olaylardan şunu fark ettim: Hayatta yaşadığımız birçok şey aslında kafamızda büyüttüğümüz kadar kötü ve geri dönülmez değil. Ama biz üstüne gitmeyip sürekli düşündükçe, kendi kendimizi daha fazla strese sokuyoruz. Gün geliyor, dönüp baktığında aslında o an küçük bir adım atsaydın her şeyin çözülebileceğini fark ediyorsun ama bu sefer de iş işten geçmiş oluyor.

Bu yüzden bazen korksan da, stresten karnın ağrısa da, hayat bitmiş gibi hissetsen de devam etmek gerekiyor. Çünkü o küçük adımı atmak, çoğu zaman sonucu tamamen tersine çevirebiliyor.

Bunu uzun zamandır fark ediyorum ve uygulamaya çalışıyorum. Zaten hayatımı biraz anlattığımda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Dersin ilk saatine girdim, sonra çıktım ve eve geçtim. Yolda senaryolar kuruyordum ama eve gelince sana anlattığım gibi bir şey yapmadım. Markete uğrayıp abur cubur aldım, onları yedim. Şimdi bir yandan dizi açık, öyle yazıyorum. Az önce oyun oynuyordum ama sarmadı, kapattım.

İçimi parçalayan bir düşünce var: Daha iyi bir yaşantım olabilirdi. Potansiyelim vardı ama kaçırdığım fırsatlar oldu. Bunların pişmanlıkları ve “keşke”leri var. Belki daha sonra onları daha detaylı yazarım. Ama biliyorum ki artık geriye dönüp düzeltemem. Keşke mümkün olsaydı ama olmuyor.

Bu yüzden artık tek bir seçeneğim var: Geleceğim için çabalamak. İlerideki yaşantımı iyileştirmek zorundayım.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
İçimde yorgunluğun umudu var. İnşallah başlangıcı ve sonu olmayan bir süreç olur.
2 saat uyumuşum; bu uyku benim için çok şey ifade ediyor. Şöyle ki, gece uykumu alamıyorum, sabah yorgun uyanıyorum. Gün içinde ise bu bağımlılıklarım yüzünden uykum olsa bile uyumuyorum.
İyi geldi; yemek yedim, spor yaptım. Bu sefer 3×20 vücut ağırlığı egzersizleri yaptım: şınav, dips, squat, mekik. Vitaminleri, mineralleri ve sağlıklı yağları aldım.
Dürtüler geliyor ama dayanabiliyorum. “Hayır, yapmayacağım” diyebiliyorum. Bunun nedeni de kendimi çok sıkmamam. Ders, kitap okumak, düzenli hayat, kendini geliştirmek vs. bunlara şimdilik girmedim. Biliyorum, belki yanlış yapıyorum. “NoFap’in olayı bu değil, aynı zamanda gelişmezsen işe yaramaz” diyorlar ama şimdilik bu şekilde devam edeceğim.
Bilmiyorum ama kendi gözlemlerime dayanarak, ne zaman bağımlılıkları bırakıp ardından kendimi geliştirmeye başlasam sürekli başa dönüyorum. O yüzden biraz daha yavaştan alacağım. Sonuçları göreceğiz.
Aslında kafam karışık. Bağımlılığın etkisinden çıkmaya başladığında neleri kaçırdığını, neler yapabileceğini görüyorsun. Şu an ne kadar dipte olduğumu fark ediyorum ve bunu hemen, hızlı bir şekilde değiştirmek istiyorum. Ama şimdilik biraz yavaş gitmeyi deneyeceğim.
Masamın üstünde bir yazı var: “Kazananlar hiç hata yapmayanlar değil, asla vazgeçmeyenlerdir.”
Ben vazgeçmiyorum. 3 yıldır deniyorum. Bu yolda çok şey öğrendim, daha da öğreniyorum. Bir gün mutlaka bu işi nihayete erdireceğim.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Ekstra değişikliklerden bahsetmek istiyorum. Fiziksel ve psikolojik olarak şu an gözle görülür herhangi bir iyileşme belirtisi yok. Sadece gerçekleri daha net görüyorum; yani ne durumda olduğumu vs. Bunun dışında bir şey yok. Zaten daha erken bir gelişim beklemiyorum. Bunları, geriye baktığımda veya siz okuduğunuzda görelim diye ayrıntılı yazıyorum; daha net gözlem yapmak için. Önceden bahsettiğim süreçte az detay vermiştim, onu da bir ara düzenleyip paylaşırım. Gelişim için şu an çok bir şey yapmıyorum gerçi. Şu anlık sadece spor yapıyor ve vitamin, mineral alıyorum.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Yine odada tekim. Kardeşim iki gecedir oturma odasında yatıyor. Bu herhalde bir irade sınavı… Ama ben bunun üstesinden geleceğim. Çünkü artık yoruldum.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Genel kültürümün zayıf olduğunu düşünüyorum. Neredeyse çoğu konuda — kitaplar, diziler, filmler, tarih, coğrafya, sanat, spor, bilim — fikir yürütmekte zorlanıyorum. Örneğin bir kitabı okuduktan sonra insanlar onun hakkında yorum yapabiliyor; “şöyleydi, böyleydi” diyebiliyorlar. Ben ise bunu yapamıyorum. Kendi düşüncelerim yokmuş gibi hissediyorum; daha çok sağdan soldan duyduklarımı tekrar ediyorum.

Bir diğer konu da şu: Popüler olan şeyler beni genelde itiyor. Örneğin herkesin konuştuğu bir dizi — Squid Game gibi — çok popüler olduğu için ilgimi çekmiyor, hatta izlemek istemiyorum. Bu durum sadece dizilerde değil, genel olarak birçok şeyde geçerli.

Mesela futbol… Bir dönem ilgim vardı, izliyordum ama sonra bu ilgi azaldı. Yine de şunun farkındayım: Kültürel anlamda bir birikim oluşturmak gerekiyor ve bu konuya tekrar eğilmem lazım. Bu da burada bir not olarak kalsın.

Buraya aklıma gelenleri yazmamın amacı, ileride yönümü kaybedersem buranın bana bir rota olması. Hem kendim için hem de belki okuyanlar için. Belirli bir süre sonra — 3 ay ya da 6 ay — yazdıklarımı toparlayıp daha düzenli, daha somut bir hale getirmek istiyorum.

Ruh halime gelirsek… Onu tam olarak tanımlayamıyorum. İçimde umut ile umutsuzluk çarpışıyor ve yarı depresif bir haldeyim. Bazen aklıma “bir kere yapsan ne olur” gibi düşünceler geliyor. Daha önce izlediğim pornografik içerikler aklıma düşüyor. Mesela az önce, bilgisayar başında bu yazıyı yazarken, “geç yat, kimse yok, yap gitsin” diye bir düşünce geçti içimden. Ama o sese zorlanmadan “hayır” diyebildim. Şu an yapmayacağım diyorum.

Bunun sebeplerinden biri de günümü çoğunlukla oyunlar ve sosyal medya ile geçiriyor olmam. Belki şu an için bu bir kaçış gibi geliyor ama bunun sürdürülebilir olmadığını ben de biliyorum.

Şunu da fark ettim: Eğer zihnin hazır değilse, ne kadar önlem alırsan al bir noktada o engelleri aşmanın bir yolunu buluyorsun. Bundan kaçış yok gibi.

Bir ara bunu engellemek için ciddi önlemler aldım. Bilgisayarıma ve telefonuma engelleyiciler koydum, şifreler belirledim. Uygulamaları silmek neredeyse imkansızdı. Ama 10 gün sonra çok güçlü bir dürtü geldi. Adeta kontrolümü kaybetmiş gibiydim. Şifreleri çözmeye çalıştım, uygulamaları silmeye uğraştım ama başaramadım. Cihazları sıfırlamam gerekiyordu ama önemli dosyalar yüzünden onu da yapamadım.

Bu süreç yaklaşık 2 saat sürdü ve dürtü hâlâ geçmemişti. Sonunda aklıma televizyondan erişmek geldi. Daha önce hiç denememiştim ama klavye ve kulaklık bağlayarak oradan girdim ve yaptım.

Bunu yazmamın amacı kimsenin motivasyonunu düşürmek değil. Sadece kendi tecrübemi paylaşıyorum. Belki hata bendedir, bilmiyorum. Ama yazmak bana iyi geliyor.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
9.50’de kalktım, elimi yüzümü yıkadım. Bir dizi açtım, elma yedim. D3 ve K2 aldım, soda karışımı yaptım. Vücudumda ağrı var; spordan olabilir. Yatağımın olmamasından da olabilir. Yaklaşık 1,5 senedir yer yatağında yatıyorum. Bir ay önce yatak aldım ama hâlâ gelmedi.
Bugün biraz ders çalışmak istiyorum, bakalım ne olacak. Cildimde, göz altlarımda vs. değişen bir şey yok. Tek değişen şey, daha fazla farkında olmam. Daha önce de dediğim gibi, bulunduğum durumun ne kadar vahim olduğunu zaten biliyordum. Ama bağımlılıklar insanı uyutuyor; bilsen de harekete geçemiyorsun. Ne kadar kötü durumda olduğunu görsen de, ne kadar aciz hissetsen de sanki gözlerine perde iniyor ve fark etmiyorsun.
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Buradaki maddelerin hepsinin sadece PMO’yu bırakmakla kendiliğinden gerçekleşmeyeceğinin farkındayım. Yani “PMO’yu bıraktım ve her şey düzeldi” gibi bir durum olmayacak. Gerekli adımları atmadığım sürece bir gelişim olmayacağını biliyorum.
Şu an 3. günümdeyim ve burada yazanların hepsini şu an için 10 üzerinden 1 olarak değerlendiriyorum. Zamanla hepsini geliştirecek ve 10/10 seviyesine getireceğim.
Daha önce bu etkilerin hepsini yaşadım. Her şeyin 10/10 olduğu dönemlerim oldu ve gerçekten çok iyi zamanlardı. Yine olacak. Zaman içinde, acele etmeden, adım adım hepsini yeniden geliştireceğim.

1. Ruhsal & Zihinsel Sağlık
  • Yaşam enerjisi (motivasyon, hayattan keyif alma)
  • Stres & kaygı yönetimi
  • Mutluluk / genel ruh hali
  • Depresif eğilimler
  • Özgüven
  • Karizma (beden dili, enerji yayma)
  • Sosyallik & iletişim isteği
  • Odaklanma & dikkat
  • Beyin sisi (mental bulanıklık)
  • Karar verme netliği
  • İçsel huzur / dinginlik
  • maneviyat
2. Fiziksel Sağlık
  • Kas gelişimi
  • Güç & dayanıklılık
  • Vücut ağrıları (kas, eklem)
  • Enerji seviyesi / gün içi dinçlik
  • Bağışıklık sistemi
3. Cilt, Saç & Görünüm
  • Göz altı morlukları
  • Göz kızarıklığı
  • Sivilce / akne
  • Cilt sağlığı
  • Yüzde yorgun görünüm
  • Gözenekler & siyah noktalar
  • Saç sağlığı
  • Sakal çıkması
  • Genel “bakımlı görünüm”
4. Uyku & Dinlenme
  • Uyku süresi
  • Uyku kalitesi
  • Sabah dinç uyanma
  • zihinsel dinlenme
5. Enerji & Günlük Performans
  • Sabah enerjisi
  • Gün içi enerji dalgalanmaları
  • Üretkenlik
  • Günlük rutinlere bağlılık
7. Sosyal & Dışa Yansıma
  • Görünür olma
  • İltifat alma
  • Çekicilik (genel aura)
 

Desert eagle

Ay Yolcusu
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
115
Tepki puanı
59
Puanları
31
Uyarı: Bu yazıda çocukluğumdan bugüne kadar yaşadıklarımı anlattım. Oldukça uzun bir metin oldu. Okuyup okumamak size kalmış. İçimi biraz döktüm; vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.

Çocukluk yıllarımda aile içinde sürekli ağlayan biriydim. Ailemin bana karşı tavrı, sanki hiçbir şey başaramazmışım gibiydi; bana o özgüveni hiçbir zaman vermediler. Arkadaş çevrem ise mahalleden 4-5 kişiden oluşuyordu, aramız iyiydi. İçlerinde kızlar da vardı.

Zamanla bu bağlar koptu. Şu an o arkadaşların hiçbiriyle görüşmüyorum.

İlkokul yıllarımda ailemin bana karşı davranışları ve tavırları aynı şekilde devam etti. Okulda sınıf arkadaşlarımla konuşuyordum ama hiçbirine “arkadaşım” diyemedim; aramızda samimiyet yoktu. Genelde grupların dışında kalıyordum. Dışlanmıyordum ama grubun içinde de değildim; sadece orada bulunan biriydim. Kızlarla iletişimim ise yoktu, utanıyor ve çekiniyordum.

Ortaokul Yıllarım

Burası benim için biraz daha derin bir dönem; çünkü birçok şeyin başlangıcı burada oldu.

5. sınıf:
İlk senemdi ve gerçekten çok kötü, sorunlu bir sınıftaydım. Sınıf o kadar sıkıntılıydı ki sonunda dağıttılar.

6. sınıf:
Başka bir sınıfa geçtim. İlk başlarda alışamadım ama zamanla alıştım. Sınıf ortamı ilkokuldaki gibiydi; selamlaşır, konuşurdum ama yine de ortama tam olarak dahil edilmezdim. İkinci dönemde bir kıza aşık oldum. Ona açıldım ama bunu bir not yazarak yaptım. Şimdi bakınca bunun biraz “yıkıkça” olduğunu fark ediyorum. Red yedim.

Tam o dönemlerde maladaptive daydreaming başladı. Telefonum vardı; kulaklığı takıp uzun uzun hayal kuruyordum. O zamanlar bunun yanlış ya da zararlı olabileceğinin farkında değildim. Bu şekilde devam etti. Kızla artık konuşmuyordum. O dönemde çok samimi olmasak da 4 kişilik bir arkadaş grubum oluştu. Ama grubun içinde hep ilk vazgeçilecek kişi olduğumu hissediyordum. İsimlerini x, y ve z olarak belirteyim.

7. sınıf:
Bu dönemde artık kendime biraz daha bakmaya başlamıştım. Saçıma şekil veriyor, dış görünüşüme dikkat ediyordum ve bu fark edilmeye başlamıştı. O kızdan vazgeçmiştim.

Ama bir gün bahsettiğim arkadaş grubundan x, bana o kızın bana haksızlık ettiğini ve belki bir şansım olabileceğini söylemiş. X de gelip bunu bana anlattı. İçimde yeniden bir umut doğdu. Ben de X’e gidip hâlâ ondan hoşlandığımı söylemesini istedim. Sonuç yine aynı oldu: tekrar red yedim.

Bu dönemde arkadaşlarım kendi aralarında pmo hakkında konuşuyorlardı; nasıl yapıldığı gibi şeyler. Ben de merak edip evde denedim. İlk denediğimde korkmuştum çünkü his çok yabancıydı, daha önce böyle bir şey yaşamamıştım. Sonra merakla tekrar denedim ve bir nevi o “zehri” almış oldum.

Aynı zamanda bu dönemde aşırı derecede oyun oynuyordum. Hayatım neredeyse şu üç şey etrafında dönüyordu: pmo, md ve oyun. Ama pmo henüz çok yoğun değildi, yine de hayatımda yer almaya başlamıştı.

8. sınıf:
Kızla hiç iletişim kurmuyorduk. Arkadaş grubumla daha samimi olmuştum ama yine de tam anlamıyla iç içe değildik. X genelde sürekli bir rekabet içindeydi, Y çoğunlukla beni kötüleyen tavırlar sergiliyordu (özellikle dış görünüşüm üzerinden), Z için ise hiçbir zaman öncelik değildim.

Bir gün arkadaş grubum ve o kızın da olduğu kalabalık bir grupla sinemaya gideceklerdi. Ama beni istememişler. Z beni arayıp direkt “gelmiyorsun” dedi. Bu durum beni çok kırdı. Yine hayallere sığındım çünkü başka yapacak bir şeyim yoktu. Sonrasında konuyu kapattım. X ve Y de ben gitmiyorum diye gitmemişti.

Artık liseye geçecektik. Sınava girdik, tercihler yapıldı. Yaz tatilinde ben o kıza tekrar yazdım. Dışarıdan bakınca bu bir saplantı gibi görünebilir ama o zaman da şimdi de kötü bir niyetim yoktu; tamamen iyi niyetliydim.

Yine red yedim. Ama bu sefer “arkadaş olalım” dedi. Ben de kabul ettim ve konuşmaya başladık. Tesadüfen aynı okula ve hatta aynı sınıfa düştük.

Lise 1

Bu dönemde o kızın dışında X ve Z ile de aynı lisedeydik. Y ise farklı bir liseye gitmişti ama aynı mahallede olduğumuz için hâlâ konuşuyorduk. X ile bir süre sonra grupça küstük; çünkü yanlış davranmıştı.

O kızla aynı sınıftaydık. Yazın kurduğumuz arkadaşlığa rağmen yüz yüze gelince hiç konuşamadım. Sanki dilim bağlanıyordu. Zaten kendi içimde o defteri tamamen kapatmıştım.

Bu dönemde md yapmaya devam ediyordum. PMO ise nadir oluyordu; bağımlılık seviyesinde değildi ama yine de hayatımdaydı. MD olmadan duramıyordum ve yine oyun oynuyordum.

İlk dönemin sonlarına doğru sınıftan başka bir kız bana çıkma teklifi etti. Aslında düşünmemi gerektirecek bir durum yoktu ama yine de 2 hafta bekledim ve Instagram’dan yazdım. Sonrasında sevgili olduk. Ama ilginç bir durum vardı: Aynı sınıfta olmamıza rağmen yanına gidip konuşamıyordum.

O sırada pandemi başlayacaktı ve okullar tatil olacaktı. Tatilden hemen önce bir gün yanına gidip konuşmaya başladım. Toplamda 6 ay sevgili olduk. Yaz aylarında, memleketteyken bana bir konuda trip attı (haklıydı). Ama ben bir anda, ani bir kararla ayrıldım. Her şey iyi giderken bunu neden yaptığımı hâlâ bilmiyorum.

Arkadaş çevresi açısından ise bu dönem oldukça iyiydi. İlkokul ve ortaokuldaki arkadaşlıklarıma göre çok daha farklıydı. Benim de değişmemle birlikte insanlarla daha iyi iletişim kurabiliyordum.

Bir gün anneme şaka karışık “sevgilim var” demiştim. O da “seni kandırmışlardır” gibi şeyler söyleyerek küçümsedi. Tavrı hep bu şekildeydi; bana inanmıyordu.

Lise 2

Bu dönem, zaten tüm Türkiye için benzer geçti ve benim için de öyleydi. MD, PMO ve oyunlarla geçen bir dönemdi. Çok fazla detay hatırlamıyorum. Şartlar el verdiği sürece arkadaş grubuyla buluşuyor, vakit geçiriyorduk.

Bu döneme dair ekstra bir konudan bahsetmek istiyorum. 8, 9 ve 10. sınıflarda ailem ve akrabalarım bana sürekli bir işte çalışmam gerektiğini söylüyorlardı. Ama bir yandan da çalışmama çok sıcak bakmıyorlardı. Bunun neden böyle olduğunu ileride anlatacağım.

Annem bir yandan “günlük bir işte çalış” diyordu ama ben reşit değildim. “Ben seni çalıştıracağım” diyordu ama aynı zamanda sanki ben çalışmak istemiyormuşum, tembellik yapıyormuşum gibi davranıyordu. Akrabalar da benzer şekildeydi.

Babam ise bu dönemlerde tam tersini söylüyordu: “Gez, tatil yap; bu zamanlar bir daha gelmez.” Bu detayı aklınızda tutun

Lise 3

Bu dönem benim hayatımdaki iki “prime” dönemden biri diyebilirim. O zamanlar nofap gibi şeyleri çok bilmiyordum; sadece kendi halimde takılıyordum. Sınıflar karışmıştı, yeni insanlar gelmişti ve yavaş yavaş kaynaşmaya başlamıştık.

Sınıftan bir çocuk kickboksa gittiğini söylemişti. Ben de zaten bir spora başlamayı düşünüyordum. Bana “gel antrenmanı izle” dedi ama ben direkt antrenmana katıldım. Kasım ayıydı. Spora başlamamla birlikte kilo vermeye başladım, postürüm düzeldi; genel olarak iyi bir hale gelmiştim.

Bu dönemde PMO’dan oldukça uzak olduğumu düşünüyorum. Bilinçli bir uzak durma değildi; aklıma gelmiyordu. Arada yapıyor muydum, hiç yapmıyor muydum tam hatırlamıyorum ama hayatımda çok büyük bir yer kaplamıyordu. Buna karşılık MD hâlâ yoğundu.

Sınıftaki ve diğer sınıflardaki kızlardan iltifatlar alıyordum. Üstelik bunlar gerçekten güzel kızlardı. O dönem maske zorunluydu. Bir gün maskemi yemek yerken çıkarmıştım. Bir kız arkadaşımın verdiği tepki hâlâ aklımda: şaşırdı, gözleri açıldı ve “Oha, sen baya yakışıklıymışsın” dedi. Ben de şok olmuştum; kabullenemesem de teşekkür etmiştim. Sonrasında o kız ara ara “yakışıklısın, karizmasın” gibi iltifatlar etmeye devam etti.

Bir erkek arkadaşım da maskeyi çıkardığımda iyi göründüğümü söylemişti. Daha sonra sınıftan samimi olduğumuz bir kıza da sormuşlardı; maskeyi çıkarınca o da aynı şekilde şaşırmış ve yakışıklı olduğumu söylemişti.

3 farklı arkadaş grubum vardı ve hepsiyle iyi anlaşıyordum. Gayet eğlenceli ve güzel bir dönemdi.

Sadece bir tane başarısız flört denemem oldu; bunda da çoğunlukla hata bendeydi. Hâlâ utangaçlığımı tam atamamıştım, özellikle sevgili ve flört konularında zorlanıyordum.

Dönem sonuna doğru başka bir yere taşındık. Yaz tatilinde bir işte çalışmaya başladım. Aynı zamanda arkadaşlarımla görüşüyor ve spora devam ediyordum. Yaz tatili gerçekten çok iyi geçiyordu. Ancak tatil biterken ailem garip davranmaya başladı. “O işten çık, okulun başlıyor, o iş seni kurtarmaz” gibi şeyler söylüyorlardı. Sanki para kazanmaya başlarsam okuldan uzaklaşırım diye düşünüyorlardı. Zaten işten çıkacaktım ama tavırları bana garip gelmişti.

12. sınıf

İşten çıktım ve okul başladı ama bir önceki seneden eser yoktu. Sınav yılıydı ve herkes tamamen buna odaklanmıştı. Birçok kişi okulu açığa almıştı. İlk 2 aydan sonra okulun bir anlamı kalmamış gibiydi. Ben de çoğunlukla gitmemeye başladım. Okul uzaktı ve eskisi gibi değildi. Evde de çoğunlukla yalnızdım. Sporu da bırakmıştım. Bu benim için bir çöküş sürecinin başlangıcıydı.

Aralık ayında spora tekrar başladım. Şubat ayında ara tatil vardı, üstüne deprem oldu ve tatil uzadı. Bu süreçte arkadaşlarımla olan bağlarım zayıfladı. Küslük yoktu ama artık arayıp sormuyorduk birbirimizi.

Ben ise PMO ve MD’nin içine iyice batmış durumdaydım. Zihinsel olarak iyi değildim. Okulun uzaklığını bahane ederek okulu açığa aldım.

6 Haziran 2023’e kadar bu bağımlılık döngüsünün içindeydim. Bu süreçteki tek iyi şey spor yapıyor olmamdı. Araştırmalar yapıyordum ama genel durumum kötüydü. O gün bir sinir krizi geçirip kulaklığımı kırmıştım.

Sonrasında yaz tatilinde spora daha çok ağırlık verdim. Salonu değiştirdim ve daha profesyonel düşünen bir hocayla çalışmaya başladım. Kilo verdim, çift antrenmanlar yapıyordum. Aynı zamanda lisedeki arkadaşlarımla tekrar görüşmeye başladım; özellikle 2 kız ve 2 erkekten oluşan bir grupla.

Üniversiteyi mezuna bırakmaya karar verdim çünkü sıralamam çok kötüydü. Bu dönemde de arkadaşlarımdan iltifatlar almaya devam ediyordum; özellikle fiziğimle ilgili.

Sporda daha profesyonel düşünmeye başlamıştım ama bir sağlık sorunu nedeniyle lisans alamadım. Bu beni çok kötü etkiledi. Yaklaşık 70 gün civarında ciddi bir kırılma yaşadım. Ama sonra başka bir doktora göründüm ve bir sorun olmadığını söyledi. Bu bana yeniden umut verdi ve tekrar aynı şevkle devam etmeye çalıştım.

Yine de bir şeyler tam olarak yolunda gitmiyordu; sanki bir döngünün içindeydim. Ama verdiğim emeğin karşılığı olarak yaklaşık 6 ay iyi bir hayat yaşadım. Maça çıktım, kaybettim ama benim için bu bile bir başarıydı. Ders vermeye başladım. Bunları yaptığımda henüz 18 yaşındaydım.

Mezun Senem

Maça çıkmam ve ders vermem gibi gelişmeler aslında 2023 Aralık ayında oldu. Ama bu süreçte ailemden manevi olarak hiç destek görmedim. Tam tersine, her aşamada köstek oldular. Kilo verirken sürekli “ye, ye” diye baskı yapıyorlardı. Maça hazırlanırken “seni döverler, vazgeç” diyorlardı. İşe girdiğimde ise “seni kullanıyorlar, üzerinden para kazanıyorlar” gibi şeyler söylüyorlardı. Yani beni beceriksiz, kendini kullandıran biri gibi görüyorlardı. Bunun nedenini bilmiyorum ama gerçekten öyle biri değilim.

2024 Mart ayında bir aile büyüğümüz geldi ve yaptığım işin iyi olmadığını söyleyip durdu. Zaten psikolojik olarak iyi değildim, bir de bağımlılıklarım vardı. Onun da etkisiyle dayanamadım ve işten istifa ettim. Bu benim hayatımdaki en büyük hatalardan biriydi. Çünkü haftada 4 gün çalışıyordum, saatlerim akşam 7 ile 11 arasındaydı ve maaşı da gayet iyiydi. Buna rağmen bıraktım ve o noktadan sonra ciddi bir düşüş başladı.

2023 yazında evde herkes çalışıyordu ve ev işlerini ben üstlenmiştim. Bu yüzden evdekiler iyice kendini salmıştı; her şeyi ben yapıyordum. Spor artık eskisi gibi zevk vermiyordu. Sınava çalışamıyordum, bağımlılıklarım devam ediyordu. Sınava girdim. Yazın bir maç daha yaptım ama sağlık sorununu bahane ederek çekildim; aslında öyle bir sorun yoktu.

Üniversite başladı ama ben hâlâ bağımlılıklarla mücadele ediyordum. Okula tam adapte olamadım. İlk dönem bir şekilde geçti.

2025 Ocak’tan itibaren

İkinci dönem neredeyse hiç okula gitmiyordum. Maça çıktım; ilk maçı kazandım ama ikinci maçta çok ağır bir şekilde kaybettim. Sonrasında okul takımına girmek istedim ama hoca bana karşı olumsuz davrandı ve takıma almadı. Bu da beni iyice okuldan soğuttu. Üstüne kulağım kırıldı, burnum kırıldı derken okul yaz tatiline girdi.

Bu süreçte bağımlılıklarım devam ediyordu. Bir ara 16 gün uzak durdum ve maça çıktım. Ardından kafa dinlemek için memlekete gittim; orada da yaklaşık 20 gün uzak kalabildim. Geri döndüm, okul başladı. Büyük umutlarla başlamıştım. İlk 2 hafta gerçekten çok iyiydi. Grup ödevi için birkaç kişiyle ekip kurdum, içinde kızlar da vardı. Okul takımına da alınmıştım. Ama bu iyi gidiş uzun sürmedi, tekrar bozdum.

Kasım ayında bir maça daha çıktım ama bağımlılıkların etkisiyle kazanabileceğim bir maçı kaybettim. Bu olay bende bir şeyleri kopardı. Sporu bırakma kararı aldım ve bıraktım.

2026

Sporu bıraktım ama bağımlılıklarla mücadelem devam ediyor. Ramazan ayında Kur’an mealini okudum. Yaklaşık 15 gün boyunca bağımlılıklardan uzak durabildim. Maneviyatımı güçlendirmeye çalışıyorum, namazlarımı kılmaya gayret ediyorum.

Eski arkadaşlarımdan aktif olarak sadece 1 kişiyle konuşuyorum; o da genelde telefonda. Ortaokul grubumuz dağıldı ama Y ve Z ile ara ara buluşuyoruz. Y eskiden beni sürekli küçümserdi, her konuda aşağılamaya çalışırdı. Şimdi ise yaptıklarıma ve fiziksel görünüşüme bakarak bana karşı bir özenme hali var gibi; konuşmalarından hafif bir kıskançlık hissediyorum. Bu yüzden ona karşı mesafeliyim. Z ise benim için en iyi arkadaşım diyebilirim. İlk zamanlar çok samimi değildik ama yıllar geçtikçe en yakın biz olduk.

Daha önce bahsettiğim 2 kız ve 2 erkekten oluşan arkadaş grubumuz da dağıldı. Benimle alakalı değildi; aralarında sorunlar oldu, küslükler yaşandı ve zamanla tamamen koptu.

Şu an yeni bir arkadaşım yok, aktif bir sosyal ortamım da yok. Ailemle aram çok kötü değil ama iyi de değil; arada bir mesafe var.

Ailem çalışmamı bekliyor, ben de istiyorum. Part-time bir iş bulmak istiyorum ama piyasa çok kötü ve hiçbir yerde iş bulamıyorum. Bu yüzden genelde evdeyim.

Hayatım bu şekilde inişli çıkışlı geçti ve hâlâ mücadele ediyorum. Bunları anlatmak istedim. Çok uzun oldu, okunur mu bilmiyorum ama yazmak beni rahatlattı. Okuyan ve zaman ayıran herkese teşekkür ederim.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst